|
sezersson
|
 |
« Yanıtla #15 : Ocak 17, 2008, 05:39:47 ÖS » |
|
Beceriksiz
Kabuğunu koparmadan ne bir elmayı soyabildim ne de iyileştirebildim bir yaramı ama karşıma çıkınca kızmadım hiç elma kurduna bendim çünkü bıçağı saplayan onun yurduna
Şair diyorlar benim için bilmiyorum oysa her şiire konmalı mı uyak her yere nedense konamıyor teyyare hay dilimi arı türkçe soksun; uçak
Kaptan olmak isterdim aynanın karşısında eski bir sinema yıldızı gibi ağlayan İstanbul'un hatlarında bir fırça hafifliğiyle gidip gelen vapurlara
Eskimo bir şair dokunuyor omuzuma ve Kız Kulesi'ni göstererek bırak artık diyor üzülmeyi yedi tepeli bu şehirde şiir okunacak tek yer elbette denizin ortasındaki şu küçük buz dağı
Terzi olsa da babam sökük dikmesini beceremem beni yalnızca sen anlarsın iğnenin deliğinden geçsin diye ipliklerin bir anlık ıslatıldığı dudaklara takılıp kalan annem
Sunay Akın
|
|
|
|
|
Logged
|
İnsan her zaman kahraman olamaz ama her zaman insan olabilir
|
|
|
|
ışılistan
|
 |
« Yanıtla #16 : Ocak 17, 2008, 07:30:10 ÖS » |
|
Her şey sende gizli: yerin seni çektiği kadar ağırsın kanatlarının çırpındığı kadar hafif… kalbinin attığı kadar canlısın gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç... Sevdiklerin kadar iyisin nefret ettiklerin kadar kötü… ne renk olursa olsun kaşın gözün karşındakinin gördüğüdür rengin… yaşadıklarını kar sayma: yaşadığın kadar yakınsın sonuna ne kadar yaşarsan yaşa, sevdiğin kadardır ömrün… gülebildiğin kadar mutlusun üzülme, bil ki ağladığın kadar güleceksin sakın bitti sanma her şeyi,sevdiğin kadar sevileceksin. güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın bir gün yalan söyleyeceksen eğer bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın… ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın güneşin seni ısıttığı kadar sıcak. kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın ve güçlü hissettiğin kadar güçlü. kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..işte budur hayat! işte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun çiçek sulandığı kadar güzeldir kuşlar ötebildiği kadar sevimli bebek ağladığı kadar bebektir ve her şeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren , sevdiğin kadar sevilirsin...
CAN YÜCEL
benim de en sevdigim şiirlerden biridir.paylaşımın için teşekkürlerr 
|
|
|
|
|
Logged
|
...KandeLam...
|
|
|
|
bengisunur
|
 |
« Yanıtla #17 : Ocak 18, 2008, 01:05:09 ÖÖ » |
|
ANLATAMIYORUM
Ağlasam sesimi duyar mısınız, Mısralarımda; Dokunabilir misiniz, Gözyaşlarıma, ellerinizle?
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel, Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu Bu derde düşmeden önce.
Bir yer var, biliyorum; Her şeyi söylemek mümkün; Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum; Anlatamıyorum. Orhan Veli KANIK
|
|
|
|
|
Logged
|
Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin. Uye ol yada Giris yap
|
|
|
|
bengisunur
|
 |
« Yanıtla #18 : Ocak 18, 2008, 01:05:50 ÖÖ » |
|
TUT ELLERİMDEN
Sırat’tan incedir sevda köprüsü Beraber geçelim, tut ellerimden Niyet ak güvercin, vuslat gökyüzü Beraber uçalım, tut ellerimden
Gönüldeki birlik kalkandır dışa Aldırma ayaza, yele, yağışa Giden ilkbahara, gelecek kışa Beraber göçelim, tut ellerimden
Birleşmek üzeredir şafakla, gurup Korku beklenilmez kapıda durup İster zehir olsun, isterse şurup Beraber içelim, tut ellerimden
Hatırla kaybolan hatıraları Elmastan ışıklı, altından sarı Zaman tortusundan işte onları Beraber seçelim, tut ellerimden
Çağır hayallerin en ötesini Yakından duyarsın aşkın sesini Sonsuz mutluluğun penceresini Beraber açalım, tut ellerimden
Şüphe “başlangıçtır” tır, karar “nihayet” Zamanı zamana etme şikâyet Kaçmak kurtuluştur diyorsan şayet Beraber kaçalım, tut ellerimden Abdurrahim KARAKOÇ
|
|
|
|
|
Logged
|
Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin. Uye ol yada Giris yap
|
|
|
ScHöN__aNqeL
Newbie
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 3
°?...?°•.¦.•°?мυ¢ιzєм σℓυямυѕυи ?°•.¦.•°?...?°
|
 |
« Yanıtla #19 : Ocak 18, 2008, 02:46:04 ÖÖ » |
|
OTUZ BEŞ YAŞ ŞİİRİ
Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder. Dante gibi ortasındayız ömrün. Delikanlı çağımızdaki cevher, Yalvarmak, yakarmak nafile bugün, Gözünün yaşına bakmadan gider. Şakaklarıma kar mı yağdı ne? Benim mi Allahım bu çizgili yüz? Ya gözler altındaki mor halkalar? Neden böyle düşman görünüyorsunuz; Yıllar yılı dost bildiğim aynalar? Zamanla nasıl değişiyor insan! Hangi resmime baksam ben değilim: Nerde o günler, o şevk, o heyecan? Bu güler yüzlü adam ben değilim Yalandır kaygısız olduğum yalan. Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız; Hatırası bile yabancı gelir. Hayata beraber başladığımız Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir; Gittikçe artıyor yalnızlığımız Gökyüzünün başka rengi de varmış! Geç farkettim taşın sert olduğunu. Su insanı boğar, ateş yakarmış! Her doğan günün bir dert olduğunu, İnsan bu yaşa gelince anlarmış. Ayva sarı nar kırmızı sonbahar! Her yıl biraz daha benimsediğim. Ne dönüp duruyor havada kuşlar? Nerden çıktı bu cenaze? Ölen kim? Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar. N'eylesin ölüm herkezin başında. Uyudun uyanamadın olacak Kim bilir nerde, nasıl, kaç yaşında? Bir namazlık saltanatın olacak. Taht misali o musalla taşında.
Cahit Sıtkı Tarancı
|
|
|
|
|
Logged
|
ѕєη gι∂єякєη єℓνє∂α вιℓє ∂ємє∂ιη αмα мαнѕєя güηü вєη ѕєηιη уσℓℓαяıη
|
|
|
|
canfeza
|
 |
« Yanıtla #20 : Ocak 22, 2008, 10:06:54 ÖS » |
|
CANFEZAM
Bir darbımeseldir canfezam bakışların Vurur beni Uzanırım da kadife saçaklarına Rüzgâr durdurur beni Şehrinde kaybolmuşum uzatmalı kirpiklerinin En leylâk kokuşunla, en şahin uçuşunla O körpe, o İstanbul endâmın kavurur beni Bu bir cefâ derbendi, kahır istilâsıdır Ellerin ufalar, tenhâlara savurur beni Şenliğinde aykırı yürüyüşlerin Eziyorsun göklerini Yine de ufuklarda bekletiyor gurur beni Bu hicran değişmeyen kaderimdir, umarım Biliyorum canfezâm, vuslat unutturur beni
NURULLAH GENÇ
|
|
|
|
|
Logged
|
"TAŞLARIN KALP ATIŞLARINI DUYANLAR YALNIZ ONLAR OKUR BENİM SÖYLEDİKLERİMİ"
|
|
|
|
GüL
|
 |
« Yanıtla #21 : Ocak 23, 2008, 08:34:11 ÖS » |
|
Ben Ne Zaman Seni Ansam
Ben ne zaman seni arasam Benden önce kalkıp gitmişliğini bulurum … Oysa en güzel yanıdır bir sandalyenin Saatlerce üstüne oturmuşluğun ! Masalarda kokun kalır , koridorlarda salınışın . Ve gülüşün yankılandıkça gözlerimde , Ben seni kapı eşiklerinde bekledikçe , Sensizlik gelir sevişir benimle … Ben ne zaman seni arasam İsminden hüzünlü “gitti” ler bulurum . Üzülmem , Seni sensiz beklemek en güzelidir … Adını assalar kara bulutlara Şaşırmam , Aslolan ıslanmaktır ama yine de Yağmanı beklemek en güzeli … Ben ne zaman seni arasam Arkandan el sallayışlar bulurum . Hiçbir gidiş bu kadar özletmez dönüşünü Serin gecelerde , en uyuduğum anda Sokulur , ısıtırsın ya göğsümü O kabuslardan geriye tebessümler kalır . Güldükçe , gülüşün gelir aklıma Ve bilirim ; Hiçbir gülüş bu kadar güzel durmaz dudakta … Ben ne zaman seni arasam Sensiz bugünler bulurum . Sabahları gecede unutmuşum çok mu Ben kendimi sende unutmuşum … Dost görünse de ; Yelkovandır tek düşmanı akrebin Geçmek bilmez saatler , saniyeler . Ben ne zaman yarın olsam , Dünkü sen olurum … Ben ne zaman seni arasam Hiçliğin gelir konar omzuma … Rakı masalarında mezelere karışır yalnızlığım Gözlerimde yaşlar , hüzünlü şarkılar Elimde sigaram , küllenen sevdam Somurtu damlar tabağıma Yüzümden düşen bin parça Sana aşıktır …
NOT:Bu şiirin kime ait olduğunu bilen var mı?
|
|
|
|
|
Logged
|
edep Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin. Uye ol yada Giris yap
|
|
|
|
MARİNAY85
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #22 : Ocak 23, 2008, 08:48:15 ÖS » |
|
Ne Zaman Seni Ansam hüzünlerim tazelenir bakışlarımda
Ne zaman seni ansam Bir kuş konar yüreğime uçurumlarda Taşır umut kırıntılarımı enginlere
Ne zaman seni ansam Hüzünlerim tazelenir bakışlarımda Donar dokunduğu her yerde
Ne zaman seni ansam Anımsamam aslında tek bir sahne İçinde senin olduğun belleğimde
Ne zaman seni ansam Ruhumda çoğalttığımın Sen olmadığını bilirim
Ama seni anarım yine de Anlam kattığın için benliğime
Zeliha Gökkan
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
bengisunur
|
 |
« Yanıtla #23 : Ocak 23, 2008, 11:16:13 ÖS » |
|
SENİ DÜŞÜNMEK
Seni düşünmek güzel şey, Ümitli şey, Dünyanın en güzel sesinden En güzel şarkıyı dinlemek Gibi bir şey… Fakat artık ümit yetmiyor bana, Ben artık şarkı dinlemek değil, Şarkı söylemek istiyorum.
Nazım Hikmet RAN
|
|
|
|
|
Logged
|
Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin. Uye ol yada Giris yap
|
|
|
|
bengisunur
|
 |
« Yanıtla #24 : Ocak 23, 2008, 11:16:46 ÖS » |
|
SEVİYORUM SENİ
Seviyorum seni, ekmeği tuza banıp yer gibi, Geceleyin ateşler içinde uyanarak, Ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi, Ağır posta paketini, neyin nesi belirsiz, Telâşlı, sevinçli, kuşkulu uçar gibi, Seviyorum seni, denizi uçakla ilk defa geçer gibi, İstanbul’da yumuşacık kararırken ortalık, İçimde kımıldanan bir şeyler gibi, Seviyorum seni “yaşıyoruz çok şükür” der gibi.
Nazım Hikmet RAN
|
|
|
|
|
Logged
|
Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin. Uye ol yada Giris yap
|
|
|
|
bengisunur
|
 |
« Yanıtla #25 : Ocak 23, 2008, 11:17:20 ÖS » |
|
SESSİZ GEMİ
Artık demir almak günü gelmişse zamandan Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan Hiç yolcusu yokmuş gibi, sessizce alır yol: Sallanmaz o kalkışta ne mendil, ne de bir kol Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli Biçare gönüller! Ne giden son gemidir bu! Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu! Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler; Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler. Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden Birçok seneler geçti; dönen yok seferinden.
Yahya Kemal BEYATLI
|
|
|
|
|
Logged
|
Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin. Uye ol yada Giris yap
|
|
|
|
canfeza
|
 |
« Yanıtla #26 : Ocak 24, 2008, 10:15:03 ÖS » |
|
EYLÜLÜN SESİYLE
Baylar! Bin dokuz yüz seksen birdeyiz Karşınızda eylülün sesi Ağustosa çekildi, eylülün sesi Birazdan konuşacak "Bu dünyada yaşamak can sıkıcı bir şeydir baylar."
Tepelerde bulamaçların kahverengi eridiği Eriyip sarı sarı aktığı bir mevsim Bir saat gibi işlerken avucumdaki güz çiçeği Yosunların kapılara usulca Tırmanıp yerleştiği Yani eylülün sesi, buysa çok iyi baylar.
Yaz geçti, sözgelimi midyelerden yorulduk Eni boyu belirsiz bir ıslaklıktan Upuzun gündüzlerden, sevimsiz otellerden Eylül ki, sorabilir mi Hüzünler iç kamaştırıyor, aşklarsa niye yoksul Bir asfaltın kuru sıcak soğuğundayız Oysa bir deniz feneri mevsimsiz ölür baylar.
Dahası Bu düğmesiz giysileri şöylece giymek Bir boşluuğu giyinmek mi olur Olsun İşte karşınızda ekimin sesi Kasımın sesi sonra Yağmurun eşliğinde -çocuğunu emziriyor yaz- Bundan böyle günlerimiz nasıl geçecek baylar.
Her şey o kadar dokunaklı ki Eylülsem, istemeden kırılıyorsam bazen Dağınık, renksiz bir mozayık gibiysem Üstelik yalnızsam bir de -telefonda kuş sesleri- Aynalardan duvarlara bir üzünç akıntısı Bu dünyada çekingen olmak çok iyi bir şeydir baylar.
Sonra bir kır kahvesi kendini okurken Masaları toplanmış, bardakları toplanmış Tam kendini okurken Derim ki bir semti iyi tanımak kadar İyi tanımal dünyayı Açın radyolarınızı: eylülün sesi Bu dünyada can sıkıntısının bir başka anlamı var baylar.
Elmalar silik silik kırmızı artık -olsun- Gözlerimiz tozlanmış, kirli Gizlisi yok, bu dünyada böyle sıkılmak iyi Sıkılmak iyi baylar Biz hazır tuttukça böyle İçi yangından alev alev Dışı buz tutmuş kalplerimizi.
Edip CANSEVER
|
|
|
|
|
Logged
|
"TAŞLARIN KALP ATIŞLARINI DUYANLAR YALNIZ ONLAR OKUR BENİM SÖYLEDİKLERİMİ"
|
|
|
|
sezersson
|
 |
« Yanıtla #27 : Ocak 24, 2008, 11:11:09 ÖS » |
|
Çok sevdiğim şiirlerden biri..  Aşk Şiiri Bu şiirin ilk misrasi Senin için yazildi ( ikincsini yazarken) Bilinmez kimi düşünecegim Gel de inan şimdi sen Aşk şiirine Sabahattin Kudret Aksal
|
|
|
|
|
Logged
|
İnsan her zaman kahraman olamaz ama her zaman insan olabilir
|
|
|
|
ceylan
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #28 : Ocak 25, 2008, 12:01:41 ÖÖ » |
|
MONA ROZA
Mona Rosa. Siyah güller, ak güller. Geyve`nin gülleri ve beyaz yatak. Kanadı kırık kuş merhamet ister. Ah senin yüzünden kana batacak. Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.
Ulur aya karşı kirli çakallar, Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa. Mona Rosa bugün bende bir hal var. Yağmur iri iri düşer toprağa, Ulur aya karşı kirli çakallar.
Açma pencereni perdeleri çek, Mona Rosa seni görmemeliyim. Bir bakışın ölmem için yetecek. Anla Mona Rosa ben bir deliyim. Açma pencereni perdeleri çek.
Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi, Bende çıkar güneş aydınlığına. Bir nişan yüzüğü bir kapı sesi. Seni hatırlatır her zaman bana. Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi.
Zambaklar en ıssız yerlerde açar Ve vardır her vahşi çiçekte gurur. Bir mumun ardında bekleyen rüzgar, Işıksız ruhumu sallar da durur. Zambaklar en ıssız yerlerde açar.
Ellerin, ellerin ve parmakların Bir nar çiçeğini eziyor gibi. Ellerinden belli olur bir kadın, Denizin dibinde geziyor gibi. Ellerin, ellerin ve parmakların.
Zaman ne de çabuk geçiyor Mona. Saat onikidir söndü lambalar Uyu da turnalar girsin rüyana, Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar. Zaman ne de çabuk geçiyor Mona.
Akşamları gelir incir kuşları, Konarlar bahçemin incirlerine. Kiminin rengi ak kiminin sarı. Ah beni vursalar bir kuş yerine. Akşamları gelir incir kuşları.
Ki ben Mona Rosa bulurum seni İncir kuşlarının bakışlarında. Hayatla doldurur bu boş yelkeni. O masum bakışların su kenarında. Ki ben Mona Rosa bulurum seni.
Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa. Henüz dinlemedin benden türküler. Benim aşkım uymaz öyle her saza. En güzel şarkıyı bir kurşun söyler. Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa.
Artık inan bana muhacir kızı, Dinle ve kabul et itirafımı. Bir soğuk, bir mavi, bir garip sızı Alev alev sardı her tarafımı. Artık inan bana muhacir kızı.
Yağmurdan sonra büyürmüş başak, Meyvalar sabırla olgunlaşırmış. Bir gün gözlerimin ta içine bak Anlarsın ölüler niçin yaşarmış. Yağmurdan sonra büyürmüş başak.
Altın bilezikler o kokulu ten Cevap versin bu kuş tüyüne. Bir tüy ki can verir gülümsesen, Bir tüy ki kapalı geceye güne. Altın bilezikler o kokulu ten.
Mona Rosa. Siyah güller, ak güller. Geyve`nin gülleri ve beyaz yatak. Kanadı kırık kuş merhamet ister, Ah senin yüzünden kana batacak. Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.
SEZAİ KARAKOÇ
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
bengisunur
|
 |
« Yanıtla #29 : Ocak 25, 2008, 12:04:57 ÖÖ » |
|
ÜÇÜNCÜ ŞAHSIN ŞİİRİ
Gözlerin gözlerime değince Felaketim olurdu ağlardım Beni sevmiyordun bilirdim Bir sevdiğin vardı duyardım Çöp gibi bir oğlan ipince Hayırsızın biriydi fikrimce Ne vakit karşımda görsem Öldüreceğimden korkardım Felaketim olurdu ağlardım Ne vakit Maçka'dan geçsem Limanda hep gemiler olurdu Ağaçlar kuş gibi gülerdi Bir rüzgar aklımı alırdı Sessizce bir cigara yakardım Kirpiklerini eğerdin bakardın Üşürdüm içim ürperirdi Felaketim olurdu ağlardım
Akşamlar bir roman gibi biterdi Jezabel kan içinde yatardı Limandan bir gemi giderdi Sen kalkıp ona giderdin Benzin mum gibi giderdin Sabaha kadar kalırdın Hayırsızın biriydi fikrimce Güldü mü cenazeye benzerdi Hele seni kollarına aldı mı Felaketim olurdu ağlardım
Atilla İlhan
|
|
|
|
|
Logged
|
Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin. Uye ol yada Giris yap
|
|
|
|