akademisyen35
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 3
|
 |
« : Temmuz 29, 2007, 12:04:35 ÖS » |
|
Merhaba arkadaÅŸlar,
Öğretim Programı ve ders kitaplarında yaşadığımız sıkıntılar, olumsuzluklar ve çözüm önerilerini burada paylaşalım, konuşalım, tartışalım. Bütün Türk dili ve edebiyatı öğretmeni arkadaşların görüşlerini yazmalarını bekliyorum.
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Temmuz 29, 2007, 02:37:58 ÖS Gönderen: ahmet »
|
Logged
|
|
|
|
|
Bilge Tonyukuk
|
 |
« Yanıtla #1 : Temmuz 29, 2007, 06:45:45 ÖS » |
|
Ders kitaplarıyla ilgili birçok sorun var. İlk aklıma gelen kitaplarda çok etkinlik var ve dersin süresi malum. Etkinliklerin birçoğunu yapamıyoruz bu yüzden. Zaten belli bir süre sonra öğrenciler de sıkılıyor bu durumdan. Çünkü konunun özü bir-iki etkinlikte kavranıyor. Diğer etkinlikler gereksiz ve bunlar öğrencileri sıkıyor.
|
|
|
|
|
Logged
|
Güvercin kanadında zeytin dalları büyüttüm barışa hasret tüm insanlığı kucaklayarak 
|
|
|
akademisyen35
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 3
|
 |
« Yanıtla #2 : Temmuz 29, 2007, 09:53:10 ÖS » |
|
Peki ideal bir ders kitabında neler olmalı sizce?
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
Bilge Tonyukuk
|
 |
« Yanıtla #3 : Temmuz 30, 2007, 07:35:55 ÖÖ » |
|
İdeali yakalamak zordur ama elimizden gelenin en iyisini yapmak adına benim naçizane önerilerim şunlardır: a) Ders kitaplarındaki gereksiz etkinlikler kaldırılmalı. b) Ders kitapları öğrencilerin seviyelerine uygun olmalı. Aynı kitap hem Anadolu liselerinde hem de meslek liselerinde okutuluyor. Belki Anadolu liseleri için uygun olabilir ama meslek lisesindeki öğrenciler için uygun değil. Çünkü meslek lisesi öğrencilerinin çoğunun (%70 gibi) okuduğunu anlama düzeyleri çok düşük. Heceleyerek okuyanlar hatta okuma yazma bilmeyenler bile var. Bu öğrencilerden Divan şiirindeki mazmunları yorumlamaları, edebî sanatları bulmaları, metin ve zihniyet ilişkisini idrak etmeleri beklenilmemeli. Bu yüzden de meslek liselerinde okutulan kitapla Anadolu liselerinde okutulan kitap bir olmamalı. Ayrı ayrı kitaplar hazırlanmalı ki verim elde edilebilsin.
|
|
|
|
|
Logged
|
Güvercin kanadında zeytin dalları büyüttüm barışa hasret tüm insanlığı kucaklayarak 
|
|
|
aytoldı
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 27
|
 |
« Yanıtla #4 : Temmuz 30, 2007, 07:35:40 ÖS » |
|
9. sınıf dil anlatım ile 10. sınıf dil anlatım konuları arasında -bazı durumlarda- bir bağ kurulamamış bence.
Mesela 9. sınıfta "fiilimsi grupları" var; bunun tam olarak anlaşılması için fiilimsileri işlemek gerekiyor. Oysa fiilimsi konusu 10.sınıf programına konulmuş. Aynı durum edat grupları vb. için de geçerli.
Ayrıca 9.sınıf dil anlatım programı çok yoğun, ders saati sayısı az. Oysa 11 ve 12. sınıfların dil anlatım programında "dil bilgisi" değil "anlatım" ön planda. Üniversiteye hazırlanan bir öğrencinin 12. sınıfta "anlatım" çalışmalarına katılmak istemesi çok zor. 9 ve 10. sınıflarda "anlatım", 11 ve 12 sınıflarda "dil bilgisi" konuları dağıtılsaydı hem ÖSS'de faydalı olurdu hem de derse ilgileri daha fazla olurdu.
Edebiyat programında da bazı konuların sınırları belli değil. Mesela "nazım şekilleri" programda var; ama hangi nazım şekillerinin verileceği hakkında sınır yok. Aynı durum söz sanatları konusunda da geçerli. Bir kısmımız "gazel/koşma"dan başka nazım şekli vermezken bazılarımız Cem Dilçin'in kitabını bitirmeye çalışıyor.
Kitaplardaki "Tip/Karakter" tablolarının her metnin sonunda bulunması gereksiz bence. En önemlisi de bazen ders kitabında da bilgi eksikliği çok oluyor. Mesela 10. Edebiyat kitabında "Baki"nin gazelinde "musikar" kelimesi var. Bu mazmunu hatırlayanlar konuyu açıklıyor; ama kitaptaki çeviride buna hiç değinilmemiş, beyit çok anlamsız duruyor bu şekliyle.
Özellikle edebiyat kitaplarındaki ölçme sorularını ben beğeniyorum. Ayrıca hem dil anlatım hem de edebiyat (MEB) kitaplarında kullanılan metinler de bence iyi seçilmiş.
Bize düşen programı iyi inceleyip bölgesel eksikliklerini tamamlamak. Kitaptaki etkinlerin bazısı çok çocukça olduğu için yapmıyorum; amaç programdaki hedefi gerçekleştirmek, etkinlikleri tıpatıp uygulamak değil bence. Başka bir şekilde de öğretilebilir, etkinliğe bağlı kalmak şart değil.
Değerli "akademisyen35" eğer programla olan bağlantınızı yazarsanız (mesela programı yazanlar içinde siz de var mısınız?) belki daha derli toplu eleştiri yazabiliriz.
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Temmuz 30, 2007, 07:37:22 ÖS Gönderen: aytoldı »
|
Logged
|
|
|
|
akademisyen35
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 3
|
 |
« Yanıtla #5 : Temmuz 30, 2007, 09:46:13 ÖS » |
|
Merhaba , Verdiğiniz içten yanıtlar için teşekkür ederim. Programı yazanlar içinde yer almıyorum.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
DOST
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #6 : Temmuz 30, 2007, 11:13:08 ÖS » |
|
eski sisteme alışık oldukları için öğrencilerimiz hap gibi bilgilerin verilmesini bekliyor.etkinlikleri de çoğu zaman yapmadan geliyorlar.geçen sene öğrencilerin uyumsuzluğu yüzünden sıkıntılar yaşadık. geçmişteki uygulamaların tam zıddı olduğu için çok bocaladık. yeni yılda bunu nasıl aşarız? önerilerinizi bekliyorum 
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
95030BURDUR
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 4
|
 |
« Yanıtla #7 : AÄŸustos 11, 2007, 10:42:40 ÖS » |
|
Zaman en güzel ilaç bunu da öğrenecekler hem de çok iyi olacak.Belki herşeyi bilmeyecekler ama neyi nasıl öğreneceklerini bilecekler bu daha önemli.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
Admin
|
 |
« Yanıtla #8 : AÄŸustos 16, 2007, 03:47:59 ÖÖ » |
|
Bizim en büyük sorunumuz Hasan Ali Yücel'den sonra belli bir eğitim politikamızın olmayışıdır. Bir eğitim politikası düşünün ki her iktidar döneminde değişsin ama nasıl değişme tam zıddı bir değişme, eskiden hiç mi güzel bir şey yoktu, tümden yıkıp bambaşka bir şeyler yapmak yerine eskinin eksiklerini gidermek daha iyi olmaz mıydı? Eskiye sahip çıkanlara muhafazakar damgasını kredili sistemin getirildiği ilk günlerde de vurmuşlardı! Ne oldu? O günleri bizzat yaşayan biri olarak yeniden hatırlamak bile istemiyorum. Bir şeyleri getirmeden onun alt yapısını hazırlayacaksın, bir programı çevir öğretmenlerin önüne ver öğretmen ne yaparsa yapsın, bu mantığı bırakın artık.
Program, seviyesi yüksek olanakları iyi öğrenciler için kısmen uygulanabilir ancak bir köyde, kasabada yaşayan öğrencilere gelin uygulayın da biz de öğrenelim. Hem herbir konu için onlarca etkinlik vereceksin hem de bunu 3 saatte uygula diyeceksin olmaz öyle şey birini seçmek lazım ya etkinlikleri azaltacaksınız ya da ders saatlerini artıracaksınız.
|
|
|
|
|
Logged
|
Senin ve benim birer altınımız olsa, birbirimize birer altın versek, sonuçta ikimizin de yine birer altını olur. Ama birer tane bilgimiz olsa ve bunları birbirimize verirsek; ikimizin de ikişer bilgisi olur.
|
|
|
aslıgül
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 6
|
 |
« Yanıtla #9 : AÄŸustos 22, 2007, 07:38:24 ÖS » |
|
Lise 1 DVA programı çok yoğun. Hakkıyla vermeye calıstıgınızda zaman yetmiyor, üstünden gectiğinizde de vicdanınız el vermiyor. Buna rağmen bu sene ilk defa okutacağımız lise 3 DVA oldukça rahat gözüküyor. Üstelik söylediğiniz eksiklikler yanında birbiriyle çelişen yaklaşımlar var. Örneğin lise1 Türk Edebiyatı dersinde tema-konu yaklaşımı ile lise 2 DVA dersi tema-konu anlayışı çelişkili duruyor. Her şeye rağmen yine de şunu söylemeliyim ki daha önce izlediğimiz yöntemden çok daha iyi ve gerçekten öğrenci merkezli ve öğrenmeye teşvik edici bir program.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
Bilge KaÄŸan
Newbie
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 5
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
|
 |
« Yanıtla #10 : Eylül 07, 2007, 11:31:15 ÖÖ » |
|
Merhaba arkadaşlar, programın uygulanmasında sıkıntı yaşadığımız kesin. Çünkü bize verilen eğitim şeklinden farklı bir program. Bize gösterilen neydi bizden ne istiyorlar.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
nemm
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 16
|
 |
« Yanıtla #11 : Eylül 14, 2007, 03:52:43 ÖS » |
|
Etkinlik ve soruların çok olmasının nedeni öğretmenin sınıf seviyesine göre istediğini seçip uygulamasıdır. Sınıfın seviyesini ve konuda verilmek isteni tespit ettikten sonra hangi etkinlik ve soruların uygulanacağı daha kolay olur. Örneğin Akademik düzeyde sorular, aynı sonuca yönelik hazırlanmış etkinlik ve soruları bu açıdan değerlendirip seçici olmanız gerekir. Zaten müfredatı okumuşsanız programın bire bir uygulanması değil, çevre vb. şartlara göre verilmesi gereği belirtiliyor. Lise 1 ve 2'de ünitedeki konuyla ilgili birçok parça var. Bunlardan öğrenci seviyesine en uygun olanı seçilmeli. Yoksa tüm soru ve etkinlikler yapılmaya kalkılırsa müfredatı yetiştirmemiz hayal olur.
Lise 1 Dil ve Anlatım kitabındaki konular güzel, ele alınış tarzı mantığa uygun... Tamam her şey iyi de niçin 2 saat sorarım bu müfredatı hazırlayanlara...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
mor1
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 4
|
 |
« Yanıtla #12 : Eylül 24, 2007, 10:02:31 ÖS » |
|
Bence de lise 1 dil ve anlatım oldukça sıkıntılı.Sadece etkinlikleri yaptırarak işlemeye çalışsak doğal olarak öğrenciler tam anlamıyor.Az da olsa konuyu eski yöntemle bir geçmek gerek,ona da vakit yetmiyor.Yani gerçekten lise 3 5 saat olsun ona diyeceğim yok;ama lise 1 dil anlatım hangi mantıkla 2 saattir?Bunu anlamak mümkün değil.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
egecan
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 15
|
 |
« Yanıtla #13 : Eylül 26, 2007, 11:38:28 ÖS » |
|
Bence Türk Edebiyatı derslerinde seçilen bir çok konu öğrenci seviyesinin üzerinde. Öğrenciler anlamakta zorluk çekiyor. Öğrenci merkezli olması da güzel fakat öğrenciler bilgiye ulaşamıyorlar. okulumuzun bir kütüphanesi yok, öğrencilerimizin aileleri ekonomik güçlük içindeler ve sınıfta en fazla iki öğrenci bilgisayar sahibi. Bütün bunlar bilgiye ulaşmalarını engelliyor. Ders saatleri yetersiz.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
fican1802
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 2
|
 |
« Yanıtla #14 : Ekim 01, 2007, 10:55:48 ÖS » |
|
Öncelikle programın eksilerinin daha fazla olduğu kanısındayım.Bu müfredat için öğrencilerin pek çok konuyu bildiği farz edilmiş.Ama ülkemizdeki öğrenci profilinin hali hiç de iç açıcı değil.Ben geçen yıl 60 kişilik lise 1 sınıflarında programı uygulamaya çalışıyordum.Milli Eğitimimizin ekabirlerinden(!) birinin 20-25 kişilik sınıflar düşünerek hazırladığı bu programı sınıf ortamına girip uygulamasını çok isterdim.Bizimkiler masa başında Türkiye gerçeklerinden uzak uygulamalar yapmakla görevlerini ifa ettiklerini sanıyorlar ama büyük bir aldanış içindeler bence.Öğretmek farklı bir şey.hasta olarak bizim şikayetlerimize önem verip ona göre reçete yazsalar ya da en azından ÖĞRETMENe ama gerçek olanına bir sorsalar.Sonuçta öğreten biziz ve eminim pek çok meslektaşım çok daha iyi programlar ifşa edeceklerdir.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|