Öğretmenler Forumu
Ekim 13, 2008, 10:03:38 ÖÖ *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara GiriÅŸ Yap Kayıt  
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
Gönderen Konu: Ünlü matematikciler  (Okunma Sayısı 7740 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
mrmath
Jr. Member
**
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 73



Üyelik Bilgileri
« : AÄŸustos 19, 2007, 09:46:32 ÖS »

MATEMATİK BİLİM ADAMLARI
1-Anaksagoras
Yunan Felsefecisi. MÖ 462 de yurdu olan Anadolu'dan Atina'ya göçtü. Anaksagoras tam  anlamıyla bir akılcıydı. Ona göre yeryüzünü oluÅŸturan süreç neyse,diÄŸer gök cisimlerini oluÅŸturanda  oydu. Bu nedenle yeryüzü ile gökteki diÄŸer cisimler aynı maddeden yapılmıştı. Yıldızlar gezegenler  alev alev yanan kayalardan oluÅŸuyordu. GüneÅŸte yaklaşık Polonez(Mora Yarımadası) büyüklüğünde(21.000 km kare) akkor halinde bir kayaydı. Anaksagoras Atina'da 30 yıldan fazla hocalık yaptı. Ancak sonunda akılcılığını anlamayan ya da çekemeyen baÄŸnaz resmi ideolojinin  kurbanı  oldu. Dinsizlikle suçlanarak tutuklandı ve mahkemeye verildi. Kendisi resmi ideolojiyle
 mahkemelik olan bilim olan bilim adamlarından belkide ilkiydi. Arkadaşı ünlü devlet adamı Perikles'in üstün çabaları ve tanıklığı ile beraat etti, ama Atina'da kalmadı. Hellespont'a çekildi ve
 orada öldü.

2-Janos Bolyai (1802-1860)
Macar matematikçisi. Gauss'un yakın arkadaşı olan bir matematikçinin oğludur. Babası Farkas ,Öklid'in paralellik aksiyomunu kanıtlaya bilmek için çok uğraşmış, ancak başarısız olmuştur. Oğlunuda bir mektupla bu aksiyomla uğraşmaması için uyarmıştı ,ancak Janos babasına kulak asmamış ve 1823 yılında başarıya ulaşmıştır. Ve bu buluşunu babasının yazdığı bir kitapta 24 sayfalık bir ek olarak yayınlamıştır. Baba Bolyai kitabın bir kopyasını 1832 yılında arkadaşı Carl Friedrich Gauss'a sunar.Gauss'tan gelen yanıt ilginçtir : "Bu yapıtı övme gücünü kendimde
 bulamıyorum (...).Onu övmek kendimi övmek gibi olacak. Çünkü yapıttaki her ÅŸey , oÄŸlunuzun izlediÄŸi yol,oÄŸlunuzun ulaÅŸtığı sonuçlar, geçen 30 - 35 yıl boyunca zaman zaman zihnimi kurcalayan düşüncelerle hemen hemen çakışıyor." . Gauss bütün bunları daha önce bulmuÅŸtur; ama konu o kadar köktenci bir biçimde geometriyi sarsmaktadır ki , bu buluÅŸunu yayınlayacak cesareti
 kendinde bulamamıştır. Bu mektubu alan Bolyai her ÅŸeyin Gauss tarafından zaten bilindiÄŸini öğrenince tüm hevesini yitirir ve konuyla bir daha uÄŸraÅŸmaz. Bolyai buluÅŸunun kendisinden 3 yıl önce Lobaçevski tarafından da yayınlandığını öğrenseydi daha da büyük düş kırıklığına uÄŸrardı !

3-Diyofantus
Yunan matematikçisi. Yaşamı hakkında fazla bir şey bilinmiyor. Yunan matematiğine cebiri sokan kişi sayılır.Diyofantus, matematik problemlerinin çözümünde bugün cebirsel yöntem diye nitelendirebileceğimiz bir yöntem (ve buna bağlı olarak bir simgeler dizisi) geliştirdi. Diyofantus'un
 yapıtları ortaçaÄŸ süresince Araplarca muhafaza edildi ve daha sonra 16.yüzyılda Latinceye çevrildi  Diyofanrus'un en iyi bilinen çalışmaları çözümleri tamsayı olması istenen cebirsel denklemler üzerinedir. Bu gün bile bu tür denklemlere 'Diyofantus Denklemleri' adı verilmektedir.

4-Albrecht Dürer  (1471-1528)
Alman Ressamı ,matematikçisi. Dürer gravür ve tahta baskı tekniğinin gelmiş geçmiş en büyük ustalarından biridir . Dürerin sanatla ilişkisi kendisini bilime itti.1525' te pergel - cetvel kullanarak çizim yöntemleri üzerine bir kitap yazdı. Kitap Perstektif sorunları ile ilgili ressamların kullanımı için hazırlanmıştı.Dürer aynı zamanda insan vücudunun oranları üzerinde de eserler verdi.

5-Leonhard Euler (1707 - 1783)
İsviçreli matematikçi .Basel Üniversitesinden 16 yaşından mezun olduktan sonra Rus Çariçesi 1.Katerina'nın St. Petesburg'da kurduÄŸu akademide çalışmaya baÅŸladı (1727). Burada güneÅŸi gözleyerek zamanın hassas bir biçimde saptanması üzerine çalışmalar yaptı.Bu çalışmalar sırasında güneÅŸe çok uzun süreler bakması yüzünden saÄŸ gözünü kaybetti.(1735).Euler 1741'de Berline gitti  ve 1766 yılına kadar Bilimler Akademisinde kaldı.1766'da tekrar St. Petesburg'a dönen Euler yaÅŸamının sonuna kadar burada kaldı. 1766 da öteki gözünü de kaybetti .Euler matematik tarihinin
 en üretken kiÅŸilerinden biridir. MatematiÄŸin hemen hemen her dalında araÅŸtırma ve yayın yaptı. YaÅŸamı boyunca 800'den fazla makale yayınladı. Matematik biliminde uçsuz bucaksız katkılarının yanı sıra Euler aynı zamanda bugünde kullandığımız matematiksel simgelerin de babasıdır:bunların arasında  p (dairenin çevresinin çapına oranı), e (doÄŸal logarinmanın tabanı), i (birim sanal sayı Ö-1 ) ve f(.) (fonksiyon) sayılabilir .

6-Pierre De Fermat (1601 - 1665)
Fransız matematikçisi. Hukuk okudu ve 1631 'de Orleans Üniversitesi'ni bitirdi. Daha sonra Toulouse kent meclisinde üyelik yaptı..1638 yılında ağır ceza mahkemesine atandı.Fermat amatör bir matematikçiydi. Ancak genede 17.yüzyılın ilk yarısının en önde gelen iki matematikçisinden biridir (öteki matematikçi René Descartes'tir). Fermat "Diyofantus Denklemleri" üzerine çalışarak modern sayılar kuramının temellerini attı. Onun geliştirdiği sayılar kuramı daha da ileriye gitmek
 için bir yüzyıl sonra Euler'i beklemek zorunda kalacaktır.Descartes'tan bağımsız olarak analitik geometriyi kurdu. EÄŸrilerin teÄŸetlerini,maksimumlarını minimumlarını bulmak için yöntemler geliÅŸtirdi;böylece diferensiyel hesabının temellerini attı.Blaise Pascal'la yazışarak olasılık kuramını kurdu. Fermat buluÅŸlarını yayınlamayı savsaklayan, düzenli not tutmayan, kitapların kenarlarına acele notlar alan, buluÅŸlarını arkadaÅŸlarına alelade mektuplarla bildiren savruk biriydi. Bu yüzden
 analitik geometrinin kurucusu olarak Descartes'i , diferensiyel hesabının baÅŸlatıcısı olarak da Newton'u biliyoruz bugün. O bir amatördü. Günümüzde de 'amatörlerin prensi' olarak bilini

7-Johann Karl Friendrich Gauss (1777 - 1855) Alman matematikçisi Gauss gerçek bir dâhiydi.1795'te Braunschweig Dükü Ferdinand'ın
 desteÄŸiyle Göttingen Üniversitesi'ne girdi.1799'da 'cebirin temel teoremi' olarak bilinen ve 'n inci dereceden bir cebirsel denklemin n tane kökü vardır' ÅŸeklinde ifade edebilen teoremi kanıtlayarak doktora derecesini aldı.Gauss matematiÄŸin hemen her dalında ürün verdi.1801' de aritmetiÄŸin temel teoremini kanıtladı : Her doÄŸal sayı asl sayıların çarpımı olarak bir ve yalnız bir ÅŸekilde gösterile
 bilir.Gauss,Fermat'nın baÅŸlattığı sayılar kuramında önemli çalışmalar yaptı. Gauss aynı zamanda Öklid'in aksiyomlarını deÄŸiÅŸtirerek bir Öklid dışı geometri geliÅŸtirdi. Ancak bu buluÅŸunu yayınlamaya cesaret edemedi. Bu nedenle bu konuda yayın yapamn Lobaçevski ve Bolyai,Öklid dışı geometrilerin kurucusu olarak bilinirler. Gauss yerin magnetik alanı üzerine de çalışmalar yaptı.
 Bu çalışmalar için üniversitede bir gözlemevi kurdu ve yerin magnetik kutuplarının yerlerini saptadı. 1832'de magnetik olayların sa ölçülmesini olanaklı kılan bir birimler sistemi geliÅŸtirdi. Bu nedenle maÄŸnetik akı birimine 'gauss' adı verildi. 1833'te telgraf cihazı  yaptı. Gauss üniversitede dah
 Ã¶ÄŸrenciyken pergel - cetvel kullanarak bir düzgün on yedigenin nasıl çizileceÄŸini bulmuÅŸtu. Ayrıca
 daha da ileri giderek pergel - cetvel kullanılarak her çokgenin çizilemeyeceÄŸini, yalnızca belirli çokgenlerin çizilebileceÄŸini göstermiÅŸti. Bu nedenle bugün doÄŸduÄŸu kent Braunschweig'de Gauus'un 17 köşeli yıldız ÅŸeklinde bir kaide üzerinde yükselen bir heykeli bulunmaktadır.

8-David Hilbert (1862-1943)
Alman matematikçisi. Geometriyi tutarlı bir aksiyoma tik yapıya kavuşturan kişidir. 19. Yüzyılın başlarına kadar geometri denince akla Öklid'in kurduğu geometriden başkası gelmiyordu .Ancak
 19.yüzyılda Bolyai ,Lobaçevski ve Riemann Öklid'in paralellik aksiyomunu deÄŸiÅŸtirerek yeni öklid dışı geometriler kurdular. Bu olgu Öklid geometrisinde nelerin aksiyom, nelerin varsayım ve nihayet nelerin bu aksiyom ve varsayımlardan haraket edilerek kanıtlanması gereken teoremler olduÄŸuna
 iliÅŸkin kuÅŸkular yarattı. Buna ek olarak matematiksel bir yapının kurulmasında temel taşı olarak kullanılacak aksiyomların minimum sayısının ne olduÄŸu ,bu aksiyomların iç tutarlılığı (yani bunlardan hareket edilerek çıkarılacak sonuçların birbirleriyle çeliÅŸip çeliÅŸmeyeceÄŸi ) gibi sorular doÄŸdu. İşte Hilbert bu soruların çözümünde büyük katkıları olan bir kiÅŸidir. 1899 yılında yayınladığı
 'Geometrinin Temelleri' adlı kitapta matematikte aksiyomatik yaklaşımın kurucusudur. Hilbert 1885'te Königsberg Üniversitesi'nde doktorasını tamamladı. 1895'te Göttinggen'de matematik
 profesörlüğüne atandı ve 1930 yılında emekli oluncaya kadar bu görevde kaldı.

9-Adrien - Marie Legendre  (1752-1833)
Fransız matematikçisi. 1775 ile 1780 arasında Paris 'te Êcole Militaire'de 1795'ten sonra da Êcole  Normale'de profesörlük yaptı. Legendre önceleri sferoidlerin (elipsleri eksenlerinden biri etrafında döndürerek oluÅŸturulan hacimler) çekimleri üzerinde çalıştı.Bu çalışmasını 1783'te yayınladı. Bu  çalışması ile bugün Legendre Fonksiyonları diye bilinen fonksiyonlarıda bilim dünyasına tanıttı.
 Legendre , 1794 yılında yayınladığı Geometrinin Öğeleri adlı kitabıyla ün yaptı. Bu kitabında Legendre, Öklid'in Öğeler adlı kitabını yeniden düzenledi, teoremlerin kanıtlarını basitleÅŸtirdi ve böylece daha etkin bir ders kitabı oluÅŸturdu. Legendre'in bu yapıtı o tarihten sonra Avrupa 'da ve Amerika'da Öklid'in Öğeleri'nin yerini aldı ve kendisinden sonra bu konuda yazılan tüm geometri
 kitaplarına örnek oldu.

10-Ferdinand Lindemann (1852-1939)
Alman matematikçisi. 1882'de Hermite'in geliÅŸtirdiÄŸi yöntemleri kullanarak, PI nin cebirsel sayı olmayıp, aÅŸkın bir sayı olduÄŸunu gösterdi. Bu  ÅŸekilde antik çaÄŸ matematikçilerinden beri üzerinde uÄŸraşıla gelen daireyi kare yapma probleminin olanaksızlığını kanıtlamış oldu.Lindemann aynı zamanda Fermat'nin son teoremiyle de uÄŸraÅŸtı. Sonunda 1907'de teoremi kanıtladığını sanarak uzun bir makale yazdı. Fakat ne yazık ki kanıt Lindemann'ın nedense göremediÄŸi bariz bir hata ile
 baÅŸladığı için bütün çalışmada makalede boÅŸa gitti. Lindemann 1883'te Königsberg Üniversitesinde öğretim üyeliÄŸine baÅŸladı ve daha sonra 1893'te Münih Üniversitesine geçti;buradan da 1929'da emekliye ayrıldı.

11-Nikolay Ivanoviç Lobaçevski (1793-1856)
Rus matematikçisi. 21 yaşında Kazan Üniversitesinde öğretim üyeliğine, 34 yaşında da aynı
 Ã¼niversitenin rektörlüğüne getirildi. Rektör olarak üniversiteye büyük katkılarda bulundu. Öğretim üyelerini, oldukça kötü duruma düşmüş olan akademilik düzeyi iyileÅŸtirmek için yeniden örgütledi.
 Kütüphaneyi zenginleÅŸtirdi, laboratuarlar kurdu.1830'da kolera salgınına, 1842'de de büyük yangın tehlikesine karşı üniversiteyi korudu. Lobaçevski, bütün idari baÅŸarılarının yanında matematik dalında da önemli katkılarda bulundu. Bu alandaki en önemli katkısı   2000 yıldır saltanatını koruyan Öklid
 geometrisinin dışında da geometriler varolabileceÄŸini göstermesidir. Öklid geometrisi beÅŸ aksiyom üzerine kuruludur. Bunlardan ilk dördü 'aksiyom' sözcüğünü hak edecek denli önemli oldukları halde, beÅŸincisi biraz zor inanılır niteliktedir. Yani sanki kanıtlanması gerekirmiÅŸ gibi gelir. Bu aksiyom kısaca paralellik aksiyomu adı verilen aksiyomdur. Paralellik aksiyomunun bu niteliÄŸinden dolayı 1800'lerin
 başına kadar bir çok matematikçi beÅŸinci aksiyomun gerçekte bir aksiyom olmayıp, ilk dört aksiyom kullanılarak kanıtlanabilecek bir teorem olduÄŸu sanısına kapılara bu yönde büyük çaba harcadı. Ancak bütün bu çabalar boÅŸa çıktı. BeÅŸinci aksiyom ilk dört aksiyomdan
 Ã§Ä±karılamıyordu. Matematikçiler Öklid'e bir kez daha hayran oldular. Lobaçevski olaya baÅŸka türlü yaklaÅŸtı: BeÅŸinci aksiyom tutarlı bir geometrinin kurulması için gerekli deÄŸildi. Belkide beÅŸinci
 aksiyomun deÄŸiÅŸtirilmesiyle yada yadsınmasıyla, Öklid geometrisi olmayan, ama oluÅŸturacağı tutarlı bütünlük açısından geometri olan baÅŸka geometriler yaratılabilirdi. Lobaçevski paralellik aksiyomunu şöyle deÄŸiÅŸtirdi: Bir doÄŸruya dışından alınan bir noktadan en az iki paralel çizilebilir. Öklid'in diÄŸer dört aksiyomunu da kullanmıştır. Lobaçevski geometrisinin geçerli olduÄŸu iki boyutlu bir uzay, geniÅŸ
 uçlarından karşı karşıya getirilerek birbirine tutturulmuÅŸ, diÄŸer uçları da giderek incelen sonsuza dek uzanan bir çift zurnaya benzeyen bir ÅŸeklin yüzeyi olarak düşünülebilir. Lobaçevski'nin, Bolyai'nin ve Riemann'ın kurdukları Öklid dışı geometrilere uzun süre iÅŸe yaramaz birer matematik garibesi olarak
 bakıldı. Ta ki Einstein, içinde yaÅŸadığımız üç boyutlu uzayın Öklid geometrisine deÄŸil, Riemann'ın oluÅŸturduÄŸu Öklid dışı geometriye uyduÄŸunu gösterene kadar.

12-Öklid (MÖ 300)
Yunan matematikçisi. Gelmiş geçmiş matematikçiler içinde adı geometriyle en çok özdeşleştirilen kişidir. Öklid, geometri dünyasında kapladığı bu seçkin yerini kendisinin büyük bir matematikçi olmasından çok, geometrinin başlangıcından kendi zamanına kadar bilineni 'Öğeler' adını verdiği kitaplarında toplamasına borçludur. Öğeler, dilden dile çevrilmiş, yüzlerce kez kopya edilmiş, matbaanın icadından sonra da binlerce kez gözden geçirilmiş ve yeniden basılmıştır. Öklid derlemesinin tutarlı bir bütün olmasını sağlamak için, kanıt gerektirmeyen apaçık gerçekler olarak beş aksiyom ortaya koyar ve diğer bütün önermeleri (teoremleri) bu aksiyomlardan çıkarır. Öklid'in beş aksiyomu şunlardır:

    1.İki noktadan bir ve yalnız bir doÄŸru geçer.
    2.Bir doÄŸru parçası iki yön ede sınırsız bir ÅŸekilde uzatılabilir.
    3.Merkezi ve üzerinde bir noktası verilen bir çember çizilebilir.
    4.Bütün dik açılar eÅŸittir.
    5.Bir doÄŸruya dışında alınan bir noktadan bir ve yalnız bir paralel çizilebilir.

 Ã–ÄŸeler 13 kitaptan oluÅŸmaktadır. Öklid geometrisi 19. yüzyılın baÅŸlarına kadar rakipsiz kaldı.
 Hatta 20. yüzyılın ortalarına kadar bile orta öğretimde geometri Öklid'in Öğeler'ine baÄŸlı kalarak okutuldu.

 Ã–klid'in yaÅŸamı konusunda hemen hiçbir ÅŸey   bilinmiyor. Önceleri bir yunan kenti olan Megara'da doÄŸduÄŸu sanıldıysa da, sonradan Megara'lı Öklid'in Öğeler yazarı İskenderiyeli Öklid'den yüzyıl
 kadar önce yaÅŸamış bir felsefeci olduÄŸu ortaya çıktı. Öğelerin yazarı Yunanlı olabileceÄŸi gibi. zamanının Yunan kolonisi İskenderiye'ye öğrenim görmek, sonrada hocalık yapmak için gelmiÅŸ bir Mısırlı'da olabilir.

12-PİSAGOR
Yunan filozofu. Doğum yeri olan Sisam Adasından MÖ 529'da Güney İtalya'ya, Crotona'ya göç etti. Crotona bu yörenin zengin liman kentlerinden biriydi. Pisagor buruda biraz kişisel çekiciliği, kendinde varolduğunu iddia ettiği kehanet gücü, biraz da etrafında yarattığı gizemci havasıyla zengin ve soylu delikanlılardan üçyüz kadarını bir çatı altında topladı ve okul kurdu. Pisagor öğrencilerini iki bölüme ayırıyordu : Dinleyiciler ve matematikçiler. Okula dinleyicilik ile başlanıyor başarılı olunursa matematikçiliğe geçiliyordu.
Pisagor öğretisi evrende herşeyin bir sayı ile (özellikle tam sayı) özleştiğini öne sürer. 5 rengin, 6 soğuğun, 7 sağlığın, 8 aşkın nedenidir. Düzgün geometrik şekiller de pisagorculukta önemlidir. Pisagor yeryüzünün düzgün altıyüzlüden (heksahedron), ateşin piramitten, havanın düzgün sekizyüzlüden (oktahedron), suyun yirmiyüzlüden (ikosahedron) yaratıldığına inanır.
Pisagor müzik ile de uğraştı. Telin kısalmasıyla, çıkardığı sesin inceldiğini keşfetti. İki telden birinin uzunluğu diğerinin iki katıysa, kısa telin çıkardığı ses uzun telin çıkardığı sesin bir oktav üstünde olduğunu gördü.
Pisagor, sabah yıldızı ile akşam yıldızının aynı yıldız olduğunu ilk anlayan Yunanlıdır. Kendisinden sonra bu yıldız uzun süre Afrodit olarak anıldı. Bu gün bunun Venüs gezegeni olduğunu biliyoruz.
Pisagor, Dünya'nın Güneş etrafında döndüğünü ileri sürdüğü zaman oldukça sert tepkiyle karşılaşmıştır. Bilimler hakkındaki görüşlerinin ne kadarının ona ait olduğu bilinmemektedir.
Pisagor öğretisini sunduğu felsefe okulunun kurucusudur. Bu okul aynı zamanda dini bir topluluk ve o zamanın politikasına oldukça egemendir. Pisagor'un matematik, fizik, felsefe, astronomi ve müzikte getirmek istediği yenilikleri, buluşları hazmedemeyen bir takım siyasetçi ve gruplar, halkı Pisagor'a karşı ayaklandırarak, okulunu ateşe vermişler, Pisagor ve öğrencileri bu alevler arasında ölmüşlerdir.



13-George Friedrich Riemann

14- Zeno





Logged

“Dünyadaki en mâsum uğraş matematiktir
akın23
Moderator
Full Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 201


Matematik


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #1 : AÄŸustos 20, 2007, 02:05:45 ÖS »

Eline sağlık güzel olmuş.
Logged
thor76
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : AÄŸustos 24, 2007, 11:30:26 ÖS »

gerçekten güzel.emeğine sağlık.ancak bunların yanında matematiğe katkıları oldukça fazla olan ünlü Türk matematikçilerinden de bahsetmek gerekir.
Logged
funda
Moderator
Sr. Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 332


matematik ö.


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : AÄŸustos 25, 2007, 07:44:59 ÖS »

evet kesinlikle cahit arf mesela Wink
Logged

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
www.videodershane.com

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
www.e-tarifler.com

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
www.gramerimiz.com

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
www.egitimedair.com

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
www.geometridunyasi.com
funda
Moderator
Sr. Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 332


matematik ö.


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #4 : AÄŸustos 25, 2007, 07:47:26 ÖS »

Cahit Arf (1910, Selanik - 26 Aralık 1997, İstanbul), Türkiye'nin yetiştirdiği en büyük matematikçilerden birisidir. Kendi adıyla bilinen birçok teoremi kendisine dünya çapında ün kazandırmıştır.

Doktorasını yapmak için gittiği [Almanya]'da matematikçi Helmut Hasse ile birlikte önemli çalışmalar yapmıştır. Bu çalışmalar sonunda, matematikte "Hasse-Arf Kuramı"nı geliştiridi. "Arf değişmezi", "Arf halkaları" ve "Arf kapanışları" gibi kendi adıyla bilinen matematiksel terimleri bilim dünyasına kazandırdı.


 YaÅŸamı  [deÄŸiÅŸtir]1910 yılında Selanik'te doÄŸdu. Yüksek öğrenimini Fransa'da Ecole Normale Superieure'de tamamladı (1932). Bir süre Galatasaray Lisesi'nde matematik öğretmenliÄŸi yaptıktan sonra İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi'nde doçent adayı olarak çalıştı. Doktorasını yapmak için Almanya'ya gitti.

1938 yılında Göttingen Üniversitesi'nde doktorasını bitirdi. Yurda döndüğünde İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi'nde profesör ve ordinaryus profesörlüğe yükseldi. Burada 1962 yılına kadar çalıştı. Daha sonra Robert Kolej'de Matematik dersleri vermeye başladı. 1964 yılında Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) bilim kolu başkanı oldu.

Daha sonra gittiği Amerika Birleşik Devletleri'nde araştırma ve incelemelerde bulundu; Kaliforniya Üniversitesi'nde konuk öğretim üyesi olarak görev yaptı. 1967 yılında yurda dönüşünde Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde öğretim üyeliğine getirildi. 1980 yılında emekli oldu. Emekliye ayrıldıktan sonra TÜBİTAK'a bağlı Gebze Araştırma Merkezi'nde görev aldı. 1985 ve 1989 yılları arasında Türk Matematik Derneği başkanlığını yaptı.

Arf İnönü Armağanı'nı (1948) ve TÜBİTAK Bilim Ödülü'nü kazandı (1974). Cebir ve Sayılar Teorisi üzerine uluslararası bir sempozyum 1990'da 3 ve 7 Eylül tarihleri arasında Arf'in onuruna Silivri'de gerçekleştirilmiştir. Halkalar ve Geometri üzerine ilk konferanslar da 1984'te İstanbul'da yapılmıştır. Arf, matematikte geometri kavramı üzerine bir makale sunmuştur.

Cahit Arf 1997 yılının Aralık ayında bir kalp rahatsızlığı nedeniyle vefat etmiştir.


 Ã‡alışmaları  [deÄŸiÅŸtir]Cahit Arf, cebir konusundaki çalışmalarıyla dünyaca ün kazanmıştır. Sentetik geometri problemlerinin cetvel ve pergel yardımıyla çözülebilirliÄŸi konusundaki yaptığı çalışmalar, cisimlerin kuadratik formlarının sınıflandırılmasında ortaya çıkan deÄŸiÅŸmezlere iliÅŸkin "Arf deÄŸiÅŸmezi" ve "Arf halkalar" gibi literatürde adıyla anılan çalışmaları matematik dünyasının ünlü matematikçileri arasında yer almasını saÄŸladı. Matematik literatürüne "Arf Halkaları, Arf DeÄŸiÅŸmezleri, Arf Kapanışı" gibi kavramların yanısıra "Hasse-Arf Teoremi" ile anılan teoremler kazandırmıştır.

Matematiği bir meslek dalı olarak değil, bir yaşam tarzı olarak görmüştür. Öğrencilerine her zaman "Matematiği ezberlemeyin kendiniz yapın ve anlayın" demiştir. Hakkından yazılmış bir yazıda şöyle denilmiştir: "...Bir zamanlar integrali bilen kimselerin matematikçi, üstel fonksiyonu bilenlerin ise büyük matematikçi sayıldığı ülkemizde derin matematik konularının tartışılacağı hayal bile edilemezdi. Cahit Arf, Türkiye'de matematiğin o günlerden bu günlere gelmesinde en büyük rolü oynamıştır."

Logged

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
www.videodershane.com

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
www.e-tarifler.com

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
www.gramerimiz.com

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
www.egitimedair.com

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
www.geometridunyasi.com
funda
Moderator
Sr. Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 332


matematik ö.


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : AÄŸustos 28, 2007, 04:13:50 ÖS »

Albert Kohen Erkip, Türk matematikçi akademisyendir. Halen Sabancı Üniversitesi öğretim üyesidir.

Ankara Fen Lisesi'nden mezuniyetinden sonra Lisans derecesini Matematik dalında 1974 yılında ODTÜ'den, doktora derecesini aynı dalda 1979 yılında Kaliforniya Berkeley Üniversitesi'nden aldı. Daha önce Berkeley, Doğu Akdeniz Üniversitesi ve ODTÜ'de çalıştı.

Araştırma alanları kısmi diferansiyel denklemler, psödo-diferansiyel operatörler ve fonksiyonel analizdir. 1986 yılından beri Matematik Olimpiyatları ile ilgili çeşitli etkinliklerde yer aldı. 1995-1998 yıllarında TÜBİTAK Temel Bilimler Araştırma Grubu Yürütme Komitesi Sekreterliği yaptı. Türk Matematik Derneği ve Matematik Vakfı üyesidir.

Kardeşi Nesim Erkip, Bilkent Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünün akademisyenlerinden biridir.

Logged

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
www.videodershane.com

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
www.e-tarifler.com

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
www.gramerimiz.com

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
www.egitimedair.com

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
www.geometridunyasi.com
funda
Moderator
Sr. Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 332


matematik ö.


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #6 : AÄŸustos 28, 2007, 04:14:53 ÖS »

Ali Kuşçu asıl adı Ali Bin Muhammet (d. 1403, Semerkant - ö. 16 Aralık 1474, İstanbul), ünlü Türk Gökbilimci, Matematikçi ve Dilbilimci.

Gerçek adı, Ali Bin Muhammet'tir. Türk-İslam dünyasının büyük astronomi ve kelam alimi olan Ali Kuşçu, 15. yüzyıl başlarında Semerkant'ta doğdu. Babası Muhammed, ünlü Türk Sultanı ve astronomu Uluğ Bey'in kuşçusu olduğu için, ailesi "Kuşçu" lakabıyla meşhur oldu. Küçük yaştan itibaren matematik ve astronomiye ilgi duyan Ali Kuşçu, devrin en büyük alimleri olan Bursalı Kadızâde Rumî, Gıyâseddin Cemşîd ve Muînuddîn Kâşî’den matematik ve astronomi dersi aldı. Daha sonra bilgisini artırmak için Kirman'a gitti. Burada Hall-ü Eşkâl-i Kamer (Ay Safhalarının Açıklanması) adlı risale ile Şerh-i Tecrîd adlı eserini yazdı. Ali Kuşçu, Semerkant ve Kirman'da eğitimini tamamladıktan sonra Uluğ Bey'e yardımcı ve rasathanesine müdür oldu. 1449'da hacca gitmek istedi. Tebriz'de Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan kendisine büyük saygı gösterdi ve Fatih'le barış görüşmelerinde yardımını istedi. Ali Kuşçu, Uzun Hasan'ın sözcülüğünü yaptıktan sonra Fatih'in davetiyle İstanbul'a geldi. Osmanlı - Akkoyunlu sınırında II. Mehmed'in emriyle büyük bir törenle karşılanan Ali Kuşçu, Ayasofya medresesine müderris oldu. Ali Kuşçu, 16 Aralık 1474 tarihinde İstanbul'da vefat etti.

Konu başlıkları [gizle]
1 Eserleri
1.1 Astronomi Eserleri
1.2 Matematik Eserleri
1.3 Kelâm ve Usûl-i Fıkıh Eserleri
1.4 Mekanik Aletleri Hakkındaki Eseri
1.5 Dil ve Belagat Eserleri
2 Dış Bağlantılar
 


 Eserleri  [deÄŸiÅŸtir]
Ali Kuşçu'nun çalışmalarından bir nüsha
 Astronomi Eserleri  [deÄŸiÅŸtir]Åžerh-i Zîc-i UluÄŸ Bey
Risâle fî Halli Eşkâli Muaddili'l-Kamer li'l-Mesîr
Risâle fî Asli'l-Hâric Yumkin fî's-Sufliyyeyn
Şerh ale't-Tuhfeti'ş-Şâhiyye fî'l-Hey'e
Risâle der İlm-i Hey'e
Risâle fî Halli Eşkâli'l-Kamer.
Riselet-ül fi'l hey'et (Farsça)

 Matematik Eserleri  [deÄŸiÅŸtir]Risâletu'l-Muhammediyye fî'l-Hisâb
Risâle der İlm-i Hisâb: Süleymaniye

 Kelâm ve Usûl-i Fıkıh Eserleri  [deÄŸiÅŸtir]EÅŸ-Åžerhu'l-Cedîd ale't-Tecrîd
Hâşiye ale't-Telvîh
Unkud-üz-Zevahir fi Nazm-ül-Cevahir

 Mekanik Aletleri Hakkındaki Eseri  [deÄŸiÅŸtir]Tezkire fî Âlâti'r-Ruhâniyye (Kültür Bakanlığı, Ankara 2001)

 Dil ve Belagat Eserleri  [deÄŸiÅŸtir]Åžerhu'r-Risâleti'l-Vadiyye
El-İfsâh
El-Unkûdu'z-Zevâhir fî Nazmi'l-Cevâhir
Şerhu'ş-Şâfiye
Risâle fî Beyâni Vadi'l-Mufredât
Fâ'ide li-Tahkîki Lâmi't-Ta'rîf
Risâle mâ Ene Kultu
Risâle fî'l-Hamd
Risâle fî İlmi'l-Me'ânî
Risâle fî Bahsi'l-Mufred
Risâle fî'l-Fenni's-Sânî min İlmihal-Beyân
Tefsîru'l-Bakara ve Âli İmrân
Risâle fî'l-İstişâre
Mahbub-ül-Hamail fi keşif-il-mesail
Tecrid-ül-Kelam
Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
« Son Düzenleme: AÄŸustos 28, 2007, 04:17:43 ÖS Gönderen: funda » Logged

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
www.videodershane.com

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
www.e-tarifler.com

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
www.gramerimiz.com

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
www.egitimedair.com

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
www.geometridunyasi.com
BİTANEM
Jr. Member
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 81


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #7 : AÄŸustos 28, 2007, 04:21:37 ÖS »

emegine yüregine saglık
Logged
funda
Moderator
Sr. Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 332


matematik ö.


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #8 : AÄŸustos 28, 2007, 04:23:54 ÖS »

Ali Nesin (1956, İstanbul - ), Türk matematikçi.

1956'da İstanbul'da doğdu. İlkokuldan sonra ortaokulu İstanbul'da Saint Joseph Lisesi'nde, liseyi de İsviçre'nin Lozan kentinde tamamlayan Nesin 1977-1981 yılları arasında Paris VII Üniversitesi'nde matematik öğrenimi gördü. Daha sonra ABD'de Yale Üniversitesi'nde matematiksel mantık ve cebir konularında doktora yapan Ali Nesin, 1985-1986 arasında Kaliforniya Üniversitesi Berkeley Kampusü'nde öğretim üyeliği yaptı. Türkiye'ye kısa dönem askerlik görevi için geldiği sırada "orduyu isyana teşvik" iddiasıyla tutuklanarak yargılandı. Yargılanma sonunda beraat ettiği halde pasaport verilmediği için işine dönemeyen Nesin, sonunda yeniden passaport alarak yurtdışına gitti. 1987-1989 arasında Notre Dame Üniversitesi'nde yardımcı doçent, ardından 1995'e kadar Kaliforniya Üniversitesi Irvine Kampusü'nde doçent ve daha sonra profesör olarak görev yaptı. 1993-1994 Öğretim Yılı'nı Bilkent Üniversitesi'nde misafir öğretim görevlisi olarak geçirdi. 1995'te, babası Aziz Nesin'in ölümü üzerine yurda kesin dönüş yaptı ve Nesin Vakfı yöneticiliğini üstlendi. Ayrıca Bilgi Üniversitesi Matematik Bölümü Başkanı olan Ali Nesin iki çocuk sahibidir. Kasım 2004'den beri de Nesin Yayınevi genel yönetmenliğini yapmaktadır.

Ali Nesin'in Matematik ve Korku, Matematik ve Doğa, Matematik ve Sonsuz,Develerle Eşekler, Önermeler Mantığı adlı kitaplarının yanısıra çeşitli dergilerde çıkmış bilimsel makaleleri ve İngilizce bir kitabı bulunmaktadır. Matematiksel araştırma alanı "Morley mertebesi sonlu gruplar"dır. Aynı zamanda, üç ayda bir yayımlanan, Matematik Dünyası adlı bir matematik dergisi çıkarmaktadır.

Matematik araştırmaları, bölüm başkanlığı ve Nesin Vakfı yöneticiliğinin yanı sıra yağlıboya resim, desen ve portre çalışmaları da yapmaktadır.

Logged

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
www.videodershane.com

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
www.e-tarifler.com

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
www.gramerimiz.com

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
www.egitimedair.com

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
www.geometridunyasi.com
funda
Moderator
Sr. Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 332


matematik ö.


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #9 : AÄŸustos 28, 2007, 04:25:13 ÖS »

Biruni (973 - 1051), ünlü İslam bilginlerinden biridir. Ayrıca en ünlü türk bilginlerindendir. Tam adı Ebu Reyhan Muhammed bin Ahmed el-Birûnî’dir. Batı dillerinde adı Alberuni veya Aliboron olarak geçer. Gökbilim, matematik, doğa bilimleri, coğrafya ve tarih alanındaki çalışmalarıyla tanınır. Yaşamı üstüne ayrıntılı bilgi yoktur.

Birûnî, 4 Eylül 973'te Harezm'de doğdu. Birûnî, Harezm sarayında astronomi ve matematik öğrendi. Harezm’deki kargaşalıklar yüzünden bir süre İran'da kaldı. Ardından Ziyariler hükümdarı Kabus bin Vaşmgir’in sarayına girdi. Bir tür tarih yapıtı olan el-Âsârü'l-Bâkiye'yi (Geride Kalan Yüzyıllar) orada yazarak sultana sundu. Harezm'e döndükten sonra, Sultan Memun bin el-Memun'un sarayında İbni Sina, İbn Miskeveyh, Ebu Nasr gibi bilginlerle birlikte çalıştı. Gazneli Mahmud'un Harezm ülkesini fethetmesinden sonra Gazne kentine yerleşti. Gazneli sarayında büyük saygı gördü. Son yıllarını Gazne’de geçirdi ve burada öldü.


 Eserleri  [deÄŸiÅŸtir]Birûnî, deÄŸiÅŸik alanlarda pek çok kitap yazmıştır. Nihâyâtü'l-Emâkin ("Mekânların Sonları") adlı yapıtı, coÄŸrafyadan, jeoloji ve jeodeziye (yeryüzü düzlemini ölçme bilgisi) kadar bir dizi konudaki yazılarını içerir. Sultan Mesud'a sunduÄŸu el-Kanunü'l-Mesudi, Birûnî’nin astronomi alanındaki en önemli yapıtıdır. Bilim tarihçilerine göre Birûnî, Kopernik'le baÅŸlayan çaÄŸdaÅŸ astronominin temellerini atmıştır. Batlamyus ve Aristoteles'in kuramlarına karşı çıkarak dünyanın duraÄŸan deÄŸil, dönen bir kütle olduÄŸunu ileri sürmüştür. Kitâbü’l-Camahir fi Marifeti'l-Cevahir ("Cevherlerin Özellikleri Üstüne") adlı yapıtında, 23 katı cismin ve 6 sıvının özgül ağırlıklarını bugünkü deÄŸerlerine çok yakın olarak saptamıştır.

Birûnî, bilim ve felsefe alanındaki çalışma ve araştırmalarında büyük ölçüde İslam düşüncesinin etkisinde kalmıştır. Evrenin "öncesiz" olmadığını, bir Tanrı'nın varlığına gereksinimi olduğunu ileri sürmüştür. Birûnî bu savı ile, evrenin "öncesiz" olduğu düşüncesini savunan İbn Sina'dan ayrılır. Batı'da "Aliboron" adıyla bilinen Birûnî'nin yapıtları birçok Batı diline çevrilmiştir.
Logged

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
www.videodershane.com

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
www.e-tarifler.com

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
www.gramerimiz.com

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
www.egitimedair.com

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
www.geometridunyasi.com
funda
Moderator
Sr. Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 332


matematik ö.


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #10 : AÄŸustos 28, 2007, 04:26:36 ÖS »

Feza Gürsey, (d. 7 Nisan 1921, İstanbul – ö. 13 Nisan 1992, New Haven). Türk fizikçi ve matematikçi.


 Hayatı  [deÄŸiÅŸtir]Babası askeri doktor Ahmet ReÅŸit Gürsey, annesi ise Türkiye Cumhuriyeti'nin öncü bilim kadınlarından kimyager Remziye Hisar'dır. Anne-babasının çocuklarının eÄŸitimi üzerine titizlikle eÄŸilmesi ve küçük yaÅŸta İstanbul aydın çevresinin içinde yer almak onun çok yönlü ve sanata düşkün kiÅŸiliÄŸinin oluÅŸmasını saÄŸladı.

Feza Gürsey Galatasaray Lisesi'ndeki eğitimini 1940 yılında tamamladı. 1944 yılında da İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik–Fizik Dalı'ndan mezun oldu. İstanbul Üniversitesi’ndeki fizik asistanlığı sırasında M.E.B. tarafından yapılan sınavı kazanarak İngiltere’de Imperial College’de doktora yapma imkanını elde etti. Kuaterniyonların alan teorisine uygulanmaları konusunda yaptığı ve 1950'de tamamladığı çalışması, bilim dünyasında uyandırdığı yankıların yanısıra, onun için de yaşam boyu sürecek bir araştırma ilgisinin odak noktası oldu.

1950-51 yılları arasında Cambridge Üniversitesi'nde doktora sonrası çalışmalar yaptıktan sonra 1951'de İstanbul Üniversitesi'ne fizik asistanı olarak tayin edildi. 1952'de kendisiyle birlikte fizik asistanlığı yapmakta olan Suha Pamir ile evlendi. Bu evlilikten Yusuf isminde bir çocukları oldu.

1953'de İstanbul Üniversitesi’nden doçent unvanını aldı. 1954-61 yılları arasında süre öğretim üyeliği boyunca Türk bilim tarihinin ilk ve son Teorik Fizik Kürsüsü'nün temelini oluşturan iki öğretim üyesinden biri olarak kürsünün geleceğini hazırlamıştı. Bu arada 1957-61 yılları arasında Brookhaven Ulusal Laboratuvarı'nda, Princeton Üniversitesi'nde İleri Araştırma Enstitüsü'nde ve Columbia Üniversitesi'nde araştırmalar yapmış olan Feza Gürsey'in bu dönemi onun bilimsel açıdan en verimli dönemlerinden biri olmuş, bu sırada ona hayatının sonuna kadar hayranlık duyan ve onu destekleyen Nobel Fizik Ödülü sahibi Wolfgang Pauli ile, atom bombasının babası olarak bilinen J.R. Oppenheimer ile, yine Nobel Ödüllü fizikçiler olan E. Wigner, T.D. Lee ve C.N. Yang ile tanışmış, onlarla dostluklar kurmuştu.

Uluslararası ününe ve önünde açılan yurtdışı prestijli iş olanaklarına rağmen 1961'de Türkiye'ye döndü ve ODTÜ’nün sunduğu profesörlük unvanını kabul ederek ODTÜ Teorik Fizik Bölümü'nün kurulmasında önemli bir rol üstlendi. 1960'lı yıllarda Kiral Bakışım Kuralını ortaya koyarak uzay-zaman bakışımı çalışmalarının genişletilmesine ön ayak olan Gürsey, kuantum renk dinamiği kuramı çevçevesinde çalışmalara imza atmıştır.

1974 yılına kadar ODTÜ'de ve Yale Üniversitesi'nde dönüşümlü olarak öğretim üyeliği görevine devam eden Feza Gürsey, sayısız öğrenci yetiştirdi ve etkin bir araştırma grubu kurdu. 1974'de Yale Üniversitesi'nde kürsü başkanlığına getirildi. 1990'lı yıllarda emekli olarak Türkiye'ye dönmeye hazırlanırken prostat kanserine yakalandı. Feza Gürsey, bu hastalıktan 13 Nisan 1992'de ABD'nin New Haven kentinde hayata gözlerini kapattı.

1993'te Ankara'da kurulan Türkiye'nin ilk bilim merkezine adı verilmiştir.


 FiziÄŸe katkıları  [deÄŸiÅŸtir]Amerikan Fizik DerneÄŸi'nin çıkardığı 'Physics Today' dergisinin Mart 1993 sayısında, Yale Üniversitesi Fizik Bölümü'nden çalışma arkadaÅŸları Prof. S.W. MacDowell ve Prof. C.M. Sommerfield'in yazdıkları anma yazısından kısaltılan aÅŸağıdaki bölüm, Feza Gürsey'in fiziÄŸe olan katkılarını ve yurt dışında gördüğü saygınlığı çok iyi anlatır:

"Yale Üniversitesi'nde J. Willard Gibbs Emeritus Profesörü Feza Gürsey 13 Nisan 1992'de 71 yaşında hayata veda etti. Kendisi fiziksel problemlerde kullandığı matematiksel yöntemlerin (özellikle grup teorisi) özgünlüğü, zerafeti ve etkililiği ile hem de çok sayıdaki öğrencisi ile gayet yakından ilgilenen olağanüstü bir hoca olarak hatırlanacak...

"Feza'nın temel parçacıkların grup teoretik özellikleri ve kuvvetli ve zayıf etkileşmelerin simetrileri hakkındaki ilk çalışmaları hemen ilgi çekti. Bunlarda kuvvetli etkileşmelerin 'kiral' adı verilen yeni bir simetrisi bulunduğu ilk defa öneriliyordu: Bu simetri son ve tam şeklini daha sonra meşhur lineer olmayan sigma modeli çerçevesinde buldu...

"1962 yazında Brookhaven Ulusal Laboratuvarı'nda Luigi Radicati ile beraber kuvvetli etkileşmelerin spin ve üniter spinden bağımsızlıkları hakkında bir makale yazdı. Bunda SU(6) grubunun kuarklar için alçak enerjilerde geçerli bir yaklaşık simetri grubu olduğu ortaya konuyordu. Bu makalenin temel parçacıklar fiziğinde çok büyük ve kalıcı bir etkisi oldu...

"Feza, bütün temel parçacık etkileşmelerini birleştirmeye aday teorilerin kurulmasına, E(6) ve E(7) gruplarına dayanan simetrileri önererek çok önemli bir katkı yaptı. Bu, istisnai Lie gruplarının fizikte ilk kullanılışları oluyordu. Feza'nın matematiksel fiziğe katkıları derin ve yenilik getirici cinstendi...

"Mesela savunduğu kuaterniyonlara dayalı analitik fonksiyonların ayar teorilerinde kullanılması fikri, multi-instanton probleminin çözümünde daha sonra uygulandı. Derin ve geniş matematik bilgisini, fizikçiler ve matematikçilerin arasındaki iletişim kopukluğunu gidermek için kullandı. Özellikle Yale'de fizik ve matematik bölümleri arasında canlı bir alışveriş kurulmasında kuvvetli etkisi oldu...

"Fizik ve matematik Feza'nın ilk aşklarıydı.Fakat o aslında çok daha geniş ilgileri olan bir insandı. Engin tarih bilgisi hem fizik ve matematiğin tarihini, hem de Ortadoğu'nun geçmişini ve geleneklerini kapsıyordu. Merakları edebiyat ve sanat dallarına, dünya olaylarına ve üçüncü dünya ülkelerinin adalet ve kalkınma arayışlarında çektikleri zorluklara kadar uzanıyordu...

"Ölümü bütün fizik camiası için çok büyük bir kayıp oldu; fakat Feza'nın bıraktığı miras dostları ve gelecek fizikçi nesilleri arasında yaşamaya devam edecek."

Logged

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
www.videodershane.com

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
www.e-tarifler.com

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
www.gramerimiz.com

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
www.egitimedair.com

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
www.geometridunyasi.com
funda
Moderator
Sr. Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 332


matematik ö.


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #11 : AÄŸustos 28, 2007, 04:28:27 ÖS »

Gelenbevi İsmail Efendi (1730 - 1790) matematikçi.

1730 yılında şimdiki Manisa'nın Gelenbe kasabasında doğan Gelenbevi İsmail Efendi, Osmanlı İmparatorluğu matematikçilerindendir. Asıl adı İsmail'dir. Gelenbe kasabasında doğduğu için ikinci adı onun bu doğduğu kasabadan gelir. Daha çok Gelenbevi adıyla ün kazanmıştır.

Önce, kendi çevresindeki bilginlerden ilk bilgilerini almıştır. Daha sonra, öğrenimini tamamlamak üzere İstanbul'a gitmiştir. Burada, çok değerli ve kültürlü öğretmenlerden yararlanıp matematik bilgisini oldukça ilerletmiştir. Müderrislik sınavına kazananarak 33 yaşında müderris olmuştur. Bundan sonra kendisini tümüyle ilme verip çalışmalarına devam etmiştir.

Gelenbevi, eski yöntemle problem çözen son Osmanlı matematikçisidir. Sadrazam Halil Hamit Paşa ve Kaptan-ı Derya Cezayirli Hasan Paşa'nın istekleri üzerine, Kasımpaşa'da açılan Bahriye Mühendislik Okulu'na altmış kuruşla matematik öğretmeni olarak atandı. Bu atama ona parasal yönden bir rahatlık getirdi.

Hakkında şöyle bir öykü anlatılır: 'Bazı silahların hedefi vurmaması, padişah III. Selim'i kızdırmış ve bunun üzerine Gelenbevi'yi huzuruna çağırarak ona uyarıda bulunmuştur. Gelenbevi bunun üzerine hedefe olan uzaklıkları tahmin ederek gerekli silahlardaki düzeltmeleri yapmış ve topların hedefi vurmalarını sağlamıştır. Gelenbevi'nin bu başarısı padişahın dikkatini çekmiş ve padişah tarafından ödüllendirilmiştir.

Gelenbevi, Türkçe ve Arapça olmak üzere tam otuz beş eser bırakmıştır. Türkiye'ye logaritmayı ilk sokan Gelenbevi İsmail Efendi'dir
Logged

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
www.videodershane.com

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli b