|
alagül
|
 |
« : Aralık 21, 2007, 11:28:42 ÖÖ » |
|
Ömer Hayyam’dan Dörtlükler
Var oluÅŸumuzun gizleri senden, benden,
Bir bağ ki çözemeyiz ne sen ne ben,
Perdenin gerisinde dedikodu bizimkisi,
Hele bir perde inerse kalmayız ne sen ben.
***
Cennette kara gözlü huriler varmış;
En hoşu oradaymış içkinin de.
Desenize biz çoktan cennetliğiz!
Bakın, bir yanımız şarap, bir yanımız sevgili.
***
Bu dünya nire, gönlünce dönse bile
Ömür hikâyen okuyarak bitse de nire sonu?
Dilediğince yaşadın yüzyıl diyelim.
Daha bir yüz yıl yaşasan, sonun nire?
***
Beni yaratan kim özene bezene? Sen!
Önceden ne yapacağımı yazmışsın;
Demek sensin günah işleten bana!
O zaman o cennet, cehennem nedir?
***
Muhammed Mustafa’ya benden selam olsun!
Görürse hoş bir şey soracakmış deyin, Hayyam
Yüce efendimizin emirlerinde niçin,
İmansız ekşi ayran helal de güzelim şarap haram?
***
Yüreğin temiz olmadıktan sonra,
Kaç para, hacı hoca oluşun!
Tesbih, hırka, post seccade, hepsi güzel;
Ama kanar mı Tanrı bunlara?
***
Arar dururdum hep dünyada olanı,
Cenneti, cehennemi, alın yazısını.
Tam bilgisiyle hocam keserek attı:
Sende bu dünya alınyazısı, cennet, cehennem dedi.
***
Bir beladır aşk, Tanrıdan gelme;
Neden herkes uymaz Tanrı emrine?
Madem bize her şeyi kendi yaptırır;
Kulu sorgulamanın manası ne?
***
Söyle; var mı dünyada günahsız,
Söyle; Günah işlemeden yaşanır mı?
Buna kötü diyerek kötülük yapacaksan,
Söyle, Ulu Tanrı, ne ayrımın kalır benden.
***
Yaşatmak da öldürmek de senden bilinir,
Dünyayı dileğince yola koyansın.
Suç kimde ben kötüysem?
Sen değil misin beni böyle yaratan?
***
Dün coştum seni özlemleyince aniden;
Senin yerin denen göklere çıktım.
Ta ötelerden, yıldızlardan bir ses geldi;
Gafil bizde bildiğin Tanrı aslen sendedir dedi.
|