Öğretmenler Forumu
Ekim 06, 2008, 10:40:22 ÖS *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: 1 [2] 3 4 5
  Yazdır  
Gönderen Konu: "EN SEVDİĞİM ŞİİR"  (Okunma Sayısı 2976 defa)
racine09 ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
sezersson
Sr. Member
****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 344



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #15 : Ocak 17, 2008, 05:39:47 ÖS »

Beceriksiz

Kabuğunu koparmadan
ne bir elmayı soyabildim
ne de iyileştirebildim bir yaramı
ama karşıma çıkınca
kızmadım hiç elma kurduna
bendim çünkü bıçağı saplayan
onun yurduna

Şair diyorlar benim için
bilmiyorum oysa
her şiire konmalı mı uyak
her yere nedense
konamıyor teyyare
hay dilimi
arı türkçe soksun; uçak

Kaptan olmak isterdim
aynanın karşısında
eski bir sinema yıldızı
gibi ağlayan
İstanbul'un hatlarında
bir fırça hafifliğiyle gidip
gelen vapurlara

Eskimo bir şair dokunuyor omuzuma
ve Kız Kulesi'ni göstererek
bırak artık diyor üzülmeyi
yedi tepeli bu şehirde
şiir okunacak tek yer
elbette denizin ortasındaki
şu küçük buz dağı

Terzi olsa da babam
sökük dikmesini beceremem
beni yalnızca sen anlarsın
iğnenin deliğinden geçsin
diye ipliklerin
bir anlık ıslatıldığı dudaklara
takılıp kalan annem

  Sunay Akın
Logged

İnsan her zaman kahraman olamaz ama her zaman insan olabilir
ışılistan
Sr. Member
****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 309


!!!TÜRKÇ€ ÖĞR€TM€N! @D@Y @D@YI!!!


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #16 : Ocak 17, 2008, 07:30:10 ÖS »

Her şey sende gizli:
yerin seni çektiği kadar ağırsın
kanatlarının çırpındığı kadar hafif…
kalbinin attığı kadar canlısın
gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin
nefret ettiklerin kadar kötü…
ne renk olursa olsun kaşın gözün
karşındakinin gördüğüdür rengin…
yaşadıklarını kar sayma:
yaşadığın kadar yakınsın sonuna ne kadar yaşarsan yaşa,
sevdiğin kadardır ömrün…
gülebildiğin kadar mutlusun
üzülme, bil ki ağladığın kadar güleceksin
sakın bitti sanma her şeyi,sevdiğin kadar sevileceksin.
güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
bir gün yalan söyleyeceksen eğer
bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın…
ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın
güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..işte budur hayat!
işte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
çiçek sulandığı kadar güzeldir
kuşlar ötebildiği kadar sevimli
bebek ağladığı kadar bebektir
ve her şeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren ,
sevdiğin kadar
sevilirsin...

CAN YÜCEL


  benim de en sevdigim şiirlerden biridir.paylaşımın için teşekkürlerr Smiley
Logged

...KandeLam...
bengisunur
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 914


hazan mevsimi erken başladı....


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #17 : Ocak 18, 2008, 01:05:09 ÖÖ »

ANLATAMIYORUM

Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Gözyaşlarıma, ellerinizle?

Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.

Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum.
                                      Orhan Veli KANIK
Logged

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
bengisunur
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 914


hazan mevsimi erken başladı....


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #18 : Ocak 18, 2008, 01:05:50 ÖÖ »

TUT ELLERİMDEN

Sırat’tan incedir sevda köprüsü
Beraber geçelim, tut ellerimden
Niyet ak güvercin, vuslat gökyüzü
Beraber uçalım, tut ellerimden

Gönüldeki birlik kalkandır dışa
Aldırma ayaza, yele, yağışa
Giden ilkbahara, gelecek kışa
Beraber göçelim, tut ellerimden

Birleşmek üzeredir şafakla, gurup
Korku beklenilmez kapıda durup
İster zehir olsun, isterse şurup
Beraber içelim, tut ellerimden

Hatırla kaybolan hatıraları
Elmastan ışıklı, altından sarı
Zaman tortusundan işte onları
Beraber seçelim, tut ellerimden

Çağır hayallerin en ötesini
Yakından duyarsın aşkın sesini
Sonsuz mutluluğun penceresini
Beraber açalım, tut ellerimden

Şüphe “başlangıçtır” tır, karar “nihayet”
Zamanı zamana etme şikâyet
Kaçmak kurtuluştur diyorsan şayet
Beraber kaçalım, tut ellerimden
                                           
                                              Abdurrahim KARAKOÇ
Logged

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
ScHöN__aNqeL
Newbie
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 3


°?...?°•.¦.•°?мυ¢ιzєм σℓυямυѕυи ?°•.¦.•°?...?°


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #19 : Ocak 18, 2008, 02:46:04 ÖÖ »

OTUZ BEŞ YAŞ ŞİİRİ
 

Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher,
Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
Gözünün yaşına bakmadan gider.
Şakaklarıma kar mı yağdı ne?
Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Ya gözler altındaki mor halkalar?
Neden böyle düşman görünüyorsunuz;
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?
Zamanla nasıl değişiyor insan!
Hangi resmime baksam ben değilim:
Nerde o günler, o şevk, o heyecan?
Bu güler yüzlü adam ben değilim
Yalandır kaygısız olduğum yalan.
Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız;
Hatırası bile yabancı gelir.
Hayata beraber başladığımız
Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;
Gittikçe artıyor yalnızlığımız
Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç farkettim taşın sert olduğunu.
Su insanı boğar, ateş yakarmış!
Her doğan günün bir dert olduğunu,
İnsan bu yaşa gelince anlarmış.
Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!
Her yıl biraz daha benimsediğim.
Ne dönüp duruyor havada kuşlar?
Nerden çıktı bu cenaze? Ölen kim?
Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar.
N'eylesin ölüm herkezin başında.
Uyudun uyanamadın olacak
Kim bilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak.
Taht misali o musalla taşında.
 

Cahit Sıtkı Tarancı
Logged

ѕєη gι∂єякєη єℓνє∂α вιℓє ∂ємє∂ιη αмα мαнѕєя güηü вєη ѕєηιη уσℓℓαяıη
canfeza
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 527


"Ne farkeder demişim, bilmeden farkı istemişim."


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #20 : Ocak 22, 2008, 10:06:54 ÖS »


CANFEZAM

Bir darbımeseldir canfezam bakışların
Vurur beni
Uzanırım da kadife saçaklarına
Rüzgâr durdurur beni
Şehrinde kaybolmuşum uzatmalı kirpiklerinin
En leylâk kokuşunla, en şahin uçuşunla
O körpe, o İstanbul endâmın kavurur beni
Bu bir cefâ derbendi, kahır istilâsıdır
Ellerin ufalar, tenhâlara savurur beni
Şenliğinde aykırı yürüyüşlerin
Eziyorsun göklerini
Yine de ufuklarda bekletiyor gurur beni
Bu hicran değişmeyen kaderimdir, umarım
Biliyorum canfezâm, vuslat unutturur beni

NURULLAH GENÇ
Logged

"TAŞLARIN KALP ATIŞLARINI DUYANLAR
 YALNIZ ONLAR OKUR BENİM SÖYLEDİKLERİMİ"
GüL
Moderator
Sr. Member
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 337



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #21 : Ocak 23, 2008, 08:34:11 ÖS »

Ben Ne Zaman Seni Ansam

Ben ne zaman seni arasam
Benden önce kalkıp gitmişliğini bulurum …
Oysa en güzel yanıdır bir sandalyenin
Saatlerce üstüne oturmuşluğun !
Masalarda kokun kalır , koridorlarda salınışın .
Ve gülüşün yankılandıkça gözlerimde ,
Ben seni kapı eşiklerinde bekledikçe ,
Sensizlik gelir sevişir benimle …
Ben ne zaman seni arasam
İsminden hüzünlü “gitti” ler bulurum .
Üzülmem ,
Seni sensiz beklemek en güzelidir …
Adını assalar kara bulutlara
Şaşırmam ,
Aslolan ıslanmaktır ama yine de
Yağmanı beklemek en güzeli …
Ben ne zaman seni arasam
Arkandan el sallayışlar bulurum .
Hiçbir gidiş bu kadar özletmez dönüşünü
Serin gecelerde , en uyuduğum anda
Sokulur , ısıtırsın ya göğsümü
O kabuslardan geriye tebessümler kalır .
Güldükçe , gülüşün gelir aklıma
Ve bilirim ;
Hiçbir gülüş bu kadar güzel durmaz dudakta …
Ben ne zaman seni arasam
Sensiz bugünler bulurum .
Sabahları gecede unutmuşum çok mu
Ben kendimi sende unutmuşum …
Dost görünse de ;
Yelkovandır tek düşmanı akrebin
Geçmek bilmez saatler , saniyeler .
Ben ne zaman yarın olsam ,
Dünkü sen olurum …
Ben ne zaman seni arasam
Hiçliğin gelir konar omzuma …
Rakı masalarında mezelere karışır yalnızlığım
Gözlerimde yaşlar , hüzünlü şarkılar
Elimde sigaram , küllenen sevdam
Somurtu damlar tabağıma
Yüzümden düşen bin parça
Sana aşıktır …


NOT:Bu şiirin kime ait olduğunu bilen var mı?
Logged

edep


Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
MARİNAY85
Ziyaretçi
« Yanıtla #22 : Ocak 23, 2008, 08:48:15 ÖS »

Ne Zaman Seni Ansam
hüzünlerim tazelenir bakışlarımda

 Ne zaman seni ansam
Bir kuş konar yüreğime uçurumlarda
Taşır umut kırıntılarımı enginlere

Ne zaman seni ansam
Hüzünlerim tazelenir bakışlarımda
Donar dokunduğu her yerde

Ne zaman seni ansam
Anımsamam aslında tek bir sahne
İçinde senin olduğun belleğimde

Ne zaman seni ansam
Ruhumda çoğalttığımın
Sen olmadığını bilirim

Ama seni anarım yine de
Anlam kattığın için benliğime


Zeliha Gökkan


Logged
bengisunur
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 914


hazan mevsimi erken başladı....


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #23 : Ocak 23, 2008, 11:16:13 ÖS »

SENİ DÜŞÜNMEK

Seni düşünmek güzel şey,
Ümitli şey,
Dünyanın en güzel sesinden
En güzel şarkıyı dinlemek
Gibi bir şey…
Fakat artık ümit yetmiyor bana,
Ben artık şarkı dinlemek değil,
Şarkı söylemek istiyorum.

                                   Nazım Hikmet RAN
Logged

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
bengisunur
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 914


hazan mevsimi erken başladı....


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #24 : Ocak 23, 2008, 11:16:46 ÖS »

SEVİYORUM SENİ

Seviyorum seni, ekmeği tuza banıp yer gibi,
Geceleyin ateşler içinde uyanarak,
Ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi,
Ağır posta paketini, neyin nesi belirsiz,
Telâşlı, sevinçli, kuşkulu uçar gibi,
Seviyorum seni, denizi uçakla ilk defa geçer gibi,
İstanbul’da yumuşacık kararırken ortalık,
İçimde kımıldanan bir şeyler gibi,
Seviyorum seni “yaşıyoruz çok şükür” der gibi.

                                               Nazım Hikmet RAN
Logged

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
bengisunur
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 914


hazan mevsimi erken başladı....


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #25 : Ocak 23, 2008, 11:17:20 ÖS »

SESSİZ GEMİ

 Artık demir almak günü gelmişse zamandan
 Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan
 Hiç yolcusu yokmuş gibi, sessizce alır yol:
 Sallanmaz o kalkışta ne mendil, ne de bir kol
 Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli
 Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli
 Biçare gönüller! Ne giden son gemidir bu!
 Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu!
 Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
 Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.   
 Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden
 Birçok seneler geçti; dönen yok seferinden.

                                          Yahya Kemal BEYATLI
Logged

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
canfeza
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 527


"Ne farkeder demişim, bilmeden farkı istemişim."


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #26 : Ocak 24, 2008, 10:15:03 ÖS »


EYLÜLÜN  SESİYLE

Baylar!
Bin dokuz yüz seksen birdeyiz
Karşınızda eylülün sesi
Ağustosa çekildi, eylülün sesi
Birazdan konuşacak
"Bu dünyada yaşamak can sıkıcı bir şeydir baylar."

Tepelerde bulamaçların kahverengi eridiği
Eriyip sarı sarı aktığı bir mevsim
Bir saat gibi işlerken avucumdaki güz çiçeği
Yosunların kapılara usulca
Tırmanıp yerleştiği
Yani eylülün sesi, buysa çok iyi baylar.

Yaz geçti, sözgelimi midyelerden yorulduk
Eni boyu belirsiz bir ıslaklıktan
Upuzun gündüzlerden, sevimsiz otellerden
Eylül ki, sorabilir mi
Hüzünler iç kamaştırıyor, aşklarsa niye yoksul
Bir asfaltın kuru sıcak soğuğundayız
Oysa bir deniz feneri mevsimsiz ölür baylar.

Dahası
Bu düğmesiz giysileri şöylece giymek
Bir boşluuğu giyinmek mi olur
Olsun
İşte karşınızda ekimin sesi
Kasımın sesi sonra
Yağmurun eşliğinde -çocuğunu emziriyor yaz-
Bundan böyle günlerimiz nasıl geçecek baylar.

Her şey o kadar dokunaklı ki
Eylülsem, istemeden kırılıyorsam bazen
Dağınık, renksiz bir mozayık gibiysem
Üstelik yalnızsam bir de -telefonda kuş sesleri-
Aynalardan duvarlara bir üzünç akıntısı
Bu dünyada çekingen olmak çok iyi bir şeydir baylar.


Sonra bir kır kahvesi kendini okurken
Masaları toplanmış, bardakları toplanmış
Tam kendini okurken
Derim ki bir semti iyi tanımak kadar
İyi tanımal dünyayı
Açın radyolarınızı: eylülün sesi
Bu dünyada can sıkıntısının bir başka anlamı var baylar.

Elmalar silik silik kırmızı artık -olsun-
Gözlerimiz tozlanmış, kirli
Gizlisi yok, bu dünyada böyle sıkılmak iyi
Sıkılmak iyi baylar
Biz hazır tuttukça böyle
İçi yangından alev alev
Dışı buz tutmuş kalplerimizi.

Edip CANSEVER

Logged

"TAŞLARIN KALP ATIŞLARINI DUYANLAR
 YALNIZ ONLAR OKUR BENİM SÖYLEDİKLERİMİ"
sezersson
Sr. Member
****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 344



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #27 : Ocak 24, 2008, 11:11:09 ÖS »


Çok sevdiğim şiirlerden biri.. Cheesy

Aşk Şiiri

Bu şiirin ilk misrasi
Senin için yazildi
( ikincsini yazarken)
Bilinmez kimi düşünecegim
Gel de inan şimdi sen
Aşk şiirine

Sabahattin Kudret Aksal
Logged

İnsan her zaman kahraman olamaz ama her zaman insan olabilir
ceylan
Ziyaretçi
« Yanıtla #28 : Ocak 25, 2008, 12:01:41 ÖÖ »

MONA ROZA

Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.
Geyve`nin gülleri ve beyaz yatak.
Kanadı kırık kuş merhamet ister.
Ah senin yüzünden kana batacak.
Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.

Ulur aya karşı kirli çakallar,
Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa.
Mona Rosa bugün bende bir hal var.
Yağmur iri iri düşer toprağa,
Ulur aya karşı kirli çakallar.

Açma pencereni perdeleri çek,
Mona Rosa seni görmemeliyim.
Bir bakışın ölmem için yetecek.
Anla Mona Rosa ben bir deliyim.
Açma pencereni perdeleri çek.

Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi,
Bende çıkar güneş aydınlığına.
Bir nişan yüzüğü bir kapı sesi.
Seni hatırlatır her zaman bana.
Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi.

Zambaklar en ıssız yerlerde açar
Ve vardır her vahşi çiçekte gurur.
Bir mumun ardında bekleyen rüzgar,
Işıksız ruhumu sallar da durur.
Zambaklar en ıssız yerlerde açar.

Ellerin, ellerin ve parmakların
Bir nar çiçeğini eziyor gibi.
Ellerinden belli olur bir kadın,
Denizin dibinde geziyor gibi.
Ellerin, ellerin ve parmakların.

Zaman ne de çabuk geçiyor Mona.
Saat onikidir söndü lambalar
Uyu da turnalar girsin rüyana,
Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar.
Zaman ne de çabuk geçiyor Mona.

Akşamları gelir incir kuşları,
Konarlar bahçemin incirlerine.
Kiminin rengi ak kiminin sarı.
Ah beni vursalar bir kuş yerine.
Akşamları gelir incir kuşları.

Ki ben Mona Rosa bulurum seni
İncir kuşlarının bakışlarında.
Hayatla doldurur bu boş yelkeni.
O masum bakışların su kenarında.
Ki ben Mona Rosa bulurum seni.

Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa.
Henüz dinlemedin benden türküler.
Benim aşkım uymaz öyle her saza.
En güzel şarkıyı bir kurşun söyler.
Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa.

Artık inan bana muhacir kızı,
Dinle ve kabul et itirafımı.
Bir soğuk, bir mavi, bir garip sızı
Alev alev sardı her tarafımı.
Artık inan bana muhacir kızı.

Yağmurdan sonra büyürmüş başak,
Meyvalar sabırla olgunlaşırmış.
Bir gün gözlerimin ta içine bak
Anlarsın ölüler niçin yaşarmış.
Yağmurdan sonra büyürmüş başak.

Altın bilezikler o kokulu ten
Cevap versin bu kuş tüyüne.
Bir tüy ki can verir gülümsesen,
Bir tüy ki kapalı geceye güne.
Altın bilezikler o kokulu ten.

Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.
Geyve`nin gülleri ve beyaz yatak.
Kanadı kırık kuş merhamet ister,
Ah senin yüzünden kana batacak.
Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.

                            SEZAİ KARAKOÇ
 
Logged
bengisunur
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 914


hazan mevsimi erken başladı....


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #29 : Ocak 25, 2008, 12:04:57 ÖÖ »

ÜÇÜNCÜ ŞAHSIN ŞİİRİ

Gözlerin gözlerime değince
Felaketim olurdu ağlardım
Beni sevmiyordun bilirdim
Bir sevdiğin vardı duyardım
Çöp gibi bir oğlan ipince
Hayırsızın biriydi fikrimce
Ne vakit karşımda görsem
Öldüreceğimden korkardım
Felaketim olurdu ağlardım
Ne vakit Maçka'dan geçsem
Limanda hep gemiler olurdu
Ağaçlar kuş gibi gülerdi
Bir rüzgar aklımı alırdı
Sessizce bir cigara yakardım
Kirpiklerini eğerdin bakardın
Üşürdüm içim ürperirdi
Felaketim olurdu ağlardım

Akşamlar bir roman gibi biterdi
Jezabel kan içinde yatardı
Limandan bir gemi giderdi
Sen kalkıp ona giderdin
Benzin mum gibi giderdin
Sabaha kadar kalırdın
Hayırsızın biriydi fikrimce
Güldü mü cenazeye benzerdi
Hele seni kollarına aldı mı
Felaketim olurdu ağlardım

Atilla İlhan
Logged

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
Sayfa: 1 [2] 3 4 5
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Gazeteler hosting

 

S   0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 

51 52 53 54 55 56 57 58