me ma eki isim fiil eki iken yapım eki olumsuzluk eki iken çeki ekidir.
-ma/-me neden çekim ekidir, açıklar mısınız?
sıfat tamlaması ve takısız ad tamlaması sorununa nasıl çözüm buluyorsunuz?
demir kapı nasıl sorusuna cevap veriyor ama yapıldığı madde belirtildiği için takısız ad tamlaması olarak kabul ediliyor
Takısız tamlama konusunda daha önce bazı forumlara yazdığım düşüncelerimi burada paylaşmalk istiyorum:
Öncelikle takısız isim tamlaması şeklinde bir tamlama olmadığını düşündüğümü belirteyim.
Bu tartışmalar 1970'li yıllarda ortaya çıkmış, Türk Dili dergisinde de öğretmenler tarafından uzun yıllar tartışılmıştır.
"Prof. Dr. Hamza Zülfikar "Takısız Ad Tamlaması Sorunu" Türk Dili, sayı 523, sayfa 781 - 789. Yıl 1995" adlı makalede hamza zülfikar, takısız tamlama ile ilgili bütün çelişkileri ortadan kaldıran görüşlerini açıklamıştır.
Takısız isim tamlamalarına genel olarak şu örnekler verilir: tahta masa, demir kapı, ölü deniz, ataç sokak, şiş kebap vb.
Kaynaklarda bu örnekler arka arkaya sıralanır ama aralarındaki ilişki dikkate alındığında şu şekilde gruplara ayrılmalı:
1. Grup: tahta masa, demir kapı
2. Grup: ölü deniz, kiraz dudak
3. Grup: şiş kebap, ataç sokak vb.
Kaynaklarda -daha doğrusu hazırlık kitaplarının bazılarında- "takısız isim tamlaması" olaraka nitelendirilen yukarıdaki örneklerin "neden takısız isim tamlaması olamayacağı" hakkındaki düşüncelerimi açıklamak istiyorum:
1. Grup Hakkında: Bu gruptaki örnekler için "tamlayan tamlananın aslını, hammadesini bildirir." açıklaması yapılır. oysa bu sadece ezberletilen bir bilgidir.
yani "tahta kapı", "tahtadan yapılmış kapı" dır, "tahtadan yapılmış kapı" olduğu için "tahta kapı" denilmiştir.
"demir kapı", "demirden yapılmış kapı"dır, "demirden yapılmış kapı" olduğu için "demir kapı" denilmiştir.
Bu konu açıklanırken "tahta kapı" = "tahtadan yapılmış kapı" açıklaması getirilir.
Oysa "tahtadan yapılmış kapı" sıfat-fiil grubu ile oluşturulmuş bir "sıfat tamlaması"dır. Eşitliğin bir tarafının isim tamlaması, bir tarafının sıfat tamlaması olması mümkün mü?
"tahta kapı" anlamsal ve yapısal olarak "tahtadan yapılmış kapı" dan farklı mı acaba?
-------
2. Grup: Bu grup birçok kitapta yer almaz. İki sözcük arasındaki benzerlik ilişkisinden dolayı bazı kaynaklar bu yapıyı (ölü deniz, aslan çocuk) takısız isim tamlaması kabul ederler. Oysa bu da takısız isim tamlaması değildir.
Çünkü,
Sadece bu benzerlik ilişkisinden dolayı "isim tamlaması" sınıfına dahil ediyorsak o zaman "isim tamlamalarının" bir özelliğinin de "benzerlik" ilişkisi kurmak olduğu ortaya çıkar. Oysa bir gruba isim tamlaması diyebilmemiz için tamlayı oluşturan kelimeler arasında "iyelik unsurunun" bulunması gerekir. Yani:
- Sınıfı kapısı (iyelik unsuru var)
- Sınıf kapısı (iyelik unsuru var)
- bahçe duvarının kapısı (iyelik unsuru var)
- ölü deniz, tahta kapı (iyelik unsuru yok)
Gördüğüz gibi, isim tamlamasısın olmazsa olmazı olan "iyelek unsuru" hem ek olarak hem de anlamsal olarak "tahta kapı" da yok. O halde aradaki bu açık farkı nasıl görmezden geleriz.
"kiraz dudak, taş duvar, tahta kapı" tamlamalarında benzerlik ilişkisi var. Acaba dilimizde "bezerlik ilişkisi" taşıyan başka tamlamalar yok mu? Var.
- Kiraz gibi dudak (sıfat tamlaması)
- Aslan gibi çocuk (sıfat tamlaması)
Demek ki sıfatlar niteliği sadece "uzun, kısa, yeşil" gibi tek kelimelerle değil benzerlik yardımıyla da kurarlar.
İsim tamlamaları "iyelik" anlamı taşırlar. İçinde iyelik olmayan gruplar isim tamlaması olamaz. Sıfatlar da ise benzerlik unsuru da bulunur. O halde içinde "iyelik değil de benzerlik" unsuru bulunan "kiraz dudak, ölü deniz" tamlasını iyelik anlamı isteyen isim tamlamalarına mı, yoksa benzerlik anlamı da taşıyan sıfat tamlamalarına mı katmak daha doğru olur?
Bir de anlam olarak bakalım
"kiraz dudak" demek
- kiraz gibi dudak
- kiraza benzeyen dudak
"taÅŸ duvar" demek
- taştan yapılmış duvar
- taşla örülmüş duvar anlamlarına gelir. Dikkat ederseniz bunların hepsi de sıfat tamlamasıdır.
3. Grup: şiş kebap, kadıköy, adana kebap gibi yapılar aslında "şiş kebabı, kadı köyü, adana kebabı" gibi birer belirtisiz isim tamlamasından bozulmuştur. Dilde çok sık kullanılan yapılarda bu gibi tasarruflar olabilir. Özellikle lokantadaki çorba çeşitlerinde bu görülür:
mercimek çorba (aslında mercimek çorbası)
domates çorba (aslında domates çorbası)
bu gibi yapıların ilk hali (belirtisiz isim tamlaması hali) şu an için biliniyor. Ancak belki 100 yıl sonra bunların belirtisiz tamlama şeklilleri unutulacak ve geriye sadece "adana kebap, ataç sokak, mercimek çorba" gibi iyelik eksiz yapılar kalacaktır.
Şu an için bunlara da takısız isim tamlaması demek doğru değildir, ama dilin gelişim süreci içinde ne olur bilemem.
Sonuç: Eğer bir "takısız tamlama" varsa bu yapı "ataç sokak, adana kebap, şiş kebap" gibi yapılarda aranmalıdır. "tahta kapı, demir kapı" gibi tamlamalar bence birer sıfat tamlamasıdır.
NOT: Prof. Dr. Zeynep Korkmaz 2003 yılında yayınlanan ve son gramerimiz olan "Türkiye Türkçesi Şekil Bilgisi" adlı kitabında da "takısız isim tamlaması" olmadığını söylemektedir. Yeni ilköğretim müfredatında da "takısız isim tamlaması"na yer verilmemiştir.
TDK başkanı okulumuzdaki bir konferansında gelen soru üzerine yukarıda belirttiğim Hamza Zülfikar'ın görüşlerini tekrarlamış ve TDK bilim kurulunun bu görüşe katıldığını belirtmiştir.
saygılar