|
SOKAK_LAMBASI
Saglik sorunlarinizi yazin doktorlarimiz cevap versin
|
 |
« Yanıtla #30 : Temmuz 24, 2007, 03:21:42 ÖS » |
|
Tan rüzgarı esmiş, düşmüş gül etekten. Bülbül güle tutkun, hem öylesi içten. Kalk, içkini doldur, savrulmada dallar; Sönmüş göreceksin, gül, bir sabah erken.
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
Hiç bir şeyin değişmesini istemiyorsanız, daha çok devrim görürsünüz..!
|
|
|
|
SOKAK_LAMBASI
Saglik sorunlarinizi yazin doktorlarimiz cevap versin
|
 |
« Yanıtla #31 : Temmuz 24, 2007, 03:21:54 ÖS » |
|
Ben, gönlü temiz insana kurban olayım. Gezsin başım üstünde benim, hoş tutayım. Ham insanı al karşına, söylet azıcık, Dön, sonra cehennem ne imiş, gel sorayım.
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
Hiç bir şeyin değişmesini istemiyorsanız, daha çok devrim görürsünüz..!
|
|
|
|
SOKAK_LAMBASI
Saglik sorunlarinizi yazin doktorlarimiz cevap versin
|
 |
« Yanıtla #32 : Temmuz 24, 2007, 03:22:05 ÖS » |
|
Bir solukluk canımız var, o da saki, senden. Gerçi hoşlanmadı halk, gitti ne yapsak, bizden. Kalan içkim geceden bir yudum ancak, bilirim. Yaşamından, ama kaç gün geri kalmış; bilmem.
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
Hiç bir şeyin değişmesini istemiyorsanız, daha çok devrim görürsünüz..!
|
|
|
|
SOKAK_LAMBASI
Saglik sorunlarinizi yazin doktorlarimiz cevap versin
|
 |
« Yanıtla #33 : Temmuz 24, 2007, 03:22:20 ÖS » |
|
Düşmüş feleğin çarkına, hep fırlanırız, Sizler onu esrarlı fenermiş sanınız. Evren koca fanus ve güneş lambasıdır. Bizler de biçim, simge, bireyler kalırız.
Türkçesi: Rüştü Şardağ, Bütün Yönleriyle Hayyam Rubaileri
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
Hiç bir şeyin değişmesini istemiyorsanız, daha çok devrim görürsünüz..!
|
|
|
|
SOKAK_LAMBASI
Saglik sorunlarinizi yazin doktorlarimiz cevap versin
|
 |
« Yanıtla #34 : Temmuz 24, 2007, 03:22:45 ÖS » |
|
Biliyor musun, selviyle süsenin hürriyeti neden dillere düştü, neden yollara yayıldı? Süsenin on dili vardır, ama gene de susmaktadır; selvinin yüz eli vardır, gene de eli kısadır, bir yere uzanmaz.
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
Hiç bir şeyin değişmesini istemiyorsanız, daha çok devrim görürsünüz..!
|
|
|
|
SOKAK_LAMBASI
Saglik sorunlarinizi yazin doktorlarimiz cevap versin
|
 |
« Yanıtla #35 : Temmuz 24, 2007, 03:23:08 ÖS » |
|
Ey gül, sen, bir gönül kapanın, bir sevgilinin yüzüne benziyorsun; ey şarap, sen cana canlar katan bir dilberin la'l dudaklarını andırıyorsun. Ey benimle; kavga edip duran baht, her solukta daha da yabancı davranıyorsun bana; sen, bir bildiğe benziyorsun.
Abdülbaki Gölpınarlı, Hayyam ve Rubaileri, S. 71
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
Hiç bir şeyin değişmesini istemiyorsanız, daha çok devrim görürsünüz..!
|
|
|
|
SOKAK_LAMBASI
Saglik sorunlarinizi yazin doktorlarimiz cevap versin
|
 |
« Yanıtla #36 : Temmuz 24, 2007, 03:23:23 ÖS » |
|
Geçici aşkın tadı-tuzu yoktur, köz olmuş, yarı sönmüş ateş gibi bir parlaklığı, bir ısısı yoktur. Aşık olan kişinin yıllar, aylar, boyunca gece-gündüz ne rahatı-kararı olmalı, ne yeyip ne içmesi.
Abdülbaki Gölpınarlı, Hayyam ve Rubaileri, S. 109
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
Hiç bir şeyin değişmesini istemiyorsanız, daha çok devrim görürsünüz..!
|
|
|
|
SOKAK_LAMBASI
Saglik sorunlarinizi yazin doktorlarimiz cevap versin
|
 |
« Yanıtla #37 : Temmuz 24, 2007, 03:23:37 ÖS » |
|
Dostum boş yere dünya gamını yeme; boş yere şu yıpranmış dünyanın derdiyle dertlenme; olan oldu, geçen geçti; olmayansa daha belirmedi; hoş olmaya bak; olanın, olmayanın gamına dalma.
Abdülbaki Gölpınarlı, Hayyam ve Rubaileri, S. 134
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
Hiç bir şeyin değişmesini istemiyorsanız, daha çok devrim görürsünüz..!
|
|
|
|
SOKAK_LAMBASI
Saglik sorunlarinizi yazin doktorlarimiz cevap versin
|
 |
« Yanıtla #38 : Temmuz 24, 2007, 03:23:54 ÖS » |
|
Aklını başına al; zaman pek kötüdür; tozu dumana katmadadır; emin olarak oturma; devranın pençesi pek yırtıcıdır; zaman, ağzına baklava koysa, helva verse sakın inanma; zehirlidir o baklava; ağıyla karışmıştır o helva.
Abdülbaki Gölpınarlı, Hayyam ve Rubaileri
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
Hiç bir şeyin değişmesini istemiyorsanız, daha çok devrim görürsünüz..!
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
alagül
Saglik sorunlarinizi yazin doktorlarimiz cevap versin
|
 |
« Yanıtla #42 : Temmuz 27, 2007, 05:37:02 ÖS » |
|
AŞK Ezeli sırları ne sen bilirsin ne de ben Bu muammayı ne sen okuyabilirsin ne de ben Perde ardında sen ben dedikodusu var amma... Perde kalktı mı ne sen kalırsın ne de ben Ey dünyanın işinden haberi olmayan sen yoksun Dünya esen yel üstüne kuruldu.. Varlığımız iki yokluk arasındadır Çevrendekilerde hiçdir sen de bir hiçsin Medresede söz vardır tekkede de hal Fakat bu aşk sözden de dışarıdır halden de İster şeriat müftüsü ol ister şehir vaizi Aşk mahkemesine gelindi mi dilsiz kesilir Bugün zevk etmek elindeyken zevkine bak Yarını düşünmen beyhude bir heves Bir çok kişiden arda kalanlar Sana da kalmayacak sen de göçüp gideceksin... Ömer Hayyam bu da benden 
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
"İnsanlar,gelmeleryle yalnızlıklarını dağıtanları severlr.Gitmeleriyle kendilerni yalnz bırakanlara âşık olurlar" Sahtekârlığn evrensel düzeyde egemen olduğu dönemlerde,gerçeği söylemk devrimci bir eylemdir
|
|
|
|
stajyer
Saglik sorunlarinizi yazin doktorlarimiz cevap versin
|
 |
« Yanıtla #43 : Temmuz 27, 2007, 06:51:49 ÖS » |
|
Sevgiyle
Sevgiyle yoğrulmamışsa yüreğin Tekkede , manastırda eremezsin Bir kez gerçekten sevdin mi dünyada Cennetin cehennemin üstündesin
Bir sır daha var , çözdüklerimden başka Bir ışık daha var , bu ışıklardan başka Hiç bir yaptığınla yetinme , geç öteye ! Bir şey daha var , bütün yaptıklarından başka..
Ömer Hayyam
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
|
DOST
Ziyaretçi
Saglik sorunlarinizi yazin doktorlarimiz cevap versin
|
 |
« Yanıtla #44 : Temmuz 28, 2007, 09:02:56 ÖS » |
|
Temiz bir can gelmiş; ne toz, ne toprak. O dünya konuğuna, burda iyi bak. Otur, biraz sohbet et; sabah şarap sun; Birazdan diyecek ki: Sonrası; yasak!
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
|