Öğretmenler Forumu
Ekim 06, 2008, 04:33:19 ÖS *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: TİYATROYA GÖNÜL VEREN USTALAR  (Okunma Sayısı 197 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
aa_şş_kk
Moderator
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 811


Türkçe Sevdalısı


Üyelik Bilgileri WWW
« : Temmuz 10, 2008, 09:40:58 ÖÖ »

ACLAN SAYILGAN

2 Haziran 1924 yılında İzmir'de doğdu. 1942-43 yıllarında İzmir İnönü Lisesi'nden mezun oldu. 1948 yılında Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü'nü bitirdi. Ankara Devlet Tiyatrosu'nda oyuncu ve yönetmen olarak pek çok oyunda görev aldı.
Dostoyevski'nin "Budala", Reşat Nuri Güntekin'in "Akş*m Güneşi", Julis Ençik'in "Darağacının Gölgesinde", Kafka'nın "Yargı ve Ceza Sömürgesi" eserlerini oyunlaştırdı. "Tutuklama" ve "Deprem" adında iki romanı olan Aclan Sayılgan, 1989 Mayısında tiyatrodaki görevinden emekli oldu. Aclan Sayılgan 6.9.2001.tarihinde İzmir'de hayata gözlerini yumdu

ADİLE NAŞİT

Ünlü sinema ve tiyatro oyuncusu Adile Naşit, 17 Haziran 1930’da İstanbul’da doğdu. Asıl adı Adile Keskiner’dir. Tiyatro oyuncusu Amelya Hanım ile ünlü komedyen Naşit’in kızıdır. Babasının ölümü üzerine öğrenimini yarım bırakarak, 1944 yılında İstanbul Şehir Tiyatrosu Çocuk Tiyatrosu’na girdi. Herşeyden Biraz oyunuyla sahneye çıktı. Aynı yıl Halide Pişkin’in grubuyla İstanbul’da turneye çıktı. Daha sonra Muammer Karaca’nın tiyatrosuna girdi. 1948’de komedi oyuncuları Aziz Basmacı ve Vahi Öz’le birlikte kurdukları toplulukta 1951 yılına kadar çalıştı. Yine 1948 yılında Lüküs Hayat filmiyle sinema oyunculuğuna başladı. 1950’de, kendisi gibi tiyatorcu olan Ziya Keskiner ile evlendi. 1954’te yeniden Muammer Karaca tiyatrosuna döndü ve 1960’a dek burada çalıştı. 1961’de, eşi Zİya Keskiner ve abisi Selim Naşit Özcan ile birlikte, Naşit Tiyatrosu’nu kurdular. Bu topluluğun dağılmasından sonra 1963’te girdiği Gazanfer Özcan-Gönül Ülkü tiyatrosunda, 1975’e kadar aralıksız olarak çalıştı.

Adile Naşit, sinemaya ikinci ve asıl girişini 1970’lerde yaptı. 1976’da İşte Hayat adlı filmdeki rolüyle, Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazandı. Bu, Türk sinemasında, ‘star’ olmayan bir başoyuncunun kazandığı ilk ödüldü. Hababam Sınıfı filmlerinin birçoğunda, müstahdem kadın rolüyle yeraldı ve buradaki oyunculuğuyla da büyük beğeni kazandı. 1978’de Uluslararası Sanat Gösterileri’nin tiyatro ve müzikallerinde rol almaya başladı. 1981 yılında TRT televizyonunda Uykudan Önce isimli bir çocuk programı yapmaya başladı. Bu programda anlattığı masallar ve öykülerle, çocukların gönlünde taht kurdu. Gerek sinema filmlerinde, gerekse oyunlarda, basit, saf, iyi yürekli kadın tiplemesini başarıyla oynadı ve kendine has bir üslûpla yenileyerek karakteristik hale getirdi. Adile Naşit, 11 Aralık 1987’de İstanbul’da öldü.

BEDİA MUVAHHİD
1897 yılında İstanbul'da doğdu. İstinaf Mahkemesi Müddet-i Umumi'lerinden Şekip Bey'in kızıdır. Moda'da Dame de Sion Mektebi'nde ve Kadıköy'deki Terakki Lisesi'nde okudu. 1921'de Erenköy Kız Lisesi'nde Fransızca öğretmenliğine başladı. Sanat yaş*m*na 1908'de atıldı. 1914'te yeni kurulan Darülbedayi'ye girdi. 1923'te "Ateşten Gömlek" filminde "Ayşe" rolünü oynayarak, Türk sinemasının Neyyire Ertuğrul'la birlikte gözüken ilk kadın oyuncu oldu. 1918'de Ahmet Muvvahhit'le evlendi. 1937'de eşi ölünce, Ferdi İtatzer ile evlendi. Uzun süre Şehir Tiyatroları'nda çalıştı. Tiyatronun yanı sıra sinema oyunculuğunu da sürdürdü.
Filmleri arasında Ateşten Gömlek, İstanbul Sokaklarında, Karım Beni Aldatırsa, Söz Bir Allah Bir, Beklenen Şarkı, Paydos, Gülmeyen Gözler, Son Beste, Yaşlı Gözler, Cumbadan Rumbaya, Çapkınlar, Belalı Torun, Bir Gecelik Gelin, Gönül Ferman Dinlemez, Erkek Fatma Evleniyor, Kötü Tohum, Sıralardaki Heyecan, Barut Fıçısı, Halk Çocuğu, İstanbul Kaldırımları, Bozuk Düzen, Hep O Şarkı, Sokak Kızı, Üvey Ana bulunuyor.

BEHİÇ AK

1956 yılında Samsun'da doğdu. Yıldız Üniversitesi ve İTÜ'nde mimarlık okudu. 1982 yılından beri Cumhuriyet gazetesinde "Kim Kime Dum Duma" adlı çizgi bant karikatürü çizmektedir. 1986'dan beri çocuk kitapları da yapmakta olan Behiç Ak'ın Japonya'da ve Türkiye'de yayınlanmış birçok çocuk kitabı vardır. Devlet ve Şehir Tiyatroları'nda sahnelenmiş olan tiyatro oyunları da bulunmaktadır. BİNA adlı oyunu, 1993 yılında Kültür Bakanlığı Özel Ödülü'ne, 1996'da Şehir Tiyatrosu'nda sahnelenen "AYRILIK" adlı oyunu ise aynı yıl Cevat Fehmi Başkut Ödülü'ne layık görülmüştür. 1994 yılında, "Türk Sinemasında Sansürün Tarihi - Siyahperde" adlı bir belgesel filmin yönetmenliğini yaptı. Bu film, 1994 yılında Ankara Film Festivali'nde, En İyi Belgesel Film Ödülü'nü kazandı.

CAHİDE SONKU

1916 yılında Yemen Sana'da doğdu. Tiyatro çalışmalarına Halkevleri Tiyarosu'nda başlayan Sonku, bir süre İstanbul Belediye Konservatuarına devam etti. 1932 İstanbul Şehir Tiyatrosun astajyer oyuncu olarak girdi ve bir yıl sonra Yedi Köyün Zeynebinde sahneye çıktı. Aynı yıl Muhsin Ertuğrulun yönettiği Söz Bir Allah Bir filmiyle sinemaya adım attı. Tanınmasını ise 1937 tarihli Bataklı Damın Kızı Aysel adlı film sağladı.

Tiyatro çalışmaları Strindberg, Tolstoy, Shakespeare Çehov gibi yazarların oyunlarında rol almaya devam etti. 1949'da Fedakar Ana filmiyle yönetmenliğe de başladı. İki yıl sonra artık şöhretin doruğundayken kendi yapım şirketini kurdu. Bu şirket adına 1951 yılında eşi Talat Artemel ve Sami Ayanoğlu ile birlikte Vatan ve Namık Kemal'i yönetti. Bu film, Yıldız Dergisinin o yıl açtığı yarışmada en iyi film Cahide Sonku ise en iyi kadın oyuncu seçildi.

1954'te Orhon Murat Arıburnu ve Sami Ayanoğlu'yla birlikte yönettiği ve Zeki Mürenin ilk kez kamera karşısına geçtiği Beklenen Şarkı hem Sonku'nun ününe ün kattı hem de Zeki Müren'i sinemaya kazandırdı.

Bir yangın sonucu Cahide Sonku büyük zarar gördü film şirketinin bütün filmleri yandı, servetini büyük ölçüde yitirdi. Bu arada alkol kullanımı arttı. Dormen Tiyatrosuna katıldıysada alkole olan aşırı düşkünlüğü nedeniyle buradan da ayrıldı. Cahit Irgatla birlikte Cahitler Tiyatrosunu kurdu. Ancak bu da uzun ömürlü olamadı. 1963-64 sezonunda Şehir Tiyatrosuna döndü. Ancak bir süre sonra buradan da uzaklaştırıldı.

Yaş*mının geri kalan kısmını , alkol ve yoksulluk içinde geçirdi. 18 Mart 1981’de İstanbul’da kalp krizi geçirerek hayata veda etti. En önemli filmleri Bataklı Damın Kızı Aysel, Şehvet Kurbanı (Muhsin Ertuğrul), Vatan ve Namık Kemal (Sami Ayanoğlu), Beklenen Şarkı (Orhon M. Arıburnu), İlk ve Son (Atıf YılmAZ)

ÇOLPAN İLHAN

Çolpan İlhan... Oyuncu - Yönetmen - Kostüm Tasarımcısı

Küçük Sahne'de "Bir Sadri Alışık Tiyatrosu"

İstiklal Caddesi'nin ünlü pasajları vardır. Her yerde tanınırlar. Örneğin, kime sorarsanız Atlas Pasajı'nı bilir. Bilmeyen de ayıp eder doğrusu. Bu ünlü pasajın, demir çerçeveli kapılarından girince bir tarafta Atlas sinemasını görürsünüz diğer tarafta ise Küçük Sahneyi. Sinema da sezonun filmleri gösterilir. Kimileri sıradandır, kimileri unutulmaz. Küçük Sahne' de ise tüm oyunlar, düş dünyasının birer kahramanlarıdır ve hepsi unutulmazdır.
Küçük Sahne son iki yıldır, Sadri Alışık Tiyatrosu' nun oyun kahramanlarını, tiyatro izleyicisi buluşturuyor.

Çolpan İlhan, Sadri Alışık Tiyatrosu' nun kurucusu. Ünlü oyuncunun , sanata katkısı ve emeği , eşinin desteğiyle böylece karşılığını buluyor. Tiyatro' nun bu anlamlı başlangıcının izleyiciye bir başka katkısı daha var: Çolpan İlhan' ı yeniden tiyatro sahnesinde görmek. İlhan, oyunculuğunun yanında Tiyatro' ya, özel kostümleri ile de katılım sağlıyor.

Şimdi adı Mimar Sinan Üniversitesi olan "Güzel Sanatlar Akademisi" mezunu Çolpan İlhan. Akademi yıllarında İstanbul' da ki konservatuarın tiyatro bölümüne de devam etmiş. Akademide kurdukları bir de "Akademi Tiyatrosu" var: "Amatör bir tiyatro kurmuştuk. İlk oyunumuz da Modern Antigon'du. Ses getiren bir oyun olmuştu. Özellikle benim için. Her yerde yazıldı, çizildi ki o dönemde birer öğrenciydik yalnızca. Bu oyunun ardından Küçük Sahne' den oyunculuk için teklif aldım. Fakat talebeydim. Ailemde, oyunculuk için akdeminin bitmesini şart koşmuştu. " O yıl Çolpan' a tiyatro için "evden" izin çıkmaz. Bir sene sonra Akademi Tiyatrosu ile yeni bir oyunun hazırlıklarına başlarlar. Bu arada grup, Antigon' la Balıkesir' de düzenlenen Gençlik Festivali' ne katılır. Küçük Sahne, teklifini yineler. Aynı dönemde yönetmen Şakir Sırmalı " Kamelyalı Kadın" filminin çekim hazırlıklarını yapmakta ve genç bir kadın oyuncu aramaktadır. Yazar Orhan Hançerlioğlu' nun "Balıkesir' de böyle bir kız var" önerisi, Çolpan' ın, o yazı "Kamelyalı Kadın" olarak geçirmesini sağlayacaktır.

'Ancak bu sefer de karşıma yine aynı sorun çıkmıştı" diyerek sürdürüyor sözlerini. "Ailem, Ağabeyim Atilla İlhan, öbür ağabeyim ve babam bir aile toplantısı yaptılar. Ve sonuçta beni mutlu etmek adına, babam izin verdi. Ama yine de önümde okulu bitirme şartı vardı." "Peki, izin vermeselerdi sinema oyunculuğu başalmayacak mıydı?" diyorum, gülümsüyor "Belki olmayabilirdi" diyor. "Böyle bir direniş gösterip, ailemi hiçe sayamayabilirdim. Çünkü biz birbirine bağlı bir aileyiz."

Çolpan İlhan, ilk profosyenel oyununu 1957-58 sezonunda Küçük Sahne' de oynar: "Sevgili Gölge". Oyunda İlhan' a, Münir Özkul ve Uğur Başaran eşlik eder. Aynı yıl Büyükada' da "Kamelyalı Kadın' ı" çeker. Bu filmin ardından, Çolpan' ın hayatına 300' e yakın film girecektir.

Küçük Sahne' de üç yıl boyunca tiyatro yapar sanatçı. Sonra, dağılır Küçük Sahne. Müfit Ofluoğlu ile Sabahattin Kudret Aksal' ın "Tersine Dönen Şemsiye" sini, Oda Tiyatrosu' nda sahneler. Kent Oyuncuları ile Güner Sümer' in "Yarın Cumartesi"yi yapar. "Baharın Sesi", "Nalınlar" ve "Aptal Kız"ı da Kenterler' le beraber sahneler. "Üç, dört yıl onlarla birlikte çalıştım. Sonra Kerem doğdu. Ben de bir süre tiyatroya ara verdim. Arada bir de Arena Tiyatrosu ile yaptığım bir oyun var. Bir süre sonra sinema ağırlık kazandı ve tiyatrodan koptum." Yıl, 1965' tir.

1977-78' e kadar sinema oyunculuğu yapar Çolpan İlhan. Bu yıllarda başlayan "Türkücü" ve "seks" filmleri furyası, nitelikli pek çok oyuncuyu olduğu gibi onu da sinemadan uzaklaştırır. Böylece hayatında yeni bir pencere açılacaktır: Moda "Çizimler yapıyorum. Ben, insanları çok severim. Bu işte, çok güzel iletişimler kurdum. Yaptığım işler beğenildi ve bir müşteri potansiyelim oluştu. İşimi ilerletip, butikler açtım." Bugün, tam 25 yıldır "modacı" Çolpan İlhan.

Küçük Sahne' de Bir Sadri Alışık Tiyatrosu
Sadri Alışık' ın hastalık dönemi bir "mücadele" olur İlhan için. Eşini kaybettikten sonra da muhakkak o' nun için birşeyler yapmak ister. Küçük Sahne, belki de bu düşünceye en uygun yerdir: "Küçük Sahne, benim için çok nostaljikti. Orada Sadri ile birlikte oynamıştık. Boştu da yani iyi değerlendirilmiyordu. Kültür Bakanlığı' na müraacat ettim. Yaklaşık iki yıldır, Sadri Alışık Tiyatrosu' nu belli bir çizgide götürüyoruz. Sadri' nin, isminin bize hem çok faydası var hem de beni mutlu ediyor. Tiyatro, Anadolu' da Sadri Alışık isminden dolayı büyük ilgi görüyor. Seyirciler, Sadri' nin kapıdaki fotoğrafını seviyorlar. Yani onlarda çok benimsediler bizi." Tiyatro' nun bir başka özelliği de Selim İleri gibi yazarların romanlarını "tiyatro teksti" haline getirip, sahnelenmesi. "Selim İleri, bir romancıdır. Bizimle birlikte tiyatro yazarıda oldu. İlk defa biz oynadık, oyunlarını. Yavuz Özkan da öyle. Yani bir yerde tiyatro yazarı da çıkarmış oluyoruz. Ben, tüm bunlardan mutluluk duyuyorum."
Sadri Alışık Tiyatrosu, kurulduğundan bu yana dört tane oyun sergiler: "Allahaısmarladık Cumhuriyet", "Herkesin Bildiği Sırlar", "Mihri Müşvik" ve "Karşı penceredeki kadın".

Sadri Alışık Misyonu
Sadri Alışık Tiyatrosu' nun oyunları, henüz sanatçının misyonunu taşımıyor. "Böyle bir oyun bulup, sahneleyemedim" diyerek açıklıyor Çolpan İlhan bunun nedenini. "Sadri' nin geçmişinde çok uzun bir tiyatro mazisi var. Aşağı yukarı 300 oyunda, sahne almış. Sinema da 600' ü aşkın filmi var. Sadri, her rolü bünyesinde halledebilen nitelikli bir oyuncuydu. İnsanlar onu, halka dönük tiplemeleri ile sevdi. Henüz böyle bir oyun bulup, sahneleyemedim. Böyle bir oyunu sahneleyecek insan da çok önemli çünkü... Ama, O' nun misyonuna uygun, nitelikli bir oyun bulup, önümüzdeki sezon sergilemek istiyorum." "Sadri Alışık' ın hayatını anlatan bir proje var mı?" diye soruyorum: "Yok.. Ama belki bir yazarla böyle bir çalışma yapabiliriz" diyor sanatçı. "Aslında düşünmedim değil. Kerem' le böyle bir şey yapalım diye.. Ama henüz proje haline gelmedi. film olabilir. Sadri' nin çok inişli, çıkışlı, renkli bir oyunculuk serüveni var çünkü."
Heyecan Verici Bir İş: Kostüm
Çİolpan İlhan, yalnızca Sadri Alışık Tiyatrosu' nun kostümlerini yapmıyor. Bu sezon Kenter Tiyatrosu' nun sergilediği "Maria Calas"ın kostümlerinde de O' nun imzası var. ": "Allahaısmarladık Cumhuriyet"in kostümleri ise Afife Jale Ödülü' ne aday gösterilmiş. Kostüm yapmak İlhan için, tiyatro bütünlüğü içinde heyecan verici bir iş. En son kostüm çalışmasını şu sıralar sergilenen "Karşı penceredeki Kadın" için yapmış. "Karşı penceredeki Kadın, çok güzel bir oyun. Yaşamdan bir kesit. Bu nedenle hepimizin yaş*mında giydiğimiz, çok doğal, normal kıyafetler giydirdim oyunculara. "Mihri Müşvik" ve "Allahaısmarladık Cumhuriyet"çok daha karmaşık tabii.. Ama hiç zor değil. Hele çalıştığınız insanlarla karşılıklı anlaşma mümkünse çok daha rahat ve iyi çalışmalar ortaya koyabiliyorsunuz."
Söz "Mihri Müşvik" ve "Halide Edip"e gelince ikimizde heyecanlanıyoruz. "Mihri Müşvik"i de, Halide Edip' i de ben oynamıştım" diyor sanatçı. "Halide Edip' in kişiliğini araştırdığım zaman hayran kaldım. Lisede okurken, romancı olarak tanıdığım bir Halide Edip vardı yalnızca. Ama oyununu, kişiliğini canlandırmaya gelince ciddi bir araştırmaya girdim ve hayran oldum. Mihri Müşvik, çok ilginç bir kişiliktir" diyor Çalışma, kusursuz , ilkelerinden ödün vermeyen, hırçın, zaman zaman kavgacı, müthiş bir düş dünyası olan, kendisiyle dalga geçebilen, enteresan bir kadın çıktı. O kadını, oyunun kuralları içinde yansıtmaya çalıştım." Oyunda Halide Edip anılarına döner ve herşeyi yeniden yaşar. "Ya, Mihri Müşvik?" diyorum benim de hayran olduğum ve oyununu kendime kızarak kaçırdığım sanatçı için: "Mihri Müşvik, çok ilginç bir kişiliktir diyor Çolpan İlhan. "Mihri 10-12 yaşlarında babasının arkadaşı olan Besim Paşa' ya aşık olur. Oysa Besim Paşa kadınlardan hoşlanmıyordur. Mihri Müşvik, Besim Paşa' nın resimlerini yapmaya başlar. Ama erkek vücudu konusunda hiçbir fikri yoktur. Bu nedenle resimlerinin üstünü erkek yapar, altını ise kadın. Daha sonra o dönemin Osmanlı İstanbul' una Viyana' dan bir sirk gelir. Sirkteki Aslan terbiyecisine aşık olur, peşine takılır, sahte pasaportla İtalya' ya gider. Bu yeni tanıdığı ülkede resimler yapmaya başlar. Tek arzusu vardır; Papa' nın resmini yapmak. Yapar da. Aynı zamanda Osmanlı' da Sultan Hamid, tahttan indirilir. Bunun üzerine İstanbul' a döner ressam. Döndüğünde, İstanbul' da ilk Güzel Sanatlar Akademisi' ni kurar. Akademide kız talebelere resim sanatını öğretir ve çıplak modelle çalışma imkanı sağlar. Tüm bunlar o dönem için çok ilerici çalışmalar. Bu arada Tevfik Fikret' e aşık olur, portresini yapar. Mihri Müşvik, kafasına koyduğunu yapan, değişik, takıntılarından çok çabuk bıkan, takıldığı zamanda sonuna kadar giden, enteresan bir kadın. Sonra İtalya' ya döner. Orada, meşhur bir halk kahramanına aşık olur. Parasız kalır. Resim yaparak geçinir. Halk kahramanı sayesinde Papa' nın resmini yapmayı başarır. Bu arada Müşvik Selami adında siyasi politika okuyan ve kendi ponsiyoneri olan bir gençle evlenir. Karı koca biraz fazla alkole vururlar. Müşvik Selami' den sıkılır. Paris' e gider. Uzun yıllar Paris' te yaşar. 1939' da Amerika' dadır. Hayatının sonu Amerika' da gelir. Türkiye' de bir paşa kızıdır halbuki. Gözleri görmediği halde resim yapmayı sürdürür. Mihri, hep kalbinden gördüğü resimleri yapmıştır çünkü. Sonu, çok dramatik; Amerika' da ölür ve yoksullar mezarlığına gömülür."
Mihri Müşvik bu yaz, Adana, Mersin ve Bolu' ya konuk olacak. Önümüzdeki sezonsa Küçük Sahne' de Sadri Alışık Tiyatrosu' nun perdeleri, bu inanılmaz kadın ressam ve yeni oyunlar için açılmaya devam edecek...

Logged


KPSS hatırası

Türkçe Öğrt.

"Türkçem Sevdamdır"
aa_şş_kk
Moderator
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 811


Türkçe Sevdalısı


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #1 : Temmuz 10, 2008, 09:41:47 ÖÖ »



HALDUN TANER
Türk oyun yazarı, hikayeci, deneme yazarı, gazeteci.


(1915 İSTANBUL – 1986 İSTANBUL)

Almanya'da Heidelberg Üniversitesi'nde siyasal bilgiler okudu. Yurda dönünce (1938) İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Alman Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi (1950), Edebiyat Fakültesi'nde tiyatro desrleri verdi. Tercüman ve Milliyet gibi gazetelerde günlük yazılar yayınladı. "Devekuşu Kabare Tiyatrosu"nu kurdu (1986), 1983 Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü'nü (Pertev Naili Boratav'la) aldı.



Çağdaş Türk tiyatrosunun en önde gelen temsilcilerinden olan Taner, geleneksel Türk tiyatrosu ile epik tiyatronun bir bileşimini yaratmaya çalışmıştır. Taner'in oyunları, önce toplumsal tiyatronun, sonra politik tiyatronun, daha sonra da müzikli tiyatro ile politik kabare tiyatrosunun örneklerini birleştirerek, çağdaş halk tiyatrosunun örnekleri ile birlikte “çağdaş halk tiyatrosu”nun ortak paydası altında toplanabilir. Taner'in değişen toplumsal değerleri, eski yeni çatışmasını ele alan gerçekçi toplumsal oyunlarını, epik tiyatro teknikleri ile göstermeci seyirlik ve açık oyun özellikleri taşıyan politik gülmece oyunları izlemiştir.

Yüzeyde politikacı tipini eleştiren "Günün Adamı" (1949), geçmişin anılarını deşerken o günün anlamını bulgulayan yaşlı bir siyasetçiyi anlatan "Dışardakiler" (1952), bir sanatçının kapılaşmış çevresiyle çatışmasını yansıtan "Değirmen Dönerdi" (1958), tarihsel bir olayın öykülenmesini kuşaklar arası ayrımlar içinde gösteren "Lütfen Dokunmayın" (1960), toplumsal değişimler sürecindeki kişileri ortak çevreleri içinde gösteren "Fazilet Eczanesi" (1960), küçük burjuva hümanizmini bir aile örneğinde sergileyen "Huzur Çıkmazı" (1962), gecekondu yaş*mındaki toplumsal-ekonomik çelişkileri bir kahramanlık parodisi içinde veren "Keşanlı Ali Destanı" (1964), küçük insanın sömürülüşünü tarihsel dönemlerle örneklendirerek yeren "Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım" (1964), Lukianos'un bir masalına dayanan ve sömürü mekanizmasını eleştiren bir siyasal alegori olan "Eşeğin Gölgesi" (1965), geleneksel tiyatro öğeleri içinde müzikli bir oyun olan "Zilli Zarife" (1966), Mınakyan Tiyatrosu, Ahmet Vefik Paşa tiyatrosu ve Kel Hasan Tuluat Tiyatrosu’nun Moliere'in George Dandin oyununun oynanışı örneğinde vererek, Türk halk tiyatrosunun “biçim sorunsalı”nı işleyen "Sersem Kocanın Kurnaz Karısı" (1971), sanatçı ile toplum arasındaki ilişkiyi ele alan "Ayışığında Şamata" (1978), Haldun Taner’in başlıca oyunları arasındadır. Sanatçının kabare oyunları da şöyle sıralanabilir: "Vatan Kurtaran Şaban" (1968), "Astronot Niyazi" (1970), "Dün ve Bugün" (1972), "Aşk-ü Sevda" (1973), "Yar Bana Bir Eğlence" (1975), "Ha Bu Diyar" (1974).

HALDUN DORMEN
1928 yılında Mersin’de doğdu. Uzun yıllar tiyatro oyunculuğu yaptı. Oyunlar sahneye koydu. 1966'da sinemaya geçti ve yalnızca iki film yönetti. Bozuk Düzen (1966). Güzel Bir Gün İçin (1967)

Hakkında Yazılanlar

1.1955'ten 1995'e Dormen Tiyatrosu'nun 40 Yılı
Kerem Atabeyoğlu
Yapı Kredi Yayınları / Seçmeler - Ustalar - Portreler Dizisi

GAZANFER ÖZCAN

1931 yılında İstanbul'da doğdu. İlkokulu Cihangir Firuzağa İlkokulu'nda, ortaokulu Beyoğlu Ortaokulunda, liseyi Beyoğlu Taksim Erkek Lisesi'nde tamamladı. Lisedeyken oynadığı "Hisse-i Şayia" adlı oyundaki Bican Efendi rolüyle tiyatroyla tanıştı. İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları'nın Çocuk Bölümü'nde 1962 yılına kadar çalıştı. 1962 yılında Gönül Ülkü ile evlendi ve Gönül Ülkü-Gazanfer Özcan Tiyatrosu'nu kurdu.

DEMET AKBAĞ

Belediye Konservatuarı Tiyatro Bölümünü bitirdi. 1983 yılında Gönül Ülkü-Gazanfer Özcan Tiyatrosu' nda profesyonel oldu. Sırasıyla Kent Oyuncuları, Hadi Çaman Yeditepe Oyuncuları, Devekuşu Kabare, Dormen Tiyatrosu ve Ortaoyuncular gibi özel tiyatro topluluklarında, 1987 yılından başlayarak da çeşitli TV programlarında çalıştı.

Aynı yıl Magazin Gazetecileri Derneği tarafından yılın televizyon yıldızı seçildi. 1993 yılında Antalya Film Festivali'nde, " Tersine Dünya " adlı filmindeki rolüyle Altın Portakal Ödülü'nü aldı. 1995 yılında İsmail Dümbüllü, 1996, 1997, 1998 ve 2000'de Altın
Kelebek, Yılın Komedi Sanatçısı ve 1996, 1997 yıllarında da Magazin Gazetecileri Derneği Komedi Sanatçısı ödüllerini aldı. Kuruluşundan ( 1995 ) bu yana " BKM Oyuncuları "ndaki oyunculuk görevini sürdürmektedir.

Sanatçı, Zeki Ökten' in " Davacı " ve Ersin Pertan' ın " Tersine Dünya " filmlerinde rol aldıktan sonra, son olarak Yılmaz Erdoğan' ın " Vizontele " isimli filminde rol almıştır.

GÜZİN ÖZİPEK TEZEL

1925 yılında İstanbul'da doğdu. 1944 yılında Ses Tiyatrosu'nda "Hava Civa" opereti ile sahneyle tanıştı. Ses Tiyatrosu dışında Karaca, Gülriz Sururi & Engin Cezzar, Küçük Sahne, Gen-Ar, Dormen, Ali Poyrazoğlu ve misafir oyuncu olarak da Şehir Tiyatroları'nda 50'den fazla oyunda rol aldı. Bu oyunlar arasında "Lüküs Hayat", "Deli Dolu", "Yaygara 70" gibi operetler ve "Keşanlı Ali Destanı", "Cibali Karakolu", "Fuar Yıldızı", "Uy Balon Dünya" gibi müzikalleri sayabiliriz.
1950 yılında sinema çalışmalarına başladı. Sinemada 200'ü aşan filmde rol aldı. Bunlar arasında "Uçurtmayı Vurmasınlar", "Gramofon Avrat", "Yaprak Dökümü", "Yarın Cumartesi" var. Güzin Özipek sanat yaş*m*na televizyon dizisi "Bizimkiler"deki babaanne tiplemesiyle devam etti. Uzun yıllar sürdürdüğü bu karakter onun tanınmasına neden olan rol oldu. Güzin Özipek 12 Ağustos 2000 tarihinde "yaygın lenf bezi tümörü"ne yenik düşerek hayata gözlerini yumdu.

Güzin Özipek 1950 yılında sinema sanatçısı Aydın Tezel ile evlendi ve bu evlilikten Ahmet ve Mehmet adında iki oğlu oldu.


YILDIZ KENTER
1928 yılında İstanbul'da doğdu. Gerçek adı Ayşe Yıldız Kenter'dir. Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü'nden mezun oldu. Sanat yaş*m*na 1948'de Ankara Devlet Tiyatrosu'nda, "On İkinci Gece" oyunuyla atıldı. On yılı aşkın süreyle Devlet Tiyatrosu'nda çalıştı. Tiyatro bilgisini geliştirmek için Amerika ve İngiltere'ye gitti. Bir süre Ankara Devlet Konservatuvarı'nda öğretim görevlisi olarak görev aldı. 1959'da Devlet Tiyatrosu'nda sahneye çıktı. Daha sonra kardeşi Müşfik Kenter'le birlikte, Kent Oyuncuları Topluluğu'nu kurdu. 1963'de Kadınlar Birliği tarafından "Yılın Sanatçısı" seçildi. 1959, 1961 ve 1964'te "İlhan İskender Armağanı"nı kazandı. 1964'te "Ağaçlar Ayakta Ölür", 1966'da "İsyancılar", 1974'te "Kızım Ayşe", filmlerindeki rolleriyle Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "En Başarılı Yardımcı Kadın Oyuncu" ödülünü, 1981'de de "Devlet Sanatçısı" unvanını aldı.
Tiyatroda 100'e yakın oyun sahneleyen Yıldız Kenter, 40 yıla yakın bir süredir sahne hocalığı yapıyor. 1989 yılında Korsika, Bastia Film Festivali'nde "Hanım" filmindeki rolüyle en iyi kadın oyuncu ödülü aldı. 1991 yılında tiyatro sanatına hizmetlerinden ötürü Uluslararası Lions Kulübü tarafından The Melvin Jones ile ödüllendirildi. İki kez Ulvi Uraz en iyi kadın oyuncu, üç kez de aynı dalda Avni Dilligil Ödülü'ne layık görüldü. 1994 yılında "Konken Partisi" oyunundaki rolü ile "Olağanüstü Yorum" ödülünü aldı.

Filmleri arasında "Vatan İçin", "Ağaçlar Ayakta Ölür", "İsyancılar", "Pembe Kadın", "Fatma Bacı", "Ablam", "Kızım Ayşe" vardır.

YILMAZ ERDOĞAN
1967, Hakkari.
İlk, orta ve lise öğrenimini Ankara´da tamamladı. İTÜ İnşaat Mühendisliğini kazandı fakat ağır basan tiyatro tutkusu eğitimini yarıda bırakmasına neden oldu.Tiyatroya Ferhan Şensoy´un 'Nöbetçi Tiyatrosu'nda başladı, daha sonra Levent Kırca´nın 'Olacak O Kadar' adlı televizyon programında başyazar olarak görev yaptı.

TRT´de yayınlanan 'Umut Taksi' adlı diziyi yazdı ve bu dizide oyuncu olarak rol aldı. · Tiyatroda dolu dizgin giden Erdoğan daha sonra Türkiye´nin en büyük oyuncu kadrosuna sahip olan 'Gereği Düşünüldü' isimli oyunu yazdı; bu oyun 4 yıl kapalı gişe oynadı.Bu oyundan sonra tiyatro çalışmalarına Yasemin Yalçın Tiyatrosu´nda başlayan Yılmaz Erdoğan 'Haşlama Taşlama' ve yine bu tiyatroda 5 yıl sahnelenen 'Kadınlık Bizde Kalsın' adlı oyunları yazdı.

Yılmaz Erdoğan tiyatro yaş*m*na bundan sonra ortağı Necati Akpınar ile birlikte kurduğu Beşiktaş Kültür Merkezi´nde devam etti. Burada yine başrollerini Demet Akbağ ile paylaştığı 'Bir Demet Tiyatro' adlı diziyi yazdı. 'Otogargara' ise son olarak yazdığı müzikaldi ve tiyatro severlerin yoğun ilgisiyle 4 yıl kapalı gişe oynadı. Bu arada son iki yıldır yine kendisinin yazdığı ve oynadığı tek kişilik 'Cebimdeki Kelimeler' adlı oyunu Beşiktaş Kültür Merkezi´nde sahnelendi.

İlk albümü 'Kayıp Kentin Yakışıklısı´nda ´Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam´ diyen tiyatro dünyasının önemli isimlerinden, küçük büyük herkesin ´Mükremin Abi´si Yılmaz Erdoğan´ın 'Kayıp Kentin Yakışıklısı' adlı bir şiir kaseti Prestij Müzik etiketiyle müzik marketlerde yerini aldı.Bu albüm Yılmaz Erdoğan´ın yazdığı 17 şiirden ve bu şiirlere eşlik eden Metin Kalender, Nizamettin Ariç ve Ali Aykaç´ın bestelediği ezgilerden oluşuyor.

Erdoğan´ın albümünde şiirler, Türk Sanat Müziği´nden örnekler, türküler etnik müzikler gibi geniş bir müzik yelpazesi eşlik ediyor ve sanatçının kendi sesinden kısa bir türkü de bulunuyor. Yılmaz Erdoğan´ın bu ilk şiir albümünün yönetmenliğini Metin Kalender üstlendi.Kaset piyasaya çıkışının ilk haftasında 100.000´lik satış tirajına ulaştı ve şiir albümleri kategorisinde önemli bir yer edindi. Erdoğan´ın zekice ve nice motiflerle işlenmiş, kendine özgü üslubuyla yazdığı hüzün ağırlıklı şiirleri dinleyenleri yoğun bir duygu karmaşasına sürükleyecek.

Senaryosunu yazdığı ve yönetmenliğini paylaştığı Vizontele filmi büyük başarı kazandı.
Logged


KPSS hatırası

Türkçe Öğrt.

"Türkçem Sevdamdır"
SOKAK_LAMBASI
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2709

KONYA MATEMATİK


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : Temmuz 10, 2008, 09:44:48 ÖÖ »

paylaşım için teşekkkürler..!
Logged

Hiç bir şeyin değişmesini istemiyorsanız, daha çok devrim görürsünüz..!
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Gazeteler hosting

 

S   0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 

51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 

 

yıllık plan Edebiyat Edebiyat Edebiyat Edebiyat Okul Öncesi ÖSS KPSS SBS Yemek Tarifleri Yemek Tarifleri Türkçe Tarih Felsefe Coğrafya Matematik Geometri Biyoloji Kimya Sağlık ÖSSSS Fizik ingilizce Sbs Gebelik Matematik Weblopedi Oteller chat sağlık evden eve nakliyat evden eve nakliyat Haberler
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.6 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!