Öğretmenler Forumu
Ekim 06, 2008, 10:49:06 ÖS *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: yetim ÇOCUKLAR...MUTLAKA oKUYUN!!!  (Okunma Sayısı 1076 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
afilli
Jr. Member
**
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 65


WELCOME TO GLEAM OF HOPE


Üyelik Bilgileri
« : Ağustos 19, 2007, 06:28:40 ÖS »



Peygamberimizin yetim çocuklara apayrı bir şefkati vardı. Kendisi de yetim büyüdüğü için, yetimliğin çok zor olduğunu biliyordu. Onlara şefkatli davranır, devamlı onları korur, haksızlığa uğradıkları zaman haklarını arardı.
    Kendi evinden de yetim hiç eksik olmazdı. Hz. Hatice ile evlendiğinde,  onun ölen kocasından olan Hind ismindeki erkek evlâdına kendi öz çocuğu gibi bakıp, yetiştirmişti. Daha sonra evlendiği Ümmü Seleme’nin de beraberinde beş yetimi vardı. Bu çocukların babası da savaşta şehit düşmüştü. Onlara da çok büyük şefkat göstermiş babalarını aratmamıştır.
   Yetimin sadece başını okşamak bile çok büyük bir sevap ve Cennet müjdesidir. “Kim sırf Allah rızası için şefkatle yetimin başını okşarsa, elini değdiği saçlar sayısınca ecir ve sevap kazanır. Yanındaki yetime iyilik yapan kimse ile ben, şu iki parmak gibi Cennette beraber olacağız” daha sonra da orta parmağı ile işaret parmağının aralarını açarak gösterdi.
    Kocası öldüğü hâlde çocuklarının başında bekleyen, onları büyütüp yetiştiren, hayata hazırlayan, edep ve ahlâk öğreten dul bir hanımın peygamberimizin gözünde çok büyük bir yeri vardır.
    Yetim çocuklara bakmak, ihtiyaçlarını karşılamak bakım ve eğitimleri ile meşgul olmak,  insanın şahsiyeti, karakteri ve ahlâkı üzerinde de büyük etki yapmaktadır.
   “Allah’a ibadet edin ve hiçbir şeyi Ona ortak koşmayın. Anne ve babaya iyilik edin.  Akrabaya, yetimlere, fakirlere, akraba komşuya ve yabancı  komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizdeki köle ve cariyelere de iyilik edin. Muhakkak ki Allah kibirli olanı ve böbürleneni sevmez.” (Nisâ Suresi, 36.)
    “Eğer mirasın taksimi sırasında,  vâris olmayan akrabalar, yetimler ve fakirler de orada bulunursa  onlara da terekeden bir miktar verin ve gönül alıcı sözler söyleyin… Yetimlerin mallarını haksız olarak yiyenler ise, muhakkak ki karınlarına ateş dolduruyorlar.  Onlar yakında Cehennemin alevli ateşine girecekler.” (Nisâ Suresi, 8-9.)

        Araştırmaya göre, küçük yaşta sevgiyle kucaklanmayan yetim çocuklarda oxytocin (oksitosin) hormonu eksikliği varmış. "Olabilir efendim, geçiniz. Bu çocukların karnı tok, sırtı pek mi, ondan haber veriniz," deyip silkeleyemezsiniz üzerinizden. Beynimizin ortalarında bir yerlerde, mini minnacık bir bölge, bizi annemize, sevgilimize, eş ve dosta bağlayan bu hormonu üretmekle meşgul her gün. Küçük bir çocuğu annesiyle sarmaş dolaş oynaşmaya bırakın, sonra çişindeki oksitosin düzeyine bakın. Şaşırarak göreceksiniz ki, çocuğun beyni annesiyle geçirdiği o mutlu anlara bol bol hormon salgılayarak reaksiyon vermiş! Çocuk yetiştirme yurtlarında, işi başını aşmış, eğitimsiz ve bezgin çalışanların elinde büyüyen kimsesiz çocuklarda bu hormon yükselmiyormuş. Bundan başka, bir de vasopressin diye bir hormon varmış ki, böyle çocuklarda hiç aramayacakmışsınız. Çünkü neredeyse laborantların gözünden kaçacak kadar düşükmüş bu hormon.
      Bu iki hormon, isimlerini telaffuz edemesek de, vücudumuzda dolaştıklarını bilmesek de bizlere lazım. Bizi insan yapan, diğer insanlara bağlayan, sosyal davranışlarımızı etkileyen hormonlar bunlar. Kucaklanacağız, oksitosinimiz ve vasopressinimiz artacak. Bu bizi mutlu edecek ve daha çok kucaklanmak isteyeceğiz. Birbirimize yakınlaşacağız. Oksitosinsiz ve vasopressinsiz hayatın tadı tuzu yok. Onlar olmadan, bizler ovalarda tek başına dolanan, ne köy ne de kasaba kurmaya ihtiyaç duyan, ailelerimizden zevk alamayan birer biyolojik hayvandan başka bir şey olamazdık. Pekiyi bu hormonsuz çocuklara ne olacak? Yetiştirme yurtlarından paçalarını sağ salim koparabilirlerse, kolu bacağı yerinde diye toplum olarak büyütmüş olmaktan böbürleneceğimiz gençler olacaklar. Ama sosyalleşmekten zevk almıyorlarmış, insanlarla iletişim kurmaktan, acımaktan, sevmekten, iyilik yapıp mutluluk duymaktan bi haberlermiş, ne gam?

Kimsesiz çocuğu yetiştirmek büyük sorumluluk. Çünkü yetiştirilen sadece bir iğinde,  onun ölen kocasından olan Hind ismindeki erkek evlâdına kendi öz çocuğu gibi bakıp, yetiştirmişti. Daha sonra evlendiği Ümmü Seleme’nin de beraberinde beş yetimi vardı. Bu çocukların babası da savaşta şehit düşmüştü. Onlara da çok büyük şefkat göstermiş babalarını aratmamıştır.
   Yetimin sadece başını okşamak bile çok büyük bir sevap ve Cennet müjdesidir. “Kim sırf Allah rızası için şefkatle yetimin başını okşarsa, elini değdiği saçlar sayısınca ecir ve sevap kazanır. Yanındaki yetime iyilik yapan kimse ile ben, şu iki parmak gibi Cennette beraber olacağız” daha sonra da orta parmağı ile işaret parmağının aralarını açarak gösterdi.
    Kocası öldüğü hâlde çocuklarının başında bekleyen, onları büyütüp yetiştiren, hayata hazırlayan, edep ve ahlâk öğreten dul bir hanımın peygamberimizin gözünde çok büyük bir yeri vardır.
    Yetim çocuklara bakmak, ihtiyaçlarını karşılamak bakım ve eğitimleri ile meşgul olmak,  insanın şahsiyeti, karakteri ve ahlâkı üzerinde de büyük etki yapmaktadır.
   “Allah’a ibadet edin ve hiçbir şeyi Ona ortak koşmayın. Anne ve babaya iyilik edin.  Akrabaya, yetimlere, fakirlere, akraba komşuya ve yabancı  komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizdeki köle ve cariyelere de iyilik edin. Muhakkak ki Allah kibirli olanı ve böbürleneni sevmez.” (Nisâ Suresi, 36.)
    “Eğer mirasın taksimi sırasında,  vâris olmayan akrabalar, yetimler ve fakirler de orada bulunursa  onlara da terekeden bir miktar verin ve gönül alıcı sözler söyleyin… Yetimlerin mallarını haksız olarak yiyenler ise, muhakkak ki karınlarına ateş dolduruyorlar.  Onlar yakında Cehennemin alevli ateşine girecekler.” (Nisâ Suresi, 8-9.)

        Araştırmaya göre, küçük yaşta sevgiyle kucaklanmayan yetim çocuklarda oxytocin (oksitosin) hormonu eksikliği varmış. "Olabilir efendim, geçiniz. Bu çocukların karnı tok, sırtı pek mi, ondan haber veriniz," deyip silkeleyemezsiniz üzerinizden. Beynimizin ortalarında bir yerlerde, mini minnacık bir bölge, bizi annemize, sevgilimize, eş ve dosta bağlayan bu hormonu üretmekle meşgul her gün. Küçük bir çocuğu annesiyle sarmaş dolaş oynaşmaya bırakın, sonra çişindeki oksitosin düzeyine bakın. Şaşırarak göreceksiniz ki, çocuğun beyni annesiyle geçirdiği o mutlu anlara bol bol hormon salgılayarak reaksiyon vermiş! Çocuk yetiştirme yurtlarında, işi başını aşmış, eğitimsiz ve bezgin çalışanların elinde büyüyen kimsesiz çocuklarda bu hormon yükselmiyormuş. Bundan başka, bir de vasopressin diye bir hormon varmış ki, böyle çocuklarda hiç aramayacakmışsınız. Çünkü neredeyse laborantların gözünden kaçacak kadar düşükmüş bu hormon.
      Bu iki hormon, isimlerini telaffuz edemesek de, vücudumuzda dolaştıklarını bilmesek de bizlere lazım. Bizi insan yapan, diğer insanlara bağlayan, sosyal davranışlarımızı etkileyen hormonlar bunlar. Kucaklanacağız, oksitosinimiz ve vasopressinimiz artacak. Bu bizi mutlu edecek ve daha çok kucaklanmak isteyeceğiz. Birbirimize yakınlaşacağız. Oksitosinsiz ve vasopressinsiz hayatın tadı tuzu yok. Onlar olmadan, bizler ovalarda tek başına dolanan, ne köy ne de kasaba kurmaya ihtiyaç duyan, ailelerimizden zevk alamayan birer biyolojik hayvandan başka bir şey olamazdık. Pekiyi bu hormonsuz çocuklara ne olacak? Yetiştirme yurtlarından paçalarını sağ salim koparabilirlerse, kolu bacağı yerinde diye toplum olarak büyütmüş olmaktan böbürleneceğimiz gençler olacaklar. Ama sosyalleşmekten zevk almıyorlarmış, insanlarla iletişim kurmaktan, acımaktan, sevmekten, iyilik yapıp mutluluk duymaktan bi haberlermiş, ne gam?

Kimsesiz çocuğu yetiştirmek büyük sorumluluk. Çünkü yetiştirilen sadece bir
 
Yorum yazARSANIZ sevinirim...
Logged

HAYAT ;SANA İNAT YOK PES ,ZARINI ATTIN VE YOLA DEVAM DEDİN BEN ŞİMDİ YOLUMU UMUDA ÇEVİRDİM
yedincigün
Full Member
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 161


Söğüt'ün olsun yeter. Sınıf Öğ.


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : Ağustos 19, 2007, 10:48:25 ÖS »

insanları sevgi yaşatır. herkes çevresinde bildiği tanıdığı insanlara destek olmalıdır. bir ağacın kökü ne kadar çoksa, bir insanın seveni ne kadar çoksa ömrü o kadar uzun olur.

tüyü bitmemiş yetimin hakkı diye birşey de var. devlet malı yememe konusunda. çalmamak ve çaldırmamak gerekiyor..
Logged
gönüldostu
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 24


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : Ağustos 20, 2007, 11:44:12 ÖÖ »

benim babam vefat ettiğinde küçük yaştaydım babam yerine koyabileceğim biri yoktu kimseden sevgi görmedik annemiz dışında hani düşenin ne dostu oluyor ne akrabası ben kendi açımdan 18 19 yaşlarında bir büyüğe çok ihtiyaç duydum en çok bu yaşlarda babamın hayatta olmasını istedim yetimler genelde bakıldığında çok neşeli görünürler sanki hiç umursamıyor gibi görünürler ama içlerinde zaman zaman hissederler çok basit bir örnek karnede zayıfı olduğu için babasını ne kadar kızacağını anlatan çocuklar arasında susan ne diyeceğini düşünen bir çocuk olursa o yetimdir babası yoktur yüzyüze olunca bende hiç konuşmam hayat devam ediyor ama bunun hayatıma yakın zamana kadar derin bir etkisi vardı mutlu olamıyordum agresiftim negatif düşünüyordum iyi insanlarla tanıştım güzel sohbetlerde bulundum ve samimiyetle baglanınca o yola karekteristik özelliğim olduğuna inandığım olumsuz yapım değişti bitti ben negatif bir insan olmadığımı farkettim şuan huzurluyum yetim yada ailevi sorunların olan çocukların herşeyden önce dini ve ahlaki bir egitim almaları gerektiğine inanıyorum yoksa isyana küfre serseriliğe suça yatkın oluyorlar dikkat edilmesi gerekir ayrıca 10 tane yetim çocuk görünce başını okşamak yerine yada onlara hediye vermek yerine bir çocuğa yakınlık gösterin ve bu sürekli olsun...
Logged
rukisbolu
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 10


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : Aralık 10, 2007, 08:27:01 ÖS »

kesinlikle katılıyorum düşüncelerinize bunun üstüne söylencek bişey bulamıyorum
Logged
arkelan
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #4 : Mart 25, 2008, 03:29:12 ÖS »

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
www.yetimler.org
Logged
m_ali_acikgoz
Newbie
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 7



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : Ağustos 27, 2008, 05:14:33 ÖÖ »

Merhaba,
Bende 2 yasinda yetim kaldim...Hayatimda hic BABAM kelimesini kullanmadim...Kullanmak bana tuhaf geliyordu.O kişiyi hayal meyal hatirliyorum...Pazardan gelirken onune dogru kosmustum...Hatirladigim tek bu...Daha sonra annemden de uzak kaldim...Ondan sonra en ufak bir terslenme yada kizma gibi bir durumla karsilastigimda icimde bir kinin nefretin oluystugunu farkettim...Aile dedigimiz kavrama karsi ve hatta anneme karsi bile icimde buyuk bir kin ve nefret duygusu olusmaya basladi icimde...Kisacasi hepsini oldurmek gibi bir dusunce vardi...Hayatima yon verecek bir kimse yoktu...Arkadaslarima baktigimda babalariyla beraber gezer,eğlenirlerdi...Tabi babalari arkadaslarima kizdigi da olurdu...Ama arkasalarimin babalari beni sevmisti...Benim de olsaydi beni de sever miydi acaba?Arkadaşlarimi benim yanimda kucuk dusururlerdi...Ben isin hep bu tarafina bakardim...Cunku bana kizan biri yoktu...Beni arkadaslarimin arasinda kucuk dusuren biri yoktu...Zamanla icimde buyuk bir eksiklik hissetmeye basladim...Ama neden oldugunu bir turlu anlayamadim...Bunu arkadaslarimla doldurmaya calistim ama olmadi...Yinede buyuk bir eksiklik vardi...
İcimde hep nefret ve kin duygusu oldu...İnsanlari ezmek,onlari asagilamak gibi duygular vardi icimde...Ama Kalbim ve beynim tamamen farkli dusunuyordu...Kalbim cok iyi,Beynimde ise akil almadik dusunceler vardi...İnsanlari havaya ucurmak gibi...11 Eylul saldirilarini izledigimde buyuk bir mutluluk duydum..O insanalrin bagrismalari,kaçmaya calismalari bana buyuk bir mutluluk hissi verdi...Hep acimasiz dunya diktatorlerini ornek aldim..Onlar gibi acimasiz olmak...Ozellikle Hitleri...Hep idolum olmustur...Hayatima kimse yon vermedi...Kendi istedigim gibi yasadim...Ama yetimleri ve oksuzleri ezmeden...Kuran'da'Sakin ha yetimi/oksuzu ezme diyor (Duha 9)'...Bu ayeti okuduktan sonra kendim gibi olanlari karsi daha dikkatli olmaya calistim...Çunku anliyorum onlari...Yetim yada oksuz olmanin nasil bir duygu oldugunu...Ve hala icimdeki bu kin vwe nefret duysunu etrafima bosaltmaya calisiyorum...Bundan kimseye bahsetmedim...Hayatta normal bir insan gibi gorunmeye calistim...Birgun Ankara Gazi Hastanesi'nde emekli bir ogretmenle konusurken adama 'annenim esi'tabirini kullandim...Bu olay hic aklimdan cikmiyor...Adam bana tuhaf tuhaf bakmaya basladi...YAnimdan aniden uzaklasti...Bundan 7-8 sene once Zor Hedef diye bir dizi vardi...Orada Mustafa Demirhan tam bana göreydi...Acimasiz...Tek ters tarafi kardesini cok sevmesiydi..Galata Kulesi'ni havaya ucuracakti...O nasip olmadi ama bakarsiniz bir baskasi yapar...O  insan neden ben olmayayim...Bomba patladiktan sonra etraftaki insan cigliklari,etrafa kacismalari...11 Eylul saldirilari gibi...Bana oyle bir mutluluk verir ki...Ama kalbim bunlarin boyle olmasini istemiyor...Iyı olmayi,etraftakilere yardim etmeyi istiyor...
Ins Allah ileride nasip ederse Duha Company kontrolunda yetimlere ve oksuzlere yardim amaciyla vakif
kurmayi dusunuyorum...Ins. olur...Hep evlilige ve aileye karsi olmusumdur...Aile kavrami dedigimiz bir ortam icinde olmamis,aile sevgisi gormemis bir insandan daha ne beklenir ki...Ve hep guclu olmayi istedim.Adamina gore saygi gosterdim...ama insanlari da en cok psikoloji baski altinda tutmayi istiyorum...Mossad'in uyguladigi gibi "Bolersen yonetirsin"
Logged

Kimsin sen?yaşamak isteyip de yaşayamadığım umutlarımsın.
Farkında olmadan yıllardır beklediğimsin belkide.Kimsin sen? Sen benim sevdiğimsin , sevdiğimi söyleyebildiğimsin...
aktifim
Ziyaretçi
« Yanıtla #6 : Ağustos 27, 2008, 12:46:49 ÖS »

çok önemli bir konu...başlatan arkadaşa teşekkür ederim... m_ali_acikgoz arkadaşımızın cevap yazmasıyla bu güzel konuyu farkedebildik...kendisine de teşekkür ediyorum... m_ali_acikgoz arkadaşımzın yazısını okurken kendimi onun yerine koyarak,hissederek okumaya çalıştım...insanlar kendi kaderlerini belirleyerek dünyaya gelmezler...bunun için de bazılarımız işte böyle acılar çekebiliyorlar...m_ali_acikgoz ....bence siz kalbinizin sesini dinleyin...çünkü her zaman için iyiyi,doğruyu ve güzeli seçmek,onları yaşamak bizleri mutlu eder,huzurlu kılar...bir insanı en çok seven,en çok anlayan ve en çok mutlu eden anne ve babasıdır...hatta dün akşam forumda ailenin öneminden,anne ve babanın en değerli varlıklar olduklarından bahsetmiştim...şimdi burada sizin yazınızı görünce duyarsız kalmak istemedim...siz işte bu sevgiden,şefkatten uzak olduğunuz için içinizde kin duygusunun oluşmaya başlaması oldukça normal sanıyorum....fakat benim burada sevindiğim birşey oldu:kalbinizin size iyi şeyler yapmanız gerektiğini söylemesi....yani siz aslında çok iyi kalpli,tertemiz bir yüreğe sahip birisiniz bana kalırsa.....sadece içinizde büyük bir sevgi,şefkat eksikliği var....bence onu da tekrar insanlara yönelerek kazanabilirsiniz...tabi bu benim görüşüm ve benim hissettiklerim...sizin adınıza hiçbir endişe duymuyorum artık...çünkü siz aslında kalben çok iyi bir insansınız...kalbinizin sesini dinleyin...o hiç yanılmaz....saygılarımla...
Logged
m_ali_acikgoz
Newbie
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 7



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #7 : Ağustos 28, 2008, 12:49:32 ÖÖ »

Ne yapacagimi bilmiyorum...Insanlara karsi nasil davranayim...Beyinle mi yoksa kalple mi???Tum sorun burada zaten...Icimden hep adamina gore muamele yapmak geliyor...Sevdigim birkac kisiye gayet iyi davraniyorum...Digerlerine karsi tam tersi...Birkac kisi disinda herkes beni kotu olarak biliyor...Kimse beni anlamiyor...
Logged

Kimsin sen?yaşamak isteyip de yaşayamadığım umutlarımsın.
Farkında olmadan yıllardır beklediğimsin belkide.Kimsin sen? Sen benim sevdiğimsin , sevdiğimi söyleyebildiğimsin...
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Gazeteler hosting

 

S   0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 

51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 

 

yıllık plan Edebiyat Edebiyat Edebiyat Edebiyat Okul Öncesi ÖSS KPSS SBS Yemek Tarifleri Yemek Tarifleri Türkçe Tarih Felsefe Coğrafya Matematik Geometri Biyoloji Kimya Sağlık ÖSSSS Fizik ingilizce Sbs Gebelik Matematik Weblopedi Oteller chat sağlık evden eve nakliyat evden eve nakliyat Haberler
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.6 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!