Öğretmenler Forumu | Eğitim
Şubat 09, 2010, 05:11:47 ÖS *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
E-posta adresinize aktivasyon iletisi gelmediyse lütfen buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: KORKUT ATA KİTABI'NIN VATİKAN YAZMASI ÜZERİNE/Mustafa S. KAÇALIN  (Okunma Sayısı 1519 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Bilge Tonyukuk
Moderator
Sr. Member
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 257


Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni


Üyelik Bilgileri

Saglik sorunlarinizi yazin doktorlarimiz cevap versin
« : Ağustos 06, 2007, 07:31:24 ÖS »

KORKUT ATA KİTABI'NIN
VATİKAN YAZMASI ÜZERİNE
 
Mustafa S. KAÇALIN*
 
Tek yazması olan bir metni çalışmakla pek çok yazması olan bir metni çalışmanın güçlükleri aynıdır. Birinde metni tamamlamağa ve çözmeğe yardımcı olacak bir yazmanın daha olması dileğinizi her zaman içinizde taşıyacaksınızdır, öbüründe ise ulaşamadığınız bir yazmada takıldığınız sorunun çözülmüş olabileceği hep içinizi kurcalayacaktır. Birinde bir metni tekrar tekrar, belki abartmasız olarak on kez okuyacaksınız, öbüründe on yazmadan teker teker karşılaştıracaksınız. Sonuçta ikisinde de alışkanlıklarınız olacak ve en kolay yanlışları yapacaksınız, ya da artık bir alışkanlık kazandığınız için yavaş yavaş kimsenin göremediği yanlışları görecek, hatta sizin bile bunu niçin daha önce görmemişim, öyleyse bunun gibi göremediğim pek çok yanlışlarım olabilir dediğiniz olgun, yetkin ve ikircikli bir döneme girmiş olacaksınız.
 
Herkesin çalışmasına açık bir metni çalışmakla herkese kapalı bir metni çalışmanın da güçlükleri aynıdır. Birinde herkes sizin hocanızdır, herkes size bir bilgi öğretebilir; herkes bilir, herkes size bir katkıda bulunabilir. Acaba kimden nasıl bir uyarı alacaksınız, kim böyle basit bir yanlışın herkesin evinde bulunabilen bilmem hangi kitaba bakılmakla giderilebileceğini söyleyecektir. Öbüründe ise soracak olanın bilgisi ile kendisine sorulacak olanın bilgisi eşittir. İkisi de bilinmezler dünyasının karanlığından yana yakıla kurtulmanın yollarını arıyorlardır. Belki sorulan kişiden "siz uğraştığınız için bu işi iyi bilen şimdi sizsiniz" karşılığını alabilirsiniz.
 
Çalışan ve ciddiye alan için her zaman güçlükler olacaktır. Güçlükler aşılmışsa açılımlar ve yeni buluşlar çıkacaktır. Sözün kısası çalışan her zaman karşılığını alacaktır.
 
Dedem Korkudun Kitabı güçlüklerini daha ilk günkü gibi taşımaktadır. Az yayın yapıldığı dönemlerde belki konularında bilinmezlikler çoktu, çok yayın yapıldığı dönemde de yayınlara ulaşılmazlıklar söz konusudur. Bulunanları yeniden bulmak, boşa kürek çekmiş olmak her an karşınıza çıkabilir. Güç her zaman güçtür. Dedem Korkudun Kitabı'nı birilerinin "bu benim" veya "bu benim" deyip sahiplenmelerini genç hatta çocuk yaştaki birine kendi kazanmadığı ve kucaklayamayacağı büyüklükteki bir mirasa sahip olma kısmeti dolayısıyla kendisinden beklenen hakim olma becerisinin ister istemez gösterilmesi diye anlamak gerekir, yoksa cahil cesur olur ile açıklamak işin kolayına kaçmaktır.
 
(Ms. Vaticano) Vatikan kütüphanesinde (Turco) Türkçe yazmalar 102. sayıda kayıtlı 10,5 x 15,2 santim boyunda 107 yapraklık dergi iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm 2a-58a yaprakları arasında Hikaye-i Latife-i U'cü-be ve Mahcube-i Zarife adlı Sıdkı lâkaplı Hasan Balı oğlu Ahmed tarafından 57 yapraklık Farsça'dan Türkçe'ye çevrilmiş ve II. Bayezid Han [1481 -1512]1'ın oğlu şehzade Alemşah [ö. 1512-1513]'a armağan edilmiş olan hikâyelerden ibarettir. Bildiğim kadarıyla üzerinde çalışılmış değildir, ikinci bölüm 58b-108a yaprakları arasında, 106-107. yaprakları eksik olduğundan 48 yapraklık Hikâyet-i Oğuz-nâme-i Kazan Big ve Gayrî" adlı nesihle2 yazılmış sayfasında 13-er satır bulunan baştan sona hareketli Oğuz hikâyeleri vardır. Bu hikâyeler şunlardır:
 
0. Hikâyet-i Oğuz-nâme-i Kazân Big Ve Gayrı [58b-60a]
1. Hikâyet-i <Dirse> Han Oğlı Buğaç Han [60a-67b]
2. Hikâyet-i Bamsı Beryik Boz Atlu [67b-84a]
3. Hikâyet-i Salur Kazânun Evi Yağmalanduğıdur [84a-91b]
4. Hikâyet-i Kazan Begun Oğlı Oruz Han Dutsak Olduğıdur [91a-100a]
5. Hikâyet-i Kazılık Koca Oğlı Yegenek Beg [100a-103b]
6. Hikâyet-i Taş Oğuz iç Oğuza Asi Olup Beryek Vefatı [103b-108a]
 
Kazan Beg ile ilgili hikâyeler destesi olduğu halde Salur Kazan tutsak olup oğlı Oruz çıkardığı boyun burada bulunamayışını anlamak zordur.
 
 Dresden yazmasına göre 6 hikâyesi eksik olduğundan bugüne değin Lâtin harflerine çekilme gereği duyulmamış olmasına rağmen:
 
1. Dresden yazmasından 73 yıl daha önce kaleme alınmıştır.
 
2. Hareketli olması geniz/n/si ve /g/ için üç noktalı /k/yi kullanması ile yönlendirici olduğu gibi kimi doğru biçimleri de yaşatmaktadır.
 
3. Vatikan kütüphanesi kitap demirbaşlarının4 Dresden kütüphanesi kitap demirbaşlarından5 10 yıl önce basıldığı göz önünde tutulunca bilim alemince tanınma haberi bakımından da Vatikan yazması Dresden'den önceliklidir.
 
4. Yazmanın birinci elden görüntüsü olarak bilim âlemine sunuluşu bakımından da Vatikan yazmasının yayımlanması6 Dresden yazmasının yayımlanmasından 6 yıl öncedir.7
 
Ön yargıdan uzak bakıldığında bütün öncelikleri kendisinde taşısa bile Ettore Rossı tarafından çevirisi ve tıpkıbasımı yayınlanan eserin bugüne değin Lâtin harfleriyle bir çevriyazılı yayını yoktur. Metin Muharrem Ergin yayınının yazma ayrılıklarına sıkıştırılmış ya da Orhan Saik Gökyay yayınının metin arasına eğik dizilerek serpiştirilmiştir.
 
Yazmanın üzerinde kitabın kime ait olduğunu gösteren bir not ve tarih vardır: Seyyid Ahmed bin Seyyid Hasan-ı Defterî, Kahire'de yerleşmiş, 1000 Muharrem [=1591 Kasım]. Kitap bundan sonra Kahireli Elvan'ın eline geçmiştir, bunun yılı yok; 1204 [=1615 - 1616] yılında kitabın sahibi tarafından, Kudüs'te kardeşi Mustafa Efendi'ye gönderildiğini bildiren üçüncü bir kayıt vardır. Yazmanın yılı tam olarak belirlenememekle birlikte yazı üslubundaki özellikler bu yazmanın Dresden yazmasından önceye ait olduğunu göstermektedir. 107a'da Sunullah'ın ölümü hakkında 956 [=1549-1550] kaydı görülüyor.8
 
Birinci eserde 1512, Hikâyet-i Oğuz-nâme-i Kazan Big ve Gayrıdan sonraki yaprakta 1549 yılının bulunmasından eserin II. Bayezid Han [1481-1512] döneminde oluşturulmuş olması gerekir. Sonraki kayıtlar zamanla not alınmalardır. Yazılış yılları belli eserler ihtiyaç durumunda çağaltıldıklarında üzerlerindeki aslî kayıtlarıyla çoğaltılabilirle ve çoğaltmada eski eser önce yeni eser sonra adiye düzen gözetilmeyebilir. Bir yılda oluşturulan bir dergi, yazılışının zamana yayılması süresi bir yana bırakılırsa, ilk yılı taşıyan eserin yılında oluşmuştur. Sonradan edinilen önemli yeni bilgiler, intikal, satın, bağış gibi yılların kayıtlarıyla bu notlar artar.
 
Vatikan yazması, genel olarak Dresden yazmasından daha doğrudur9 ve metni iyi anlayan biri tarafından yazılmıştır. Dresden yazmasında açık olarak Azeri Türkçesi özellikleri göze çarpmaktadır. Vatikan yazması ise eski Osmanlıcaya yakındır; yalnız bir yerde benim yerine menüm (60b11) geçmektedir.
 
Yazmanın önemini göstermesi bakımından örnekler:
 
Ayna Melik, Kutlu Melik (60a6): Şimdiye değin ikinci kısımları Melek (D. 8-12,13; Gökyay 325. s..) okunmuştu Buna bugün hanımlar için kullanılan Melek adı yönlendirici olmalıdır. Bu hanım adı yazmaya göre Melik okunmalıdır. Öyleyse bu yazma doğruya ulaştırmada öbüründen daha önemlidir. Aynamelik müslüman olmayanlarca kullanılan kadın adlarından olmalıdır.
 
Evnüg Kal'ası (68b10, 69a4): Şimdiye değin Evnük (D. 7012, 71 g; Gökyay 3226 36. s.) diye okunan bu yer adı yazmaya göre Evnüg okunmalıdır. Öyleyse bu yazma söyleyişi yansıtmada öbüründen daha önceliklidir.
 
kana koka bulaşdur- (74b11): Şimdiye değin kana kuna bulaşdur- (D. 939, Gökyay, 428), diye okunuyor ve 'kun (kan tekrarının ikinci kelimesi, kan man yerine)' (Ergin, II, 194. s.) ya da 'kan kelimesiyle birlikte kan-kun şeklinde geçmektedir, bugünkü dildeki karşılığı kan-mandır' (Gökyay 253b, s.) diye anlaşılıyordu. Halbuki kok toz toprak, kül pislik' demektir. Arap harflerindeki /k/nın/n görülmesiyle oluşmuş yeni bir biçimidir. ko-ve pekiştirilmiş gövdesiyle kok- 'azalmak' demektir. Bu sözcüğün ortak yazı dilinden düşüp eski metinlerde kaldığını görüyoruz. Öyleyse bu yazma öbüründen eskidir.
 
Kimi teknik ayrılıklar:
 
+n'nin ile yerinde kullanılışı: gücün (V.131), sağlığın (V. 191) = güc - ile (D. 2413), sağlıgıla (D. 351).
 
-dukda zarf - fiili yerine -anda zarf- fiili: atdukda (V. 486) = atanda (D. 116 10).
 
- ınca zarf - fiili yerine -anda zarf- fiili: diyince (V. 6012) = diyende (D.5210).
 
- mada 'birlikte' yerine -makta 'tek': yimede içmede (V. 3410) = yimekde içmekde (D. 952,3).
 
ile yerine ve ak-ıla kara (V. 11 7) = aklu karalu (D. 21 7).
 
yönelme-bulunma durumu yerine yükleme- yönelme durumu: atına bin - (V. 775) = atın bin - (D. 1426); yola git- (V. 7610)= yolı git- (D. 1412).
 
karşıt sözcükler: ağlu (V. 403) = karalu (D. 1042).
akıt- (V. 75g) = uçur- (D. 1389).
al- (V. 623) = bil- (D. 554).
al-(V. 702) = yık-(D. 12611).
al- (V. 8812) - kıs- (D. 2092).
alı vir- (V. 1711) = kurtar- (D. 334).
andan (V. 9013); pes (D. 2123).
andan sonra (V. 4513) = bu kez (D. 11310).
anun (V. 649) = bunun (D. 6011).
ay-(V. 475) = kakı- (D. 1154).
barmak (V. 474) = tırnak (D. 1153).
baş (V. 633) = göz (D. 575).
baş (V. 7812) = yol (D. 14413).
birisi (V. 37,8,8, 162, 2712,13, 349, 541) = biri (D. 76,6,7, 395, 827,8, 952).
boyın (V. 904) = ense (D. 2114).
can (V. 492) - yol (D. 11711).
cennet (V. 523) = bihişt (D. 1224).
depe başı (V. 488) = depe (D. 1158,12).
deve (V. 907) = maya (D. 2118).
dur-(V. 112) = ol-(D. 34).
dur- (V. 387) = kıyısın al- (D. 1015).
girü dön- (V. 638) = kayıt- (D. 584).
han (V. 528) = salur (D. 362).
ışla- (V. 7012) = sıla- (D. 1286).
içerek (V. 5212) = içüp içüp (D. 368).
in-(V. 372) = bak - (D. 9813).
ir (V. 908) = irkek (D. 21111).
irtesi sabah ol- (V. 325) = tan öt- (D. 9013).
it- (V. 962) = çal- (D. 962).
itüm (V. 55 1,2) = mere (D. 412).
iver- (V. 2612) = köçür- (D. 8011).
kadeh (V. 227) = ayağ (D. 7113).
kal-(V. 448) = değ-(D. 11110).
kal- (V. 858) = ol- (D. 20312).
kalın (V. 695) = kanlı (D. 1255).
kara (V. 183) = ala (D. 3311).
karar- (V. 7012) = yaykan- (D. 1285).
karşu (V. 379) = kapu (D. 9913).
kazan (V. 646) = kıyan (D. 603).
kem (V. 3011) = aruğ (D. 881).
kır (V. 554) = yir (D. 5612).
kol (V. 186) = dülbend (D. 343).
kura (V. 5512) = kaygulu (D. 4212).
mikdarı (V. 855) = kadar (D. 2036).
ol (V. 6212) = bu (D. 569).
ol- (V. 422) = kal- (D. 1075).
ol-(V. 7912) = tog-(D. 1474).
otur- (V. 5612) = olur- (D. 448).
öldür-(V. 116, 4211) = depele- (D. 221), boynun ur- (D. 1088).
on (V. 904) = yir (D. 2114).
şalavat getür- (V. 727) = yad<a> getür- (D. 1325).
şalavat vir- (V. 804) = şalavat getür- (D. 14712).
sana bu yaradan (V. 153) = bu yaradan sana (D.28 11,12).
sığın-(V. 286) = kısıl-(D. 8310).
söyle-(V. 451) = tolaş-(D. 1127).
sun- (V. 681) = gezdür- (D. 1234).
sun- (V. 5212) = sür- (D. 368).
şimdi (V. 593) = eğer (D. 501).
tog-(V. 791) = vir-(D. 1455).
toyurdı andan sonra (V. 446) = toyurdukdan (D. 1117).
vazı (V. 686) = iş (D. 12312).
vir-(V. 8011) = tart-(D. 14812).
virsün (V. 793) = vire (D. 1457).
yak- (V. 802) = yandur- (D. 1478).
yalan (V. 891) = gin (D. 2095).
yayan (V. 1513, 165) = yayak (D. 302, 3011).
yıldız (V. 7012) = ılduz (D. 1286).
yidugi vakt (V. 618) = yiduginde (D. 541).
yiğit (V. 171) = yoldaş (D. 3110).
yirlü (V. 672) = karlu (D. 6513).
yoldaş (V. 875) = big (D. 2068).
yoldaş (V. 2113) = yiğit (D. 713).
yoru- (V. 705) = ılgar et- (D. 1275).

 
 
 
 
 
 
 
DİPNOTLAR
(*) Doç. Dr., Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Türkçe Eğitimi Bölümü, İstanbul.
1 Bu yazmayı ilk tanıtan Ettore ROSSI olmuştur. (Bk. "Un nuovo manoscritto del "Kitab-i Dede Qorqut", Rivista Degli Studi Orientali: 1950, XXV, s. 34-43.
2 Yazı görüntüsü tıpkıbasımının yapılması dolayısıyla herkesin kolaylıkla karşılaştırma imkânını bulabileceği Nehcü'l-Ferids'inkini andırmaktadır. Bk. Nehcü'l Ferids /Tıpkıbasım: Önsözü yazan: Jânos ECKMANN. Ankara 1956, XVI+444 s. T.D.K. Tıpkıbasımlar Dizisi 35 [Yayın nr. 164].
3 Eser üzerinde çalışırken Mısır kütüphanelerinin birinde Dede Korkut Kitabı'nın üçüncü bir yazmasının varlığı haberi yayıldı. Böyle bir yazmanın metin dilbilimi bakımından tamamlama, onarma ve anlamalara katkı sağlayacağı, dolayısıyla bu çalışmada el altında bulunmasının yararlı olacağı düşüncesiyle kütüphane kataloglarını tararken Beg böyük menakıb, diye bir başlık gözüme çarptı (Bk. Dar'ul-Kütüb el-Kawmiye Kısm'ul Feharis el-Şarkiye: Mısır Milli Kütüphanesi Türkçe Yazmalar Katalogu (1870-1980) (Â-H): l, 75. s. 295. sy.). Bunun Beg Böyrek menakıbının okuma yanlışından başkası olamayacağını düşündüm. Katalogdaki bilgilere göre yazma 1145 [= 1732] yılında kaleme alınmıştır. Yazarı bilinmiyor. 17 satirli 94 yapraktır. 16x21 santim uzunluğundadır. Yazmanın TDK yoluyla getirtilmesinin kolay olacağını düşünerek ilgililere bildirdim.
4 MAI, A.: Scriptorum veterum nova collectio, vol. IV, parte 2 a: Catalogus coddd. Bibliothecae Vaticane arabicarum, persicorum, turcicorum: Romae 1821.
Gökbilgin, M. Tayyib: "İtalya kütüphanelerinde bazı İslâmî ve Türkçe yazmalar III", İslâm Tetkikleri Enstitüsü Dergisi - Zeki Velidi Togan'ın Hatırasına Armağan -: İstanbul 1973, cild V. cüz 1-4,s. 127.
5 Fleischer, H. O.: Catalogus Codicum man, orientalium Bibliothecae Regiae Dresdensis:Dresde 183l.
6 Rossi, Ettore: II "Kitab-i Dede Qorqut": Vaticano MCMLII, 364 s. Studi e Testi 159.
Bu yayın Türkiye'de iki kişi tarafından tanıtılmıştır:
Eren, Hasan: Kitâb-ı Dede Korkut'un Yeni Yazması, Türk Dili: Ankara 1952 (Ekim) II, sy. 13. s. 3-4.
Orkun, Hüseyin Namık: "Kitab-ı Dede Korkut", Türk Dili : Ankara 1952 (Aralık) II, sy. 15. 142-s. 143.
7 Ergin, Muharrem: Dede Korkut Kitabı l Giriş - Metin - Faksimile: Ankara 1958, Türk Tarih Kurumu Basımevi, XVII+251 s. + 154+97 tıpkıbasım s. Türk Dil Kurumu Yayınlarından -Sayı: 169.
8 Gökyay, Orhan Saik: Dedem Korkudun Kitabı: İstanbul 1973, s. V. Millî Eğitim Basımevi, Başbakanlık Kültür Müsteşarlığı Kültür Yayınları.
9 Ettore Rossi ve ayrıca Franz Teaschner (Zeitschrift der deutschen, morgenlândischen Gesellschaft: Wiesbaden 1953, s. 220) de bu kanıdadır.

Kayıtlı

"Türk Oguz begleri budun eşiding: Üze tengri basmasar, asra yir telinmeser, Türk budun, ilingin törüngin kim artatı [udaçı erti]?"
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Edebiyat hamilelik Edebiyat Sağlık Sağlık KPSS saglik sbs Yemek Tarifleri Yemek Tarifleri Yemek Tarifleri Yemek Tarifleri Teknoloji Sağlık Gebelik Kadinlar sarkı sozleri kultur sanat gebelik gebelik aktuelegitim evden eve nakliyat saglik kpss, ders Edebiyat diyet,Sağlık
MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!