Öğretmenler Forumu | Eğitim
Mart 19, 2010, 08:21:08 ÖÖ *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
E-posta adresinize aktivasyon iletisi gelmediyse lütfen buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
Gönderen Konu: 24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ yle bir kaç etkinlik önerileri...  (Okunma Sayısı 11315 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
MARİNAY85
Ziyaretçi

Saglik sorunlarinizi yazin doktorlarimiz cevap versin
« : Kasım 20, 2007, 12:47:13 ÖS »

   



ÖĞRETMEN MARŞI       
:::::::::::::::::::::::::::


Alnımızda bilgilerden bir çelenk,
Nura doğru can atan Türk genciyiz.
Yer yüzünde yoktur, olmaz Türk'e denk;
Korku bilmez soyumuz.

Şanlı yurdum, her bucağın şanla dolsun;
Yurdum seni yüceltmeye antlar olsun.


Candan açtık cehle karşı bir savaş,
Ey bu yolda ant içen genç arkadaş!
Öğren, öğret hakkı halka, gürle coş;
Durma durma koş.

Şanlı yurdum, her bucağın şanla dolsun;
Yurdum seni yüceltmeye antlar olsun.

İsmail Hikmet ERTAYLAN



Kayıtlı
MARİNAY85
Ziyaretçi

Saglik sorunlarinizi yazin doktorlarimiz cevap versin
« Yanıtla #1 : Kasım 20, 2007, 12:48:05 ÖS »



  ÖĞRETMEN ANDI     
:::::::::::::::::::::::::::

 "TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASINA, ATATÜRK İNKILÂP VE İLKELERİNE,

ANAYASADA İFADESİNİ BULAN TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNE SADAKATLE BAĞLI KALACAĞIMA;

TÜRKİYE CUMHURİYETİ KANUNLARINI TARAFSIZ VE EŞİTLİK İLKELERİNE BAĞLI KALARAK UYGULAYACAĞIMA;

TÜRK MİLLETİNİN MİLLÎ, AHLÂKÎ, İNSANÎ, MANEVÎ VE KÜLTÜREL DEĞERLERİNİ BENİMSEYİP,

KORUYUP, BUNLARI GELİŞTİRMEK İÇİN ÇALIŞACAĞIMA;

İNSAN HAKLARINA VE ANAYASANIN TEMEL İLKELERİNE DAYANAN MİLLÎ, DEMOKRATİK,

LÂİK BİR HUKUK DEVLETİ OLAN TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NE KARŞI GÖREV VE SORUMLULUKLARIMI

BİLEREK, BUNLARI DAVRANIŞ HALİNDE GÖSTERECEĞİME NAMUSUM VE ŞEREFİM ÜZERİNE YEMİN EDERİM."

 

İsmail Hikmet ERTAYLAN
Kayıtlı
MARİNAY85
Ziyaretçi

Saglik sorunlarinizi yazin doktorlarimiz cevap versin
« Yanıtla #2 : Kasım 20, 2007, 12:48:52 ÖS »



   ÖĞRETMENLER GÜNÜ KONUŞMA METNİ
:::::::::::::::::::::::::::

Öğretmenlik insanlık tarihinin en anlamlı ve ölümsüz mesleğidir. Ürünü insan olan ve başlı başına bir amaç olmaktan öte, bizleri yüce gayemize ulaştıran bir vasıta olarak görüyorum öğretmenlik mesleğini.

Öğretmenin vazifesi, gücü nispetinde erdemli toplum gayretine katkı sağlamaktır. İnsan yaratılmışların en seçkini, en donanımlısı, en bilinçli olanı; ama aynı zamanda en vahşi, en acımasız, en anlaşılmaz davranışların da sahibi. Onun için insan hayatında eğitim; davranışları doğru yönlendirmede ve diğer hemcinslerinin haklarına tecavüz etmesinin engellenmesinde birinci derecede etkilidir. Öğretmen işlevini yerine getirirken bu önceliği asla ihmal etmemelidir.

“Bir insanı kötülüklerden alıkoyup iyiliğe sevk etmek, üzerine güneşin doğduğu her şeyden daha hayırlıdır” sözü icra ettiğimiz mesleğin ne kadar onurlu ve yüce bir gayeye hizmet ettiğini göstermesi bakımından anlamlıdır.

Kadim değerlerin günübirlik çıkarlara feda edildiği günümüzde bu kutlu sanatı en güzel biçimde icra etmek durumundayız. Bunun için de heyecanımızı diri tutmalı ve ideallerimizi yeniden kuşanmalıyız.

Karşı karşıya kalacağımız bütün durum ve şartları aşarak ruhumuzu her şartta diri kılarak başarıya ulaşabiliriz. Hayat taşıyıcı uğraşları soylu bir sadelik içerisinde, bir yürek soyluluğu içerisinde, yoğun bir sabırla sürdürmeliyiz.

Kazanılması gereken asıl büyük servet; para, şöhret ve makamdan öte erdem ve bilgeliktir. Yüreğimizi, ruhumuzu en büyük erdemlerle tezyin ve teçhiz etmeli ve bu amaçlarımızdan vazgeçmeden yolumuza devam etmeliyiz.

Evrensel medeniyet kulesi de hiç şüphesiz bu onuru taşıyan fedakâr ve cefakâr öğretmenlerimiz sayesinde yükselecektir.

Bu vesile ile bütün öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutlarım.
Kayıtlı
MARİNAY85
Ziyaretçi

Saglik sorunlarinizi yazin doktorlarimiz cevap versin
« Yanıtla #3 : Kasım 20, 2007, 12:50:48 ÖS »



 24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ PROGRAMI
:::::::::::::::::::::::::::


24 KASIM PROGRAMI-1

 

Bir kor düşmüş yüreğime yıllar önce

Adınızı öğrenemeden daha

Sevdanıza vurulmuşum.

Hıçkırarak ağlamışım hüznünüzle,

Sevincinizle bir hoş olmuşum.

Yanık bir hoyrat gibi coşmuşum bazen

Bazen bir uzun havada durulmuşum.

Memleketimin en yüce dağlarına kıvrılmış yolum,

Köylerinize davetsiz konuk olmuşum.

Çoğu kere zifiri karanlıklarla boğuşmuşum.

Nice kahpeler, nice tuzaklar kurmuş bana

Vurulmuş, şehit olmuşum...

Dedim ya;

Bir kor düşmüş yüreğime yıllar önce

Osman dayıyı uğurlarken yakılan ağıtlara,

Edife kızın düğün zılgıtlarına tanık olmuşum.

Kara tahtalar dile gelmiş anlattıklarımla,

Umutlarım yeşerip çiçek açmış nice baharlarda.

Sizinle acıkmış sizinle doymuşum.

Her sabah “Günaydın çocuklar! Nasılsınız?” diye

Sorduğumda

Cevabınızla yeniden doğmuşum...

Yemin olsun ki yavrularım!

Kutsal bildiğiniz her ne varsa

Kutsal bilmişim.

Bir ibadet vecdi ile sarılmışım görevime

Atiyi aydınlık görerek azmi sevmişim.

Bin yıllık tarihimle geleceğe

Nice destanlar söylemişim

“Ülküm ; yükselmek ve ileri gitmektir” demiş,

Sizlerle her günün doğuşunda,

Atamıza söz vermişim.

Candan özge canlarım!

Siz yoksanız her şey yarım.

Sizlerle emin ,yarınlarım.

Unutulmak;

Ölüm zehri tatmak gibi bir şey ama,

Sevginizle sonsuza dek yaşarım...

 

            -Masasına oturmuş eli şakağında ,düşünceli mi düşünceli öğretmenim.

            -Gözleri hafif sulanmış suratı asık.

            -Yüzündeki derin çizgiler şahitlik ediyor tüm meslek yaşamına.

            -İşte eylül , işte şubat, işte haziran , işte temmuz derken geçirmiş tam otuz beş yılı doyasıya.





***
Kayıtlı
MARİNAY85
Ziyaretçi

Saglik sorunlarinizi yazin doktorlarimiz cevap versin
« Yanıtla #4 : Kasım 20, 2007, 12:52:13 ÖS »



24 KASIM PROGRAMI-2


KORO:VE SON GÜN VE SON DERS:

 

            -Bu kadar kolay mıydı bırakıp gitmek,Bu kadar kolay mıydı mis kokulu binbir çiçeği terk etmek.

            -Okul Sessiz,sınıf sessiz ,o sessiz.

            -Ama ne fırtınalar kopuyor yüreğinde ve haykırıyor içinden
Kayıtlı
MARİNAY85
Ziyaretçi

Saglik sorunlarinizi yazin doktorlarimiz cevap versin
« Yanıtla #5 : Kasım 20, 2007, 12:53:39 ÖS »



24 KASIM PROGRAMI-3




KORO:BEN ÖĞRETMENİM

 

MARŞ

 

ŞİİR:   Ben bir öğretmenim

            Şu cennet vatana sevdalanarak çıktım yola

            Edirne’den Kars’a,İzmir’den Van’a

            Hudutlar dar geldi bu kutsal sevdama.

 

            Ben bir öğretmenim

            Çiçeklerimle yaşıyorum hüznü de sevinci de

            Sevgiyi ekiyor, sevgiyi biçiyorum

            Sevgiyi kokluyorum çiçeklerimde.

           

            -Sonra Uzaklara dalıyor hep sevgiyle bakan iri yeşil gözleri öğretmenimin.

            -Ve Hatırlıyor.

            -Nasıl da özenirdi, bir köy öğretmeni olan babasına.

            -Toplayıp bütün çocukları köy okulunun bahçesine “öğretmencilik” oynardı nefesi yettiğince.

            -Her sorana söylerdi gururlanarak
Kayıtlı
MARİNAY85
Ziyaretçi

Saglik sorunlarinizi yazin doktorlarimiz cevap versin
« Yanıtla #6 : Kasım 20, 2007, 12:54:43 ÖS »


24 KASIM PROGRAMI-4



KORO:BEN ÖĞRETMEN OLMAK İSTİYORUM

 

ŞİİR:  Ben öğretmen olmak istiyorum

            Ben şairimin mısralarında dil

            Genç kızımın gergefinde nakış nakış gül

            Aşığımın sazında tel öpülesi bir el olmak istiyorum

            Ben öğretmen olmak istiyorum.

 

            Ben ressamın elinde fırça tuvalinde renk

            Bestekarımın en içli şarkısında nağme

            Hattatımın, nakkaşımın elinde kalem

            Ben hoca Ali Rıza

            Ben Itri, Leyla Hanım

            Ben Karahisari olmak istiyorum

            Ben öğretmen olmak istiyorum
Kayıtlı
MARİNAY85
Ziyaretçi

Saglik sorunlarinizi yazin doktorlarimiz cevap versin
« Yanıtla #7 : Kasım 20, 2007, 12:55:55 ÖS »

KORO:BEN ÖĞRETMEN OLMAK İSTİYORUM

 

            -Evet.Artık öğretmen okulundan mezun oluyordu işte diploması elinde.

            -Şimdi bir başka çarpıyordu kalbi.Bir başka bakıyordu hayata iri yeşil gözleri.

            -Derken Bitlis/Güroymak Değirmen köy İlkokulunun kapısında buldu kendini.

 

MÜZİK:Bitlis’te Beş Minare

 

            -Hafif çiseleyen yağmurun altında durmuş,Bahçede koşuşturan çocukları izledi bir zaman.

            -Sonra okula baktı.Penceresi,kapısı, çatısı ve yarısı yıkık iki basamaklı taş merdiveni.

            -Sonra süzüldü içeriye doğru yine çocukları izleyerek.

            -Yıkık merdivenlerden yukarı çıktığında boyası dökülmüş sarı duvarlar “Hoş geldin” dedi ilk önce ona

            -Dolandı durdu köhne sınıfın eski sıraları arasında.

            -Köşesi kırılmış pencereden dışarıyı seyretti bir zaman.

            -Uğuldayan rüzgar içli bir türkü ile köyün yalnızlığını fısıldıyordu kulağına.

 
Kayıtlı
MARİNAY85
Ziyaretçi

Saglik sorunlarinizi yazin doktorlarimiz cevap versin
« Yanıtla #8 : Kasım 20, 2007, 12:56:51 ÖS »



ŞİİR:   Çocuklar vardı köyümde

            Kimi önlüklüydü

            Kimi eski gömlekli

            Kiminde yırtık bir lastik

            Kiminde ise terlik

            Ve erkenden çıkardı yola

            Bir elinde odun diğerinde kitapla.

           

-Işığını götürdü öğretmenim bilgiye susamış taze fidanlara, ulu bir çınar olabilmenin aşkını, heyecanını, azmini kazıdı minik yüreklerine

-O öğretmen olmadı sadece bu köyde

-Yeri geldi merhem oldu kanayan yaralara,

-Yeri geldi çözüm buldu çetrefilli sorunlara,

 

KIZLAR: Çaresizliğin filizlendiği yerde ümit

ERKEKLER:Korkunun mayalandığı yerde yürek
Kayıtlı
MARİNAY85
Ziyaretçi

Saglik sorunlarinizi yazin doktorlarimiz cevap versin
« Yanıtla #9 : Kasım 20, 2007, 12:58:25 ÖS »



KORO:GÜÇSÜZLÜĞÜN GÜÇLENDİĞİ YERDE BİLEK OLDU

 

MÜZİK:Yurdu tanıyacağız.

 

            -Ayrılma vakti gelmişti artık ıssız ve şirin bu köyden

            -Nasır tutan elleriyle son bir defa başlarını okşadı tüm öğrencilerinin.

            -Nasıl unuturdu buraları nasıl,ilmek ilmek emeği vardı okulun her yerinde.Ne çiçekler yetiştirmişti ne güller ne nergisler.

            -Bahçe kapısına geldiğinde yine çiseleyen yağmur eşlik ediyordu ona

            -Durdu.Arkasına döndü ve baktı Değirmenköy ilkokuluna.

-Artık dökük değildi boyası, kırık değildi camı, yıkık değildi merdiveni ,ışıl ışıl gözleri ile çocuklar gibi,sanki okul da elveda diyordu öğretmenime,

 

KORO:ÖNÜNDE SAYGIYLA EĞİLEREK

 

            -Bitlis’ten  çıktı yola  6 yıl 3 ay sonra

            -Memleketim dedi karış karış tüm Anadolu’ya

            -Gezdi durdu, yılmadan, bıkmadan, usanmadan , şakaklarına yağan karın farkına bile varmadan

 

KIZLAR:Urfa’da türkü oldu yanık sesin diline

ERKEKLER:Selam söyledi dağlardan namlı Bolu Beyi’ne

 24 KASIM PROGRAMI-


MÜZİK: Benden Selam Olsun Bolu Beyine

 

            -Sonra düştü tekrar yollara.Bir seyyah misali, dolaşırken yurdun dört yanını, bir halka da o oldu; Kütahya’nın zeybek oynayan yürekli efelerine.

 
Kayıtlı
MARİNAY85
Ziyaretçi

Saglik sorunlarinizi yazin doktorlarimiz cevap versin
« Yanıtla #10 : Kasım 20, 2007, 12:59:15 ÖS »

KORO:İŞTE SON GÜN İŞTE SON DERS

 

            -Öğrenciler sıralarında, o masasında şimdiden özleyen yüreğiyle süzerken sınıfın dört köşesini , dalıyor baş öğretmenin duvardaki resmine ve derinden bakan mavi gözlerine.

            -Devrimleri geliyor aklına,çağdaş bir ulus olmak için tüm yaptıkları

            -İlimde ,fende, dilde, yazıda,kıyafette,kültürde,sanatta, müzikte

 

            “Bize yeni bir müzik gereklidir.Bu müzik özünü halk müziğinden alan çok sesli bir müzik olacaktır.Ulusal ince duyguları düşünceleri anlatan ,yüksek deyişleri , söyleyişleri toplamak onları bir an önce gerek müzik kurallarına göre işlemek gerekir. Türk ulusal müziği ancak bu yolla yükselebilir.Evrensel müzikte yerini alabilir.”

 

MÜZİK:Başındaki yazmayı

 

            -“Ya öğretmene verdiği o yüce değer ve o büyük  görev” diye düşündü içinden,Ulu önderin Konya’da yaptığı konuşma gelince aklına.           

 

            “Yurdumuzu toplumumuzu gerçek amaca, mutlak amaca ulaştırmak için iki orduya ihtiyaç vardır.Biri yurdun yaşamını kurtaran asker ordusu diğeri de ulusun geleceğini yoğuran irfan ordusudur.Bu iki ordunun her ikisi de değerlidir.Yalnız siz irfan ordusundan olanlar, sizlere bağlı olduğunuz ordunun değer ve kutsallığını anlatmak için şunu söyleyeyim ki; sizler ölen ve öldüren birinci orduya –niçin öldüğünü öğreten- bir ordusunuz. ”

 
Kayıtlı
MARİNAY85
Ziyaretçi

Saglik sorunlarinizi yazin doktorlarimiz cevap versin
« Yanıtla #11 : Kasım 20, 2007, 01:00:23 ÖS »

ŞİİR:    Unutmam hiçbirinizi

            Bininizi, on bininizi

            Kendiniz bile unuturken o günlerdeki kendinizi

            Ben görürüm,siz görmeden geçersiniz bazen

            İncinir o eski dost yüzleriniz bende.

 

            -Elini öpmek için yarışan minik çiçeklerinin yüzlerine bakamadan artık kendini tutamayarak akan yaşlarla ayrıldı sınıftan öğretmenim.

 

ŞİİR:    Gidiyorum...Bir yanımda emeklerim

            Bir yanımda

            Uçsuz bucaksız hayallerim

            Sizlerde yaşayacak onlar şimdi

            Bir damla gözyaşına kıyamadığım,

            İçimin derdi saçımın akı çocuklar...

            Yavrularım...Evlatlarım,

            Kınalı kuzularım,

            Avucu reyhan kokulu küçük dağlarım.

            İlk harfler ,sözcükler ,heceler derken

            Ve o mabede seninle gelip giderken

            Tutuştu ellerimiz birleşti gözlerimiz.

            Karga seslerinin rüzgarlara karıştığı bir son yazdı,

            Son göz göze gelişimizde...

            Buruk tebessümlerinle beni ağlatmıştın

            Öğretmenim,canım
Kayıtlı
MARİNAY85
Ziyaretçi

Saglik sorunlarinizi yazin doktorlarimiz cevap versin
« Yanıtla #12 : Kasım 20, 2007, 01:03:09 ÖS »

       


24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ SUNU METNİ
:::::::::::::::::::::::::::





SELAM EĞİTİMİN KAYNAĞI ÖĞRETMENLERE!

SELAM AYDINLIK, GÜZEL GÜNLERE!

SELAM İLGİYİ, DOĞRUYU, İYİYİ, GÜZELİ, HAKLIYI HAKSIZI VE    DAHA NİCELERİNİ ÖĞRETEN ÖĞRETMENLERE!

SELAM SİZİN SIMSICAK SEVGİNİZE!

SELAM MİLLETİMİZİN YÜZ AKI ÖĞRETMENLERE

SELAM, SELAM BİNLERCE SELAM!

 

    SAYIN KAYMAKAMIM, DEĞERLİ MİSAFİRLER VE SAYGI DEĞER MESLEKTAŞLARIM!

   Türk öğretmeninin toplumdaki yerini ve önemini belirtmek, saygınlığını artırmak, öğretmenler arasında sevgi, saygı ve dayanışma bağlarını kuvvetlendirmek, emekli öğretmenleri saygı ile anmak ve mesleğe yeni başlayan öğretmenlerde mesleklerinin yüceliği bilinci uyandırmak amacıyla, büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün bundan 76 yıl önce millet mektepleri başöğretmenliğini kabul ettiği 24 Kasım günü, 1981 yılından bu yana Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır.

 Başöğretmen Atatürk ve eğitimimize katkıları bulunan, eserleriyle ebediyete erişen öğretmenlerimizin anısına sizleri bir dakikalık saygı duruşu ve Halil YARAMIŞ yönetiminde İstiklal Marşını söylemeye davet ediyorum.

 

   “Benim asıl anlatılacak yanım öğretmenliğimdir. Topluma, milletime ben öğretmenlik yapabiliyorsam beni onunla anlatın yoksa kazandığım zaferler, yaptığım öteki işlerle beni anlatmanız pek mühim değildir.” diyen  M.K. Atatürk öğretmenin ve öğretmenlik mesleğinin önemini vurgulamıştır. Şuhut Çok Programlı Lisesi müdürü Sayın Rasim TUZLAR’ı  konuşmasını yapmak üzere kürsüye davet ediyorum.

Ben öğretmen olmak istiyorum,

Vatan evladına Türklüğü öğretmek için,

Ben öğretmen olmak istiyorum,

İstiklal Marşını gururla söyletmek için,

Ben öğretmen olmak istiyorum,

Milletimi muasır medeniyet seviyesine yükseltmek için

Sayın İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Sadık AVCI’yı konuşmasını yapmak üzere kürsüye davet ediyorum.

 

Elleri konuşuyordu öğretmenimin

Barışı simgeleyen elleri

Bir tahta başında, bir kürsüde

Bize bizi öğreten elleri

   Milletimizin kendi benliğine kavuşma ve medenileşme yoluna bilgisizliğe karşı hizmet eden öğretmenlerimiz adına konuşmasını yapmak üzere Şuhut Çok Programlı Lisesi Tarih Öğretmeni Fahri ERKUŞ’u kürsüye davet ediyorum.

 
    “İnsanoğlunun daha parlak bir geleceğe erişmesi için beslenen bütün ümitler ancak öğretmenlik mesleğinin yükselmesine ve öğretmenlerin daha büyük kitlelere faydalı olmasına bağlıdır.”

    Bunu amaç edinecek göreve yeni başlayan öğretmenler adına Şuhut Çok Programlı Lisesi Muhasebe grubu öğretmeni Ahmet ÇAPRAK’ı konuşmasını yapmak üzere kürsüye davet ediyorum.

 

    Bugün büyük bir heyecan ve coşkuyla aramızda bulunan göreve yeni başlamış, Atatürk ilkeleri doğrultusunda, Türk milli eğitiminin amaçlarını gerçekleştirmek için üstlendikleri bu kutsal görevlerini başarıyla sürdüreceklerinden emin olduğumuz genç öğretmenlerimizin Erdoğan KARADEDE yönetiminde yemin töreni yapılacaktır.

    “Ünlü eğitimciler yeni eğitim sistemini kurarlar, ama gençliğe istikamet veren ve rehberlik eden meçhul öğretmenlerdir.”M.K. ATATÜRK

    Mustafa Kemal ATATÜRK’ün öğretmenlere ve öğretmenlik mesleğine duyduğu saygıyı anlatan anısını Şuhut Çok Programlı Lisesi öğrencilerimizden Bahar KILIÇARSLAN anlatacaktır.

    Bizim en değerli varlığımız olan çocuklarımızın öğretmenlerine olan duygularını dile getiren “ÖĞRETMENİM” adlı şiiri Şuhut Çok Programlı Lisesi öğrencilerinden Adem OKUNMUŞ’tan dinliyoruz.

    “Eğitim işlerinde mutlaka muzaffer olmak gereklidir, bir ulusun kurtuluşu ancak bu suretle olur.” M.K.ATATÜRK

    Şuhut çok programlı lisesi Ahmet KILDI                         adlı şiirini okuyacaktır.

Güneş severken toprağı

Işıkları canlı, ışıkları gururlu,

Işıkları yarından ümitli.

Tıpkı sevinçten ağlayan öğretmenim gibi.

    2004 yılında emekli olan öğretmenlerimiz adına konuşmasını yapmak üzere Kurtuluş İ.K.ilköğretim okulu eski müdürü Sayın İsmail DÜĞÜNCÜ’yü kürsüye davet ediyorum.

2004 yılında emekli olan öğretmenlerimizi ve şeref belgelerini vermek üzere İlçe kaymakamımız Bilal ŞENTÜRK’ü kürsüye davet ediyorum.

24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla okullarımızda düzenlenen şiir ve kompozisyon yarışmalarında birinci olan öğrencilerin ödülleri verilecektir.

    Şimdi Atatürk PİO Müzik öğretmeni Halil YARAMIŞ yönetiminde eğlence programına geçiyoruz.

   Programımız burada sona ermiştir. Hepinize teşekkür ediyoruz.

   
Kayıtlı
MARİNAY85
Ziyaretçi

Saglik sorunlarinizi yazin doktorlarimiz cevap versin
« Yanıtla #13 : Kasım 20, 2007, 01:05:24 ÖS »




ÖĞRETMENLİK MESLEĞİ NEDİR ?
:::::::::::::::::::::::::::



Genel anlamda öğretmenlik öğretmenin görevi, meslek ise bir kimsenin geçimini sağlamak için yaptığı sürekli iş, sürekli uğraş demektir. Buna göre öğretmenlik mesleği denilince öğretmenin geçimini sağlamak için yaptığı sürekli öğretme işi veya sürekli öğretme görevi anlaşılır.

   Bir yaşamsal etkinlik olgusu olan meslek, toplumsal, kültürel ve ekonomik yapının ve teknolojinin gerektirdiği bir iş bölümü sonucu ortaya çıkar. Meslekler, genellikle gelişmemiş toplumlarda görenekle babadan ağula veya anadan kıza geçer, az gelişkin toplumlarda usta çırak ilişkisiyle öğrenilir, gelişkin toplumlarda örgün eğitimle edinilir. Çağdaş toplumlarda ise belirli diploma gerektiren profesyonel bir uğraş niteliği kazanır. Bu olgu diğer çoğu meslekler gibi öğretmenlik mesleği için de geçerlidir.



Günümüzde öğretmenlik mesleği öğretmen olan kimseler tarafından yürütülür. Öğretmen, mesleği öğretmek olan kimsedir. Günümüzde öğretmen, öğretmenlik mesleğinin gerektirdiği yeterlikleri kazandıran yüksek öğrenimi bitirerek aldığı diplomayla öğretmenlik yapma yetkisini elde etmiş olan kimsedir.

   Dar anlamıyla öğretmenlik öncelikle öğretimcilik demektir. Ancak öğretmenlikte "öğretme' "göreviyle sınırlı kalınmaz, yetinilmez. Çünkü "öğretme" "eğitme" ile iç içe işler gerçekleşir. Böylece öğretmenlik daha geniş bir anlam kazanır. Bu anlamda öğretmenlik eğitmenliği de kapsar, içerir. Öyleyse, geniş anlamıyla öğretmenlik öğretme odaklı eğitimciliktir. Buna göre öğretmenlik mesleği öğretme odaklı bir eğitimcilik mesleğidir.

   İnsanlık tarihinde olduğu gibi Türk tarihinde de öğretmenlik çok eski bir uğraşı alanıdır. Bir uğraşı alanı olarak öğretmenliğin başlangıcı çok eskidir, öğretme çabalarının ilk başlangıcına dayanır. Öğretme çabalarının kökleri tarihin derinliklerine uzanır. Bu çabaların bir uğraşı alanı niteliği kazanması, bu uğraşı alanının öğretmenliğe dönüşmesi ve öğretmenliğin meslekleşmesi ise epey yenidir. Öğretmenliğin tamamen kendine özgü bir uzmanlık mesleği olması ise çok daha yenidir.

   Günümüzde öğretmenlik kendine özgü bir profesyonel uğraş alanıdır. Genel anlamda profesyonel, bir işi kazanç sağlamak amacıyla ve ustalıkla yapan kimse demektir. Böyle bir kimse işin tüm gerekleriyle tüm inceliklerini öğrenmiş olmak durumundadır. Günümüzde öğretmenlik mesleği profesyonel bir meslek olarak kabul edilir. Öğretmenlik artık (özel) alanda uzmanlık, akademik çalışma, mesleksel formasyon ve üniversite diploması gerektiren kendine özgü bir profesyonel meslek statüsü kazanmış bulunmaktadır.

Prof. Dr. Ali UÇAN
Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fak. Öğretim Üyesi
Kayıtlı
MARİNAY85
Ziyaretçi

Saglik sorunlarinizi yazin doktorlarimiz cevap versin
« Yanıtla #14 : Kasım 20, 2007, 01:08:06 ÖS »




TÜRKİYE'DE ÖĞRETMENLİK MESLEĞİNİN TARİHÇESİ
:::::::::::::::::::::::::::



BAŞÖĞRETMENİM

Atatürk benim,
Başöğretmenim.
Ne öğrendimse
Ondan öğrendim.

Yenilikleri
Hep o düşünmüş
Milleti için,
Ağlamış, gülmüş

Çocuk kalbimle,
İlk onu sevdim.
Atatürk benim
Başöğretmenim

 

BEN ÖĞRETMEN OLMAK İSTİYORUM

Ben öğretmen olmak istiyorum.
Ben şâirimin mısralarında dil,
Genç kızımın gergefinde nakış nakış gül.
Âşığımın sazında tel
Öpülesi bir el olmak istiyorum:
Ben öğretmen olmak istiyorum...
Ben çaresizliğin filizlendiği yerde ümit,
Korkunun mayalandığı yerde yürek olmak istiyorum
Ben öğretmen olmak istiyorum...
Ben öğretmen olmasam diyorum!
O zaman şu körpe fidan
Nasıl öğrenecek, çiçek açıp meyve vermeyi?
Şu gelinlik kızım,
Şu bıyıkları yeni terleyen delikanlım
Kimden öğrenecek insan gibi sevilmeyi, sevmeyi;
Vatan için, millet için, bayrak için
Göz kırpmadan ölmeyi?
Sen öğretmen olmalısın kardeşim;
Sen namussun, vicdansın, adaletsin...
Sen müsbet ilimsin kardeşim
Sen irfansın, inançsın geleceğimi aydınlatan...
Sen buram buram tüten vatan-sevgisi
Sen burcu burcu kokan Türklük duygususun
Biz öğretmen olmalıyız kardeşim:
Biz görmeyenlere göz,
Duymayanlara kulak,
Yürüyemeyenlere ayak atmalıyız...
Biz şairlerimizin mısralarında dil.
Genç kızlarımızın gergeflerinde nakış nakış gül.
Âşıklarımızın sazlarında tel.
Öpülesi bir el olmalıyız.
BİZ ÖĞRETMEN OLMALIYIZ. .

***


BEN ÖĞRETMENİM

Şanlı bayrağımı görünce
Okulumun gönderinde,
Daha bir başka çarpar yüreğim.
Her sabah açtığım kapının
Bilgiye, sevgiye, doğruluğa açıldığını
Çok iyi bilirim.
Gelecek yetiştiririm, geleceğim için
Çünkü;
Ben öğretmenim
Yeni nesil benim eserim!

***

BENİ DE GÖTÜR AYDINLIĞINA
Öğretmenim İsrafil TURAN'a

İçimde ufkuma çizdiğin dağlar,
Adına gül gibi uzanıyorum...
Her çığlık kahrın önünde ağlar,
Seni yüreğimle selâmlıyorum.

Nasıl gizler yüreğini bir çocuk,
Islak yorganının karanlığına?
Sığmaz düşlerime bu koca boşluk,
Al beni de götür aydınlığına...

Ziller çalsın, yine sen dağları çiz,
Sevginin rengine boya suları.
Kucaklasın hasretimi bu deniz,
Büyüsün ellerinde güneşin yolcuları.

Bütün yıldızları sersem geceye,
Bütün çocuklara seni anlatsam,
Adın sığmaz kurduğum her tümceye,
Kıyametler kopar seni unutsam.

***

DİMDİK AYAKTASIN ÖĞRETMENİM

Tebeşirle boyanan ellerini öpsem,
Sevgi bağından gülleri derip yollarına sersem,
Sen yücelerin yücesi, mesleklerin en ulvicesi,
Senin için çok şey yapsamda, bir şey yaptım diyemem.
Sana kurşun sıksalar da kanın mürekkep olur,
Seni namerde muhtaç etselerde azmin yaşam kaynağın olur.

Yorgun olsan,şakaklarına ak saçlar düşsede,
Sen yine mutlu ve umutlusun öğretmenim,
Senin umudun parıl parıl parıldayan gözler,
Senin umudun gülücükleri eksik olmayan yüzler.
Sana kurşun sıksalar da kanın mürekkep olur,
Seni namerde muhtaç etselerde azmin yaşam kaynağın olur.

Sen mimarların dahi mimarı sevgili öğretmenim,
Bir harfin için kırk yıl mı ? Kaç yıldır bilmem kölenim,
Senede bir gün değil, her gün senin için ölenim,
Eller bilmesede kıymetini ben bilenim.
Sana kurşun sıksalar da kanın mürekkep olur,
Seni namerde muhtaç etselerde azmin yaşam kaynağın olur.

 ***

DÜNYANIN BÜTÜN ÇİÇEKLERİ

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum.
Bütün çiçekleri getirin buraya.
Öğrencilerimi getirin buraya, getirin buraya,
Kaya diplerinde açmış çiçeklere benzer
Bütün köy çocuklarını getirin buraya.
Son bir ders vereceğim onlara.
Son şarkımı söyleyeceğim,
Getirin, getirin... Ve sonra öleceğim.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Kır ve dağ çiçeklerini istiyorum,
Kaderleri bana benzeyen,
Yalnızlıkta açarlar, kimse bilmez onları,
Geniş ovalarda kaybolur kokuları...
Yurdumun sevgili ve adsız çiçekleri,
Hepinizi, hepinizi istiyorum, gelin, görün beni,
Toprağı nasıl örterseniz öylece örtün beni.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Afyon ovasında açan haşhaş çiçeklerini,
Bacımın suladığı fesleğenleri,
Köy çiçeklerinin hepsini, hepsini,
Avluların pembe entarili hatmisini,
Çoban yastığını, peygamber çiçeğini de unutmayın,
Aman Isparta güllerini de unutmayın,
Hepsini, hepsini bir anda koklamak istiyorum.
Getirin, dünyanın bütün çiçeklerini istiyorum.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Ben köy öğretmeniyim, bir bahçıvanım,
Ben bir bahçe suluyorum gönlümde,
Kimse bilmez, kimse anlamaz dilimden
Ne güller fışkırır çilelerimden,
Kandır, hayattır, emektir benim güllerim,
Korkmadım, korkmuyorum ölümden,
Siz çiçek getirin yalnız, çiçek getirin.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Baharda Polatlı kırlarında açan,
Güz geldi mi Kop dağına göçen,
Yürükler yaylasında, Toroslarda eğleşen,
Muş ovasından, ağrı eteğinden,
Gücenmesin, bütün yurt bahçelerinden
Çiçek getirin, örtün beni,
Eğin türkülerinin içine gömün beni.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum.
En güzellerini saymadım çiçeklerin,
Çocukları, öğrencilerimi istiyorum,
Yalnız ve çileli hayatımın çiçeklerini,
Köy okullarında açan gizli ve sessiz,
O bakımsız ama kokusu eşşiz çiçek,
Kimse bilmeyecek seni, seni kimse bilmeyecek
Seni, beni yalnızlık örtecek, yalnızlık örtecek
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum.

Ben mezarsız yaşamayı diliyorum,
Ölmemek istiyorum, yaşamak istiyorum,
Yetiştirdiğim bahçe yarıda kalmasın,
Tarümar olmasın istiyorum, perişan olmasın,
Beni bilse bilse çiçekler bilir dostlarım,
Niçin yaşadığımı ben onlara söyledim,
Çiçeklerde açar benim gizli arzularım.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum.
Okulun duvarı çöktü, altında kaldım,
Ama ben dünya üstündeyim, toprakta,
Yaz kış bir şey söyleyen sonsuz toprakta,
LÇile çektim, yalnız kaldım, ama yaşadım,
Bilir bunu bahçeler, kayalar, köyler bilir.
Şimdi sustum, örtün beni, yatırın buraya.
Dünyanın bütün çiçeklerini getirin buraya.

 
***

ELLERİNDE ÖPERİM ÖĞRETMENİM

-I-
Ellerinden öperim öğretmenim
Binlerce öğrencinden biriyim ben
Anne oldun baba oldun bana
Okudum yazdım çok şey öğrendim
Borcumu ödeyemem sana.

Ellerinden öperim öğretmenim
Tebeşir tutan, kalem tutan ellerinden
Ellerin öyle güzel ellerin, öyle sıcak
Ya gözlerin öğretmenim ışıl-ışıl
Sevgi dağıtırdın kucak-kucak.

Ellerinden öperim öğretmenim
Benim için en büyük gurursun sen
Bir söz duysam iyiye güzele dair
Kalbimde vurursun sen.

-II-
Ellerinden öperim öğretmenim
"Daha dün annemizin kollarında yaşarken
Çiçekli bahçemizin yollarında koşarken..."
Sen BAYRAK önünde topladın dizi-dizi
ATATÜRK yolunda yetiştirdin bizi.

Ellerinden öperim öğretmenim
Boşa gitmedi emeğin
Kimimiz doktor olduk savaştık hastalıkla
Asker oldu kimimiz canı Vatana feda
Kimimiz mühendis oldu yol yaptı baraj yaptı
İşçi olduk memur olduk emek verdik topluma
Öğretmen oldu kimimiz karanlığı aydınlattı.

Ellerinden Öperim Öğretmenim
Huzurlu ol düşünme bizi
ATATÜRK yolunda dimdik ayaktayız
Sesimiz daha gür yolumuz daha aydınlık
Özgür esen rüzgarda dalgalanan al Bayraktayız.

Sevgili öğretmenim
Senin için yazdım bu şiiri
Binlerce öğrencinden biri benim
Mübarek ellerinden öperim.

***

ÖĞRETMENİMİ SEVİYORUM

Öğretmenimi seviyorum; çünkü:
Okuyor,
Düşünüyor,
Düşündüğünü konuşabiliyor.
Yazıyor,
Yaşamının içinde insanlar var; düşünceler, sevgiler, aşklar, Şiirler var; kendisi var.
Yalnızca bakmıyor, görüyor;
Gördüğünü anlıyor;
Anlatıkları ile bir çok Özge'ye yol gösteriyor, öğretiyor.
... Ve en önemlisi herşeyi bildiğini sanan insanın, aslında, Hiçbir şey bilmediğinin farkında.
Bu nedenle her geçen günün ona yeni şeyler
Öğreteceğinin bilincinde.
Emek veriyor. Bir öğrenciye okuduğu şiirle umut veriyor.
Öğretmek için, yaratmak için çaba harcıyor.
... Ve sevgi, saygı duyuyor öğrenciye.
Kendine inanıyor ve saygı duyuyor.
Bir savaşı var ve bu savaşta en büyük silahı güven,
Sevgi ve umut...
Yalnız kendi rolünü oynuyor.
En önemlisi beni kendisi yapmaya çalışmıyor.
Öğretmenimi seviyorum; çünkü, ona, saygı duyuyorum.
Öğretmenim:
Kendinize çok, ama çok iyi bakın çünkü,
Birçok Özge'nin size ihtiyacı var.
Sizi seviyorum..

***


SENİNLE HER MEVSİM BAHAR ÖĞRETMENİM

Bir gün dersem ki, ben öğretmenim
Kalemimin mürekkebi alın terindir.
Vedalaşıp gidersem öğretmenim
Unutmayı unuturum da, unutmadığım
Kalbimdeki en güzel yerindir.

Bir gün adımı soranda çocuklarım
Kendimden önce senin adını söylerim
Solmadan açabiliyorsa köpre tomurcuk,
Uğrunda harcanır boncuk boncuk,
Yine de bitmez öğretmenim var derim

Güllerin güzelliğini göstermeden önce
Gülşenin vurulduğu tebessümünü anlatırım
Her zil çalışında önce sen gelirsin aklıma
Senden incecik bir ışık gelir şiir şiir
Ben susarım, yine sen konuşursun gönlünce.

Bir gün dersem ki ben öğretmenim
Sen güneş kadar uzakta bile olsan
Her bakışımda gülümseyişini görürüm
Işıksız açmazmış çiçek, gelmezmiş bahar
İnan seninle her mevsim bahar öğretmenim.

 ***

SEVGİLİ ÖĞRETMENİM

Sevgisinin sonu yok,
Kalbinin şefkati çok,
Gönlü büyük, gözü tok,
Sevgili öğretmenim.

Bilgisi ışık saçar,
Sözleri gönül açar,
Ruhum sevinçen uçar,
Sevgili öğretmenim.

Bekliyoruz yolunu,
Sardık sağla solunu,
Uzat bize kolunu
Sevgili öğretmenim.

Toplandık dizi, dizi,
Sev, okşa hepimizi,
Sensin okutan bizi,
Sevgili öğretmenim.

Doğru yol gösterirsin,
Okutur, eğitirsin,
Bize bilgi verirsin,
Sevgili öğretmenim.

Seni candan severiz,
Saygı duyar överiz,
Ellerinden öperiz,
Sevgili öğretmenim!..

 
Kayıtlı
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Edebiyat hamilelik Edebiyat Sağlık Sağlık KPSS estetik sbs Yemek Tarifleri Yemek Tarifleri Yemek Tarifleri teknoloji, bilgisayar Teknoloji Sağlık Gebelik sarkı sozleri dekorasyon dantel, oya modelleri gebelik aktuelegitim evden eve nakliyat saglik kpss, ders Edebiyat diyet,zayiflama
MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!