Öğretmenler Forumu
Eylül 07, 2008, 07:30:17 ÖÖ *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: psikolojinin alanı  (Okunma Sayısı 5338 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
yabancı
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7


Üyelik Bilgileri
« : Eylül 23, 2007, 10:45:50 ÖS »

 

 

PSİKOLOJİ NEDİR ?

 

 


 

 

PSİKOLOJİNİN TANIMI

            Kelime anlamı, Latince ruh (psyche) ve bilim anlamına gelen logos kelimelerinin birleşmesinden oluşur. Psikoloji ruh anlamına gelmez.

 

PSİKOLOJİ: İnsan ve hayvan davranışlarını inceleyen pozitif bir bilimdir.

 

Pozitif Olmak Ne Demektir?

            Bir bilimin pozitif bir bilim olabilmesi için ele aldığı konuları gözlemleyebilmesi, ölçebilmesi ve deney yapabilmesi gerekir. Pozitif bilimler olgulardan hareket ederek deneysel yöntemlerle sistemli bilgilere ve kesin sonuçlara ulaşmaya çalışır.  

 

Psikoloji Neden Hayvanları İnceler:

İnsan hayatı hayvan hayatından daha önemlidir.

Ortalama insan ömründen daha kısa ömre sahip hayvanlar olduğu için.

Hayvan ve insan davranışları birbirine benzer. Buradan yola çıkarak insanlar için genelleme yapılır.

Hayvan araştırmacıdan, araştırmacıda incelediği hayvandan az etkilenir.

 

 

DAVRANIŞ

            Organizmanın, iç ve dış uyarıcılar karşısında göstermiş olduğu gözlenebilen ve gözlenemeyen tepkilerdir.

 

Uyarıcılar iki çeşittir:

 

İç Uyarıcılar: Organizmaya içten gelen uyarıcılardır.

      Örneğin: Acıkmak, susamak, hissetmek vb.

Dış Uyarıcılar: Organizmanın dışından gelen uyarıcılardır.

            Örneğin: Ses, ışık, koku vb.

 

Davranışlarda iki Çeşittir:

 

Fiziki (Gözlenebilen, dışsal) Davranışlar: Dışardan gözlenebilen bedensel davranışlardır.

Örnek: Yemek yeme, spor yapma, esneme, yazı yazma vb.

Fizyolojik (Zihinsel, içsel) Davranışlar: Dışardan gözlenemeyen sadece zihinsel etkinlikleri ifade eden davranışlardır.

Örnek: Algılama, düşünme, rüya görme,hayal kurma vb.

 

 

 

NOT 1: Organizma aynı uyarıcıya farklı tepkilerde bulunabilir

          

    
 

NOT 2: Organizmada bir tepkinin nedeni birçok uyarıcı olabilir

          

  
 

NOT 3: Organizmada birden çok tepkinin nedeni birçok uyarıcı olabilir.                  

                  

 

 

 

                

 

 

 

Davranışı Etkileyen Faktörler

 

      Organizmanın biyolojik yapısı: Kadın-erkek olma, genç-yaşlı olma gibi.

      Organizmanın geçmiş yaşantıları: Organizmanın çocukluğu, gençliği, eğitimi, alışkanlıkları, tecrübeleri gibi.  

      Organizmanın içinde bulunduğu psikolojik durum: Dalgın olma, üzüntülü, heyecanlı, içine kapanık olma gibi.

      Organizmanın içinde yaşadığı fiziksel çevre: Sıcaklık, soğukluk, gürültülü, sessiz, kalabalık, sakin olma gibi.

      Organizmanın içinde yaşadığı sosyal çevre: Toplumun zengin - fakir oluşu, inançları, ahlaki kuralları, örf - adetleri gibi.

      Organizmanın tutum ve beklentiler: Kişinin bir olay veya duruma ilişkin duygu düşünce, bilgi inanç ve değerlendirmeleri ve beklentileri davranışları etkiler.

 

 

Psikolojinin Amacı

            Organizmanın duyuş, düşünüş ve davranışlarının bağlı olduğu kanunlara ulaşarak insan davranışları hakkında önceden ön deyide bulunma imkânı sağlamak.

 

1) İnsan davranışlarını tanımlama: Bütün bilimler, öncelikle ele aldığı konulara açıklık kazandırmayı amaçlar.

Psikolojide,  öğrenme nedir? davranış nedir? Zekâ nedir? Yetenek nedir? Gibi. Sorular sorarak araştırma alanı ile ilgili kavramlara açıklık getirir.

 

2) İnsan davranışlarını anlama ve açıklama:

İnsanların niçin ve nasıl davrandığını incelemek.

Düşünme, öğrenme, hayal kurma, unutma nasıl olmaktadır?

Zeka, yetenek ve kişilik bakımından insanlar arasında ne gibi farklar vardır?

İnsan niçin ve ne gibi durumlarda çevresiyle uyumsuzluk göstermektedir?

Çevresi yani toplum insanı nasıl etkilemektedir.

 

3) İnsan davranışlarını önceden kestirebilme: Davranışların nedenlerini ortaya koyduktan sonra benzer durumlarda benzer davranışların ortaya çıkacağını önceden tahmin edilebilmesidir.

 

4) İnsan davranışlarını etkileme ve kontrol etme: Davranışın olumlu yönde gelişmesi için ortaya çıkacak olumsuz durumların kontrol edilmesi ve önlenmesi amaçlanır.

 

5) Kendimizi ve başkalarını daha iyi anlayabilme: Psikoloji bütün bu amaçlarını gerçekleştirebildiği ölçüde;

Biz insanlar kendimizi ve başkalarını daha iyi anlayabilme

Davranışlar hakkında daha doğru yargılarda bulunabilme

Hoşgörülü olabilme, kendi sorunlarımızı çözme ve istendiğinde başkalarının sorunlarının çözümüne yardımcı olma yeteneği kazandırır.

Bütün bunlar, daha olgun bir insan ve daha olgun bir toplumun olacağı anlamına gelir.

 

 
  

 

 

PSİKOLOJİNİN DİĞER BİLİMLERLE İLİŞKİSİ

 

PSİKOLOJİ – FİZYOLOJİ
            Fizyoloji organizmanın organlarını inceler. Duyu organlarının çalışma biçimi, iç salgı bezleri, hormonlar, sinirsel iletişim vb. davranışları etkiler. Psikoloji insan davranışlarını anlamak için Fizyoloji biliminden faydalanır.

 

PSİKOLOJİ – TIP(PSİKİYATRİ)
            Psikiyatri anormal insan davranışlarını inceler. Psikoloji ise normal insan davranışlarını inceler. Psikoloji normal ile anormal insan davranışlarını birbirinden ayırmak için Psikiyatri biliminden faydalanır.

 

PSİKOLOJİ – SOSYOLOJİ
            Sosyoloji toplumu inceler. Psikoloji ise bireyi inceler. Ama netice itibariyle toplum denilen bütün tek tek bireylerden oluşur. Bunun yanında bireyde toplumun bir parçasıdır. Toplum bireyin, bireyde toplumun davranışlarını etkiler. Bu nedenle Psikoloji araştırmalarında, Sosyoloji biliminden faydalanır.

 

PSİKOLOJİ – ANTROPOLOJİ
            Antropoloji, insanın oluşumunu değişimini inceler. İkiye ayrılır.

Fiziki Antropoloji: İlkel insandan günümüz insanına kadar insanın vücudunda meydana gelen değişiklikleri inceler.

Sosyal Antropoloji: İlkel insandan günümüze kadar insanın davranışlarında, düşüncelerinde kültüründe meydana gelen değişiklikleri inceler.

NOT: Antropoloji özellikle ilkel insan yaşamı üzerinde yoğunlaşır.

            Psikoloji, insan davranışlarını anlamak için insanın kökenini inceleyen Antropolojiden faydalanır.

 

PSİKOLOJİ – SİYASET BİLİMİ
            İnsanlar içerisinde yaşadığı toplumun yönetim biçiminden, hukuk sisteminden etkilenir. Psikoloji, insan davranışı üzerinde siyasal düzenin nasıl bir etkide bulunduğunu anlamak için Siyaset biliminden faydalanır.

 

 

 

 

 

PSİKOLOJİ – EKONOMİ
            Ekonomi, insanların ihtiyaçlarını karşılayacak olan mal ve hizmetlerin üretimi, tüketimi, bölüşümü gibi faaliyetleri düzenler. Ekonomik koşullar, insan davranışlarını inceler. Bunun için Psikoloji, Ekonomi biliminden faydalanır.

 

PSİKOLOJİ – COĞRAFYA
            Coğrafi koşullar ( iklim, bitki örtüsü vb.) insan davranışlarını etkiler. Psikoloji insan davranışlarını anlamak için Coğrafya’dan faydalanır.

 

PSİKOLOJİ – FELSEFE
            Felsefe, insanı ve evreni tanımaya, bilginin nasıl oluştuğunu anlamaya yönelik zihinsel etkinlikleri içeren bir bilgi alanıdır. Felsefenin en önemli özelliklerinden biri eleştiridir. Felsefe eleştirerek doğru sanılan birçok şeyin yanlışlığını ortaya çıkarır. Bu nedenle Felsefeyle ilgilenmeyen insanların boş inançların etkisinde kalması kaçınılmazdır. Ayrıca, Felsefeyle ilgisini kesen bilim, bilim olarak varlığını devam etme olanağından yoksun kalır. Bundan dolayı tüm bilimler gibi, Psikoloji de Felsefe ile sıkı bir ilişki içerisindedir.    

 

 

 
  

 

« Son Düzenleme: Eylül 24, 2007, 08:47:28 ÖÖ Gönderen: LAGIMCI » Logged
yabancı
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : Eylül 23, 2007, 10:46:15 ÖS »

PSİKOLOJİNİN ALT DALLARI

 

 

Günümüzde Psikoloji genişlemiş ve Psikolojide çeşitli alt dallar oluşmuştur.

 

      DENEYSEL PSİKOLOJİ

Davranışın temelinde yatan nedenleri anlamak için araştırma yapar. Davranışın fizyolojik temelleri olan; duyum, algı, dikkat, bellek, öğrenme gibi konularda deneyler yapar.

Örneğin: Motivasyonun öğrenme üzerindeki etkisi

         Yorgunluğun dikkat üzerinde etkisi

 

      KLİNİK PSİKOLOJİ

Bir kurumda bakılmayı gerektiren duygusal, davranışsal bozuklukları olan, toplumla uyumları kopmuş anormal insanların davranışlarını inceler. Teşhis eder ve tedavisini bilimsel olarak yapar.

 

NOT: Psikolog ile Psikiyatrist farklıdır.

Psikiyatrist: Tıp doktorudur. İlaç tedavisi yapabilir.

Psikolog: Bilim doktorudur. İlaç tedavisi yapmaz.

 

      SOSYAL PSİKOLOJİ

Bireyin grup içindeki davranışlarını inceler. Bireyin topluma, toplumun bireye etkisini konu edinir. Moda, reklam, propaganda, kamuoyu, insan ilişkileri vb. Sosyal Psikolojinin konularıdır.

 

 

      GELİŞİM PSİKOLOJİSİ

Döllenmeden ölüme kadar bireyin yaşa bağlı davranış değişikliklerini inceler. Birey ne zaman konuşur. Algılama ne zaman başlar. Çocuğun düşünmesinde meydana gelen sistematik değişimler nelerdir. Bireyin çevre ile ilişkisi hangi yaşta nasıl olur, gibi konular Gelişim Psikolojisinin konularıdır.

3 ana bölüme ayrılır:

Çocuk Psikolojisi ( Döllenmeden ergenliğe kadar )

Ergenlik Psikolojisi ( Ergenlikten yetişkinliğe kadar )

Yetişkin Psikolojisi ( Yetişkinlikten ölüme kadar )

Hayvan Psikolojisi ( Hayvan gelişimini inceler )

 

 

      EĞİTİM PSİKOLOJİSİ

Psikolojinin eğitim alanlarına uygulanmasından doğmuştur. Okul ortamını ve eğitim sürecini en verimli duruma getirmeyi amaçlar. Okulda öğrencilere testler, mülakatlar uygulayarak öğrencilerin okulla ilgili sorunlarını anlamaya çalışır ve çözümler üretir. Hangi konu kime nasıl verilmeli? Öğretmen nasıl yetiştirilmeli? Eğitim ortamında en yüksek başarı nasıl sağlanmalı? Eğitim programları nasıl düzenlenmeli? Gibi konular üzerinde durur.

 

 

      DANIŞMANLIK PSİKOLOJİSİ

Hafif duygusal, kişisel sorunları olan bireylerin davranışlarını inceler. Bireye yaşamını kolaylaştıracak bilgiler vererek, ilgilerini ve yeteneklerini açığa çıkaracak kararları almasına yardımcı olmayı amaçlar. Çeşitli testler, mülakatlar uygulayarak bireylerin meslekleriyle, eğitimleriyle ilgili sorunlarını anlamaya çalışır. Bireylerin yaşamlarıyla ilgili en doğru kararı vermelerinde yardımcı olur.

 

 

      PSİKOMETRİK PSİKOLOJİ

Psikolojide araştırma sonuçlarının sayılarla ifade edilmesidir. Bu alt dal diğer Psikoloji dallarına testler hazırlar. Mevcut testlerin kullanışlılık düzeyini kontrol eder.

 

 

 

 

 
 
PSİKOLOJİDE EKOLLER

 

 EKOL:

Herhangi bir alanda Bilimde, Sanatta ve Felsefede aynı konuyu işleyen, aynı yöntemi kullanan ve aynı amacı paylaşan insanların oluşturduğu birliğe denir.

            Aynı olguyu açıklamaya çalışan farklı yaklaşımlar her bilimde olmuştur. Özellikle doğa bilimlerinde, bu farklılıklar zamanla aşılmış ve yerlerini, evrensel olarak kabul gören genel-geçer yaklaşımlara bırakmışlardır. Psikolojide ise başlangıçtan beri var olan görüş ayrılıkları varlıklarını bugün de devam ettirmektedir. Bunun nedeni:

Doğa bilimlerini kesin sonuçlara ulaştıran deney yönteminin kullanılmasındaki sınırlılık.

İnsan davranışlarının olağanüstü, çok yönlü ve karmaşık olması.

Psikoloji’nin oldukça yeni ve genç bir bilim olması.

 

 

YAPISALCILIK ( Strüktüralizm )
 

Konusu: İnsan bilincinin (zihnin) yapısı ve işleyişi

Yöntemi: İçe bakış (iç gözlem)

Temsilcileri: Wilhelm WUNDT, Edward TİTCHENER

           

            Yapısalcılar insan zihninin öğelerini ve bunlar arasındaki ilişkiyi, yani zihinsel süreçleri       ( duyum, algı, bellek, düşünce, duygu, irade, dikkat gibi) incelemişlerdir. Onlara göre insanın ayırt edici özelliği, düşünen ve düşünerek davranışta bulunan bir varlık olmasıdır. Öyleyse, insan davranışlarının anlaşılmasının önkoşulu, insanın düşünme ve anlama yeteneğinin kavranmasıdır.

            Yapısalcılar, Kimya biliminden etkilenmişlerdir. Nasıl ki; Kimya maddenin en küçük birimi olan atomu bulunca, kimyasal olayları anlamak kolaylaştıysa, Psikolojide zihin ve zihinsel süreçleri en küçük parçalarına ayırarak insan bilincini anlayıp, açıklayacaktı. Bilinci içe bakış yöntemiyle incelemişlerdir. İçe bakış, bireyin kendi kendisini gözlemlemesi demektir. Bireye ( ses, ışık, koku gibi ) uyarıcılar verilerek bireyin bu uyarıcılar karşısında hissettiklerini anlatması istenir.

NOT: Birey sorulan sorulara yanlış cevaplar verebilir. Buda araştırmanın ob jektif olmama durumunu ortaya çıkarır.

 

DAVRANIŞÇILIK ( Bihevyorizm )
 

Konusu: Dışardan gözlenebilen, ölçülebilen davranışlar

Yöntemi: Deney

Temsilcileri: John Watson, İvan PAVLOV, Frederic SKİNNER, Edvard THORNDİKE

 

            Davranışçılar, yapısalcıların incelediği bilinci somut olmadığı için bilimin konusu olamayacağı ve kullandıkları içe bakış yönteminin yeterince objektif olmadığını söyleyerek eleştirmişlerdir. Davranışçılar araştırmalarında, doğuştan getirilen kalıtımları (yetenek, zeka, eğilim, iç dürtüler vb.) hesaba katmazlar. Davranışlar üzerinde eğitimin ve çevrenin etkili olduğunu savunurlar. Uygun uyarıcı, uygun çevre, uygun eğitim verilirse istenilen davranış ortaya çıkar. Bundan dolayı bunlara U – T  psikologları denmiştir.

 

NOT 1: J. Watson kendisine bir çocuk verildiğinde onu isterse bir doktor, isterse bir hırsız yapabileceğini söyler.

NOT 2: İlk hayvan deneylerini davranışçılar yapmıştır.

 

 

İŞLEVSELCİLER ( Fonksiyonalizm )
 

Konusu: Çevreye uyum sağlayan davranışlar, Bilinç ne işe yarar

Yöntemi: İçebakış, Deney, Gözlem

Temsilcileri: W. James, J. Dewey

 

            Yapısalcılar, bilinç nedir? Derken, İşlevselciler bilin ne işe yarar? Sorusuna cevap aramışlardır. İnsanın çevreye uyum sağlayan davranışlarıyla ilgilenirler. Önemli olan davranışın kendisi değil, ne işe yaradığıdır. Davranış organizmanın çevreye uyumunu sağlamalıdır. Asıl amaç, algılama, düşünme, duygulanma ve irade gibi bilinç olaylarının hayatta karşılaşılan sorunların çözümlenmesine nasıl yardımcı olduğudur.

 

NOT: İşlevselciler, sayesinde psikolojinin hayata uygulanması ile Çocuk Psikolojisi, testler, Eğitim Psikolojisi gibi yeni alanlar doğmuştur.

 

 

PSİKANALİZM ( Psikodinamik, Psikoanalitik, Dinamik, Derinlik, Bilinçaltı )
 

Konusu: Bilinçaltına itilen olumsuz düşünceler, duygular

Yöntemi: Serbest çağrışım, Telkin, Hipnoz, Rüya analiz, Mülakat, Test, İçebakış

Temsilcileri: S. Freud, A. Adler, J.G. Jung

 

            Freud’a göre “cinsellik” ve “saldırganlık” insanların doğuştan getirdikleri iki temel eğilimdir. Bu iki güdü insanoğlunun toplum içerisinde yaşamasını zorlaştırır. Bunun yanında kişi kendisini rahatsız eden duyguları ve düşünceleri bastırarak bilinçaltına atar. Ama bunlar insanı rahatsız etmeye devam eder. Zamanla birey bu bastırılmış duygu ve düşünceleri çeşitli rüyalar, dil sürçmeleri, unutmalar şeklinde dışa vurur.

Psikanalistlere göre kişilik üç bölüme ayrılır;

 

İD - İlkel istekler

EGO - Bilinç, Düzenleyici

SÜPEREGO – Toplumsal değerler

 

Freud’a göre insanın davranışlarını anlamak için bireyin bilinçaltını çözümlemek gerekir.

 

GESTALT ( Bütünlük) EKOLÜ
 

Konusu: Davranışlar bir bütündür.

Yöntemi: Tümdengelim

Temsilcileri: Wertheimer, Koffka, Köhler

 

Diğer ekollerin parçacı yaklaşımını eleştirirler. Davranışları bir bütün olarak incelemişlerdir. Davranışları ancak bir bütün olarak incelediğimizde doğru anlayabileceğimizi ileri sürmüşlerdir. Doğal gözleme önem vermişlerdir. Algı ve öğrenme alanında önemli çalışmalar yapmışlardır.

 

 

HÜMANİST (İnsancıl) YAKLAŞIM
 

Konusu: İnsan kendine özgü özellikleri ve ihtiyaçları olan özgür bir varlıktır.

Yöntemi: İçebakış, Empati

Temsilcileri: Maslow, Rogers, Sartre

 

İnsanı temele alan hümanist yaklaşım, varoluşçuluk felsefesinden etkilenerek doğmuştur. Onlara göre insan sadece beslenme gereksinimi olan bir varlık değildir. İnsanın güven, sevgi, saygı gibi psikolojik ve toplumsal gereksinimleri de vardır. Birey önce güven daha sonra sevgi, saygı gereksinimlerini karşılarsa olumlu kişilik özellikleri ile biçimlenir. Her birey kendine özgü özellikleri olan bir varlıktır. Psikoloji insan davranışlarını incelerken bireyler arası farklılıkları göz önünde bulundurmalıdır. Çünkü her birey kendi seçimlerinde özgürdür.

 

 

BİYOLOJİK YAKLAŞIM
 

Konusu: Davranışlardaki biyolojik yapı

Yöntemi: Deney

Temsilcileri: A. Meyer

 

            Davranışların kökeninde biyolojik özelliklerin etkisi vardır. Davranış, uyarıcıların beyni etkilemesiyle başlar. Oradan sinirler aracılığıyla kaslara geçer ve gözlenebilir davranışlar olarak ortaya çıkar. İnsanın davranışlarını anlamak için beyindeki sinir sistemini, insanın biyolojik çalışma sistemini bilmek gerekir.

 

 

BİLİŞSEL YAKLAŞIM
 

Konusu: Bilişsel faaliyetler

Yöntemi: Deney

Temsilcileri: J. Piaget

 

            Davranışın kökeninde bilişsel faaliyetler vardır. Biliş insanın hayatı anlamaya, tanımaya yönelik etkinliğidir. Davranışın kökeninde (duyum, algı, bellek, dikkat, öğrenme) gibi bilişsel faaliyetler vardır. Birey bu faaliyetleri kullanarak çevresi ve kendisi hakkında bilgi edinir ve davranışta bulunur.

 
 

 

 

 

PSİKOLOJİDE YÖNTEMLER

 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Betimsel
 Tarama
 Klinik
 Deneysel
 
 İstatistiksel
 
Yöntemler
 Yöntemi
 Yöntemler
 Yöntemler
 
 Yöntemler
 

 

YÖNTEM

Bilimlerin doğa ve toplumsal olayları anlamak ve açıklamak için izledikleri sistemli ve düzenli yoldur.

 

BETİMSEL YÖNTEMLER

 

GÖZLEM:

Herhangi bir nesneyi, olayı, durumu izlemeye gözlem diyoruz. İki tür gözlem vardır.

 

Doğal gözlem:

Herhangi bir nesneyi, olayı kendi doğal durumunda izlemeye denir. Doğal gözlemde gözlenen gözlendiğinin farkında değildir. Gözleme konu olan organizma bunun farkın da olursa yapay davranışlarda bulunabilir.

Örnek: Bir öğretmenin bahçede oynayan herhangi bir çocuğu, ona fark ettirmeden izlemesi.

 

Sistematik Gözlem:

Şartları ve ortamı araştırmacı tarafında oluşturulan, araştırmacının denetimi altında gerçekleştirilen gözlemdir.

Örnek: Maymunları kendi doğal ortamlarında izlersek buna doğal gözlem denir. Aynı maymunları laboratuar ortamında gözlersek buna sistematik gözlem denir.

 

İyi Bir Gözlem İçin Gerekli Olan Şartlar:

      Araştırmacı olaya kendi duygularını katmamalıdır.

      Gözlenen kişi gözlendiğini fark etmemeli, fark ederse doğal davranmayabilir.

      Araştırmacı iyi yetişmiş, elindeki verileri en iyi şekilde kullanabilmelidir.

      Araştırmada yeterli derecede araç – gereç kullanılmalı, bu araştırmanın objektifliğini arttırır.

 

 

TARAMA YÖNTEMİ

 

ANKET:

Bireylerin belirli bir konudaki görüşlerini, tutumlarını tahmin edebilmek için oluşturulmuş standart soru kağıtlarıdır.

 

TEST:

Bireylerin ( zeka, yetenek, kişilik, bilgi vb.) özelliklerini ölçmek amacıyla oluşturulmuş standart soru kağıtlarıdır.

 

 

KLİNİK YÖNTEMLER

 

Davranış bozukluğu gösteren bireyleri teşhis ve tedavi etmek amacıyla uygulanan yöntemlerdir.

 

Mülakat: Kişiliği değerlendirmek amacıyla yapılan karşılıklı konuşmadır.

Biyografi: Bireyin davranışlarının nedenini öğrenmek için, bireyin geçmiş yaşantılarını anlatmasıdır.

Telkin: Sözle etkileyip davranışları yönlendirmektir.

Hipnoz: Sözle ya da bir nesne aracılığıyla bireyi yapay bir şekilde uyutmaktır.

Serbest Çağrışım: Bireyin hiçbir şeyden etkilenmeden aklına geleni anlatmasıdır.

 

 

DENEYSEL YÖNTEMLER

 

Gözlemlerden elde edilen varsayımları ispatlamak veya çürütmek amacıyla olgular arasında neden – sonuç ilişkisi kurmak suretiyle gerçekleştirilen yöntemdir.

 

Bir deneyde iki grup vardır:

 

1) Deney Grubu: Üzerinde araştırma yapılan, şartlarında değişiklik yapılan gruba deney grubu denir.

 

2) Kontrol Grubu: Karşılaştırma yapmak için, şartlarında herhangi bir değişiklik yapılmayan gruptur.

 

Bir deneyde iki değişken grup vardır:

 

1) Bağımsız Değişken: Etkisi araştırılan değişkendir. Bağımsız değişken olayın nedenidir.

 

2) Bağımlı Değişken: Bağımsız değişkenden etkilenen değişkendir. Deneyin sonucudur.

 

Örnek:

Ücret tarifesinin üretim miktarı ve kalitesi üzerindeki etkisini incelemek için bir fabrikada çalışanlardan, yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi, yapılan iş ve çalışma süresi bakımından birbirine denk iki grup oluşturuluyor. Gruplardan birindeki bireylere ürettikleri parça başına, diğerindekilere ise haftalık olarak sabit miktarda ücret ödeniyor.

Bu deneyde parça başına ücret alan grup deney, haftalık ücret alan grup ise kontrol grubudur. Ücret ödeme şekli bağımsız değişken, verimin artıp artmaması bağımlı değişkendir.

 

Örnek:

Süt İçersen             Sağlıklı Olursun                                 Çalışırsan                Başarırsın

Bağımsız                         bağımlı                                               bağımsız                     bağımlı

değişken                        değişken                                            değişken                    değişken

 

 

 

İSTATİSTİKSEL YÖNTEMLER

 

İSTATİSTİK

Araştırma sonuçlarının sayısal verilerle ifade edilmesidir. Ölçme araştırmaya kesinlik katar. Araştırma sonuçlarının daha somut, daha anlaşılır, daha nesnel olmasını sağlar.

 

Korelasyon:

İki değişken arasındaki bağıntıya korelasyon denir.

 

Pozitif Korelasyon: İki değişkenden biri artarken diğeri de artıyor, biri azalırken diğeri de azalıyorsa buna pozitif korelasyon denir.

Örnek:

Enflasyon             fiyat

Artar                  artar

 

Negatif Korelasyon: Değişkenlerden biri artarken diğeri azalırsa, biri azalırken diğeri artarsa buna negatif korelasyon denir.

Örnek:

Enflasyon             alım gücü

Artar                     azalır

 

Nötr Korelasyon: İki değişken arasında hiçbir ilişkinin olmama durumudur.

Örnek:

Kel olmak                  basketçi olmak

 

 

Korelasyon Katsayısı

İki veri arasındaki ilişki katsayılarla gösterilir. Korelasyon katsayısı 0 ile +1 ve 0 ile -1 arasında değişen değerler alır. +1 ve -1 ilişkinin en yüksek olduğu noktalardır. 0 ' da ise ilişki nötrdür. Yani iki değişken arasında hiçbir ilişki yoktur.

 

 


GRAFİKLER:

 


 

 

 

 

 

 

 


Enflasyon artarsa, fiyat artar

Pozitif Korelasyon  (Doğru Orantı)

 

 

 


 

Kel olmak ile Zeki olmak

 

Nötr Korelasyon

 

 

 

 

 

 

 

 


 

Enflasyon artarsa, alım gücü azalır

Negatif Korelasyon (Ters Orantı)
 

 

 

 

 
 

 

 


 


 
Logged
yabancı
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : Eylül 23, 2007, 10:47:03 ÖS »

arkadaşlar kusura bakmayın
şekilleri yüklemedi
Logged
LAGIMCI
Moderator
Jr. Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 61



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : Eylül 24, 2007, 01:30:05 ÖÖ »

Emeğiniz için teşekkürler...
Şekilleri yüklemek için resimli bir anlatım hazırlamaya çalışacağım. Kolay gelsin.
Logged

Aydınlatmak için YANMAK gerek!..
hasan5861
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #4 : Kasım 18, 2007, 06:29:20 ÖS »

Düzeltme: Yorumsuz ve ne amaçla yapıldığı belli olmayan alıntılar silinecektir. (LAGIMCI)
« Son Düzenleme: Kasım 18, 2007, 07:22:34 ÖS Gönderen: LAGIMCI » Logged
yabancı
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : Aralık 28, 2007, 04:55:35 ÖS »

lağımcı arkadaş tam olarak anlayamadım son iletinizi?
Logged
LAGIMCI
Moderator
Jr. Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 61



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #6 : Aralık 28, 2007, 06:17:40 ÖS »

Bazı arkadaşlar başlık altındaki başka kullanıcıların yazdığı yazıları herhangi bir yorum ya da ekleme yapmadan alıntı olarak kullanıyorlar. Bunun, sırf mesaj sayısını arttırma amaçlı yapıldığını da düşünmüyor değilim.
Alıntı yaparken yorumlarımızı eklersek veya ne amaçla alıntı yaptığımızı belli edersek bu, forumumuzu daha rahat okunur hale getirir.

Bir önceki mesajım bu amaçla yazılmıştır. Zaten arkadaşın mesajındeki alıntısını silince dikkat ederseniz hiç bir şey kalmamıştır mesajda.

Saygılarımla...
Logged

Aydınlatmak için YANMAK gerek!..
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Gazeteler hosting

 

S   0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 

51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 

 

yıllık plan Edebiyat Edebiyat Edebiyat Edebiyat Okul Öncesi ÖSS KPSS SBS Yemek Tarifleri Yemek Tarifleri Türkçe Tarih Felsefe Coğrafya Matematik Geometri Biyoloji Kimya Sağlık ÖSSSS Fizik ingilizce Sbs Gebelik Matematik Weblopedi Oteller chat sağlık evden eve nakliyat evden eve nakliyat
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!