Mesajları Göster
|
|
Sayfa: [1]
|
|
1
|
Branşlar / Felsefe Grubu Öğretmenleri / Ynt: Felsefeden ne fayda gördünüz?
|
: Ekim 30, 2007, 06:42:55 ÖS
|
|
Arragon Kardeş Çok güzel peki mantığınızın sizi yanıltmadığını nasıl bileceksiniz.Eleştri ölçütlerinizin doğrulunabilirliği genel geçer midir sizi mi bağlar? Sizce akıl herşeyi çözmeye yetmişmidir?Fazla doğrunun olduğunu kabul etmekle hoşgörü arasında ki bağlantıyı nasıl sağaldınız?Şöyle olabilirmi sizin görüşlerinizi benimsemiyorum ama bunu heryerde savunmanıza yardımcı olabilirim(batılı bir cins kafadan)..Hangi değerler aklınızn aydınalnmasını sağlıyor?
|
|
|
|
|
2
|
Branşlar / Din Kültürü Öğretmenleri / Ynt: ŞEHİTLER ÖLMEZ,VATAN BÖLÜNMEZ!(Şehitlerimizin anısına...)
|
: Ekim 29, 2007, 07:03:06 ÖS
|
|
Tabur imamı
Herhangi bir kışkırtma karşısında sükûnet, mantığını güce dayandırır. Güçlü olduğunu bilenler, tepkilerini kışkırtıcıya endekslemezler.
Sükûnet ne ödleklik, ne yılgınlık! Sükûnet, fren mesafesi; öndeki aracı takip ederken güvenlik mesafesini ayarlamak için içinizden seksensekiz, seksendokuz dersiniz; itidalden kasıt budur; fren mesafesi, tahlil mesafesi. Western filmlerinden hatırlayınız; iyi silahşör, silahını çekmeden evvel civardaki balkonlarda, pencerelerde, sokak köşelerinde, meyhane kapılarında sürpriz müsabık olup olmadığına bakar; hatta ensesinde bile gözü vardır.
İki gün önce bir medya starının ağzından bir söz duydum, şaşkınlıktan kanım dondu desem yeridir; diyor ki meâlen, "Erbakan'dan özür dilerim, vaktiyle aleyhinde çok atıp tutmuştum ama hata etmişim. Erbakan Hoca işbaşında olabilseydi, bugün Cuma namazını Erbil'de kılardı!"
Medya starı dediysek Müjde Ar filan değil, videoları izlenme rekorları kıran, okur-yazar takımından, özellikle gençlerin ciddiye aldığı biri. Arada makul laflar da etmiyor değil fakat sözü getirip bağladığı yere dikkat buyurunuz!
Benim en ziyade huylandığım adamlar, eğrileri doğruların arasına bulayıp, kendi kendini besleyen bir galeyan kumkumasıyla ortalığa boca ediveren tiplerdir. Esasen özdenetimleri olmadığı için ne idüklerinin farkında olmak, temyiz melekesine sahip bulunmak özelliklerine asla güvenemezsiniz. Safderun seyirci (okuyucu) tarraka nizamında sıralanan doğrularla yanlışları ayırt etme zahmetine katlanmaz; zihninde en çok iz bırakan hüküm cümlesine teslim olur.
Erbakan'ın Erbil'de, -elbette ülkeler fetheden bir cihangir sıfatıyla- Cuma namazı kılmasını özlüyor olmak işte böyle bir hükümdür. Bu çok değerli görüşün sahibi de herhalde öyle bir günde tabur imamı olarak Hazreti Bilâl gibi Erbil'in Cuma mescidinin minaresinde tüyleri ürpererek salâ okuyor olacaktır!
Kavgadan önce çok bağırmak, cesaret terapisidir; gücünden emin olanlar böyle şeylere lüzum görmezler; cazgırlar bağırırken onlar akıllarıyla hesap yapar ve dövüşü kazanırlar.
Biz "sâkin olalım" dedikçe, "ne yani, gençlik tepkisini göstermesin mi; eylemleriyle tarafını belirtmesin mi?" diye homurdanıyorlar; gençlikten emin değil miyiz, Türk toplumunun vatanperverliğinden, ülkesine ve devletine sadakatinden, bayrak muhabbetinden şüphe mi ediyoruz ki, gün aşırı sokağa sevk ederek milli uyanış mitingleri düzenlemekteyiz?
Niçin her krizde sokaklara çıkıp bağlılık gösterisine davet ediliriz; yoksa bu toplum, rejim nazarında hâlâ güvenilmezler safında mıdır? Yoksa bu melânet çetelerinin, "ayy bu defa Türkler çok kararlı, fazla ileri gitmeyelim" şeklinde düşünüp geri adım atacakları mı varsayılıyor; sakın aksini varsayıyor olmasınlar?
İşin hakikati şudur; kitleler dünyanın hiçbir yerinde böyle spesifik çatışma veya eylem kararlarını alamazlar. Kitle politika üretemez, politikayı seçilenler ve atananlar kafa kafaya verip planlarlar. Beceremeyen de seçimde hesabını verir. Biz ise galiba beceriksizliklerimizi kitle galeyanları ile görünmez hale getirmek kurnazlığının peşindeyiz.
Bırakalım, işin sorumluları düşünmeye vakit bulsunlar ve dileyelim ki kılıçlar hiç kından çekilmesin,
Mâazallah, fakat o gün, kimlerin "Tekâlif-i Milliye" emirlerine itaat ettiğini, kimlerin yan çizerek keçeyi sudan kurtarmaya çalıştığını görürüz.
Maazallah, çünkü o hengâmede keçesi suda kalan yine biz oluruz gibime geliyor; tarih öyle söylüyor çünkü.
A.TURAN ALKAN/ZAMAN
|
|
|
|
|
3
|
Branşlar / Din Kültürü Öğretmenleri / Ynt: ŞEHİTLER ÖLMEZ,VATAN BÖLÜNMEZ!(Şehitlerimizin anısına...)
|
: Ekim 29, 2007, 07:00:33 ÖS
|
|
Müslüman için vatanı bayrağı sevmanin ne demek olduğu tartışılmaz.Fakat son zamanlarda bu sloganlar anlam kaymasına uğramıyormu?İki örnek:1)Bu sloganla yürüyüş yapanların bir marketi yağmalamsı 2) Bir ilimizde bayrak elinde en önde yürüyen ama devlete trilyonlar takmış birisinin bu sloganı atması.....oyuna mı geliyoruz yoksa bütün olup bitenler tartışılmaz doğru şeylermidir ne dersiziniz*
|
|
|
|
|
4
|
Branşlar / Felsefe Grubu Öğretmenleri / Ynt: Post-modernizm nedir?
|
: Ekim 29, 2007, 06:42:48 ÖS
|
|
ikinci sorum sanal dünya bu kadar tehlikeli ve psikoloji buzucu bir şeyse burda ne işiniz var? Benim yazdıklarımdan sanal alem düşmanlığımı yoksa onun tartışılmaz tehlikeli boyutlarına dikkat çekmemi anlaşılıyor.Aziz dostum bu ülkde ilk bilgisayar kursu alanlardanım.tehlikeye dikkat çekmek kötü bir şeyse suçluyum. İkincisi yine çok büyük bir yanlış anlama söz konusu ve hiç alakasız bir bağlantı olmuş diye düşünüyorum özür dilerim.Yine kastı mahsusam postmodern alemin veya sanal alemin etki alanın nerelere kadar vardığı ve sonuçlarının neler olduğunu tesbitidir.Dünyanın en güzel ve en kötü iki aleti.Tv ve bilgisayar.
|
|
|
|
|
5
|
Branşlar / Felsefe Grubu Öğretmenleri / Ynt: Felsefe dersi mi yoksa felsefe öğretmeni mi sıkıcıdır?
|
: Ekim 29, 2007, 06:32:11 ÖS
|
|
Kıymetli Öğretmen Arkadaşlar mesleğimizde herşeyin önemi tartışılmaz.Yeri gelir öğretmen,yeri gelir öğrenci,yeri gelir müfredat.Neye ,niçin,nasıl baktığımız çok önemli ..... Bu dersi ilk defa veren birisi olarak dersini akıcı hale getirmiş olan arkadşlardan istirham ediyorum nasıl bir metodla felsefeyi sıkıcı olmaktan (öğrencilerin tabiri) kurtarıyorsunuz.
|
|
|
|
|
7
|
Branşlar / Felsefe Grubu Öğretmenleri / Ynt: Post-modernizm nedir?
|
: Eylül 13, 2007, 11:13:55 ÖS
|
|
İster postlu ister postsuz bugün açıkça ortadadır ki modernizm insanlık adına felaketler getirmiştir.Belki kavram çok masum.daha iyie ulaşma.Ama arkasında yatan gizli gerçek hem çıktığı ülkeleri sonrada yayıldığı ülkeleri teslim almış felaketlere sebep olmaya başlamıştır.İşte iki örnek.1-ingilterede çocuklar sosyal hayattan bilgisyar oyunları sebebi ile hızla kopuyor 2-ABD de kızlar "Süper kadın" olma uğruna bunlımlara düşmeye başlamışlar.
|
|
|
|
|
8
|
Branşlar / Felsefe Grubu Öğretmenleri / Felsefeden ne fayda gördünüz?
|
: Eylül 13, 2007, 11:09:27 ÖS
|
|
Felsefe rasyonalizm dediğimiz aklın hakimiyetini esas alan bir düşünce disiplinimidir yoksa aklın araç olarak kullanıldığı ,doğruları gerçekleri ,güzellikleri bulmak adına bir yol mudur?(Vahiy Akıl)ilişkisi bağlamında
|
|
|
|
|