sehrayin
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 26
|
 |
« : Ocak 14, 2008, 04:04:17 ÖS » |
|
DEĞERLİ MESLEKTAŞLAR! OKUMASINI VE DİNLEMESİNİ EN ÇOK SEVDİĞİNİZ ŞİİR HANGİSİDİR? ŞİİRİN KENDİSİNİ, EN AZINDAN İSMİNİ VE YAZANI/OKUYANI YAZABİLİR MİSİNİZ?
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
GüL
|
 |
« Yanıtla #1 : Ocak 15, 2008, 09:42:54 ÖS » |
|
Desem ki Desem ki vakitlerden bir Nisan akşamıdır, Rüzgârların en ferahlatıcısı senden esiyor, Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini, Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim, Senden kopardım çiçeklerin en solmazını, Toprakların en bereketlisini sende sürdüm, Sende tattım yemişlerin cümlesini. Desem ki sen benim için, Hava kadar lazım, Ekmek kadar mübarek, Su gibi aziz bir şeysin; Nimettensin, nimettensin! Desem ki... İnan bana sevgilim inan, Evimde şenliksin, bahçemde bahar; Ve soframda en eski şarap. Ben sende yaşıyorum, Sen bende hüküm sürmektesin. Bırak ben söyleyeyim güzelliğini, Rüzgârlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber. Günlerden sonra bir gün, Şayet sesimi farkedemezsen, Rüzgârların, nehirlerin, kuşların sesinden, Bil ki ölmüşüm. Fakat yine üzülme, müsterih ol; Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini, Ve neden sonra Tekrar duyduğun gün sesimi gökkubbede, Hatırla ki mahşer günüdür Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.
Cahit Sıtkı Tarancı
|
|
|
|
|
Logged
|
edep Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin. Uye ol yada Giris yap
|
|
|
|
bengisunur
|
 |
« Yanıtla #2 : Ocak 15, 2008, 11:59:22 ÖS » |
|
BEKLENEN
Ne hasta bekler sabahı, Ne taze ölüyü mezar, Ne de şeytan bir günahı, Seni beklediğim kadar.
Geçti, istemem gelmeni, Yokluğunda buldum seni, Bırak vehmimde gölgeni, Gelme, artık neye yarar?
Necip Fazıl KISAKÜREK
|
|
|
|
|
Logged
|
Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin. Uye ol yada Giris yap
|
|
|
|
bengisunur
|
 |
« Yanıtla #3 : Ocak 15, 2008, 11:59:46 ÖS » |
|
SUSARAK
Güneş altında söylenmedik söz yokmuş… Bu yüzden geceleri söylüyorum sevdiğimi… Ne gece ne gündüz yokmuş söylenmemiş söz… Ben de söylenmişleri söylüyorum yeni biçimde… Hiçbir biçim kalmamış dünyada denenmedik… Ben de susuyorum sevgimi saklayıp içimde… Duyuyorsun değil mi suskunluğumu nasıl haykırıyor… Susarak sevgisini ilan eden çok var sevgilim… Ama bir başka seven yok benim sustuğum biçimde…
Aziz NESİN
|
|
|
|
|
Logged
|
Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin. Uye ol yada Giris yap
|
|
|
|
bengisunur
|
 |
« Yanıtla #4 : Ocak 16, 2008, 12:00:45 ÖÖ » |
|
HÜRRİYETE DOĞRU
Gün doğmadan, Deniz daha bembeyazken çıkacaksın yola. Kürekleri tutmanın şehveti avuçlarında, İçinde bir iş görmenin saadeti, Gideceksin. Gideceksin, ırıpların çalkantısında. Balıklar çıkacak yoluna, karşıcı; Sevineceksin. Ağları silkeledikçe, Deniz gelecek eline pul pul; Ruhları sustuğu vakit martıların, Kayalardaki mezarlarında, Birden, bir kıyamettir kopacak ufuklarda. Denizkızları mı dersin, kuşlar mı dersin; Bayramlar seyranlar mı dersin, Şenlikler cümbüşler mi? Gelin alayları, teller, duvaklar, Donanmalar mı? Hey… Ne duruyorsun be, at kendini denize: Geride bekleyenin varmış, aldırma; Görmüyor musun, her yanda hürriyet; Yelken ol, kürek ol, dümen ol, balık ol, su ol; Git, gidebildiğin yere…
Orhan Veli KANIK
|
|
|
|
|
Logged
|
Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin. Uye ol yada Giris yap
|
|
|
|
bengisunur
|
 |
« Yanıtla #5 : Ocak 16, 2008, 12:02:09 ÖÖ » |
|
ARKADAÅž
Bir kıvılcım düşer önce, büyür yavaş yavaş, Bir bakarsın volkan olmuş, yanmışsın arkadaş Dolduramaz boşluğunu ne ana ne kardaş, Bu en güzel, en sıcak duygudur arkadaş…
Ortak olmak her sevince, her derde, kedere Ve yürümek ömür boyu, beraberce el ele… Olmasın hiç o ta içten gülen gözlerde yaş Bir gün gelip ayrılsak bile seninle arkadaş…
Evet arkadaş, Kim olduğumu, ne olduğumu, Nerden gelip, nereye gittiğimi sen öğrettin bana. Elimden tutup karanlıktan aydınlığa sen çıkardın, Bana yürümeyi öğrettin yeniden, El ele ve daima ileriye…
Bir gün, Bir gün birbirimizden ayrı düşsek bile Biliyorum, hiçbir zaman ayrı değil yollarımız; Ve aynı yolda yürüdükçe, Gün gelir ellerimiz yine dostça birleşir, Ayrılsak bile kopamayız.
Olmasın hiç o ta içten gülen gözlerde yaş Bir gün gelip ayrılsak bile seninle arkadaş…
Åžanar YURDATAPAN
|
|
|
|
|
Logged
|
Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin. Uye ol yada Giris yap
|
|
|
|
bengisunur
|
 |
« Yanıtla #6 : Ocak 16, 2008, 12:02:32 ÖÖ » |
|
DEĞİL
Bilmem ki nasıl anlatsam; Nasıl, nasıl, size derdimi! Bir dert ki yürekler acısı, Bir dert ki düşman başına, Gönül yarası desem… Değil! Ekmek parası desem… Değil! Bir dert ki… Dayanılır şey değil. Orhan Veli KANIK
|
|
|
|
|
Logged
|
Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin. Uye ol yada Giris yap
|
|
|
|
bengisunur
|
 |
« Yanıtla #7 : Ocak 16, 2008, 12:03:33 ÖÖ » |
|
BEN SANA MECBURUM
Ben sana mecburum bilemezsin Adını mıh gibi aklımda tutuyorum Büyüdükçe büyüyor gözlerin Ben sana mecburum bilemezsin İçimi seninle ısıtıyorum
Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor Bu şehir o eski İstanbul mudur Karanlıkta bulutlar parçalanıyor Sokak lâmbaları birden yanıyor Kaldırımlarda yağmur kokusu Ben sana mecburum sen yoksun
Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur İnsan bir akşam vakti ansızın yorulur Tutsak ustura ağzında yaşamaktan Kimi zaman ellerini kırar tutkusu Birkaç hayat çıkarır yaşamasından Hangi kapıyı çalsa kimi zaman Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu
Fatih’te yoksul bir gramafon çalıyor Eski zamanlardan bir Cuma çalıyor Durup köşe başında deliksiz dinlesem Sana kullanılmamış bir gök getirsem Haftalar ellerimde ufalanıyor Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem Ben sana mecburum sen yoksun
Belki haziranda mavi benekli çocuksun Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden Belki Yeşilköy’de uçağa biniyorsun Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor Belki körsün kırılmışsın telâş içindesin Kötü rüzgâr saçlarını götürüyor
Ne vakit bir yaşamak düşünsem Bu kurtlar sofrasında belki zor Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden Ne vakit bir yaşamak düşünsem Sus deyip adınla başlıyorum İçin sıra kımıldıyor gizli denizlerin Hayır başka türlü olmayacak Ben sana mecburum bilemezsin
Attilâ İLHAN
|
|
|
|
|
Logged
|
Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin. Uye ol yada Giris yap
|
|
|
SECRETLOVE
Newbie
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 37
HAYATIN GERİ AL TUŞU YOKTUR. INDUSTRIOUS
|
 |
« Yanıtla #8 : Ocak 16, 2008, 04:13:59 ÖS » |
|
Her şey sende gizli: yerin seni çektiği kadar ağırsın kanatlarının çırpındığı kadar hafif… kalbinin attığı kadar canlısın gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç... Sevdiklerin kadar iyisin nefret ettiklerin kadar kötü… ne renk olursa olsun kaşın gözün karşındakinin gördüğüdür rengin… yaşadıklarını kar sayma: yaşadığın kadar yakınsın sonuna ne kadar yaşarsan yaşa, sevdiğin kadardır ömrün… gülebildiğin kadar mutlusun üzülme, bil ki ağladığın kadar güleceksin sakın bitti sanma her şeyi,sevdiğin kadar sevileceksin. güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın bir gün yalan söyleyeceksen eğer bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın… ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın güneşin seni ısıttığı kadar sıcak. kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın ve güçlü hissettiğin kadar güçlü. kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..işte budur hayat! işte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun çiçek sulandığı kadar güzeldir kuşlar ötebildiği kadar sevimli bebek ağladığı kadar bebektir ve her şeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren , sevdiğin kadar sevilirsin...
CAN YÜCEL
|
|
|
|
|
Logged
|
ANI YAÅžA ! . . .
|
|
|
ÅŸimali
Newbie
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 3
"Bir insanı sevmekle başlar her şey..."
|
 |
« Yanıtla #9 : Ocak 17, 2008, 02:33:37 ÖS » |
|
ANLAR
Eğer, yeniden başlayabilseydim yaşamaya, ikincisinde daha çok hata yapardım. Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım. Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar. Çok az şeyi ciddiyetle yapardım. Temizlik sorun bile olmazdı asla. Daha çok riske girerdim, seyahat ederdim daha fazla. Daha çok güneş doğuşu izler, daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim. Görmediğim bir çok yere giderdim. Dondurma yerdim doyasıya, Daha az bezelye. Gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine. Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardan olurdum. Farkında mısınız bilmem, yaşam budur zaten. Anlar, sadece anlar, siz de "an"ı yaşayın. Hiçbir yere, yanına; termometre, su, şemsiye ve paraşüt almadan gitmeyen insanlardanım ben. Yeniden başlayabilseydim, ilkbaharda, papuçlarımı atardım. Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayakla. Bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır, çocuklarla oynardım, bir şansım olsaydı eğer... Ama işte, 85'imdeyim ve biliyorum... Ölüyorum...
Jorge Luis Borges
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
sezersson
|
 |
« Yanıtla #10 : Ocak 17, 2008, 05:33:38 ÖS » |
|
Annemle Hasbihal
Anne, zannetme ki günler geçti de değişti evvelki huyum gitgide Bir hırçın çocuğum, değişmez huyum Seneler geçse de ben yine buyum Senden umuyorum teselli yine Bugün şefkatine, muhabbetine zanneder misin ki yok ihtiyacım? Belki eskisinden daha muhtacım Dünyanın tükenmez kederlerinden kalbim kırılsa da böyle derinden Hayatım büsbütün ye'se kapılmaz Teselli bulurum içimde biraz, o derin sevgini hatırlarım da Her gece hıçkıran dudaklarımda hasretle anılan senin adın var Anne, hayatımda bir tek kadın var. Beni aldatmadı, sevdi daima Gittikçe ruhumu saran bu humma başka sevgilerden yadigar anne! Sevmeyen sevenden bahtiyar anne! Sorma ki başımdan çok şey geçti mi? Ah... eğer anlatsam sergüzeştimi, nasıl terkedildim Nasıl atıldım Anne aldatıldım, aldatıldım Belki her zamankinden fazla severken, bir lahza bahtiyar olayım derken Bilmezsin kaç gece böyle ağladım Şimdi tecrübem var artık anladım Aşk, o bir masal, yalanmış meğer Seven bir kalp için sığınılacak yer Yalnız o kucakmış, yalnız o dizmiş İnsanlar ne kadar merhametsizmiş
Orhan Seyfi Orhon
|
|
|
|
|
Logged
|
İnsan her zaman kahraman olamaz ama her zaman insan olabilir
|
|
|
|
sezersson
|
 |
« Yanıtla #11 : Ocak 17, 2008, 05:35:20 ÖS » |
|
Aynadaki Hayalime
Akmayan yaşlarla sıcacık yüzün; Yavrum, bugün seni pek ölgün gördüm. Gözünde bir küçük noktadır hüzün, Neş'eni ne bugün, ne de dün gördüm.
Eğri dallar gibi halsiz, yorgunsun, Birikmiş sulardan daha durgunsun, Görünmez bıçakla içten vurgunsun, Seni öz yurdunda bir sürgün gördüm.
Geçti bir cenaze peşinde ömrüm; Bilemem, vardığın neresi, bugün? Hergün yürüdüğün kadar yürüdün, Arkasından kendi ölünün; gördüm.
Necip Fazıl Kısakürek
|
|
|
|
|
Logged
|
İnsan her zaman kahraman olamaz ama her zaman insan olabilir
|
|
|
|
sezersson
|
 |
« Yanıtla #12 : Ocak 17, 2008, 05:36:29 ÖS » |
|
Güzel Havalar
Beni bu güzel havalar mahvetti, Böyle havada istifa ettim Evkaftaki memuriyetimden. Tütüne böyle havada alıştım, Böyle havada aşık oldum; Eve ekmekle tuz götürmeyi Böyle havalarda unuttum; Şiir yazma hastalığım Hep böyle havalarda nüksetti; Beni bu güzel havalar mahvetti.
Orhan Veli Kanık
|
|
|
|
|
Logged
|
İnsan her zaman kahraman olamaz ama her zaman insan olabilir
|
|
|
|
sezersson
|
 |
« Yanıtla #13 : Ocak 17, 2008, 05:37:18 ÖS » |
|
Tren Sesi
Garibim; Ne bir güzel var avutacak gönlümü, Bu şehirde, Ne de bir tanıdık çehre; Bir tren sesi duymaya göreyim, İki gözüm İki çeşme.
Orhan Veli Kanık
|
|
|
|
|
Logged
|
İnsan her zaman kahraman olamaz ama her zaman insan olabilir
|
|
|
|
sezersson
|
 |
« Yanıtla #14 : Ocak 17, 2008, 05:38:04 ÖS » |
|
Çukur
Bilerek mi yanına almadın giderken başının yastıkta bıraktığı çukuru Güveniyordum oysa ben sevgimize vapur iskelesi ya da tren istasyonundaki saatin doğruluğu kadar Beni senin gibi bir de annem terketmişti ki göbeğimde durur onun yokluğundan bana kalan çukur
Sunay Akın
|
|
|
|
|
Logged
|
İnsan her zaman kahraman olamaz ama her zaman insan olabilir
|
|
|
|