Öğretmenler Forumu | Eğitim
Ocak 09, 2009, 02:40:52 ÖS *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: 1 2 [3] 4
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kitap özeti arıyorum...  (Okunma Sayısı 11576 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
naz defne
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 19


ağlat beni sanada bu yakışır


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #30 : Nisan 14, 2008, 04:21:35 ÖS »

öncelikle çok teşekkür ediyorum gerçekten iyiki üye olmuşum ellerinize sağlık  bana sadece kitabın özeti lazım Sad
Logged

in
gkhan10
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #31 : Nisan 20, 2008, 02:21:56 ÖS »

selim ileri-ilk gençlik çağına öyküler 1 özet varsa link yollıyabilirmisiniz?
Logged
aa_şş_kk
Moderator
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 842


Türkçe Sevdalısı


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #32 : Nisan 20, 2008, 08:17:35 ÖS »

selim ileri elimde yok malesef, üzgünüm
Logged


KPSS hatırası

Türkçe Öğrt.

"Türkçem Sevdamdır"
gfb206
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #33 : Nisan 30, 2008, 08:46:05 ÖS »

ya bende yavuz bahadıroğlunun   YÜREK SEFERİ   adlı kitabının ana fikrini, kahramanlarını ve kısa bir özetini arıyorum yardım edermisiniz yaa yarına kadar lazım  Sad
Logged
gfb206
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #34 : Nisan 30, 2008, 08:54:51 ÖS »

CENGİZ HAN A KÜSEN BULUT AL ARKADAŞ
   1928 doğumlu Kırgız yazardır. Savaştan sonra Moskova'da Gorgi Enstitüsünde edebiyat eğitimi olarak yazarlığa başladı. Yazarın Türkçüye çevrilen romanı selvi boylum al yazmalım Atıf Yılmaz tarafından filme alındı.

 Bu kitabı okumamın en önemli sebebi, yazarın yazmış olduğu ''Gün olur asra bedel '' isimli kitabının devamı niteliği taşımasıydı.

Bu romanda kuttubayev isimli bir yazarın yazdığı romanın askeri bir savcı tarafından dikkate alınması ve sonunda yazarın suçlamasını ele almıştır. Cengiz Aytmatov'un  romanda genellikle üzerinde durduğu konu ise Kuttubayevin yazmış olduğu romandaki efsanedir.

Bu efsaneye göre dönemin en güçlü imparatoru olan Cengiz Han'ın sefere çıkarken kadınların çocuk doğurmasını yasaklamasıyla başlıyor. İlk başlarda bu kurala herkes saygı gösteriyor. Daha sonra birbirlerine aşık olan iki insan bu kurala uymayarak çocuk sahibi oluyorlar. Bunu öğrenen imparator ise ne kadar onları öldürmek istemese de halkının ona karşı olan saygısının azalmaması için onları idam ettiriyor.

Tansikbayev bu romanda devlete karşı bir tepki sezdiği için Kuttubayev'i suçluyor. Ve kendisinin bu suçlama sonunda rütbesinin artacağını düşünüyor. Ama Kuttubayev kendini kullandırmıyor ve kitabın sonunda intihar ediyor.

Bu romanın sonunda insanın aklına gelen ilk anlam, bazı insanların başka insanları kullanarak bir yerlere gelme isteğidir.
Logged
F.a.t.i.h
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #35 : Mayıs 07, 2008, 10:12:47 ÖS »

Arkadaşlar bana aşağıdaki kitapların özeti lazım yardımcı olur musunuz ?

Vatan yahut silistre Namık Kemal
Evvel zaman içinde  EMEL İPEK (yazardan tam emin değilim)
Değirmenimden mektuplar Alphonse Daudet
Havaya uçan at Peyami Safa
Logged
aa_şş_kk
Moderator
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 842


Türkçe Sevdalısı


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #36 : Mayıs 08, 2008, 11:15:33 ÖS »

malesef hiçbiri yok elimde Sad
üzgünüm
Logged


KPSS hatırası

Türkçe Öğrt.

"Türkçem Sevdamdır"
Mythcomeback
Hero Member
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 899



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #37 : Mayıs 12, 2008, 04:17:38 ÖS »

Kemal bu ilk piyesiyle vatanperverlik ve kahramanlik duygularından işe başlamıştır. Halkta bu duyguları harekete geçirmek isteyen bu dram, 1853 Türk-Rus Savası'nda gönüllü olarak cepheye giden sevgilisinin ardından, cephede O'nunla beraber bulunmak ve onunla aynı kaderi paylaşmak için asker kıyafetine girip, Silistre mudafasına iştirak eden genç bir kiz ile genç bir adamın aşkı etrafında gelişerek, Türk askerinin vatan uğruna gösterdiği fedakarlığı canlandırır.İçindeki vatanı şiir ve hitabetler ile devrinde muazzam bir heyecan yaratan bu eser Türk Tiyatrosu'nu bulunduğu seviyeden çok ileri götürmüştür. Piyes mevzuundaki basitliğe rağmen çok sevilmiş, Avrupa'da alaka uyandırmış, temsilinden uç yıl bile geçmeden Rusça'ya, daha sonra da başka dillere tercüme edilmiştir.Kemal'in en fazla munakaşa ve eleştiriye maruz kalmış piyesi budur. Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal'in sağlığında sahnelenişini gördüğü tek oyundur.Kemal'in kişiliği ve tiyatro tarihi açısından önemlidir.Namık Kemal'in Magusa'ya sürülmesine sebep, bu oyunun oynatılmasıdır.Doğurduğu ilgi dolayısıyla, tiyatro eseri yazmak hevesini uyandırmıştır.


İşine yarar mı
Logged

KLAVYEM DİLE GELSE COK KÜFÜR EDERDİ BANA
ELENİ
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #38 : Mayıs 12, 2008, 08:08:11 ÖS »

yaa bende orhan kemalin baba evi kitabının romanını bulamadım ya burda vardır diye umuyordum ama burdada yok sanırım ya bulan falan varsa göndersin lütfen acelee....
Logged
Mythcomeback
Hero Member
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 899



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #39 : Mayıs 15, 2008, 06:07:55 ÖS »

Baba Evi


KORKU
Kitabın asıl başlığı yazılanları bir çırpıda anlatmak ister gibi: Küçük Adamın Romanı...

Kimdir küçük adam denilen? Küçük adamlıkla suçlanan? Sorgulanmada yargılanan? Nedir kabahati, ya da çektiği sefaletin sebebi? İyi okuyamamak, babasına (atasına) benzemek, yetersiz olmak kişiye ne kazandırır? Aralarındaki farklar nelerdir? Hangisi değerlidir, hangisi değildir? Aynı ‘’kalemimin yazarken yarattığı tıkırtının beni uyandırması gibi’’ bir –farkındalılık- peşinde büyük yazar! Büyük yazar diyorum; çünkü bir okuyucuya; yüreğimde taşıdığım onca duygunun yanına; hiç bilmediğim bir duyguyu daha kattı Orhan Kemal! Kelimelerin yarattığı utancı tattırdı zihnime. Yüreğimse onamadan başka bir başeğiş bilmiyordu ki zaten! Düşündüm! Bu ne katı bir gövde gösterisiydi, yazarınkisi! Zahmeti, kıskançlığı, çaresizliği, açlığı, fakirliği... onca insanlık kıyısını, kıyıda olması gerekeni, öyle ortalayarak, yaşamın ta ortasına iteleyerek, zihnime taş gibi ağır bir şekilde kazıdı adeta! Kazındı ve yaşandı, evet! Artık, daha çok şey bilir oldum Orhan Kemal’in sözcüklerinde. Romanda adı dahi anılmayan bir insan(!) var. Bir adam. Ama o küçük bir adam! Adının anılmaması bu yüzden olsa gerek. Anılmamasına hacet duyulmamasından olsa gerek!

BİR ADAM...
Beş yaşından beri (kendini bildi bileli) babası tarafından ezilen, hakarete uğrayan, dövülen bir küçük adam o! Oyun oynaması yasak; çünkü baba sert, siyasi. Kendisi gibi ‘’okuyan’’ olmasını istiyor oğlunun. Azimli, zeki, atılgan. Fakat küçük adam bir türlü atamıyor üstündeki tutukluğu. O kadar korkuyor ki otoriteden, tir tir titretiyor onu düşüncesi dahi! Sevgisizlik, katılık, disiplin yıldırıyor küçük adamı. Erkek otorite saygının ve sevginin değil; şiddetin ve nefretin simgeleştirdiği bir gölge oluyor ancak!

Zaman harp zamanı, sürgün zamanı olduğundan gerek, Adana’dan Beyrut’a kaçıyorlar. Tüm aile. Beyrut, çilenin asıl adresi oluyor. Küçük adam yaşça büyüyor büyümesine; lakin ezildikçe eziliyor babasının karşısında. Yoksulluk bir yandan, işsizlik bir yandan, yabancı olmak bir yandan. Ne yaşadığı ülkeden haz ediyor küçük adam ne yaşadığı evden, evin insanlarından! İkisi de O, ne kadar yaklaşmaya çalışırsa çalışsın elinin tersiyle geri geri itiveriyorlar onu yaşadığı karanlık çukura sanki! Sevgisini yeşerttiği her insan, her mekan nefretini, kızgınlığını kazanıyorlar küçük adamın artık!

KAÇIŞ
Geriye tek bir çare kalıyor kuşkusuz: kaçış... Vatana, eski bildik, sıcak hayallere, arkadaşlara, dostlara, varlığa, Anadolu’nun verimli ovalarına geri dönüş... Kavuşma... Geri dönüşteyse onu neyin karşılayacağıysa aynı romanın ilerleyiş şekli ve sonu gibi tam bir muamma! Onca delip geçen, yürek burkan gerçekliğin ezici ağırlığıyla beraber bağıran ‘’yaşanan’’ küçük adamı ne hale sokacak acaba?

Orhan Kemal sanki bir saat işçisi gibi çalışmış Baba Evi’nde! O kadar iyi yapmış ki yaptığı şeyi. O kadar iyi anlatmış ki yaşananları. Derdi yazmak değil yazarın, anlatmak! Sadece ‘’var olan’’, daha doğrusu varlığının bütün kıvrımlarıyla ‘’ var gibi’’ olan bir adamı, bir silüeti, bir nesneyi anlatmak. İnsanlığını bağırmak. Amacına bu kadar ulaşan, bu kadar başarıyla ulaşan çok az ‘’roman’’ okumuşsunuzdur. Baba Evi olması gerekenle oyalamak yerine olanı biteni bütün çıplaklığı, acısı ve ürpertisiyle dosdoğru söyleyip bırakıyor okuyucuya. Okuyucu ise, yüreğindeki ağırlıkla kalıveriyor öylece! Bir ‘’iyi okumanın’’ verdiği, hakikat bir ağırlıkla. O ağırlığı taşıyabilenlere, taşımak isteyenlere selam olsun!

YAZAR HAKKINDA
Asıl adı Mehmet Raşit Öğütçü olan Orhan Kemal, 15 Eylül 1914’te Adana’nın Ceyhan ilçesinde doğdu. Babası, 1920-1923 döneminde birinci B.M.M.’de milletvekilliği, 3 Mayıs 1920’de Vekiller Heyeti’nde Adliye Bakanlığı yapan ve 26 Eylül 1930’da Adana’da Ahali Cumhuriyet Fırkası’nı kuran Abdülkadir Kemali Bey’dir.

Partisinin kapatılması üzerine 1931’de Suriye’ye kaçan babasının yanına ailece gidince, orta son sınıftaki öğrenimini yarım bıraktı. Daha sonra burada bir basımevine işçi olarak girdi. Bir yıl kadar Suriye ve Lübnan’da kaldı. 1932’de Türkiye’ye dönünce, Adana’da çırçır fabrikalarında işçilik, dokumacılık, katiplik, ambar memurluğu yaptı. 5 Mayıs 1937’de evlendi. Nisan 1938’de kızı Yıldız doğdu. Aynı günlerde Niğde’de askerlik görevine başladı. Burada, “yabancı rejimler lehine propaganda ve isyana muharrik” suçundan yargılanarak, 27 Ocak 1939’da beş yıla hüküm giydi Kayseri, Adana ve Bursa cezaevlerinde yattı. 1940 yılı kışında Bursa Cezaevi’nde Nazım Hikmet’le tanıştı.

26 Eylül 1943’te tahliye olunca Adana’ya döndü. Karataş’ta toprak taşıma işinde bir ay amelelik yaptı. 14 Nisan 1944’te Devlet Demiryolları’nda “muvakkat hamal”olarak çalıştı. Aynı yılın haziranın da Güzel İzmir Nakliyat Ambarı’nda iş buldu. Bir sure sonra bu işten de çıkarıldı.

1945 yılı yazında Kilis’e giderek, kalan 35 günlük askerlik görevini tamamladı. Çorum’a sürgüne gönderildi. Babasının, dönemin başbakanı Recep Peker’e telgraf çekmesi üzerine, 26 Ekim 1946’da bırakıldı. Adana’ya dönünce sebze nakliyeciliği, Verem Savaş Derneği’nde katiplik yaptı. Bir süre sonra işsiz kaldı.

17 Nisan 1950’de ailece İstanbul’a yerleşti. İstanbul’da geçimini yazarlıkla sağladı. 7 Mart 1966’da bir ihbar üzerine iki arkadaşıyla birlikte tutuklandı. “Hücre çalışması ve komünizm propagandası’ yaptıkları gerekçesiyle tevkif edilerek Sultanahmet Cezaevi’ne gönderildi. 7 Nisan’da Türk Edebiyatçılar Birliği, Gen-Ar Tiyatrosu’nda 30. sanat yılı nedeniyle bir jubile düzenledi. Toplantıda Melih Cevdet Anday, Yaşar Kemal ve James Baldwin birer konuşma yaptı. Bilirkişice verilen; “suç teşkil eden bir cihet bulunmadığı hususundaki rapor üzerine 13 Nisan 1966’de serbest bırakıldı. 17 Temmuz 1968’de bu davadan beraat etti.Bulgar Yazarlar Birliği’nin çağrısı üzerine gittiği Sofya’da, tedavi edilmekte olduğu hastanede 2 Haziran 1970’te öldü.
   
Logged

KLAVYEM DİLE GELSE COK KÜFÜR EDERDİ BANA
playest
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #40 : Mayıs 27, 2008, 06:41:49 ÖS »

arkadaşlar rıfat ılgazın hababam sınıfı icraatin içinde  roman özeti varmı Smiley
Logged
sevalselami
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #41 : Eylül 18, 2008, 02:05:47 ÖS »

arkasaşlar "Şu Çılgın Türkler"in acilen geniş özetine ihtiyacım var yardımcı olursanız çok sevinirim...
Logged
gözd€
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #42 : Ekim 08, 2008, 05:39:29 ÖS »

mrb sizde çırpıntıların kitabının özeti var mı acaba eger varsa benımle paylasırsanız cok sevınırım:)
Logged
aa_şş_kk
Moderator
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 842


Türkçe Sevdalısı


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #43 : Ekim 11, 2008, 10:09:02 ÖS »

mrb sizde çırpıntıların kitabının özeti var mı acaba eger varsa benımle paylasırsanız cok sevınırım:)

arşivimde mevcut değil malesef, inşallah arkadaşlarda vardır
Logged


KPSS hatırası

Türkçe Öğrt.

"Türkçem Sevdamdır"
elif125
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #44 : Ekim 15, 2008, 04:23:56 ÖS »

Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat romanın özetini arıyor bana yardımcı olurmusunuz rica etsem
Logged
Sayfa: 1 2 [3] 4
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

hosting

 

S   0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 

51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 

 

Sohbet Lida dogum havalandirma lazer epilasyon egitim Edebiyat Kadin Kultur,sanat Kultur,sanat Edebiyat Edebiyat Okul Öncesi ÖSS sbs Firmalar Yemek Tarifleri Yemek Tarifleri Matematik Geometri Biyoloji Teknoloji Saglik Fizik ingilizce Gebelik Matematik sarki sozleri Eğitim sohbet gebelik
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!