bizimdeniz
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 2
|
 |
« Yanıtla #39 : Eylül 16, 2007, 09:12:11 ÖÖ » |
|
Herkese Günaydın ve Merhaba..
Hayalkırıklığı yaşamamanız için her şeye hazırlıklı olun arkadaşlar. Gerçekler hiç de sizin hayal ettikleriniz gibi değil. Kalabalık sınıflar, görgüsüz, sanattan nasibini almamış, resimden anlamayan, resim dersini "rağmen bir ders" olarak gören, estetikten yoksun, gereksiz yöneticilerle yan yana olacaksınız. Yaptığınız hiçbir çalışma görülmeyecek. Nerede angarya işler varsa size yıkılacak. Dersinizin, ağırlıklı ortalaması en altlarda. Sizi yalnızca öğrencileriniz, o da en fazla yüzde 15-20'si önemseyecek. Okullarda atölyeler yok. Çocuklar yoksul. Malzeme alamayacak ve dersinize her gün bir başka mazeretlerle girecekler. Dahası, sizi takmıyacak öğrencileriniz. Hele de lisedeyseniz ve de eskilerin demesiyle dirayetli değilseniz, vay halinize..
Daha sayayım mı!?.. Neyse gerisini, öğretmenliğinizde yaşayarak öğrenin.. 14 yıllık öğretmenim. Anadolu Öğretmen Lisesi'nde öğretmenlik yapıyorum. İki yıldır kendi okulumda resim dersi olmadığından, okul okul dolaşmaktayım. Bu yıl da beş sınıfta, birer saat resim dersi var. Yine, oturduğum evimden kilometrelerce uzakta bir ilköğretim okuluna sürgün. Hem de kadronuzun bulunduğu okulun statüsü dikkate alınmayarak. Varın gerisini siz düşününün genç arkadaşalarım..
Ama şu da var: Che Guevera şöyle diyor: GERÇEKÇİ OL, İMKANSIZI İSTE..
Bir de Mustafa Kemalimiz var tabi Oda şunu diyor: OKULLAR GENÇ BEYİNLERİ YETİŞTİRMEK İÇİN VAR... ÖĞRETMENLER YENİ NESİL SİZLERİN ESERİ OLACAK...
Bunlar sizler için bir şey ifade ediyor ve yüreğinizle kafanızdaki idealleriniz, direnciniz tükenmediyse, birbiriyle örtüşüyorsa, her şeye karşın "ben varım ve idealerimin peşinde, neye mal olursa olsun gideceğim" diyebiliyorsanız, bu uğurda koşturduğunuz, bu zorlu maratonun en yorgun anlarında size çelme takanlar çıkacak, düşeceksiniz. Kimseden yardım almadan, kendi ayaklarınız üstünde doğrulup yeniden, hiç yorulmamış gibi koşturmaya başlayabiliyorsanız, sizler başaracaksınız demektir. O zaman, bu hedefte, amaçlarını bu doğrultuya yöneltmiş, genç meslektaşlarıma merhaba diyorum, hadi rastgele diyorum..
Arkadaşlar, göreve başladığınızın ilk yıllarında, hiç tanış olmadığınız dünyalarla karşılaşacaksınız. Yaşayacağınız, birbirinden karmaşık olaylar sizi yılgınlığa da sürükleyebilir, mesleğinizden istifa etme aşamasına da getirebilir, ama eğer, kendinize güveninizi yitirip, bu olaylar karşısında korkup kendi kabuğunuza çekilirseniz, herkes, her şey önünüzde dağ gibi engeldir artık. Size kimse yardımcı olamaz. Yok eğer, yürümek için yola çıktıysanız, yorgunluğu düşünmeden çalışmayı göze aldıysanız, hiçbir zorluk aşılmaz değildir. Ferhat'ı düşünün. Ne büyük bir aşkmış ki, Şirin'ine duyduğu, koca bir dağı delip geçmiş. Pir Sultan'ı düşünün sonra. Şeyh Bedreddin'i, Börklüce'yi, Torlak Kemal'i, Çanakkle'yi ve Anafartalar kahramanı Mustafa Kemal'i. Samsun''u, Amasya'yı, Sivas'sı, Erzurum ve Anakara'yı, Kurtuluş Savaşı'nı, Cumhuriyet'i, Devrimleri, Halkevlerini, Okuma seferberliklerini, köy köy, ova ova, şehir şehir at sırtında bütün Anadolu'yu gezen, köye ışık, köye yol, köye su, köye sağlık, köye eğitim taşıyan o unutulmaz eğitimcilerimiz, Mustafa Necatileri, Hasan Ali Yücelleri, İsmail Hakkı Tonguçları, Vedat Günyolları, Sabahattin Eyüboğullarını, Mehmet Başaranları, Fakir Baykurtları, Mahmut Makalları ve daha nicelerini... Ve tabi ki AYDINLANMA DSEVRİMİMİZİN O UNUTULMAZ OCAKLARI KÖY ENSTİTÜLERİNİ DE DÜŞÜNÜN BİR..
SONRA ÜLKEYİ KARANLIĞA SÜRÜKLEYENLERİ, ŞREŞAT ŞEMSETTİN SİRER GİBİ BİLİM, AKIL, AYDINLIK DÜŞMANI GERİCİ, BİLİSİZ EĞİTİM BAKANLARINI DA. ONUN BAĞLI BULUNDUĞU ANLAYIŞIN KARANLIĞINI, BUGÜNKÜ TEMSİLCİLERİNİ, ÜLKEYİ TEKRAR ORTAÇAĞ KARANLIĞINA GÖMMEK İSTEYENLERİ DE, MUSTAFA KEMAL AYDINLIĞINIA DÜŞMAN BU ZİHNİYETİN TEMSİLCİLERİNİ, OKYANUS ÖTESİNDE, BİNLERCE METRE KARALİK ÖZEL ÇİFTLİKLER DE, ÜÇ AYRI VİLLALARDA YAŞAYAN VE HABİR KENDİ KARANLIĞINI TA ORALARDAN ÇEMKİREN O SOYTARIYI DA DÜŞÜNÜN. TALİBAB'NIN İKİ NUMARALARI TERÖRİSTİ HİMETYAR'IN AYAKLARI DİBİNE DİZ ÇÖKMÜŞ VE ELLERİ DİZİNDE SİKLÜM PÜKLÜM DURNALARI DA DÜŞÜNÜMEYİ ASLA VE ASLA UNUTMAYIN. ÇANKAYAYA ÇÖKEN KARANLIĞI DA UNUTMAYIN...
Arkadaşlar, tarih, öylesine ışıklı bir bilim ki, bakıp da görebilenler bu ışıktan kendine yol çizebilirler. Körü körüne bir bilinçsizliğe saplanıp kalanların yolu aydınlık değil, kişilikleri de adam gibi adam değildir. Öğretmen, her koşulda kendisini var eden, eriye tükene, dibini karanlık bıraksa da, etrafını aydınlatan bir mumdur. Ondandır öğretmen bir muma benzetilir.
Sevgi ve dostlukla arkadaşlar. Yolunuz açık olsun. Düşüncelerinizden bilim, yüreğinizden sevgi, kişiliğinizden direnç ve sabır eksilmesin diyorum. AKLI İNANÇTAN, BİLİMİ DİNDEN AYIRMANIN, AKLI BAĞIMSIZLAŞTIRMANIN BİR BÜYÜK SAVAŞI, YENİ BİR KURTULUŞ SAVAŞI VERME ZAMANIDIR. BUNU YÜREĞİNDE DUYAN, KAFASINDA YEŞERTENLER BAŞARABİLİR ANCAK..
|