Öğretmenler Forumu
Ağustos 30, 2008, 06:39:37 ÖÖ *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara GiriÅŸ Yap Kayıt  
Sayfa: 1 2 3 [4] 5
  Yazdır  
Gönderen Konu: "EN SEVDİĞİM ŞİİR"  (Okunma Sayısı 2658 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
reken
Newbie
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 11

"Ben bir çiçek gibi taşımıyorum göğsümde aşkı"S. K


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #45 : Mart 08, 2008, 09:07:59 ÖS »

Rüveyda
fezayı bağlayarak yorgun kanatlarına
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı
yıkarak yalnızlığa kurduğum sarayımı
yetim çığlıklarımı duyurmak üzre sana
koşup geldim; iliştir beni memnu bahtına

adını söylemek istemiyorum
her hecesi amansız bir kor dudaklarımda
her harfine yıllardır şimşeklerle yarıştım
zindanlara karıştım, ölümlerle tanıştım
adını söylemek istemiyorum
rüveyda dediğim zaman
anla ki, senin için yürüyor kelimeler
çığlığımın atardamarlarından

hangi yıldızdır bilmem, gözlerin
kayar da üzerime rüveyda
önce tuhaf bir deprem yayılır bedenime
sonra açılır önümde ıstırab vadileri
silik renkleriyle adımlarıma
çözülmeye yüz tutan bir mazi mühürlenir
hayalin bittiÄŸi menfeze doÄŸru
alaca bir at koşar içimde
zamansız, mekansız nefese doğru

uslanmaz bir yürek taşıdığıma dair
yaygın bir kanaat dolaşır aynalarda
oysa rüveyda
baÅŸtanbaÅŸa ben
kevser akan, gül kokan bir kalbin filiziyim.

kitaplara sürdüğüm kapkara lekelerden
bir anlatsam nasıl utandığımı
bir doÄŸrulsam eÄŸildiÄŸim yerlerden
ağarır tanyeri nilüferlerin
alaca bir at koşar içimde
ezer toynakları ile anılarımı

sular köpürmemeliydi rüveyda
kırılmamalıydı ıslak dalları hasret selvilerinin
ben zehire alışkınım, şerbete değil
rüyalar nefret eder avare duruşumdan
kabuslar çeker ancak derdimi yeryüzünde
sen gün boyu simsiyah bir ufukla beraber
ben her gece bir Mehdi türküsüyle çilekeş
yargılamak için zeval kayıtlarını
inkılab bekliyorum

hangi umut çiçeğidir bilmem, ellerin
uzanır da gönlüme rüveyda
derinden bir ok saplanır bağrıma
beynimi çağıran bir sese doğru
alaca bir at koşar içimde
zamansız, mekansız nefese doğru

varlığın cinayettir memleketimde işlenen
akıtır kanını en asil pehlivanların
yokluğun sükunettir kuşatır evrenimi
varlığın ve yokluğun ölümüdür baharın

artık eskisi gibi bakamıyorsun
göklerinde bir belkıs otururdu rüveyda
binlerce gökkuşağı olurdu kirpiklerin
güneş bir anne gibi dururdu başucunda
artık dokunamıyor kakülün bulutlara
karalara bürünmüş saçlarında dolunay
ben bu kadar zulme layık mıyım rüveyda

hangi ressamı vurur bilmem, endamın
sarar da benliÄŸimi
ben beni tanımam kaldırımlarda
kafesleri yutan kafese doÄŸru
alaca bir at koşar içimde
zamansız, mekansız nefese doğru

kırmızı bir kurdela bağlayarak alnına
duydun mu orkideye dua eden birini
bu ısmarlama yüzler yok mu rüveyda
bu yapmacık bebekler
gözyaşı akıtırken gülenler yok mu
beni kahrediyor geceler boyu

hangi çağın gelişidir bilmem, gülüşün
soluk bir dünyanın mezarlarına
gömerek gurbetimi
kapadı karanlığa Yesrip, kapılarını
meydan okuyuşun çağın ordularına
bilmem hangi mevsimin başlangıcıdır
doruklardan öte hevese doğru
alaca bir at koşar içimde
zamansız, mekansız nefese doğru

yasını tutuyorum kararttığım düşlerin
yıpranmış divaneler gibiyim sokaklarda
amansız bir ütopya üfleyen pencereler
lif lif yoluyor dram seyyahı bedenimi
önümde, haksızlığın hesaba çekildiği
hiç kimsenin kimseyi tanımadığı mahşer
arkamda, kare kare ömrümü belirleyen
hatırladıkça yanıp tutuştuğum resimler

söyle, nasıl aşarım pişmanlık dağlarını
yeniden bir nil olup taşar mıyım çöllere
kim giydirir başıma tacını nihayetin
kim takar bileğime hürriyet künyesini
karada balık gibi nasıl yaşarım, söyle

rüveyda, seziyorum; tahammülün kalmadı
ama dur, boşaltayım bütün çığlıklarımı
asırlardır köhne barınaklarda
küflenen, çürüyen çığlıklarımı

at vuruldu; içim paramparça rüveyda
gölgelerin ardına sakladım kusurumu
sen orda kayıtsızca gülümsüyor gibisin
ben burda damla damla eriyip akıyorum
yine de, çiğnetemem kimseye gururumu
istenmediÄŸim yeri sessizce terkederim
hatıra kalsın diye bırakır da ruhumu
mahzun bir derviş gibi boyun büker, giderim

NURULLAH GENÇ
Logged

reken
vaynett
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 10


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #46 : Mart 18, 2008, 01:18:09 ÖÖ »

MİLYON KERE AYTEN
Ben bir Ayten'dir tutturmuÅŸum oh ne iyi ,
Ayten'li içkiler içip sarhoş oluyorum ne güzel ,
HoÅŸuma gitmiyorsa rengi denizlerin ,
Biraz Ayten sürüyorum güzelleşiyor ,
Şarkılar söylüyorum ,
Şiirler yazıyorum Ayten üstüne ,
Saatim her zaman Ayten'e beÅŸ var ,
Ya da Ayten'i beş geçiyor ,
Ne yana baksam gördüğüm o ,
Gözümü yumsam aklımdan Ayten geçiyor .

Bana sorarsanız mevsimlerden Aytendeyiz ,
Günlerden Aytenertesidir ,
O'dur gün gün beni yaşatan ,
O'nun kokusu sarmıştır sokakları ,
O'nun gözleridir şafakta gördüğüm ,
Akşam kızıllığında onun dudakları .

Başka kadını övmeyin yanımda gücenirim ,
Ayten'i övecekseniz ne ala, oturabilirsiniz ,
Bir kadehte sizinle içeriz Ayten'li ,
İki laf ederiz ,
Onu siz de seversiniz benim gibi ,
Ama yağma yok Ayten'i size bırakmam ,
Alın tek kat elbisemi size vereyim ,
Cebimde bir on liram var ,
Onu da alın gerekirse ,
Ben Ayten'i düşünürüm, üşümem ,
Üç kere adını tekrarlarım, karnım doyar ,
Parasızlık da bir şey mi ,
Ölüm bile kötü değil ,
Aytensizlik kadar .

Ona uğramayan gemiler batsın ,
Ondan geçmeyen trenler devrilsin ,
Onu sevmeyen yürek taş kesilsin ,
Kapansın onu görmeyen gözler ,
Onu övmeyen diller kurusun ,
İki kere iki dört elde var Ayten ,
Bundan böyle dünyada ,
Aşkın adı Ayten olsun,

Ümit Yaşar Oğuzcan
Logged
umut
Full Member
***
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 224


TDE


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #47 : Mart 18, 2008, 09:22:14 ÖS »

Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek

Yarım kalan hiç bir yolculuk yok bu yaşamda
Bir birine karıştırılan hiçbir boyut yok
15 yaş nedir ki yılların sözde çizilen anlamında
Ya bir duygu selidir aralıksız ya da
Bir inanç fırtınasıdır yüreğin
Dirence açılan gençlik boylarında
Bir devrin sembolü diyorlar şimdi adına
Toprağa ölüm düştükten sonra hiroşima’da
Tüm bitkilerden önce yeşeren bir
Açelya
Åžimdi
Kadiköy rihtiminda
Neyi çagriştiriyor sana
Sen söyle direnç çiçegi
Neyi
Bir köpük
Onur ugruna
Çürüyen irmaklar
Henüz dile gelmedi
Istanbul’u ezen suskunluğunda senin
Gazetelerde
Resimlerinle dolarken sayfalar
Nedense
Söyleşilerde yalnızca
Beyin hücrelerine
Yöneltiliyor sorular
Sense ölüm rengine inat
Kan maviliÄŸince
Susuyorsun
Yalnızca geçmişin
Gelecekteki
O ölümsüz sesini yansıtıyorsun
Hani o bin renkli açelyanın
İnançlı sesini yansıtıyorsun
Gülümsüyorsun susuyorsun
Eyyyyyyyyyyyyyyyyyy
Ovaların ateş ateş çölleştiği yerde
Toprağın ırmak ırmak yüreklenişi sen
Yarınlara selamını iletsin diye adın
Damarlarına bağlanan yaşam
Ölümü kucaklarken ellerinle
Kopardın
Kurtarmak için enginlerin anlamını
Gökyüzünü yere indirdiğinden beri
Ve silmek için bir damlanın yüzünü
Bir okyanusu kucağına bastığından beri
Adın bir
Açelyadır
Artık senin
Koynuna ölüm
Düşen tüm topraklarda
Bir açelya
Yepyeni sözcükler yeşeriyor şimdi
Alnının ışıklı yamaçlarında
Yüreğini işitmek gerek duymak için
SoluÄŸunu solumak gerek
Her dalıp gidişinde
Bin ÅŸiir
Çıkarıyor belki gözlerin
Yaşama gözlerinle dalmak gerek
Bir devrin sembolü diyorlar şimdi adına
Ve imgelerin en ulaÅŸmaz doruÄŸunda
Ey herÅŸeye bitti diyenler
Korkunun sofrasında
Yılgınlık yiyenler
Ne kırlarda direnen çiçekler
Ne kentlerde devleşen öfkeler
Henüz elveda demediler
Bitmedi daha
Sürüyor o kavga ve sürecek
Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek


Adnan Yücel
Logged

başka türlü bir şey benim istediğim
ne aÄŸaca benzer, ne de buluta
burası gibi değil gideceğim memleket
denizi ayrı deniz,
havası ayrı hava..
tutku gizem taşlıyurt
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 16


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #48 : Nisan 01, 2008, 07:01:46 ÖS »

HASRETİNDEN PRANGALAR ESKİTTİM
SENİ,ANLATABİLMEK SENİ.
İYİ ÇOCUKLARA,KAHRAMANLARA.
NAMUSSUZA, HALDEN BİLMEZ,
KAHBE YALANA.
ARD-ARDA KAÇ ZEMHERİ,
KURT UYUR,KUŞ UYUR,ZİNDAN UYURDU.
DIŞARDA GÜRÜL-GÜRÜL AKAN BİR DÜNYA...
BİR BEN UYUMADIM ,
KAÇ LEYLİM BAHAR,
HASRETİNDEN PRANGALAR ESKİTTİM.
SAÇLARINA KAN GÜLLERİ TAKAYIM,
BİR O YANA,
BİR BU YANA...
SENİ BAĞIRABİLSEM SENİ,
DİPSİZ KUYULARA,
AKAN YILDIZA,
BİR KİBRİT ÇÖPÜNE VARANA,
OKYANUSUN EN ISSIZ DALGASINA
DÜŞMÜŞ BİR KİBRİT ÇÖPÜNE.
YİTİRMİŞ TILSIMINI SEVMELERİN,
YİTİRMİŞ ÖPÜCÜKLERİ,
PAYI YOK, APANSIZ İNEN AKŞAMDAN,
BİR KADEH,BİR CIGARA,DALIP GİDENE,
SENİ ANLATABİLSEM SENİ...
YOKLUGUN, CEHENNEMİN ÖBÜR ADIDIR
ÜŞÜYORUM, KAPAMA GÖZLERİNİ...
             AHMED ARİF
Logged
MARİNAY85
Ziyaretçi
« Yanıtla #49 : Nisan 01, 2008, 07:14:57 ÖS »

Tek Odalı Beş Çocuklu Kasımpaşa Evinde Bir Salı Akşamı Pazarlığı


Tamam, bugün de geciktim, ama bu son anne!
Gol kralı oldum, inanmazsan sor arkadaşlara
Beş maçta yirmi golle!
Öyle bakma anne, inan hiç suçum yok,beni çok düşürdüler.
Deli miyim ben, yırtar mıyım önlüğümü?
Açar mıyım hiç en sevdiğim ayakkabılarımın yanlarını?
Çok yorgunum anne, n'olur bugün dövme...
Gelmeyecek, biçbirşey görmeyecek korkma
Babam doğmadı daha!

Yarın erken gelirim, sokağa çıkmam
Bakkal Hüseyin'e giderken bayram yerine kaçmam
Kardeşlerime bakarım, masal anlatırım,
Sen Havva Ablayla çarşamba matinesine...
Kim sorarsa sorsun, bilmem derim, nerdesin söylemem
Evi toplarım, süpürürüm, bebeği ayağımda uyuturum
Dönmene yakın çay yapar beklerim
İki bardak bana, çocuklar fazla içmez, gerisi sana
İki hafta harçlık istemem olsun
Evden ekmek götürürüm, hiç simit yemem

Tamam anne, bırak artık surat asmayı,
Dikersin önlüğümü, ayakkabıları da veririm Nuri Usta'ya
Yazın öderim borcumu söz!
Şimdiden hazırlarım "nanelimonokaliptus" kutumu
Hem boÅŸuna bakma saate, gerek yok anne
Gelmeyecek, küfretmeyecek, vurmayacak sana
Babaannemle dün gece konuştum ter içinde
Vazgeçmiş, doğurmayacakmış babamı

Çok pişmanım anne, şimdi dövme, üstelik yapayalnızım biliyor musun?

Gülten'le ayrıldık Muharrem yüzünden
Muharrem tembeline bundan böyle kopya vermeyeceğim

İşte böyle anne, çok yalnızım, kimsem yok
Kardeşlerime sarılmak istiyorum
Anne, bugün dövme, n'olur bugün dövme
Bir kenarda oturup ilk kez dayak yemeden aÄŸlamak istiyorum!

AZIZ KEMAL HIZIROGLU
Logged
yardım
Ziyaretçi
« Yanıtla #50 : Nisan 01, 2008, 08:35:47 ÖS »

Aşk ki gerçek değilse, tutkusu olmaz.
Ateşi köze döner, kokusu olmaz.
Aşık olan gün, gece, ay ve yıl yanar;
Güneş, ışık, rahat ve uykusu olmaz.
 
Ömer Hayyam
 
Logged
emin05
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 9


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #51 : Nisan 02, 2008, 11:56:34 ÖS »

DÜŞTÜM YÜREĞİNDEN

Gidişin ,tuz basılmış ayrılıklar...
Gidişin, sazsız sözsüz eylül düğünleri ...
Gidişin harmandalı ,gözyaşı...
Sevda böyle yaşanır leyli,
sessiz bir başına.

Ayaklarıma dolanır bir ince gurur,
bir ince suskunluk.
güle güle diyemem ardın sıra
bileklerim burkulur ,yüreğim incinir inan !
Güle güle diyemem ardın sıra

şimdi susuzluğunu dindirdiğin bir çeşmede
ıpıslak hayaller biriktiriyorum gözlerime.
Akşamlar siyah bir şal gibi düşüveriyor omuzlarımdan,
tam da dindirmişken bu sevdayı,
tam da dönüp kapılardan vazgeçtim demişken,
niye bir yanım, niye hep yüreğim, niye hep en kuvvetli yanım
sevdadan yana duruyor ?
Şimdi suskun bu sevdayı
çıkarsam sakladığım yerden koysam avuçlarına,
söyle emanet kabul eder misin?
Gitsem bu şehirden ayaklarım ıslak, kansam ,yaralansam,
bütün sözler anlamını kaybetmişken,
bu sevda bu hayatın neresinde duruyor?
Düştüm yüreğinden leyli,
ben artık bir düşüm.
Sevda böyle yaşanır sessiz ,bir başına,
düştüm yüreÄŸinden leyli, ben artık bir düşüm. Hoşçakal! 

Not : Şairini hatırlamıyorum; ama ödül almış bir şiir.
Logged
emin05
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 9


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #52 : Nisan 02, 2008, 11:58:52 ÖS »

DOSTUMA

Deniz kıyısında yazılır deniz şiirleri
ya da dalgalar ışıldar satırlarda,
martı konar olur, küçük balıklar konuk,
sorunlar da deniz kirleri.
 
Bilmem nedendir kalemim kayıyor,
dostluk diyor, dost diyor, diyor da
yüreğim buruk, yüreğim donuk
dostlarım,
deniz değil dostlarım alıyor beni benden.
dalga vursun, martı uçsun,
ben dostumun güzelliğine dalarım.
Baharın çiçekleriymiş şairi güldüren,
öyledir, öyle olsun.
Dostumdan,
ben ilhamı ancak ondan alırım. 

Not : Ödüllü bir şiir daha. Şairini yine hatırlamıyorum.
Logged
emin05
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 9


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #53 : Nisan 03, 2008, 12:00:30 ÖÖ »

BİR AŞKIN GRAMERİ
Sıfatlar yüklemek zordur sevgiye.
Bir yüreğin çarpıntısında dökülüverir sözcükler.
Kimileri delice severler,
kimileri ölümüne...
Bense ismin yarı hüzün haliyle,
hak etmediğin kadar çok sevdim seni,
AÅŸkın 

Not: Ödüllü bir şiir daha. Şairi mi kim? Bu ara kafam biraz karışık....
Logged
gulom
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #54 : Nisan 05, 2008, 01:12:22 ÖS »

Seni bir memleketi sever gibi sevdim
Seni bir memleketi sever gibi sevdim,
Toprak damlarında kar,
İsli lambalarında rüzgar,
Gurbet türkülerinde efkar gibi,
Su gibi, ekmek gibi, dua gibi,
Yitik gençliğim gibi,
Namus gibi, ar gibi,
Suya varamayan pınar gibi sevdim.

Ayıran, birleştiren, kıvrılan yollar gibi,
Sarılan, darılan, yalvaran kollar gibi,
Ekmek gibi, aÅŸ gibi,
Yare dökülen yaş gibi sevdim.

Askerin son sigarası gibi,
Gelibolu'da kurşun gibi, mayın gibi, hayın gibi,
Ayın ondördü gibi sevdim.

Sıcaklığında uyuduğum siper gibi, kanımla yıkadığım yer gibi,
Seni memleketimi sever gibi sevdim.



Logged
karalim
Sr. Member
****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 418


ANLAMAK,ÇÖZMEYE YETMEZ


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #55 : Nisan 09, 2008, 10:59:07 ÖS »

Bence Åžimdi Sen De Herkes Gibisin

Gözlerim gözünde aşkı seçmiyor
Onlardan kalbime sevda geçmiyor
Ben yordum ruhumu biraz da sen yor
Çünkü bence şimdi herkes gibisin

Yolunu beklerken daha dün gece
Kaçıyorum bugün senden gizlice
Kalbime baktım da işte iyice
Anladım ki sen de herkes gibisin

Büsbütün unuttum seni eminim
Maziye karıştı şimdi yeminim
Kalbimde senin için yok bile kinim
Bence sen de ÅŸimdi herkes gibisin

Nazım Hikmet Ran
Logged

Nokta, tüm çizgilerin esasıdır.

ne PiÅŸMaNLIk, ne dE iSyAn dERiNdEn BiR 'keÅŸke'dir iNsAn..

Ey zaman sen gitme benden.. ben nasıL oLsa geLeceğim ardından..
gulasor
Full Member
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 136



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #56 : Nisan 12, 2008, 08:14:39 ÖS »

nazım'ın güzel bir şiiri tşk.karalım!
Logged
elif vav ya
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 17


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #57 : Nisan 21, 2008, 08:04:06 ÖS »

Parıltı

 AteÅŸ gibi bir nehr akıyordu
Ruhumla o ruhun arasından
Bahsetti derinden ona halim
Aşkın bu onulmaz yarasından.

Vurdukça bu nehrin ona aksi
Kaçtım o bakıştan, o dudaktan
Baktım ona sesizce uzaktan
Vurdukça bu aşkın ona aksi...
 
   
Ahmet HaÅŸim
Logged

içimde kor donar buzlar tutuşur
yağan ateş midir kar mıdır bilmem
cyprus_edebiyat
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 6


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #58 : Nisan 22, 2008, 05:04:36 ÖS »

Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden?
Bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu?
Pervane olan kendini gizler mi hiç alevden?
Sen istedin ondan bu gönül zorla tutuştu.

Gün, senden ışık alsa da bir renge bürünse;
Ay, secde edip çehrene, yerlerde sürünse;
Herşey silinip kayboluyorken nazarımdan,
Yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse...

Ey sen ki kül ettin beni onmaz yakışınla,
Ey sen ki gönüller tutuşur her bakışınla!
Hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince
Çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince
Gönlümdeki azgın devi rüzgarlara attım;
Gözlerle günah işlemenin zevkini tattım.
Gözler ki birer parçasıdır sende İlahın,
Gözler ki senin en katı zulmün ve silahın,
Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin;
Sen öldürüyorken de vururken de güzelsin!

Bir başka füsun fışkırıyor sanki yüzünden,
Bir yüz ki yapılmış dişi kaplanla hüzünden...
Hasret sana ey yirmi yılın taze baharı,
Vaslınla da dinmez yine bağrıdaki ağrı.
Dinmez! Gönülün, tapmanın, aşkın sesidir bu!
Dinmez! Ebedi özleyişin bestesidir bu!
Hasret çekerek uğruna ölmek de kolaydı,
Görmek seni ukbadan eğer mümkün olaydı.

Dünyayı boğup mahşere döndürse denizler,
Tek bendeki volkanları söndürse denizler!
Hala yaşıyor gizlenerek ruhuma 'Kaabil'
İmkanı bulunsaydı bütün ömre mukabil
Sırretmeye elden seni bir perde olurdum.
Toprak gibi her çiğnediğin yerde olurdum.

Mehtaplı yüzün Tanrı'yı kıskandırıyordur.
En hisli şiirden de örülmez bu güzellik.
Yaklaşması güç, senden uzaklaşması zordur;
Kalbin işidir, gözle görülmez bu güzellik...

Ulu Türkçü HÜSEYİN NİHAL ATSIZ
Logged
müberra
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #59 : Nisan 23, 2008, 10:04:42 ÖÖ »

SOKAKLARI YOK BU KENTİN ANNE!

Sokakları yok bu Kentin Anne,
Çırıl çıplak kaldım izlemekanlarda ,
Günahlarımı örtecek hiçbir şey yok üzerimde ,
Bedenimi kemiriyorken leş Kargaları ,
Ellerimle Kollarımla sımsıkı örtüyorum ,
BaÅŸimi Beynimi kemirmesinler diye ,
Bir tek o kaldı bana ait anılarımıda orda saklıyorum ,
Ne olur anla Anne Bu kent boguyor beni ,
Çagır artık çağirki bitsin bu Sürgün ,
Sen bilirsin hergün aynı yaşamanın burukluğunu ,
Ya bu ayrılıktan kurtulmanın hergün farklı bir yemek yapmak oldugunu

Annecim demedim onuda biliyorum ,
Seni seviyorumda demedim lanet olsun ,
Galiba bu yüzdendi hırçınlığım o ürkek kıza karşi ,
Ve biliyormusun Anne ,
Onada hiç bir zaman seni seviyorum demedim ,
Sana oldugu gibi onada kendimi anlatamadım ,
İstedimki uzun bir yolculuğa çıksın ,
Beni arayıp bulsun ve hergün yeniden tanısın ,
Aşk buydu çünkü bana göre ,
Ne istedigimi anlatamadıgım için bunu hiçbir zaman bilemedim ,
Ne garip degilmi tıpkı sana oldugu gibi.....

Logged
Sayfa: 1 2 3 [4] 5
  Yazdır  
 
Gitmek istediÄŸiniz yer:  

Gazeteler hosting

 

S   0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 

51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 

 

yıllık plan Edebiyat Edebiyat Edebiyat Edebiyat Okul Öncesi ÖSS KPSS SBS Yemek Tarifleri Yemek Tarifleri Türkçe Tarih Felsefe Coğrafya Matematik Geometri Biyoloji Kimya Sağ