|
kimyaöğretmeni
|
 |
« : Aralık 07, 2007, 08:37:51 ÖÖ » |
|
Bir gün New York’ta, bir grup iş arkadaşı yemek molasında dışarıya çıkarlar. Gruptan biri Kızılderili’dir. Yolda yürürken, insan kalabalığı, siren sesleri, yolda çalışma yapan işçilerin araçlarının çıkardığı gürültü, araçların korna sesleri arasında ilerlerken, Kızılderili, “kulağına cır cır böceği sesinin geldiğini” söyler ve aranmaya başlar. Arkadaşları, “bu gürültünün arasında, bu sesi duymasının imkânsız olduğunu, kendisinin öyle zannettiğini” söyleyip, yollarına devam ederler. Aralarından bir tanesi inanmasa da onunla birlikte aramaya devam eder. Kızılderili caddenin karşısına doğru yürür, arkadaşı da arkasından takip eder ve o yüksek binaların arasında, birkaç tutam yeşilliğin içersinde, gerçekten bir cır cır böceği bulurlar. Arkadaşı Kızılderili’ye, “Senin insanüstü güçlerin var. Bu sesi nasıl duydun?” diye sorar. Kızılderili ise bu sesi duymak için insanüstü güçlere sahip olmaya gerek olmadığını söyleyerek, arkadaşına kendisini izlemesini ister. Kaldırıma geçerler ve Kızılderili, cebinden çıkardığı bir bozuk parayı kaldırıma fırlatır. Bozuk para yuvarlanıp giderken, birçok insan, bozuk para sesinin ceplerinden düşen bir paradan mı çıktığını merak ederek, sesin geldiği yöne doğru bakarlar. Kızılderili arkadaşına dönerek, “Gördün mü? Önemli olan, nelere değer verdiğin ve neleri önemsediğine bağlıdır. Her şeyi ona göre duyar, görür ve hissedersin” der.
|