Öğretmenler Forumu
Ağustos 22, 2008, 04:15:25 ÖÖ *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara GiriÅŸ Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Chatte Tanıştığı Erkek Abisi Çıkınca..(İBRETLİK Bİ HİKAYE)  (Okunma Sayısı 573 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
kimyaöğretmeni
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 5722


kimya öğretmeni ;)


Üyelik Bilgileri
« : AÄŸustos 22, 2007, 12:01:45 ÖS »

Evet biraz uzun ama lütfen okuyun..
AnneciÄŸim..

3 yıl kadar önceydi, 16 yaşındaydım, hatırlıyor musun? Doğuşta yayımlanan Bir Annenin Feryadı başlıklı bir yazıyı kaç kere okutturmuş ve gözyaşları arasında o acılı anneye dualar etmiş, onun için üzülmüş ve kimsenin böyle bir duruma düşmemesi için dilekler dilemiştik...

Özellikle bizim aile ve kendimiz için dualar etmiştik...

Dizinin dibine oturur, başımı gül kokulu göğsüne yaslar; bal akıtan dilinden nasihatler dinlerdim. Yüreğinin atışında ve her anlatışında bizler vardık. Verdiğin o öğütler, yolumu aydınlatır, ufkumu açar, kendime olan güvenimi artırır, hayata bakışımı şekillendirirdi.

Beynim dinç, ruhum diri, yüreğim huzura kavuşmuş olarak ayrılırdım yanından... Ve biz aile olarak asla parçalanmayacağı derdim kendi kendime...
Arkadaş seçimine dikkat et; Sibelle ilişkilerini sınırlı ve mesafeli tut derdin... Dinlerdim ve tutardım da nasihatlerini...

Ama ne oldu da bu hale geldik, hala anlayabilmiş ve sırrını çözebilmiş değilim... Gelsem, kapını çalsam; hem evinden hem de yüreğinden içeri alacaksın, biliyorum; ama, yüzüm yok.... Utanç yığınıyım anne... Hep 16 yaşındaki bebeğin olarak kalsaydım da, sana bu acı ve utancı tattırmasaydım...


İki yıl Atheneumda okudum; benimle gurur duyuyordunuz. Yüzümüzü güldürecek, topluma hizmet eden bir insan olacaksın yavrum; diye, benden herkese övgüyle bahsediyordunuz... İkinci yıl sınıfta kaldım, üzerinde durup, nedenlerini araştırmadınız; sorup/soruşturmadınız...

O yıl ben, Sibelin internet alışkanlığının kurbanı oldum. Sanal ortamda yazışmalar hoşuma gitmişti ve uzun zaman biriyle haberleşmiştim. Dersleri askıya almış, gece-gündüz bilgisayarın başında arkadaşımla yazışıyorduk... Benim bu halimden bile övgüyle bahsediyor, Aferin benim yavruma! Gece-gündüz ders çalışıyor diyordunuz...

Ağabeyimle chat arkadaşlığım
Uzun zaman intenette yazıştığımız, hatta kim olduğunu bilmeden, yüzünü görmeden aşık olduğum gençle tanışmak üzere randevulaştık. Korkuyor, çekiniyordum; ama daha fazla dayanamadım ve randevu sözü verdim...

Okanla bir kütüphanede buluşacak ve ben elimde, Kerime Nadirin, hiçkırık adlı romanının okuyor olarak onu karşılayacaktım... Okan, tarif ettiği giyimiyle sözleştiğimiz saatte karşımda duruyordu...

Ama bu olamazdı anne!!! Çünkü karşımda ağabeyim Erhan duruyordu... Aylarca yazıştığım, şiirler gönderdiğim, sevda şarkıları bestelediğim ve hatta sevdiğimi haykırdığım kişi kardeşim Erhanmış... Göz göze geldik, bakışlarımız mum gibi birbirimizi eritiverdi. Bir utanç yığınıydık.. Kanımın donduğunu, dünyanın durduğunu hissettim bir an... Gözlerinde yanan ışığın söndüğünü, alev fışkıran bir ocağa döndüğünü gördüm. Onurluydu, namusluydu ve o bir erkekti... Dövmedi, sövmedi; beni utancımla baş başa bıraktı ve çekip gitti...


Onunla dövüşür, kapışır, kırgın ve küsülü gezerdik ya anne; şimdi onu ne çok özlüyorum bir bilsen!.. Gömlek ve pantolonlarını ütülemeyi, odasına çay-kahve götürmeyi, yatağını düzletmeyi bile özledim anne... O gidince dünyanın yükü omzuma bindi sanki...Ağabeyimin evi neden terk ettiğini hep merak ederdin ya anne, işte gizlenen bu sır ve utançtandı...

Ağabeyimi görmedim ondan sonra; ama, onu görenlerden haberini aldım. İyiymiş, sağlıklı ve çalışıyormuş. Evlenmiş ve bir de kızı olmuş... İsmini de bu yaşamıyasıca kızının adını koymuş...Elif diyorlarmış yeğenime... Ağabeyimin beni affettiğinin bir işareti mi bu anne?


Onun evden gidişinin ve ailenin büyük bir acıyla karşılaşmasının müsebbibi olarak her şeyi askıya almış, okulu boşlamış ve sigaraya başlamıştım.
Aşk Çocuklarıyla Tanışıklığım
Anne, yine Doğuşt editör imzalı bir yazıda, genç kızlar;Fuhuş Tuzağına düşmemeleri hususunda uyarılıyordu hatırlıyor musun? İnsanoğlu ne çok unutkan oluyor...


Okula artık lafolsun diye takılıyor ve yaşadığım o olayın etkisinden bir türlü kurtulamıyor, değişik yollar deniyor, bir çıkış arıyordum... Okul önünde, sarı saçları, yeşil gözleri, pahalı giysileri ve son model arabası olan bir genç sürekli beni izlemeye başladı. Her türlü konuşma ve arkadaşlık tekliflerini reddettim; diretti, inat etti ve beni pes ettirdi. Beraberce çıkmaya başlamıştık. Beni her gün güllerle; bazen de pahalı hediyelerle karşılıyordu...

Önceleri sadece elimi tutuyor, öpmeye bile yanaşmıyordu. Her hali, tavrı beni kendine bağlamış ve sırılsıklam aşık olmuştum. Onunda beni sevdiğinden ve dürüst olduğundan emindim. Çünkü benden istifade etmeye asla yanaşmıyordu. Her şeyi evliliğe saklamalıyız, seni tertemiz olarak ak duvağınla kabul etmek istiyorum iyordum
Romantizmin doruğunda bir aşk yaşıyorduk. Ayaklarım yer değmiyordu. Annem, canım anneciğim! Senin öğütlerini ve başıma nelerin geleceğinin hesabını çoktan unutmuştum.

Bir gün Serhanın oldum; nasıl oldu hala anlamış değilim. Şu an müptelası olduğum uyuşturucuyu, ilk o gün içirmiş olabilir mi diye zaman zaman düşünüyorum.. Ama ne fayda!
Zordayım, dardayım, dipsiz karanlık kuyulardayım anne!... Feryadımı duyduğunu ve her gün gözyaşları içerisinde yolumuzu beklediğini biliyorum...
Anne! Ağabeyimin evi terk edişine alışamamışken, benim de ortalardan kayboluşum sizi fena halde yıktı biliyorum. Benimle ilgili gerçekleri öğrendiğinizde kahrolacağınızı bildiğimden gitmek zorundaydım anne... Her şeyi anında sana anlatsam bu hallerin hiçbiri başıma gelmeyecekti; ama bunun için artık çok geç...


Serhan, kendisiyle olduğum o utanç anını video olarak görüntülemiş. Bu rezil kaseti size gösterme tehdit ve şantajıyla beni sizden kopardı. Birbirimizi seviyorsak, ailemi evliliğe razı ederim, böyle bir çirkefliğe neden gerek duydun diye sorduğumda verilen cevap benim bitişimin başlangıcıydı....

Ne evliliği be! Bundan böyle benim malımsın ve istediğim şekilde hareket etmek zorundasın! Aksi halde başına gelebilecekleri sen hesapla!..
Fuhuş ve uyuşturucu bataklığındayım
Parasız kaldığını söyleyerek başka erkeklere pazarlandım, uyuşturucu bulamama korkusuyla her denilene boyun eğdim. İnsanlığımdan, kadınlığımdan zerre kalmadı anne. İçimde yanan koca bir ateş her gün beni yakıp bitiriyor. Ateşten sıcak olan o kucağını özledim, gül kokunu, yüreğinin atışını, şefkatli bakışını özledim anne!..


Bir gün bu hayata elveda diyeceğim, belki de senden önce göçeceğim.. Saçlarım ve gözlerim artık gece siyahı değil!.. Sarı ve yeşil oldular anne.. Burnum düzeltildi...
Öldüğümde teşhis için seni çağırırlarsa tanımakta zorlanır ve belki de,bu benim nazlı kızım Elifim değilder çeker gidersin.. Beni yadellere bırakma anne, beni de al yanına; beni de götür gideceğin yere....


Beni, sol göğsümün, tam yüreğimin üstüne yaptırdığım ve ANNEM; yazdırdığım dövmeden tanı anne!..
Pe..venkler, bu dövmeyi, fuhuş pazarında kimse kimsenin de malını kullanmasın diye kazdırırlarmış, ama ben sana olan sevgimin bir nişanesi olarak kazdırdım ve beni ölünce rahat tanıyasın diye yazdırdım anne!...


Serhanı polise şikayet ettim, üç gün sonra çıkıp geldi ve daha da azıttı, korkuyorum anne!.. Bu şebekeyi durduracak tek güç; aileler ve özgüvenle donatılmış gençlerdir anne...

Anne, bu mektubu sana mı yazdım, yoksa benden sonra bu tuzağa düşmesini istemediğim genç kızlara mı bilemiyorum...

Ben söylenen sözlerden, edilen nasihatlerden ders alsaydım bu hale gelmezdim elbette, benim yazdıklarımdan da gençlik ibret almayacak ve bu fuhuş şebekesi, bu uyuşturucu ve organ mafyası kirli çarklarını işletip duracaklardır.

Nice masum gencin canı yanacak, onuru, namusu incinecektir. Ama ben son bir kez bana düşen insanlık görevimi yapayım ve sana sesimi ulaştırayım istedim... Sen beni mutlaka duyacak ve affedeceksin biliyorum ama, Müslüman-Türk kızları bu çığlığıma kulak verecek mi bilmiyorum...

Seni seven kızın Elif...
Logged

Ayakta ölmek diz üstü yaşamaktan daha çok onur vericidir...!
sedaciftci
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : AÄŸustos 22, 2007, 02:31:00 ÖS »

hakkatten kanım dondu bu çıktıyı odamın en baş köşesine asacağım bizimle paylaştığın için çok teşekkürler yanlız ben hala şoktayım daha fazla yazamayacağım kelimeleri toparlayamıyorum baaays
Logged
kimyaöğretmeni
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 5722


kimya öğretmeni ;)


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : AÄŸustos 22, 2007, 02:33:12 ÖS »

biÅŸey deÄŸil.ibret olsunn  Angry
Logged

Ayakta ölmek diz üstü yaşamaktan daha çok onur vericidir...!
existance1
Newbie
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 47


rehber öğretmen


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : AÄŸustos 22, 2007, 02:49:08 ÖS »

okudu irdeledim,bu mektup elif denilen kişi tarafıından yazılması imkansız...böyle bir olay olmuş mu yada olmamış mı muamma....yada belki ikinci bölüm doğru olabilir fuhuş tuzagına düşürülmüştür.
neyse bunu yazan iyi bir yazar belki bir kişinin tercümesi olmuştur..
Logged
kimyaöğretmeni
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 5722


kimya öğretmeni ;)


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #4 : AÄŸustos 22, 2007, 02:53:50 ÖS »

farketmez sonuçta böyle olaylar karşısında dikkatli olunmalı.böyle olay yaşayanda vardır mutlaka.(neden imkansız dediniz? Undecided
Logged

Ayakta ölmek diz üstü yaşamaktan daha çok onur vericidir...!
existance1
Newbie
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 47


rehber öğretmen


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : AÄŸustos 22, 2007, 03:03:40 ÖS »

milyonda 1 olasılık...neden imkansız dedim: ruhsal yapısı tamamen bozulmuş,uyuşturucu müptelası bir kişinin duygusal yönden çok güzel sesleniş ifadeleri kullanarak imlaya dökmesi maalesef mümkün değil..
Logged
asiye nisanur
Full Member
***
Online Online

Mesaj Sayısı: 121


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #6 : AÄŸustos 22, 2007, 04:08:24 ÖS »

teşekkürler hocam gerçekten gençlerimize ders olsun.gelip geçici hevesler uğruna kimse kendinden ödün vermesin.bir anlık hata bir ömrü götürüyor...
Logged
GüL
Moderator
Sr. Member
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 365


Dil ve Edebiyat Öğretmeni


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #7 : AÄŸustos 22, 2007, 04:10:31 ÖS »

çok üzücü bir hal, yazıyı yazan konusunda  existance1 hocama katılmakla beraber önemli olan yaÅŸanılan bir vakanın kaleme bu kadar güzel alınışı ister kiÅŸinin kendisi ister onu dinleyen baÅŸka biri olsun verilmek istenen mükemmel bir ÅŸekilde ifade edilmiÅŸ, gençlik de dersini çıkarsın teÅŸekkürler...
Logged

edep


Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
BİTANEM
Jr. Member
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 82


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #8 : AÄŸustos 22, 2007, 04:25:32 ÖS »

ibret ama dikat lazım kötüye kulanmamak lazım
Logged
kimyaöğretmeni
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 5722


kimya öğretmeni ;)


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #9 : AÄŸustos 22, 2007, 08:32:03 ÖS »

evet  Wink
Logged

Ayakta ölmek diz üstü yaşamaktan daha çok onur vericidir...!
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediÄŸiniz yer:  

Gazeteler hosting

 

S   0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 

51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 

 

yıllık plan Edebiyat Edebiyat Edebiyat Edebiyat Okul Öncesi ÖSS KPSS SBS Yemek Tarifleri Yemek Tarifleri Türkçe Tarih Felsefe Coğrafya Matematik Geometri Biyoloji Kimya Sağlık ÖSSSS Fizik ingilizce Sbs Gebelik Matematik Weblopedi Oteller chat sağlık evden eve nakliyat evden eve nakliyat
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!