Öğretmenler Forumu
Ekim 13, 2008, 05:13:19 ÖS *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: AKŞAM LİSESİNE GİDİYORUM LÜTFEN YARDIM...  (Okunma Sayısı 858 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
SUNASU
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1


Üyelik Bilgileri
« : Aralık 18, 2007, 08:24:56 ÖS »

UYGARLAR ZAMANINDAKİ MİMARİ YAPI,
UYGURLAR ZAMANINDAKİ YERLEŞİK HAYAT VEYA UYGURLAR ZAMANINDAKİ DİN VE İNANIŞ HAKKINDA 10 SAYFALIK BİR ÖDEV İSTENDİ
GOOGLE DEN BAŞLIK ALTINDA GİRİYORUM AMA BİR SONUÇ ALAMADIM YARDIMCI OLABİLİR MİSİNİZ?Huh???
TEŞEKKÜRLER
Logged
MARİNAY85
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : Aralık 18, 2007, 11:18:51 ÖS »

UYGARLAR ZAMANINDAKİ MİMARİ YAPI,
UYGURLAR ZAMANINDAKİ YERLEŞİK HAYAT VEYA UYGURLAR ZAMANINDAKİ DİN VE İNANIŞ HAKKINDA 10 SAYFALIK BİR ÖDEV İSTENDİ
GOOGLE DEN BAŞLIK ALTINDA GİRİYORUM AMA BİR SONUÇ ALAMADIM YARDIMCI OLABİLİR MİSİNİZ?Huh???
TEŞEKKÜRLER



UYGUR MİMARİ SAN’ATI

Maniheist mabetler, kubbe ve köşe tromplarıyla İran ateşgâhları biçiminde yapılıyordu. Hoça’da bir saray harabesinde tonozlu ve kubbeli kısımlar görülür. Duvarlar, yontulmamış taşlardan harçla örülmüştür. Sirkip’te kule biçiminde bir yapı, nişler içerisinde Buda figürleri ile bir Hint Stupasından başka bir şey değildir. Buda ve Mani dinleri gibi Hint ve İran mimarî şekilleri de yan yanadır. Hoça yakınında bulunan kubbeli yapılar mezar anıtlarıdır. Kubbe İran’dan gelmiş olabilir, fakat bu zamanlarda İran’da mezar yapısı yoktur. Zerdüşt dininde ölülerin gömülmesi düşünülmeyeceğinden mezar fikri doğmamıştır. Uygurlar bu kuleli mezar yapılarıyla ilk türbeleri meydana getirmiş oluyorlar. Komul civarında İli-Köl’de mabet olması gereken diğer bir kubbeli yapıda tromp yerine köşeye ilk def’a bir üçgen konulmuştur ki, bu, İran’da bilinmeyen bir şeydir. Halbuki Türk üçgenleri daha sonraları Selçuklu ve Osmanlı mimarisinde önemli bir rol oynamıştır. Uygurlar umumiyetle iki kanatlı kapı ile açılan ve küçük bir evcik şeklinde giriş yeri olan, etrafı yarı yükseklikte duvarla çevrili evlerde oturuyorlardı. Evler, yarım metre yükseklikte bir tuğla duvar üzerinde yükseliyor, uzun kenarın ortasından bir merdiven yukarı götürüyordu.

Asıl ev çok def’a tek katlı duvarlar masif örgülü, pencereler ilk zamanlarda yuvarlak kemerli, sonraları dört köşeliydi. Bayramlarda evin dört köşesine dışarıdan kızıl kahverengi perdeler konulup bunlar duvar köşelerinde toplanıp düğümleniyordu. Çin evlerini andıran ağır, kiremitli, dik sırtlı çatının iki ucu bir kuş biçiminde nihayetleniyordu. Çin’de bu ejder başıdır. Dik sırtın ortasında Çin’deki gibi çok def’a alev şeklinde inciden bir nazarlık yükseliyordu.

 Çatı süslü ve kırmızı renkliydi. Fakat Çin’deki gibi ağır bir dekorla yüklenmemişti. Bir üst kat yapılırsa bu, çok def’a hafif korkuluklarla pavyon biçiminde oluyordu. Çevre duvarları ile ev arasında ağaçlarla bahçe, binek ve yük hayvanları için yer bulunuyordu. Odalarda renkli döşemeler veya halılar vardı. Uygurlar, 30 cm yükseklikte alçak banklar üzerinde veya yerde oturuyorlardı. Doğu Türkistan’da, eski Uygur ülkesinde, kayalara oyulmuş binlerce mabet vardır. Bunların duvarları ve tavanı fresklerle süslüydü. Fresklerden çoğu Alman Turfan araştırıcıları tarafından sökülerek Berlin Etnoğrafya Müzesi’nde duvarlara yerleştirilmiştir. Son harpte bunların büyük bir kısmı yok olmuş, fakat kitaplarda resimleri kalmıştır. Fresklerin konusu esas itibariyle Budizm’dir.
.....




Logged
MARİNAY85
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : Aralık 18, 2007, 11:19:42 ÖS »




.UYGUR MİMARİSİ-
İlk yerleşik yaşama geçen Türk toplumunun Uygurlardır.Bu yüzden ilk mimari örnekler ve düzenli kentler bu dönemde görülür.Kentler savaşlar nedeniyle surlarla çevrilidir.

- Uygurlarda görülen dinsel mimarinin en ilginç örneklerini Budacılık zamanında yapılan STUPA’lar oluşturur.

Örnek : Sirkip te bulunan Stupa (Pagoda)

 -Uygurların mimariye getirdiği en önemli yenilik ise :

* Kubbeli mezar anıtları yani türbeler ve

* Köşelerden kubbeye üçgen geçiş elemanı kullanmaktır.

STUPA : Asya uygarlıklarında görülen kule biçiminde tapınak .

TROMP :Köşelerden kubbeye geçişi sağlayan çeyrek küre şeklinde mimari eleman....

Logged
MARİNAY85
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : Aralık 18, 2007, 11:21:46 ÖS »





....Bilhassa Uygur Türkleri zamanında (9. yüzyıl ve sonrası yazılan eserler, meydana getirilen tomarlar ve kitaplarda minyatür tekniğine uygun resimler bulunmaktadır. Uygur Türkleri öteki soydaşlarına göre şehir medeniyetine bağlı kaldıklarından Turfan, Karahoçu, Bişbağ gibi şehirlerde yapılan kazılar, bazı duvar resimlerini, bulunan din ve ticaretle ilgili kitaplarsa kitap resimlerini meydana çıkarmıştır. Türklerin Çin’de bütün o ülkeyi idare eden sülâleler kurdukları devirlerde ise Çin san’atı üzerinde geliştirici tesirler yaptığı öteden beri bilinen bir gerçektir. ...



Logged
MARİNAY85
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : Aralık 18, 2007, 11:28:24 ÖS »




ek

....Uygur dönemlerinde Budizm etkileri görülmektedir. Ta-pa Türklerinin Budist olduğu ve ipek yolu üzerinden bu inancın batı ve doğu Türkleri arasında yayılmaya başladığı bilinmektedir. Bununla birlikte Türk sanatına ilişkin en net ve kalıcı verileri Göktürklerde bulmak mümkündür. Göktürklerden kalma Orhun yazıtları, anıtsal heykelcikler, sunaklar, mezar yapıları bunlara örnektir. Kurganlarda eyer takımları üzerine hayvan motifleri ve av sahneleri olan süs eşyaları toprak ve madeni kaplar bulunmaktadır. Uygur mimarisi bindirme ahşap, tavan tekniği ile yapılmış ve duvar resimlerinde Hint- Çin Budist etkisi görülmektedir. Bu resimlerdeki insan fizyonomisi Çinli Türk karışımı bir tip olarak sonradan Selçuklular kanalı ile İslam İran minyatürüne taşınmıştır.


....


Budizm’in Etkisinde Uygur Mimarisi ve Sanatı

Türk mimarisinde Budist tapınaklar Uygurlardan önceki Türklerde de mevcuttu. Nitekim bir dönemi Göktürklere denk düşen ve Türk izlerini taşıyan Ak-Beşim şehrinde tipik özellikleriyle Budist tapınaklar yer almaktaydı. Ancak Budist ve Maniheist tapınakların asıl gelişimini Uygurlar zamanında oldu.

 

        Uygur Budist mimarisinde gelişen ‘stupalar’ ilhamını ‘yurt tipi’ çadırlardan almıştır. Böylece hem bu ‘stupa’ şekli hem de yurt tipi çadırlar ve hatta kurganlar İslamiyet’ten sonraki Türk mimarisindeki mezar anıtlarının esasını oluşturur. İslamiyet sonrası Türk mimarisinde ‘soğan kubbe’ denilen çift cidarlı kubbe ise, ‘lotus kubbe’ye dayanmaktadır. Bu kubbe tipi de ilk kez Uygur ‘stupaları’ ile başlamıştır. Klasik Uygur Tarzı’nın en güzel örnekleri olan Bezeklik mağara tapınakları, Murtuk Vadisi’nde, Kızıl Dağ mevkiinde kayalara oyulmuş 40 tapınaktan meydana gelmiştir. Bu tapınakların genel planı, en içte yer alan ve yalnız rahiplerin girebildiği ve tapınılan Buddha ya da diğer bir heykelin bulunduğu iç tapınak ile bunun etrafındaki dehliz ve ikinci derecede mekânlardan oluşmaktaydı. Bu mabetlerin duvarları yoğun bir şekilde yapılmış freskolarla tezyin edilmiştir. Bezeklik adı da buradan gelmektedir.

 

        Uygur Sanatı Türk resim ve heykel sanatının en zengin ürünlerinden birini ihtiva etmektedir. Heykel ve resimlerden oluşan tertiplere kâinat tasavvurları ilham veriyordu. Merkezi bir şahsiyetin, çoğunlukla bir ‘Burkan’ın tasviri etrafına, diğerleri kendilerine atfolunan yönlere ve mertebelere göre diziliyordu. ‘Burkan’, dini metinlerin güzellik ülküsü, Tabgaç döneminde Sanskritçe’den çevrilmiş ve Tabgaçlar’ın, yani Türkçe konuşan boyların görünüşüne benzetilmiş şekilde yansıtılmıştı: Pembe beyaz bir çehre; Çinliler’e göre Çinli olmayan ve Tabgaçlar’ın özelliği olan ince ve uzun burun (Çinliler’in burnu küçük ve ezik idi) ki buna Kaşgarî ‘kıval burun’ demektedir.

 

       Uygur atalarının, Sibir ilinde, mezar abidelerinde dikili taşlara çizdikleri, yarı hayvani sitilinde ruh tasvirlerinin hatırası, Burkan muhafızı bir mabut sayılan vajrapani (elmas gürz taşıyan) ikonografisinde ve diğer yeryüzü veya yeraltı ruhları tasvirlerinde yaşamakta idi. Yarı hayvani yüzü sitilli yeraltı ruhları, ‘yek’, ‘içgek’ gibi adlar ile anılıyor, hastalık ve başka felaketler getiren varlıklar sayılıyordu. ‘Küzetkici’ler ve maiyetleri, bunları kovmak üzere ayinlerde anılıyordu.

 

       Teknik bakımdan Uygur Sanatı, Kengeres ve Tabgaç geleneklerinden alınmış, kendine özgü usuller geliştirmişti. Bunlar hem kalıntılardan, hem de metinlerden çıkarılmaktadır. Bozkır Türk sanatında taş ve madeni heykel yapıldığı halde Doğu Türkistan’da taş nadir olduğundan toprak karışımları, özellikle çamur tercih ediliyordu. Heykeller kalıp içinde şekil alıp boyanıyordu.

30-07-2004-Ulanbatur......



Logged
MARİNAY85
Ziyaretçi
« Yanıtla #5 : Aralık 18, 2007, 11:30:43 ÖS »



ek

Kaşgar da, Kaşgar’ın sembolü haline gelen ve Hitgah meydanındaki 17. yüzyılda inşa edilmiş olan Tarihî “Hitgah Camii” Uygur halkının en ehemmiyet verdiği bir camidir. Bunun dışında “Döng Mescit”, “Kaşgarlı Mahmut Türbesi”, “Yusuf Has Hacip Türbesi” gibi Uygur mimarisinin özelliklerini yansıtan mimarı eserler de bulunmaktadır. Yalnızca Kaşgar’ın nahiyelerinden biri olan Aktuğ Nahiyesinin Barın kazasında meydana gelen bir “Millî Kurtuluş Hareketi” tarih sayfalarına “Barın İnkılâbı” olarak geçti…

Henüz Kaşgar’ın merkezine dahi ulaşmadığı halde Çin Kızıl Ordusu’ndan 200.000 özel harekât görevlisini haftalarca perişan eden “Doğu Türkistan Özgürlükçüleri” eğer günün birinde Doğu Türkistan sathında bir “Millî Kurtuluş Hareketi”ni başlatacak olurlarsa; işte o zaman Çinli işgalciler, o güne kadar fırtına öncesi sessizliği yaşayan Doğu Türkistan halkının kim olduğunu daha açık öğrenecektir.....

Logged
MARİNAY85
Ziyaretçi
« Yanıtla #6 : Aralık 18, 2007, 11:36:53 ÖS »



       

     daha fazlası için  Bu Link Yardımcı olabilir....


Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
http://66.102.9.104/search?q=cache:BnxbDL0zpBsJ:www.sosyalcim.org/page.php%3Fid%3D31+UYGURLAR+ZAMANINDAK%C4%B0+YERLE%C5%9E%C4%B0K+HAYAT&hl=tr&ct=clnk&cd=1&gl=tr&client=firefox-a
Logged
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

hosting

 

S   0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 

51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 

 

eğitim Edebiyat Edebiyat Edebiyat Edebiyat Okul Öncesi ÖSS KPSS Yemek Tarifleri Yemek Tarifleri Tarih Matematik Geometri Biyoloji Kimya Sağlık ÖSSSS Fizik ingilizce Gebelik Matematik Weblopedi Oteller chat sağlık
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.6 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!