|
borisworms
|
 |
« : Kasım 23, 2007, 01:40:55 ÖS » |
|
BENİM ADIM İSTANBUL
Merhaba! İsa'nın doğumuna Yedi yüzyıl var iken Haliç'le Marmara'nın Sarmaş-dolaş olduğu Bir cennet adasında Dünyaya gelmişim ben Benim adım İstanbul! Etrafım üç adım sur, İçimde birkaç hane... Toprağıma ilk tohum O günlerde atıldı, Denizimden ilk balık O demlerde tutuldu. Üzerimden battı ay, Güneş üstüme doğdu Yıllarca,yüzyıllarca... Sonra birden büyüdüm. Bir kum tanesi iken, Koca bir inci oldum. Geniş meydanlarıma Dünyanın her yanından Ahideler sütunlar Getirildi,dikildi. Yedi tepem var idi Hepsine,teker teker Yedi taç oturtuldu. Güneş altınlarını Çil çil üstüme serpti Yunuslar oynaşırdı Gemiler doldu,Haliç. Elçiler sarayıma Dört bir taraftan geldi. Adım''Yeni Roma''ya Çıkmıştı önceleri. Kardeşimken adaşım Birden,rakibem oldu. Hristiyanlık benden Soruldu asırlarca... Ya da''Benden sorula'' Dedim,ama,ne çare... Kavimler geldi-geçti Kimseye yar olmadım. Tarihi gören gözüm, Ayasofya'm şahidim, Çağlar boyunca ben,bir ''Peygamber müjdesi''ni Sabır ile bekledim; Beni alacak olan Necib kavmin yolunu Gelir diye gözledim. Nice def'a geldiler, Selam verip gittiler. Soğuk bir Mart sabahı Göğüslerinde haçlar Koca koca haydutlar Haliç'in ağzındaki Zincirimi kırdılar, Kıyıdan tepelere Talan edip,yaktılar Yakıp,yıktılar beni. Taş üstünde taşımı Omuzlarda başımı Yerinde komadılar. Baykuşlar türbedarı Örümcek perdedarı Tekfur Saraylarının... Yüzyıllar geldi,geçti Pek çok gün ağlayarak Çalınan servetime Uzaklardan bakarak Küçüldükçe küçüldüm, Bana eskiden gülen Kara talihe küstüm. Sonra... Bir Mayıs sabahıydı Rüzgar,Boğaz'dan esti Serviler,vadilerde Dikkat ile ürperdi. Müjdemi istediğim Yolunu gözlediğim Sadık ve cesur asker Elinde yüce sancak İşte,burçlarımdaydı! Tepelerim sevinçle Dalgalandı,Kıvrandı, Caddelerim serapa Çiçeklerle donandı. Surlarımın dışında Şaha kalkan atından Ayasofya önünde Yere inen Fatih'im, Muhammed'im,Mehmed'im Mihrabıma gelince Rabbinin secdesine Huşu ile kapandı: ''O ne mutlu kumandan, O ne kutlu insan''dı. Müjde,gerçek olmuştu! Birbirini o kadar Uzun zamandan beri Can u yürekten seven Asya ile Avrupa Nihayet en sonunda Dünya Evi'ne girdi. O gece sabaha dek Gökyüzünde yıldızlar, Güneşler,kehkeşanlar Havai fişek olup Kainata nur saçtı. Benim adım İstanbul! Zümrüd-ü Anka benim. Beşiğimdir,küllerim. Bir elimde Çin-Ma-Çin Öbür elim ispanya. Ben duvarı olmayan, Eşsiz cennet bahçesi. Bütün yolların ona Vardığı''Der Saadet'' Kalemden minareler Nur kavisli kubbeler Yerden göğe yükselen Nice''Allah u Ekber'' Sahil Saraylarımın Kuytu bahçelerinde Güvercinler''Hu'' çeker. Benim adım İstanbul! Afrika'ya dek gider Eteklerimin ucu, Saçlarımı istersem Savururum Rusya'ya... Gözlerim mavi benim , Yanağımda her bahar Pembemsi erguvanlar Demette çiçek açar. Boğaz yamaçlarında Servilerden minare Çınarlardan bir kubbe Yanyana bağdaş kurar. Bazen kendi kendime Hüzünlenir,ağlarım, Üsküdar'a giderken Bir yağmur alır beni... Bazen sisten bir tülle Peçelerim yüzümü Kimseler görmez beni. Ansızın güneş açar Yedi renk gökkuşağı Binbir yıl öncesinden Binbir yıl sonrasına Çifte köprüler kurar Bir kuşun kanadında Bir sabah ezanında Bir çınarın altında Binlerce yaprağımı Birlikte okumaya Sizleride beklerim Adım..istanbul benim. Ümid-i İstanbuli Ümit MERİÇ
|