Öğretmenler Forumu
Ağustos 30, 2008, 12:50:49 ÖS *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara GiriÅŸ Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Yazarların Gariplikleri  (Okunma Sayısı 878 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Mahur Beste
Jr. Member
**
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 82



Üyelik Bilgileri
« : Eylül 11, 2007, 11:53:51 ÖS »

Dickens romanlarını büyük, görkemli çalışma odasında kaleme alırmış. Düzgün bir el yazısı ile mavi renkli kağıtlar üzerine, kağıdın rengine yakın tonda mürekkeple yazarmış...

*****

Edgar Wallce ise, çalışmaya başlamadan önce bir işçi tulumunu giyer, sonra da kendini hava akımından korumak için çevresini cam paravanlarla çevirttiği büyük bir masanın başına geçermiş. Bir yandan durmadan şekerli çay içer, öte yandan da bir ''dictaphon''a konuşurmuş. Böylelikle dakikada 60 sözcük yazabilirmiş. Ünlü dedektif romanları yazarı, genellikle gündüzleri uyur, geceleri çalışırmış.

*****

Mark Twain da yatakta yazanlardan... Yatağa uzanıyor, kağıtları dizinin üstüne yerleştirip başlıyor kalem oynatmaya... Yazdıklarını yatağın üstüne ya da yere atıyor. Yanındaki komodinden piposunu doldurup boşaltırken yararlanıyor. ''Bana güzel bir yatak verin, size ölmez başyapıtlar vereyim.'' sözü onunmuş.

*****

Walter Scott, erkencilerden. Sabahleyin çok erken kalkar, kahvaltı yapmadan yazı masasına otururmuş. ''Ivanhoe'' adlı ünlü romanını ise hemen hemen çalışmasına hiç ara vermeden, gece gündüz bir çırpıda yazıp bitirmiş.

*****

James Joyce'un yatağında, yüz aşağı yatarken yazdığı söylenir. Eski tip siyah mürekkepli kalemle ilk müsveddelerini çiziktiren Joyce, daha sonra kırmızı kalemle düzeltmeler yaparmış.

Logged

MAVİ MAVİ .........
Mahur Beste
Jr. Member
**
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 82



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : Eylül 11, 2007, 11:54:56 ÖS »

Alexandre Dumas, en yeni, en süslü giysilerini kuşanıp yakasına da bir çiçek yerleştirdikten sonra otururmuş yazı masasının başına. O da hiç ara vermeden çalışırmış. Hatta, söylentiye göre, romanını bitirmeden evden çıkmamak için ayakkabılarını ve çalışma odasının anahtarını hizmetçisine verirmiş.

*****

Balzac, başucunda yanan bir mum olmadan hiçbir şey yazamazmış. Kahve tiryakiliğiyle de tanınan Balzac'ın bir başka özelliği ise, çoğu zaman yazı yazarken başına bir yün atkı sarıp ayaklarını da suya sokması... Öyle ki, onun bu adetini abartıp roman yazarken keşiş cübbesi giydiğini bile söyleyenler var!

*****

Balzac'ın bir alışkanlığı da, her gün mutlaka belirli miktarda yazı yazması... Sözgelimi günde 50 sayfa yazmaya karar verdiyse, dişini sıkıp 50 sayfayı dolduruyor. Belirli bir yerde, diyelim 30. sayfada takıldıysa, formunu kaybetmemek için kopya ederek dolduruyor...

*****

Wordsworth, hiçbir yapıtını evinde, çalışma odasında yazmamış. Bu ünlü İngiliz şairin hizmetçisi gelen ziyaretçinin bir şey sormasına fırsat bırakmadan şöyle dermiş: ''Burası efendimin kitaplığıdır. Kendisi şimdi çalışma yerinde; kırlarda bayırlarda dolaşıyor.''

*****

Bernard Shaw, evinin bahçesine bir kulübe yaptırtmış ve tüm yazılarını burada kaleme almış. Shaw, kendine göre geliştirdiği bir steno yazısı kullanırmış. Daha sonra daktilo ile yazmaya başlamış. Ancak, silik şeritlerden nefret edermiş. Şerit silikleşince, makineyi kaptığı gibi tamirciye götürür, şeridini değiştirtirmiş.
Logged

MAVİ MAVİ .........
Mahur Beste
Jr. Member
**
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 82



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : Eylül 11, 2007, 11:55:46 ÖS »

Schiller'in yazı masası üzerinde ekşi ya da çürük elma bulundurmaktan hoşlandığı söylenir. Yazar elmayı sık sık koklarmış. Bu koku ona yağmurdan sonra ormanda, otlar, yapraklar arasındaymış izlenimi verirmiş. Böylece bir düş evrenine girermiş. Bazen banyoda su içinde yazdığı olurmuş.

*****

H.G.Wells'in yapıtlarını en okunaksız el yazısı ile yazdığı söylenir. Özel sekreteri olmasaymış, Wells'in romanları kolay kolay basılma olanağı bulamayacakmış. Ayrıca, gençliğinde ayaklarını suya sokmadan yazamazmış.

*****

Henry James ayakta yazanlardanmış. Çalışma odasının çeşitli yerlerine yüksek sehpalar yerleştirir; bunların üzerine kağıtlarını dağıtırmış. Ve düşüne düşüne dolaşır, aklına gelen cümleyi en yakınında ki kağıda yazarmış. Böyle dolaşa dolaşa çeşitli kağıtlara yazdığı cümleleri sonradan birbirine monte edermiş.

*****

Charles Dickens, çok güç uyuyan birisiydi. Uyuyabilmek için yatağının başını kuzeye çevirir, sonra da tam ortasına yatardı. Tam ortada olduğunu anlayabilmek için iki kolunu uzatarak ölçü alırdı.

*****

Alexandre Dumas, doktorunun tavsiyesi üzerine uykusuzluğu yenebilmek için her sabah yedide Arc de Triomphe önünde bir elma yerdi.

*****

Richard Wagner, Porsifol Operası üstünde çalışırken (1882) banyodan çıkmadı. Suyun sürekli olarak sıcak tutulmasını ve içine egzotik kokular katılmasını istedi.

Logged

MAVİ MAVİ .........
Mahur Beste
Jr. Member
**
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 82



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : Eylül 11, 2007, 11:56:36 ÖS »

Edmond Rostand da Cyrano de Bergerac'ı banyoda yazmıştı. Çalışırken kimsenin kendisini tedirgin etmesini istemezdi; arkadaşlarını kapıdan çevirmeye yüzü tutmazdı. Bu yüzden, çareyi banyosuna sığınmakta bulmuştu.

*****
Dante, belirli bir şeye ilgisini yöneltme yönünden, benzerine az rastlanır bir insandı. Bir gün bir sokakta oturup üç saat süreyle elindeki kitabı okudu; kitap bitince oradan uzaklaştı. O sokakta o sırada bir şenlik yapıldığını söyledikleri zaman buna inanmak istemedi.

*****
De Quincey, okumak üzere aldığı kitapları geri vermezdi. Üstelik bunların canına okurdu. Elindeki kitap ne denli ender, ne denli değerli olursa olsun, işine yarayacak bölümleri kopya etmek zahmetine katlanmaz, beğendiği sayfaları koparıp alırdı.

*****
Ondokuzuncu yüzyıl başlarında yaşamış İngiliz şair Percy Byuhe Shelley bir okuma tutkunuydu. Günde on altı saat okuduğu olurdu. Hem de oturarak veya yatarak değil; ayakta durarak okumayı severdi.

Logged

MAVİ MAVİ .........
çimen
Full Member
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 198


insanın cehennemi kendine körleşmesiyle başlar.


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #4 : Eylül 19, 2007, 10:31:38 ÖS »

ilginç gerçekten.. teşekkürler.
Logged

Her gün güneş doğar yeterki açık olsun perdeler...
aysien
Ziyaretçi
« Yanıtla #5 : Kasım 21, 2007, 12:11:04 ÖS »

tÅŸk
Logged
industrious
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 28


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #6 : Haziran 14, 2008, 12:13:36 ÖÖ »

ARKADASLAR BÜTÜN BUNLARI OKUDUKTAN SONRA İNSAN DÜŞÜNMEDEN EDEMİYOR

BİZ HER ZAMAN ÖGRENCİLERE OTURARAK DERS ÇALIŞMALARINI TAVSİYE EDİYORUZ

AMA GORUYORUZ Kİ HER YİĞİDİN BİR YOĞURT YİYİŞİ VAR

VE İNSAN AYAKTA DA AYAKLARI SUDA İKEN DE GÜZEL BİR  ÜRÜN ÇIKARABİLİYOR ORTAYA

BEN DERİM Kİ
ÖĞRENCİLERİN İÇİNDEKİ EĞİLİMLERİ DOĞRU YÖNLENDİRDİĞİMİZ ZAMAN
BİZ  ÖĞRETMEN OLARAK VAZİFEMİZİ YAPMIÅž OLACAÄžIZ

ÖĞRENCİYE YOL YORDAM ÖĞRETMEYELİM
YOL AÇMASINA İZİN VERELİM SADECE

NE DERSİNİZ?
Logged
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediÄŸiniz yer:  

Gazeteler hosting

 

S   0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 

51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 

 

yıllık plan Edebiyat Edebiyat Edebiyat Edebiyat Okul Öncesi ÖSS KPSS SBS Yemek Tarifleri Yemek Tarifleri Türkçe Tarih Felsefe Coğrafya Matematik Geometri Biyoloji Kimya Sağlık ÖSSSS Fizik ingilizce Sbs Gebelik Matematik Weblopedi Oteller chat sağlık evden eve nakliyat evden eve nakliyat
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!