|
beyza
|
 |
« Yanıtla #1 : Kasım 02, 2007, 10:47:09 ÖS » |
|
BilindiÄŸi gibi 19. yüzyılın ikinci yansınÂda sanayinin geliÅŸmesi, sömürgecilik ve diplomatik iliÅŸkilerin hızlanmasına neden oldu. Bu durum ise aynı zamanda büyük devletler arasında siyasi rekabet, ekonomik çıkar çatışmaları ve anlaÅŸmazlıkları meydana getirdi. I. Dünya savaşı öncesi karışıklıklar merkezi durumuna gelen Avrupa, adeta bir barut fıçısından farksızdı.
Teknik üstünlük kompleksine kapılan Avrupa, Osmanlı Devleti''''ne "Hasta Adam" gözüyle bakıyor ve onu sömürülecek bir devlet; Türk Milleti''''ni de idare edilmeye muhtaç bir millet olarak görüyordu.
Osmanlı Devleti''''ne gelince; I. Dünya Savaşından önce 1911 yılında girdiÄŸi Trablusgarb Savaşı''''nda son Afrika topraklarını İtalÂya''''ya kaptırmış, 1912-1913 yıllarındaki Balkan SavaÅŸları''''nda aldığı maÄŸlubiyetle de Rumeli''''deki nüfuzunu kaybetmiÅŸtir.
Çanakkale mucizesine rağmen I. Dünya Savaşı''''ndan da yenik ayrılan Osmanlı Devleti, Mondros Mütarekesi gibi haysiyet kırıcı bir antlaşmayı imzalamak mecburiyetinde bırakılmıştır.
Türk Milleti''''ne esaret zinciri vurmaya yönelik mütarekenin imzalanmasıyla Osmanlı Devleti artık resmen değilse bile, fiilen yıkılmış sayılmakta idi.
Türk Milleti, maddi ve manevi bakımdan iyice sarsılmıştı. Memlekette, açlık, sefalet, asayişsizlik ve gelecek konusunda ise ümitsizlik hakimdi.
Ancak, bütün bu olumsuzluklara raÄŸmen, millet egemenliÄŸine dayalı yeni bir Türk DevleÂti kurma fikri ile yola çıkan Mustafa Kemal, Türk Milleti''''nin kurtuluÅŸu yönünde hiç bir zaÂman ümitsizliÄŸe kapılmadı. O, Türk Milletinin vatanı, bağımsızlığı, bayrağı, namusu... gibi kutsal saydığı deÄŸerleri korumada her türlü feÂdakârlıktan kaçınmayacağını çok iyi biliyordu.
Türk Milleti''''ne olan güvenini her fırsatta ifade eden Mustafa Kemal, bilindiÄŸi gibi 19 Mayıs 1919 günü Samsun''''a çıkarak KurtuluÅŸ Savaşımız yolunda ilk adımı atmış oldu. Samsun''''da baÅŸlayan bu yolculuk Kavak, Havza, Amasya ve Tokat istikametinde devam edecekÂtir.
Tokat, Birinci Dünya Savaşı sonlarında Sivas vilayetine baÄŸlı bir sancak merkezi duruÂmunda idi. Bu tarihlerde nüfusu yüz bini aÅŸan Tokat Sancağı''''nda, Türkler çoÄŸunlukta, Rum ve Ermeniler ise azınlık durumunda idi. Zile, ReÅŸadiye, Niksar ve Erbaa Tokat''''a baÄŸlı kazalardı.
Mondros Mütarekesi''''nin imzalandığı günlerde ve hemen sonrasında Anadolu''''da baÅŸ gösteren sıkıntı, şüphesiz Tokat Sancağı halkını da üzmüş ve gelecek hakkında endiÅŸeye düşürÂmüştür. Bilhassa, Tokat''''ta azınlık durumunda olan Rumların, merkezi Samsun olmak üzere Tokat''''ı da içine alan bölgede Pontus Devleti kurmak istemeleri, Tokat halkının tedirginliÄŸini daha da artırmakta idi. Bu durum karşısında Tokat''''ta yaÅŸayan Müslümanlar tedbir amacı ile 25 Åžubat 1919 tarihinde "Karadeniz Türkleri Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti" Tokat ÅŸubesini kurdular. Bu ÅŸubenin bir ay sonra da merkezi İstanbul''''da olan "Vilayeti Åžarkiye Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti''''ne" baÄŸlandığı bilinmektedir.
Tokat Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti''''nin yaptığı hizmetler konusunda araştırmacı merhum Halis CİNLİOĞLU''''nun tespitleri şöyledir:
Erzurum Kongresi''''ne gönderilen Rıfat Bey''''in 800 liralık yol harcını ödediler. (O zamanın Müdafaa-i Hukuk Heyeti bu parayı hiç bir yardım görmeden yalnız kendi keselerinden verdiler).
Maraş ve izmir''''de çatışan yurttaşlarımıza "iane" toplandı. Çamaşırlar diktirildi.
Bir yerden diğer yere taşınan "Darüleytâm" talebesine yardım edildi.
Genci harpten dönen esirlerimizin yurtlarına kavuşmalarına çalışıldı.
Şehir içinde yaya Kuva-yı Milliye kuruldu. Çoğu bu gibi işlere yeni atılan gençlerden ibaret olarak bu kuvvet, ihtiyat zabitleri kumandasına verildi.
Åžehir dışı için MütevellioÄŸlu Nuri Bey kumandasında süvari "Kuva-yı Milliye" kurulÂdu.
Numara kullanan, adlarını ve sayılarını saklayan adamları vasıtasıyla olan biten işlerden haber alınmaya çalışıldı.
Tokat Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti İdare Heyeti''''nde görev alanlar: Tahir Rüştü. Hacı Hüsnü, Rıfat (HamamcıoÄŸlu), Nuri (MütevelliÂoÄŸlu), Mehmet (YaÄŸcıoÄŸlu), Vahap (BaloÄŸlu). İbrahim (YoÄŸurtçuoÄŸlu), Fuat (EvliyaoÄŸlu), Hacı Mustafa (MüftükâtipoÄŸlu), Hafız Agah (Emekli Komiser), İzzet (GençaÄŸaoÄŸlu). Remzi (Doktor), Fehmi (CelepoÄŸlu), Åževki (Emekli Binbaşı), Vehbi (MuhasebecioÄŸlu) ve Salih (BekçioÄŸlu) beylerdir.
15 Mayıs 1919''''da Yunanlıların İzmir''''i iÅŸgal etmeleri Tokat halkı tarafından tepkiyle karşılanır. Tokat ve kazalarında Redd-i İlhak Cemiyetleri kuruldu. Yunan iÅŸgalini protesto etÂmek amacıyla da 20 Haziran 1919 günü Niksar''''da miting yapıldı. Niksar halkı nümayiÅŸ (miting) sonunda alınan kararları "Redd-i İlhak Cemiyeti Reisi Mahir" imzasıyla itilaf Devletleri temsilcileri ile A.B.D. CumhurbaÅŸkanı Wilson''''a gönderir. Bu kararlarda "Biz Türk olan her vatan parçasının Türk kalmasını istiyoruz. Siz de buna söz vermiÅŸ idiniz. Åžimdi ise sözüÂnüzde durmadığınızı görüyoruz. Anadolu''''ya uzatılacak bir tecavüz bizi öldürmek için uzatılan bir adımdır. İnsaniyet ve adalet namına suikastten vazgeçiniz." denilmektedir.
Bu arada, 1. Dünya Savaşı''''ndan dönen ihtiyat Zabitleri Tokat''''ta "İhtiyat Zabitleri Teavün Cemiyeti" adı altında bir cemiyet kurdular. Bu cemiyeti kuranlar hem kendi aralarında yardımlaşmayı sağlamak hem de memleket davalarıyla ilgilenmek amacıyla ortaya çıkmışlardır. Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti''''nin çalışmalarını yeterli görmeyen ihtiyat Zabitleri: "Memleketin derin yaralarını saracak vatanperver adamları göremiyoruz. Kuvvetli bir heyet yoktur ki, Tokat''''ı bu hususta tanıtabilsin. Kendilerini idareden aciz adamlar, bu tehlikeli zamanlarda Tokat halkım nasıl yönetecekler?" diyerek Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti İdari Hey eti''''ne gençlerin de alınmasını istemişlerdi. Sonunda istekleri yerine getirilerek gençlerin de Müdafa-i Hukuk Cemiyeti''''ne girmeleri sağlanmıştır. Bu durum Tokat''''taki mücadele azmine daha da güç kazandırmıştır.
9. Ordu MüfettiÅŸi olarak Anadolu''''ya gönÂderilen Mustafa Kemal PaÅŸa, 26/27 Haziran 1919 gecesini Tokat''''ta geçirdi ve ertesi sabah Sivas''''a hareket etti. Mustafa Kemal Tokat''''a geldiÄŸinde Belediye binasında ÅŸehrin ileri geÂlenleriyle bir toplantı yaparak memleketin duruÂmu hakkında genel bilgi verdikten sonra Milli Mücadele''''nin kaçınılmaz olduÄŸu konusunda Tokatlıları ikna etti. Tabii bu arada Mustafa KeÂmal PaÅŸa''''nın bazı engellerle karşılaÅŸtığımı belirtÂmek gerekir. Mesela, Sivas''''a hareketi sırasında Sivas Valisi ReÅŸit PaÅŸa, Mustafa Kemal''''i tevkif etmesi için özel olarak görevlendirilir. Ancak Mustafa Kemal PaÅŸa, tedbirliliÄŸi ve ince zekâsı sayesinde bu engelleri aÅŸmayı baÅŸarmıştır.
23 Temmuz 1919''''da toplanan Erzurum Kongresi''''nde vatanın bütünlüğü ve milletin isÂtiklâli ile ilgili kararların alındığı bilinmektedir. Bu kongreye Tokat''''tan Rıfat (HamamcıoÄŸlu) Bey ile Sabri Efendi (Emekli Askeri Kâtip) katılmışlardır. Rıfat Bey, kongrede yaptığı konuÅŸÂmada davalarının "Hak ve istiklal" davası olduÄŸunu belirtmiÅŸtir. Sivas Kongresi''''ne Tokat''''tan temsilci katılmamasına raÄŸmen, Erzurum Kongresi''''nde Temsil Heyeti üyeliÄŸine seçilen Bekir Sami Bey''''in Tokatlı olmasından dolayı Tokat''''ın Sivas Kongresi''''nde temsil edilmiÅŸ olÂduÄŸunu söyleyebiliriz.
Sivas Kongresi sona erdikten hemen sonra Temsil Heyeti, Damat Ferid Paşa hükümetini istifaya zorlamak amacıyla İstanbul ile haberleşmeyi kesme kararı aldı. Alınan bu karara Tokat da aynen uymuştur. 12 Ocak 1920''''de açılan son Osmanlı Mebusan Meclisi''''nde Tokat, Ahmet ve Şevki Beyler ile Ömer Fevzi Efendi tarafından temsil edilmiştir.
İstanbul''''un İngilizler tarafından işgal edilmesi ve İngilizlerin Meclis-i Mebusan''''ı basarak bazı Mebusları tutuklayıp sürgüne göndermeleri, diğer illerde olduğu gibi Tokat''''ta da nefretle karşılandı. Türk Milleti''''ne yapılan bu haksızlıkları protesto etmek için Tokat ve kazalarında mitingler tertip edildi. Ayrıca, bu vahim olayı kınamak amacıyla itilaf Devletleri mümessillerine telgraflar çekildi.
İstanbul''''un işgali ve Mebuslar Meclisi''''nin dağıtılmasından sonra artık İstanbul''''un dışında yeni bir hükümet kurma fikri iyice kuvvet kazanmaya başladı. Nihayet, 23 Nisan 1920''''de Ankara''''da açılan TBMM İstanbul''''u tanımadığını ilan etmek suretiyle Türk Milleti''''nin kurtarılması görevini üzerine almış oldu. Açılan bu yeni mecliste Tokat''''ı temsil eden milletvekilleri ise; Rıfat (Hamamcıoğlu) Bey, Hamdi (Mütevellioğlu) Bey, Mustafa Vasfi (Süsoy) Bey, Nazım (Eski Harput Valisi) Bey ve İzzet (Gençağaoğlu) Bey''''dir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi''''nin açılÂması kararını tepkiyle karşılayan İstanbul HüÂkümeti, Åžeyhülislam Dürrizade Abdullah EfenÂdi''''ye 11 Nisan 1920''''de bir fetva verdirerek bu yolla Kuva-yı Milliye ruhunu yok etmeye çalışÂtı. Anadolu''''nun her tarafına duyurulan bu fetva bazı bölgelerde etkisini göstererek isyanların çıkmasına sebep oldu. Nitekim, 14 Mayıs 1920 günü Postacı Nazım adında biri, Sivas''''ın Yıldızeli kazasına baÄŸlı Kaman köyünde isyan etti. Bu isyana karşı tedbir maksadıyla Tokat''''ta 50 kiÅŸilik Kuva-yı Milliye kuruldu. Ayrıca KöprüÂbaşı, Niksar Yolu, Çay, Beybağı ve Erenler maÂhallelerinde dışarıdan gelebilecek bir tehlikeye karşı kuvvet bulunduruldu. Bu arada Niksar ve nahiyelerinden de yardım saÄŸlandı.
9 Mayıs 1920''''de Postacı Nazım Yenihan Kaymakamlığı''''na gönderdiÄŸi mektupta: "Kavak''''ta verilen söze itimadan milletçe muhafaza! sükuna karar verilmiÅŸken, 50 kiÅŸilik bir müfreÂzenin sevk edilmesinden arada itimat kalmadı. İsteklerimize tahriri cevap alamaz isek muhafaÂza! sükunu mevcut kuvvetimizle ihlâl edeceÄŸiz" diyordu. Bu isyanın bastırılması için Mustafa Kemal, Zile''''de bulunan 3. Kolordu Komutanı
Sefahattin Bey''''i görevlendirdi. Merkezi AmasÂya''''da bulunan 5. Kafkas tümeni Komutanı Yarbay Cemil Cahit (Toydemir) 3. Kolordu''''dan alÂdığı emir üzerine bir tabur askeri Zile yoluyla Artova''''ya, bir baÅŸka taburu da Tokat''''tan Yıldızeli''''ne gönderdi. Ancak, gönderilen bu birlikler asiler karşısında başırılı olamadılar. Bu durumdan iyice cesaret alan asiler Zile''''yi iÅŸgal ettiler. Tümen komutanı Yarbay Cemil Cahit, Yıldızeli''''nde bulunan askeri birliÄŸin de desteÄŸi ile Zile''''ye girdi ve burayı iÅŸgalden kurtardı. Suçlular ve asiler yakalanarak ağır ÅŸekilde cezalandırıldı. Postacı Nazım, Samsun bölgesinde yakalanarak Amasya''''ya getirildi ve idam edildi.
|