Öğretmenler Forumu
Ekim 06, 2008, 10:51:43 ÖS *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara GiriÅŸ Yap Kayıt  
Sayfa: 1 [2] 3
  Yazdır  
Gönderen Konu: Tartışmalı Konular  (Okunma Sayısı 3304 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Mahur Beste
Jr. Member
**
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 82



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #15 : Eylül 09, 2007, 05:56:49 ÖS »

SAYIN HOCALARIM;
   ''mi'' yi tanıyor musunuz ? tanıyorsanız bunun adı nedir?
   soru edatı mı?
   soru eki mi?
    çıkmış sorularda bunun adı hiç verilmemiÅŸ. (hangisinde mi ÅŸu anlamda kullanılmıştır?) diye sorulmuÅŸ.
  yani bu 'mi' kardeÅŸ devekuÅŸuna benziyor. deve misin? hayır kuÅŸum
                                                          kuÅŸ musun ?hayır deveyim
   eÄŸer edatsa ; edatlar ayrı bir sözcüktür.nasıl oluyor da ünlü uyumuna giriyor.  BEN Mİ    O MU...
   eÄŸer ek ise; ekler ayrı yazılır...
   içim rahat olmayarak ben buna edat diyorum.
 SİZ NE DİYORSUNUZ???
                                                                        SAYGILAR
Logged

MAVİ MAVİ .........
berivan
Ziyaretçi
« Yanıtla #16 : Eylül 09, 2007, 06:15:07 ÖS »

hımmmmm ???ekı benceee :Smiley :Smiley ::)sey sey Huh? Huh?
Logged
berivan
Ziyaretçi
« Yanıtla #17 : Eylül 09, 2007, 06:24:45 ÖS »

edatmıydııı acabaa Huh? :Smiley
Logged
Mahur Beste
Jr. Member
**
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 82



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #18 : Eylül 09, 2007, 08:15:38 ÖS »

HAYIRDIR HOCALARIM.
 BU AKÅžAM HERKES GEZMEYE GİTMİŞ HERHALDE...
CEVAPLAR GELMİYOR...............
Logged

MAVİ MAVİ .........
berivan
Ziyaretçi
« Yanıtla #19 : Eylül 10, 2007, 01:07:42 ÖS »

 Kiss Kiss Grin Wink
Logged
Mahur Beste
Jr. Member
**
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 82



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #20 : Eylül 11, 2007, 12:12:54 ÖÖ »

?
Logged

MAVİ MAVİ .........
buÄŸra
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 12


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #21 : Eylül 19, 2007, 03:34:57 ÖÖ »

messi hocam mak/mek nası çekim eki olur ya.yapım eki bazen kelime türünü de değiştiri demiyor muyuz?işte oku fiil mastar getirirsen isim görevi görür.ki biz fiilimsilere de isim diyoruz.zaten bu ek aynı zamanda isism fiil ekidir de.
Logged
aytoldı
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 28



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #22 : Eylül 19, 2007, 03:42:56 ÖS »

SELAM BRANŞDAŞLAR... ARKADAŞLAR SİZİN DE FİKRİNİZİ ALALIM
BİLDİĞİNİZ GİBİ BRANŞIMIZDA BAZI NOKTALAR VAR Kİ HOCADAN HOCAYA FARKLILIK GÖSTERİYOR...
BAKALIM SİZ NE DİYECEKSİNİZ....
MESELA OLUMSUZLUK EKİ -ma,-me YAPIM EKİ MİDİR, ÇEKİM EKİ MİDİR?
AKLIMA GELDİKÇE DİĞERLERİNEDE YER VERİRİZ.
EVET CEVAPLARINIZI BEKLİYORUM...

Bazı konuları tartışmak güzel olur elbette. Yalnız bunların hepsinin aynı başlık altında toplanması karışıklığa yol açacak gibi. Biz Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap (tartışma bölümü) ve Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
www.turkcedersi.gen.tr
adreslerinde yoğun şekilde bazı konuları tartışıyoruz

Olumsuzluk ekine gelince,
Biz yapım eki ile çekim ekini anlatırken genelde şöyle deriz:"Yapım eki ile çekim aklı farklıdır, yapım eki sözcüğün anlamını değiştirendir, çekim eki değiştirmeyendir."

Dikkat ederseniz "yapım eki ile çekim eki" arasındaki farklılığı, aynı olmayışı "değiştiren, değiştirmeyen" kelimeleri ile yani olumsuzluk eki ile anlatıyoruz.

EÄŸer, olumsuzluk eki bir yapım eki deÄŸilse, yeni sözcük türetmiyorsa "deÄŸiÅŸtirendir, deÄŸiÅŸtirmeyendir" kelimeleri arasında da bir fark olmamalı. Olumsuzluk ekine "yapım eki deÄŸildir" diyorsak, yapım eki ve çekim eki arasındaki farkı anlatırken kurduÄŸumuz  "yapım eki sözcüğün anlamını deÄŸiÅŸtirendir, çekim eki deÄŸiÅŸtirmeyendir." cümleleri aynı anlama gelir, zira aralarında tek fark, birinde olumsuzluk eki var. E, olumsuzluk eki, sözcüğün anlamını deÄŸiÅŸtirmez diyorsak bu iki cümle aynı olur!

Kısacası biz bu iki ek arasındaki "farklılığı" anlatmak için olumsuzluk ekini kullanıyorsak, olumsuzluk eki "yapım ekinin" "çekim ekinden" farklı olduğunu anlatmaya yarıyorsa, demek ki sözcüğün anlamını da değiştiriyor. Yani bence yapım ekidir. Kaldı ki gramercilerimizin çoğu bu eki yapım ekleri içinde sayar.

Saygılar
Logged
dandiksey
Newbie
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 18



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #23 : Eylül 24, 2007, 06:01:47 ÖS »

son mesaj açıklayıcı gerçekten.. : )
Logged

-su-
çalıkuşu52
Jr. Member
**
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 84



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #24 : Eylül 25, 2007, 10:14:44 ÖS »

bize üniversitede hocalr ısrarla kaynaşyırma harfi yoktur diye öğrettiler onlardan sadece y ve s yardımcı sestir ve bunları eğer kaynaştırma diye öğretirseniz hakkıma helala etmem derlerdi drelerdi de biz açıklamaya kalksak çocuklar derki bu kadın ne diyor ya ben isimi fiilden zor ayırıyorum bu ne diyor der

ne dersiniz kaynaştırma harfleri var mı yok mu
Logged
aytoldı
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 28



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #25 : Eylül 26, 2007, 06:05:05 ÖÖ »

bize üniversitede hocalr ısrarla kaynaşyırma harfi yoktur diye öğrettiler onlardan sadece y ve s yardımcı sestir ve bunları eğer kaynaştırma diye öğretirseniz hakkıma helala etmem derlerdi drelerdi de biz açıklamaya kalksak çocuklar derki bu kadın ne diyor ya ben isimi fiilden zor ayırıyorum bu ne diyor der

ne dersiniz kaynaştırma harfleri var mı yok mu

Ben de sınıfta yardımcı "ysÅŸn" kaynaÅŸtırma harfi olarak anlatıyorum. Bunda da sınav sistemi etkli elbette. 

Ancak konuyu akademik boyutta ele alırsak,
Yard. Doç. Dr. Süer Eker, Çağdaş Türk Dili, sayfa 271 "Türkçede n, ş, s ünsüzleri yardımcı ses değildir. Üçüncü tekil kişi iyelik eki alan sözcüklere hal eklerinin getirilmesi durumunda ortaya çıkan zamir n'si, ünlü ile biten sözcüklere getirilen "-sI"'nın bünyesinde yer alan "s", kökleri Altay diline değin uzanabilen ek kalıntılarıdır. "ş" ise üleştirme sayı sıfatlarından "beş-er"in hecelenerek be-şer şeklini alması ve söyleyişte ünlü ile biten sözcüklere de üleştirme eki olarak -şAr geldiğinin sanılması sonucu ortaya çıkmıştır. Aynı şekilde Eski Türkçe döneminde üleştirme sayı sıfatı "birer"in bi-rer şeklinde hecelenmesi sonucu örneklemeyle ortaya çıkan "iki-rer, üç-rer" gibi örnekler de vardır."
--------
Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun, Türkiye Türkçesinde Yardımcı Ses, Türk Dili, sayı 585
"Teklik üçüncü şahıs iyelik ekinin ünsüzle biten kelimelrden sonra "I", ünlüyle biten kelimlerden sonra "-sI" şeklind egelmesi s'nin yardımcı ses olarak değerlendirilmesine sebep olmaktadır. Üleştirme eki -Ar'ın da ünlüyle biten kelimelrden sonra +şAr biçimini alışı aynı şekilde ş'nin yardımcı ses olarak değerlendirilmesine sebep olmuştur. İlgi hali ekleirnin ünsüzle biten fiil tabanlarına +In, ünlüyle bitenlere +nIn şeklind egelmesi de n'nin yardımcı ünsüz olarak değerlendirilmesine yol açmaktadır. ünlü çatışmasını önlemek için dilin başvurduğu yol belli ve açıktır. Bütünörneklerde "y" kullanılırken sadece bir örnekte s'ye, bir örnekte ş'ye, bir örnekte de n'ye başvurulmasının hiçbir anlamı yoktur. ..... s ve n ünlü çatışmasını ortdan kaldırmak için çıkmamaıştır. onların Ana Türkçeye dayana bşka sebepleri vardır. -
Makale oldukça uzun olduğu için sadece ilgili yerleri yazdım.

Åžu durumda akademik kaynaklara göre tek kaynaÅŸtırma sesi var o da "y" sesi.  Yukdarıda da belirttiÄŸim gibi, ben bunları "ysÅŸn" olarak veriyorum
Logged
esel
Jr. Member
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 50


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #26 : Eylül 30, 2007, 09:13:58 ÖS »

me ma eki isim fiil eki iken yapım eki olumsuzluk eki iken çeki ekidir.düzeltme işaretinde son nokta konulmuş gibi görünüyor.sıfat tamlaması ve takısız ad tamlaması sorununa nasıl çözüm buluyorsunuz?
demir kapı nasıl sorusuna cevap veriyor ama yapıldığı madde belirtildiÄŸi için takısız ad tamlaması olarak  kabul ediliyor
Logged

Dün, öldü;bugün, can çekişiyor;yarın, henüz doğmadı.
aytoldı
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 28



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #27 : Ekim 01, 2007, 08:12:45 ÖS »

me ma eki isim fiil eki iken yapım eki olumsuzluk eki iken çeki ekidir.

-ma/-me neden çekim ekidir, açıklar mısınız?

sıfat tamlaması ve takısız ad tamlaması sorununa nasıl çözüm buluyorsunuz?
demir kapı nasıl sorusuna cevap veriyor ama yapıldığı madde belirtildiÄŸi için takısız ad tamlaması olarak  kabul ediliyor

Takısız tamlama konusunda daha önce bazı forumlara yazdığım düşüncelerimi burada paylaşmalk istiyorum:

Öncelikle takısız isim tamlaması şeklinde bir tamlama olmadığını düşündüğümü belirteyim.

Bu tartışmalar 1970'li yıllarda ortaya çıkmış, Türk Dili dergisinde de öğretmenler tarafından uzun yıllar tartışılmıştır.
"Prof. Dr. Hamza Zülfikar "Takısız Ad Tamlaması Sorunu" Türk Dili, sayı 523, sayfa 781 - 789. Yıl 1995" adlı makalede hamza zülfikar, takısız tamlama ile ilgili bütün çelişkileri ortadan kaldıran görüşlerini açıklamıştır.


Takısız isim tamlamalarına genel olarak şu örnekler verilir: tahta masa, demir kapı, ölü deniz, ataç sokak, şiş kebap vb.

Kaynaklarda bu örnekler arka arkaya sıralanır ama aralarındaki ilişki dikkate alındığında şu şekilde gruplara ayrılmalı:
1. Grup: tahta masa, demir kapı
2. Grup: ölü deniz, kiraz dudak
3. Grup: şiş kebap, ataç sokak vb.

Kaynaklarda -daha doğrusu hazırlık kitaplarının bazılarında- "takısız isim tamlaması" olaraka nitelendirilen yukarıdaki örneklerin "neden takısız isim tamlaması olamayacağı" hakkındaki düşüncelerimi açıklamak istiyorum:

1. Grup Hakkında: Bu gruptaki örnekler için "tamlayan tamlananın aslını, hammadesini bildirir." açıklaması yapılır. oysa bu sadece ezberletilen bir bilgidir.

yani "tahta kapı", "tahtadan yapılmış kapı" dır, "tahtadan yapılmış kapı" olduğu için "tahta kapı" denilmiştir.
"demir kapı", "demirden yapılmış kapı"dır, "demirden yapılmış kapı" olduğu için "demir kapı" denilmiştir.

Bu konu açıklanırken "tahta kapı" = "tahtadan yapılmış kapı" açıklaması getirilir.

Oysa "tahtadan yapılmış kapı" sıfat-fiil grubu ile oluşturulmuş bir "sıfat tamlaması"dır. Eşitliğin bir tarafının isim tamlaması, bir tarafının sıfat tamlaması olması mümkün mü?
"tahta kapı" anlamsal ve yapısal olarak "tahtadan yapılmış kapı" dan farklı mı acaba?
-------
2. Grup: Bu grup birçok kitapta yer almaz. İki sözcük arasındaki benzerlik ilişkisinden dolayı bazı kaynaklar bu yapıyı (ölü deniz, aslan çocuk) takısız isim tamlaması kabul ederler. Oysa bu da takısız isim tamlaması değildir.
Çünkü,
Sadece bu benzerlik ilişkisinden dolayı "isim tamlaması" sınıfına dahil ediyorsak o zaman "isim tamlamalarının" bir özelliğinin de "benzerlik" ilişkisi kurmak olduğu ortaya çıkar. Oysa bir gruba isim tamlaması diyebilmemiz için tamlayı oluşturan kelimeler arasında "iyelik unsurunun" bulunması gerekir. Yani:
- Sınıfı kapısı (iyelik unsuru var)
- Sınıf kapısı (iyelik unsuru var)
- bahçe duvarının kapısı (iyelik unsuru var)
- ölü deniz, tahta kapı (iyelik unsuru yok)

Gördüğüz gibi, isim tamlamasısın olmazsa olmazı olan "iyelek unsuru" hem ek olarak hem de anlamsal olarak "tahta kapı" da yok. O halde aradaki bu açık farkı nasıl görmezden geleriz.
"kiraz dudak, taş duvar, tahta kapı" tamlamalarında benzerlik ilişkisi var. Acaba dilimizde "bezerlik ilişkisi" taşıyan başka tamlamalar yok mu? Var.
- Kiraz gibi dudak (sıfat tamlaması)
- Aslan gibi çocuk (sıfat tamlaması)

Demek ki sıfatlar niteliği sadece "uzun, kısa, yeşil" gibi tek kelimelerle değil benzerlik yardımıyla da kurarlar.

İsim tamlamaları "iyelik" anlamı taşırlar. İçinde iyelik olmayan gruplar isim tamlaması olamaz. Sıfatlar da ise benzerlik unsuru da bulunur. O halde içinde "iyelik değil de benzerlik" unsuru bulunan "kiraz dudak, ölü deniz" tamlasını iyelik anlamı isteyen isim tamlamalarına mı, yoksa benzerlik anlamı da taşıyan sıfat tamlamalarına mı katmak daha doğru olur?

Bir de anlam olarak bakalım
"kiraz dudak" demek
- kiraz gibi dudak
- kiraza benzeyen dudak

"taÅŸ duvar" demek
- taştan yapılmış duvar
- taşla örülmüş duvar anlamlarına gelir. Dikkat ederseniz bunların hepsi de sıfat tamlamasıdır.


3. Grup: şiş kebap, kadıköy, adana kebap gibi yapılar aslında "şiş kebabı, kadı köyü, adana kebabı" gibi birer belirtisiz isim tamlamasından bozulmuştur. Dilde çok sık kullanılan yapılarda bu gibi tasarruflar olabilir. Özellikle lokantadaki çorba çeşitlerinde bu görülür:
 mercimek çorba (aslında mercimek çorbası)
domates çorba (aslında domates çorbası)

bu gibi yapıların ilk hali (belirtisiz isim tamlaması hali) şu an için biliniyor. Ancak belki 100 yıl sonra bunların belirtisiz tamlama şeklilleri unutulacak ve geriye sadece "adana kebap, ataç sokak, mercimek çorba" gibi iyelik eksiz yapılar kalacaktır.

Şu an için bunlara da takısız isim tamlaması demek doğru değildir, ama dilin gelişim süreci içinde ne olur bilemem.

Sonuç: Eğer bir "takısız tamlama" varsa bu yapı "ataç sokak, adana kebap, şiş kebap" gibi yapılarda aranmalıdır. "tahta kapı, demir kapı" gibi tamlamalar bence birer sıfat tamlamasıdır.

NOT:
Prof. Dr. Zeynep Korkmaz 2003 yılında yayınlanan ve son gramerimiz olan "Türkiye Türkçesi Şekil Bilgisi" adlı kitabında da "takısız isim tamlaması" olmadığını söylemektedir. Yeni ilköğretim müfredatında da "takısız isim tamlaması"na yer verilmemiştir.

TDK başkanı okulumuzdaki bir konferansında gelen soru üzerine yukarıda belirttiğim Hamza Zülfikar'ın görüşlerini tekrarlamış ve TDK bilim kurulunun bu görüşe katıldığını belirtmiştir.

saygılar
Logged
esel
Jr. Member
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 50


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #28 : Ekim 01, 2007, 10:18:05 ÖS »

me ma eki isim fiil eki iken yapım eki olumsuzluk eki iken çeki ekidir.

-ma/-me neden çekim ekidir, açıklar mısınız?

sıfat tamlaması ve takısız ad tamlaması sorununa nasıl çözüm buluyorsunuz?
demir kapı nasıl sorusuna cevap veriyor ama yapıldığı madde belirtildiÄŸi için takısız ad tamlaması olarak  kabul ediliyor

Takısız tamlama konusunda daha önce bazı forumlara yazdığım düşüncelerimi burada paylaşmalk istiyorum:

Öncelikle takısız isim tamlaması şeklinde bir tamlama olmadığını düşündüğümü belirteyim.

Bu tartışmalar 1970'li yıllarda ortaya çıkmış, Türk Dili dergisinde de öğretmenler tarafından uzun yıllar tartışılmıştır.
"Prof. Dr. Hamza Zülfikar "Takısız Ad Tamlaması Sorunu" Türk Dili, sayı 523, sayfa 781 - 789. Yıl 1995" adlı makalede hamza zülfikar, takısız tamlama ile ilgili bütün çelişkileri ortadan kaldıran görüşlerini açıklamıştır.


Takısız isim tamlamalarına genel olarak şu örnekler verilir: tahta masa, demir kapı, ölü deniz, ataç sokak, şiş kebap vb.

Kaynaklarda bu örnekler arka arkaya sıralanır ama aralarındaki ilişki dikkate alındığında şu şekilde gruplara ayrılmalı:
1. Grup: tahta masa, demir kapı
2. Grup: ölü deniz, kiraz dudak
3. Grup: şiş kebap, ataç sokak vb.

Kaynaklarda -daha doğrusu hazırlık kitaplarının bazılarında- "takısız isim tamlaması" olaraka nitelendirilen yukarıdaki örneklerin "neden takısız isim tamlaması olamayacağı" hakkındaki düşüncelerimi açıklamak istiyorum:

1. Grup Hakkında: Bu gruptaki örnekler için "tamlayan tamlananın aslını, hammadesini bildirir." açıklaması yapılır. oysa bu sadece ezberletilen bir bilgidir.

yani "tahta kapı", "tahtadan yapılmış kapı" dır, "tahtadan yapılmış kapı" olduğu için "tahta kapı" denilmiştir.
"demir kapı", "demirden yapılmış kapı"dır, "demirden yapılmış kapı" olduğu için "demir kapı" denilmiştir.

Bu konu açıklanırken "tahta kapı" = "tahtadan yapılmış kapı" açıklaması getirilir.

Oysa "tahtadan yapılmış kapı" sıfat-fiil grubu ile oluşturulmuş bir "sıfat tamlaması"dır. Eşitliğin bir tarafının isim tamlaması, bir tarafının sıfat tamlaması olması mümkün mü?
"tahta kapı" anlamsal ve yapısal olarak "tahtadan yapılmış kapı" dan farklı mı acaba?
-------
2. Grup: Bu grup birçok kitapta yer almaz. İki sözcük arasındaki benzerlik ilişkisinden dolayı bazı kaynaklar bu yapıyı (ölü deniz, aslan çocuk) takısız isim tamlaması kabul ederler. Oysa bu da takısız isim tamlaması değildir.
Çünkü,
Sadece bu benzerlik ilişkisinden dolayı "isim tamlaması" sınıfına dahil ediyorsak o zaman "isim tamlamalarının" bir özelliğinin de "benzerlik" ilişkisi kurmak olduğu ortaya çıkar. Oysa bir gruba isim tamlaması diyebilmemiz için tamlayı oluşturan kelimeler arasında "iyelik unsurunun" bulunması gerekir. Yani:
- Sınıfı kapısı (iyelik unsuru var)
- Sınıf kapısı (iyelik unsuru var)
- bahçe duvarının kapısı (iyelik unsuru var)
- ölü deniz, tahta kapı (iyelik unsuru yok)

Gördüğüz gibi, isim tamlamasısın olmazsa olmazı olan "iyelek unsuru" hem ek olarak hem de anlamsal olarak "tahta kapı" da yok. O halde aradaki bu açık farkı nasıl görmezden geleriz.
"kiraz dudak, taş duvar, tahta kapı" tamlamalarında benzerlik ilişkisi var. Acaba dilimizde "bezerlik ilişkisi" taşıyan başka tamlamalar yok mu? Var.
- Kiraz gibi dudak (sıfat tamlaması)
- Aslan gibi çocuk (sıfat tamlaması)

Demek ki sıfatlar niteliği sadece "uzun, kısa, yeşil" gibi tek kelimelerle değil benzerlik yardımıyla da kurarlar.

İsim tamlamaları "iyelik" anlamı taşırlar. İçinde iyelik olmayan gruplar isim tamlaması olamaz. Sıfatlar da ise benzerlik unsuru da bulunur. O halde içinde "iyelik değil de benzerlik" unsuru bulunan "kiraz dudak, ölü deniz" tamlasını iyelik anlamı isteyen isim tamlamalarına mı, yoksa benzerlik anlamı da taşıyan sıfat tamlamalarına mı katmak daha doğru olur?

Bir de anlam olarak bakalım
"kiraz dudak" demek
- kiraz gibi dudak
- kiraza benzeyen dudak

"taÅŸ duvar" demek
- taştan yapılmış duvar
- taşla örülmüş duvar anlamlarına gelir. Dikkat ederseniz bunların hepsi de sıfat tamlamasıdır.


3. Grup: şiş kebap, kadıköy, adana kebap gibi yapılar aslında "şiş kebabı, kadı köyü, adana kebabı" gibi birer belirtisiz isim tamlamasından bozulmuştur. Dilde çok sık kullanılan yapılarda bu gibi tasarruflar olabilir. Özellikle lokantadaki çorba çeşitlerinde bu görülür:
 mercimek çorba (aslında mercimek çorbası)
domates çorba (aslında domates çorbası)

bu gibi yapıların ilk hali (belirtisiz isim tamlaması hali) şu an için biliniyor. Ancak belki 100 yıl sonra bunların belirtisiz tamlama şeklilleri unutulacak ve geriye sadece "adana kebap, ataç sokak, mercimek çorba" gibi iyelik eksiz yapılar kalacaktır.

Şu an için bunlara da takısız isim tamlaması demek doğru değildir, ama dilin gelişim süreci içinde ne olur bilemem.

Sonuç: Eğer bir "takısız tamlama" varsa bu yapı "ataç sokak, adana kebap, şiş kebap" gibi yapılarda aranmalıdır. "tahta kapı, demir kapı" gibi tamlamalar bence birer sıfat tamlamasıdır.

NOT:
Prof. Dr. Zeynep Korkmaz 2003 yılında yayınlanan ve son gramerimiz olan "Türkiye Türkçesi Şekil Bilgisi" adlı kitabında da "takısız isim tamlaması" olmadığını söylemektedir. Yeni ilköğretim müfredatında da "takısız isim tamlaması"na yer verilmemiştir.

TDK başkanı okulumuzdaki bir konferansında gelen soru üzerine yukarıda belirttiğim Hamza Zülfikar'ın görüşlerini tekrarlamış ve TDK bilim kurulunun bu görüşe katıldığını belirtmiştir.

saygılar

olumsuzluk anlamı kattığında yeni bir anlam ve yeni bir kelime ortaya koymadığı kabul ediliyor ders kitaplarında .tabi olumsuzluk yeni bir anlam katar düşüncesi de mevcut
takısız ad tamlamasını ben de derslerimde anlatmıyorum.nurettin koç ve muharrem ergin in dilbilgisi kaynakları farklı ifadelerle konuyu anlatsa da ben demir kapıyı ....sıfat tamlaması olarak anlatıyorum.yanlız paşa bahçe örneği için takısız ad tamlaması ifadesi kullanıyorum .sizce paşa bahçe tamlamasını hangi gruba dahil etmeliyiz saygılar
« Son Düzenleme: Ekim 20, 2007, 10:18:54 ÖÖ Gönderen: esel » Logged

Dün, öldü;bugün, can çekişiyor;yarın, henüz doğmadı.
2767
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 25


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #29 : Kasım 02, 2007, 06:04:55 ÖÖ »

hamza zülfikar da Türkçemizi daha da zorlaştırmaya çalışıyor anlaşılan ki dünya dili olamayalım ki türk dünyası biraz daha birbirinden uzaklaşsın ki aramızdaki sorunlar çoğalsın ki birbirimizi anlayamaz olalım...
1- kelime türü olarak isim var mı? isimler tek başına vardır ve bir varlığı karşılar. sıfat var mıdır? evet sıfat diye bir kelime türü vardır onlar isim olamaz çünkü varlıklarını bir başka isme borçludurlar. mavi doğada yoktur. gökyüzünün rengidir, mavi boyanın suyun duvarın rengidir. mavi tek başına yoktur. boş olmak bir sıfattır boş bardak olur bina olur sınıf olur boş kafa olur boş tek başına varolamaz çünkü sıfattır. uzun kısa- geniş dar- yüksek alçak bunlar hep sıfattır ama demir çelik aslan kaplan cesur sigara bunlar tek başına varolabildikleri için isimdir.
2- şimdi iki kelime birbirini tamamlarsa tamlama olur. t.yan ve t.nan isim olan tamlama vardır; t.yanı sıfat t.nanı isim olan sıfat tamlaması vardır.o zaman herşey birbirine girmez.teknik olarak fonksiyonu şudur. dilimizi zorlaştırmanın bir mantığı yok. bence matematik gibi somut bir dil mantığımız var ve her şeyin çok net bir adı var. sapla samanı karıştırmaya gerek yok.
3- aslan ismi ve çocuk ismi birbirini tamamlamış takısız tamlama olmuştur. isim tamlamasıdır. siz buna sıfat tamlaması diyemezsiniz bu fizik kurallarına aykırıdır. çünkü ortada sıfat olan kelime yok!
"aslan çocuk" takısız tamlaması benzerlik ilgisi kurmuÅŸtur dersiniz; teÅŸbih-i beliÄŸ yapılmış dersiniz ama iki  isim birbirini tamamlamıştır ve isim tamlaması oluÅŸmuÅŸtur. "sigara böreÄŸi" iki isimden oluÅŸmuÅŸtur ne sıfatı? çelik kasa bakır tas, taÅŸ duvar gibi...
4- boş bardak kısa yol kırmızı kalem, uzun kale yüksek duvar dolu kasa
bakın ne güzel tamlayanlar birinci kelimeler sıfat mı isim mi yani tabiatta tek başına var mı yok mu?  evet bu kelimeler sıfattır! o zaman bir sıfat bir ismi tamamlıyor demektir.
5- dilimizi eğip büküyorlar ama bilim bu gerçeği ortaya çıkartınca kimsenin sıkıntısı kalmıyor. herkes gerçeği görüyor.
6- siz bu konuları bırakında hamza zülfikar hocam; gidin bir ingiliz haber sunucusu nasıl turkey'i türkiye diye söyleyebilirr bunu eleştirin!
kendinize hindi denilmesini eleştirmelisiniz, adınızın hindi değil de türkiye olduğunu bildirin! Türkçenin nasıl dünya dili olabileceği üstünde çalışın kafanızı daha olumlu işlerde kullanın.
bence?
yani?
Logged
Sayfa: 1 [2] 3
  Yazdır  
 
Gitmek istediÄŸiniz yer:  

Gazeteler hosting

 

S   0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 

51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87