Öğretmenler Forumu
Eylül 05, 2008, 11:35:52 ÖS *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara GiriÅŸ Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: "FotoÄŸrafçılık" hakkında bilgiler ve dikkat edilmesi gerekenler  (Okunma Sayısı 313 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
gul_guzeli
Moderator
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2794



Üyelik Bilgileri
« : Åžubat 24, 2008, 11:18:27 ÖÖ »

"Doğru pozlandırma"
Pozlandırmayı üç etken belirler: filmin ışığı olan duyarlılığı ya da "hızı" (Uluslararası Standartlar Organizasyonu [ISO] tarafından verilen sayılarla belirlenir) objektif diyaframının açıklığı (f sayısı ile ayarlıdır); ve obtüratörün açık kalma süresi ya da "enstantane" (saniyenin kesirleri olarak ölçülür: 1/1000 sn vb.). Doğru pozlandırmanın elde edilmesi, özellikler fotoğrafçılığa yeni başlayanlar için oldukça zordur. Bu konuda, zaman zaman deneyimli profesyoneller bile hata yapabilir. Öte yandan günümüzün yarı ya da tam otomatik pozlandırma programlı fotoğraf makineleri diyafram ve enstantaneyi otomatik olarak ayarlar ve genellikle iyi verirler. Buna karşın belirli bir konuyu çekerken etkin bir görüntü elde edebilmek için tek bir enstantane ve diyafram açıklığı birleşimine bağlı kalmak gerekmez. Bu yüzden fotoğraf makinesi seçerken, pozlandırması elle (manuel olarak) ayaralanabilen, hiç değilse bir diyafram ya da enstantane öncelikli pozlandırma programı olan bir makine tercih edilmelidir.
Gerekli ışığın film düzlemi üzerine düşürülmesi işlemidir. Doğru poz değerini sizin hesaplamanız gerekir. Çünkü çekeceğiniz fotografın duygusunu hangi poz değerlerinin daha iyi vereceğini sizden daha iyi kimse bilemez. Çektiğiniz fotografın en önemli bölümü görülmesini istediğinizden daha açık görünüyorsa fazla pozlandırdınız daha koyu görünüyorsa az pozlandırdınız demektir.


f22.845.68111622enstantane1/10001/5001/2501/1251/601/301/151/8

Yukarıdaki tablodaki f ve enstantane değerlerinden eşit miktarda ışık geçer. Yani f:5.6 1/125 değerlerinde geçen ışık miktarı f:8 1/60, f:11 1/30 veya f:16 1/15 değerlerinde geçen ışık miktarları aynıdır.
Pozlandırmada önemli olan hangi değerleri seçeceğimiz. Yukarıdaki tabloda düşük enstantane ve f değerlerini (f:22 1/18) seçersek. Bize alan derinliği fazla olan bir görüntü sunacaktır. Ama 1/8 lik poz süresi makinayı oynatmadan tutmamız gerektiğini söyleyecektir. Bu durumda elle yapılacak çekimlerde görüntünün bozulmasına neden olacaktır. Yine yukarıdaki tabloda f:2 1/1000 değerlerinde yapacağımız çekimde diyafram açıklığı en büyük değerde olmasına karşın 1/1000 lik poz süresi film düzlemine düşecek ışık miktarının yeterli olmadığı durumu yaratacak bu da konumuzun görüntüsünün fotografta belli belirsiz çıkmasına neden olacaktır. Çekeceğimiz konu ne kadar hareketli ise o derece yüksek enstantane değerleri kullanarak hareketi dondurabiliriz.
Bazı fotoğraf makinelerinin kademesiz enstantane ayarları verdır; yani, belirtilen sayıların arasında da enstantane ayarı yapmak mümkündür.

Logged




YARADILIŞIMDA FEVKALADELİK VARSA,TÜRK OLMAMDAN
KAYNAKLANMAKTADIR
gul_guzeli
Moderator
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2794



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : Åžubat 24, 2008, 11:19:03 ÖÖ »

Paralaks hatası: Paralaks hatası, kompakt makinelerde objektifle vizör görüntülerinin birbirine uymamasından kaynaklanır. Bu tür makinelerde konunun vizördeki çizgilerin içinde kalmasına dikkat edin.

Avantajlar


Kompaktlarda, oldukça az ışıkta bile vizör görüntüsü parlaktır.
Kompaktlar küçük, hafif ve taşınması kolay makinelerdir.
Tam otomatik modelleri size "nişanla-ve-çek" fırsatı verirler. Amatör ve şipşak çekimler için idealdir.
Yansıtmalı aynası olmadığı için çekim sırasıda daha sessizdir.
Kompaktlar her enstantenede flaşla kullanılabilir.
Birçok fotoğrafçı elle ayarlanabilen kompaktlardeki net ayarı sistemini tercih etmektedirler.
Dezavantajlar

Birçok kompakt makinenin en büyük zayıflığı yakın çekimlerdeki paralaks hatasıdır.
Kendiliğinden flaşı olan birçok modelde çekilen insan resimleri "kırmızı-göz" oluşturmaya yatkındır.
Konuyu objektiften bağımsız bir vizörden baktığınız için objektifin önünü kapatmışsanız bunu fark edemezsiniz.
Objektife takılan filtrelerin etkileri vizörden görülmez.
Kompakt fotoğraf makinelerini, elleri büyük olan insanların rahatça kullanması zordur.
__________________
« Son Düzenleme: Åžubat 24, 2008, 11:21:40 ÖÖ Gönderen: gulguzeli » Logged




YARADILIŞIMDA FEVKALADELİK VARSA,TÜRK OLMAMDAN
KAYNAKLANMAKTADIR
gul_guzeli
Moderator
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2794



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : Åžubat 24, 2008, 11:19:40 ÖÖ »

SLR sistemi: Büyük SLR markaları çok çeşitli objektiflere ve aksesuara sahiptir.

Ayar düğmelerinin yerleşimi: Fotoğraf makinelerinin giderek daha otomatikleşmesi birçok ayar düğmesinin biçim ve yerleşiminde kökten değişiklikleri gerektirmiştir.

Avantajlar


Filme kaydedilen şey vizörden gördüğünüzün aynısıdır.
Işığa duyarlı algılayıcılar yalnız objektife gelen ışığı ölçtüğü için ışık ölçümüı kesin ve doğrudur.
Objektiflerin ve aksesuarların çeşitliliği SLR'leri çok yönlü ve her işe elverişli bir makine haline getirir.
Pilleri çalışmasa bile SLR'lerin çoğu yine de bir enstantane seçeneği verir.
Çeşitli seçenekler sunan çok sayıda model bulunmaktadır. Gelişmiş SLR'lerde elektronik ve optik mühendisliğindeki en son yenilikler bulunmaktadır.
Dezavantajlar

Çekim sırasında kompakt makinelerden daha çok gürültü çıkarır. Bunun nedeni bu tür makinelerde filmi pozlandırmadan önce, ışığı vizör ekranına yönelten yansıtmalı aynanın aradan çekilmesinin gerekmesidir.
SLR'lerin mekanik karmaşıklığı kompaktlardan daha çok arızaya neden olabilir.
Tam otomatik kompakt makinelere göre, daha ağırdır ve kullanımı zordur.
Genellikle pahalı makinelerdir.
Flaş senkronizasyonu, sadece belirli enstantaneler için mümkündür
Logged




YARADILIŞIMDA FEVKALADELİK VARSA,TÜRK OLMAMDAN
KAYNAKLANMAKTADIR
gul_guzeli
Moderator
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2794



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : Åžubat 24, 2008, 11:29:28 ÖÖ »

Karanlık ortamlarda ise flaş, çok dikkatli kullanılması gereken bir ışık kaynağıdır Objektifin görüş açısı ile aynı yönde ışık verdiğinden, meydana gelen aydınlatma güçlü bir el fenerini karanlıkta bir insanın yüzüne tututuğunuzda elde edeceğiniz aydınlatmanın neredeyse aynısıdır. Gölgeler serttir. Herşey önden aydınlandığı için derinlik duygusu yoktur. İnsanlar, nesneler hacimsiz görünürler. Karşınızda yansıtıcı bir yüzey varsa rahatsız edici parlamalar oluşabilir. Ayrıca, insanların gözlerinde ünlü kırmızı göz etkisi oluşabilir. Yakındaki nesneler çok aydınlık, arkalardaki nesneler çok karanlıktır. Kısacası, flaş aslında iyi bir ışık kaynağı değildir. O halde: Zorunlu kalmadıkça flaş kullanmayın. Makinenizde kımızı göz önleme sistemi varsa, insan fotoğrafları çekerken devreye sokun. Yoksa, çekimden hemen önce güçlü bir ışık kaynağına bakmalarını sağlayın, ya da çekim sırasında objektife baktırmayın. Flaşınızın etki uzaklıklarını makinenizin kullanım kılavuzundan öğrenin ve daha uzakta yer alan konuları çekmeyin. Flaşın etki uzaklığının kullandığınız filmin hızına bağlı olarak değiştiğine dikkat edin. Daha uzaklarda yer alan konuları (örneğin kalabalık grupları) görüntülemekte zorluk çekiyorsanız, daha yüksek hızlı bir film kullanın.
« Son Düzenleme: Åžubat 24, 2008, 11:31:11 ÖÖ Gönderen: gulguzeli » Logged




YARADILIŞIMDA FEVKALADELİK VARSA,TÜRK OLMAMDAN
KAYNAKLANMAKTADIR
gul_guzeli
Moderator
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2794



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #4 : Åžubat 24, 2008, 11:34:21 ÖÖ »

Tüm dünyada insanların büyük bir çoğunluğu renkli negatif film kullanmaktadır. Çünkü, renkli negatif film daha ekonomiktir, baskı yaptırılması, çoğaltılması paylaşılması kolaydır. Kişisel beğenilere bağlı olarak siyah-beyaz filmlerde kullanılabilirler. Siyah-beyaz fotoğraflar daha çok sanatsal görünse de banyo işlemi dahazordur. Çekilen fotoğraflar bir projeksiyon makinesi ile perdeye yansıtılarak izlenmek isteniyorsa, diapozitif ya da slayt film kullanılması gerekir. Ancak diapozitif film ile hatasız fotoğraf çekmek biraz daha zordur. Film satın aldığınızda, kutusunun üzerinde bazı değerler görürsünüz: ISO 100, ISO 400 gibi. Bu değerler filmin hızı, yani ışığa duyarlılığı ile ilgilidir. Eğer hiçbir tercih belirtmezseniz, satıcı size büyük olasılıkla ISO 100 değerinde, normal hızlı bir film verecektir. Ancak, normal hızlı film bol ışıklı ortamlarda iyi sonuç verirken, ışığın az olduğu ortamlarda, gece çekimlerinde, ve hareket dondurmak istediğiniz (spor karşılaşmaları vb.) durumlarda yetersiz kalabilir. Böyle durumlarda daha yüksek hızlı bir film kullanabilirsiniz. Bu sayede daha karanlık ortamlarda fotoğraf çekebilir, hızlı hareket eden insanların ilginç görüntülerini yakalayabilir, gece çekimlerinde flaşla daha uzak mesafeleri aydınlatabilirsiniz. Yüksek hızlı film kullanmanın tek sakıncası, fazla büyütülen fotoğraflarda, görüntüyü oluşturan taneciklerin biraz kumlu görünmesidir. Ancak son yıllarda film üretiminde meydana gelen teknolojik gelişmeler sayesinde bu sorunda ortadan kalkmaktadır. Bu nedenle, sağladıkları avantajları dikkate alarak genelde daha yüksek hızlı filmler önerilir
__________________
Logged




YARADILIŞIMDA FEVKALADELİK VARSA,TÜRK OLMAMDAN
KAYNAKLANMAKTADIR
gul_guzeli
Moderator
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2794



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : Åžubat 24, 2008, 11:36:57 ÖÖ »

Işık, fotoğrafçının en önemli malzemesidir. Fotoğraf makinenizi tanıdığınız kadar, ışığın nasıl davrandığını da iyi bilmeniz gerekir. Işığın rengi ve aydınlatma biçimi önemlidir. Piyasada satılan filmlerin büyük bölümü gün ışığında kullanıldıklarında doğru renkler verecek biçimde üretilmişlerdir. Ancak gün ışığının rengi hep aynı değildir. Sabah çok erken saatlerde ve gün batımı yaklaştığında, günışığı renk değiştirir. Film ışıktaki renk değişimlerine karşı gözlerimizden çok daha fazla duyarlıdır. Bu nedenle, sabah çok erken saatlerde çekilen fotoğraflar mavi-mor, gün batımı yaklaştığında çekilen fotoğraflar daha kırmızı tonlarda çıkar. Aynı şekilde, ampul ışığı ile aydınlanmış mekanlar bize normal görünse de, böyle yerde flaşsız çekilen fotoğraflar turuncu çıkar! Bu ille de bir hata demek değildir. Işıktan dolayı fotoğrafta belli bir rengin hakim olması, fotoğraflara özel bir duygu da katabilir. Işığın konuya hiç bir engelle karşılaşmadan, doğrudan ulaşması (örneğin bulutsuz bir gökyüzünde parlayan güneş ya da flaş ışığı), çok sert gölgeler oluşturur. Konu üzerinde ışığı alan ve almayan bölümler arasında çok büyük bir ton farkı olur. Buna yüksek kontrast adı verilir. Işık kontrastının yüksek olması fotoğraflarda genellikle çok dramatik bir sonuç verir. Dramatik etkiyi arttırmak için gün ışığının geliş yönü ile dik açı oluşturarak fotoğraflar çekebiliriz. Böylece konunun bir yanı aydınlık, diğer yanı gölge olacaktır. Dramatik etkiyi azaltmak için ise, güneşi arkanıza alarak konunun aydınlıkcephesini görüntüleyebilir, ayrıca fotoğraf makinanızda varsa, dolgu flaşı özelliğini kullanabilirsiniz. Dolgu flaşı, gün ışığında bulunmanıza karşın flaşın çakması ve sert gölgeleri yumuşatmasıdır.
Logged




YARADILIŞIMDA FEVKALADELİK VARSA,TÜRK OLMAMDAN
KAYNAKLANMAKTADIR
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediÄŸiniz yer:  

Gazeteler hosting

 

S   0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 

51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 

 

yıllık plan Edebiyat Edebiyat Edebiyat Edebiyat Okul Öncesi ÖSS KPSS SBS Yemek Tarifleri Yemek Tarifleri Türkçe Tarih Felsefe Coğrafya Matematik Geometri Biyoloji Kimya Sağlık ÖSSSS Fizik ingilizce Sbs Gebelik Matematik Weblopedi Oteller chat sağlık evden eve nakliyat evden eve nakliyat
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!