Öğretmenler Forumu
Ekim 08, 2008, 08:15:03 ÖÖ *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara GiriÅŸ Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: ermeniler tarafından katledilen binlerce türk adına yapılmış soykırım anıtı...  (Okunma Sayısı 828 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
*duygu*
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 745


anaokulu öğrt :)


Üyelik Bilgileri
« : Ekim 14, 2007, 12:12:44 ÖS »


SOYKIRIM ANITI

   24-26 Nisan 1995 tarihleri arasında IÄŸdır'da düzenlenen "Tarihi Gerçekler ve Ermeniler" konulu Uluslararası Sempozyum'a çeÅŸitli ülkelerden bilim ve siyaset adamları katılmıştır.Sempozyuma Azerbaycan'dan katılan Mimar Prof. Dr. Cafer Gayisi'nin, Ermeniler tarafından katledilen Türkler hatırasına hazırladığı anıt projesinin katılanlar tarafından beÄŸenilmesi üzerine anıt projesinin inÅŸa edilmesinin gerekliliÄŸi sempozyum sonuç bildirisinde ÅŸu ÅŸekilde vurgulanmıştır:

         "DoÄŸuAnadolu'da geçmiÅŸte kaybettiÄŸimiz bir milyondan fazla ÅŸehidimizin aziz hatırasını gelecek kuÅŸaklara aktaracak ve 24 Nisan'ı Katliam günü olarak kabul edenlere veonlarcası dünyanın birçok yerinde açılan sözde soykırım anıtlarına cevap verecek bir Åžehitler Anıtı'nın IÄŸdır'da açılması ve Oba Köyü'nde bir ÅŸehitlik düzenlenmesi kararlaÅŸtırılmıştır. IÄŸdır'da inÅŸa edilecek bu anıt; geçmiÅŸteki kötü günleri ve bizleri düşman eden sömürgeci devletleri sürekli aklımızda tutmamızı saÄŸlayacak, geleceÄŸimize dostluk, iyi komÅŸuluk ve iÅŸbirliÄŸi temelindeışık tutacaktır."

         Soykırım anıtı için seçilen yer, IÄŸdır ÅŸehrinin doÄŸu giriÅŸinde yani Azerbaycan, İran veErmenistan'dan gelen yolların kavÅŸağında seçilmiÅŸtir. Üçgen biçimli arazinin alanı 1.3 hektardır. Ayrıca seçilen araziye dikilen anıt AÄŸrı dağı fonunda yükselmektedir. Anıtın temeli 1 AÄŸustos 1997 yılında atılmıştır.

         Anıt, üçgen arazinin odak noktasında yükselmekte ve temelini 7.20 metre yüksekliÄŸinde tepe-kurgan oluÅŸturmaktadır. Türklerin yaÅŸadığı geniÅŸ coÄŸrafi mekanda-Avrasya bozkırlarında hükümdarlar ve ordu komutanlarının hatıralarına dikilmiÅŸ suni tepeler-kurganlar günümüze kadar yaÅŸamaktadır. Kurganların iç kısmında defin odası bulunmaktadır.Bu eski gelenek IÄŸdır anıtında da korunmaktadır.

        Suni tepenin ortasında konuÅŸlanan daire planlı salon içerisinde Ermenilerin katlettiÄŸi ÅŸehitlerin sembolik mezarı bulunmaktadır. Ortasında ÅŸehitlerin simgesel mezar taşı olan bu salon, tepe içerisinde yerleÅŸen soykırım müzesinin de merkezi bölümüdür. Dairevi salonda Ermeni vahÅŸeti açılan toplu mezarlara ait resim ve belgelerle sergilenmektedir. Busalondan dışarıya uzanan koridorun saÄŸ tarafındaki odada Ermenilerin yaptıkları katliamlara ait fotoÄŸraflar, sol tarafında ise soykırım araÅŸtırmaları için birkütüphane bulunmaktadır.

   Müzeye giriÅŸ kapısı Selçuklu-Türk mimarlık geleneklerine dayanan taç kapı ÅŸeklindedir. Taç kapının mekan tasarımında Kadavalı Osmanlı cami mihraplarına kompozisyon benzerliÄŸi devardır. Bu ÅŸekilde kaç kapının, kutsal bir mekana açıldığı vurgulanmak istenmiÅŸtir. Müzeye giriÅŸ kapısı ve çevre ÅŸekillerindeki bordo ve siyah renkli granit kaplamada, sayıca az ve oldukça dar pencerelerinden de soykırım olayının ağırlığı ve faciası temsil edilmektedir.

         Suni tepe-kurganın ortasında yüksekliÄŸi 36 m. olan kılıç grubu yükselmektedir. Bunlar masum Müslüman halkı soykırımdan kurtarmış Türk ordusunun ÅŸerefine, onun ÅŸehit ve gazilerinin aziz hatırasına dikilmiÅŸtir. Sayısı beÅŸ olan kılıçlar, planda beÅŸ köşeli bir biçimde yatmaktadır. Üstten bakıldığında kılıç grubu Türkiye Devlet simgesi ve bayrağında olan beÅŸ köşeli yıldız görünümündedir.

         Eski Türk askerlerinin, savaÅŸtan önce kendi kılıçlarını rüzgar, yaÄŸmur ve yıldırımlar altında keskinleÅŸtirme töreni varmış. AÄŸrı dağı eteklerinde yükseltilen temsili kılıçlar da, böylece güneÅŸ, yaÄŸmur ve rüzgar altında sertleÅŸecektir. Milli hedefleri "bir gün AÄŸrı dağı çevresini ile geçirmek" olan Ermeniler,ÅŸimdi bu kutsal Türk dağının önünde yükselen Türk kılıçlarını görmektedirler.

         BeÅŸ devle kılıcın eÄŸri uçları yukarıda birleÅŸerek kubbe ÅŸeklini almaktadır. Bu haliylede Selçuklu türbelerine benzeyen biçim ve silueti andırmaktadır. Türk-OÄŸuz hatıra mimarlığında sultanların, kahramanların, kumandanların, nüfuzlu ÅŸahısların mezarı üstünde kubbeye benzer türbeler dikiliyordu. Selçuklu türbeleri geleneksel olarak yer altı serdabe (mumyalık) katı ve yerüstü kule kısmından ibarettir.IÄŸdır Soykırım Anıtı da iki katlıdır. Alt kat suni tepe içerisinde olan simgesel serdabe-müze salonudur. Üst kat ise beÅŸ kılıç figürünün oluÅŸturduÄŸu kuledir.

         Böylece IÄŸdırSoykırım Anıtı'nın mimarlık mekan biçiminde, tarihin en eski çaÄŸlarından gelenTürk hatıra mimarlığının üç büyük geleneÄŸini (kurgan, Selçuklu türbesi vemezar taÅŸları) birleÅŸtirip,yeni konuya ve çaÄŸdaÅŸ mimarlık inÅŸaat taleplerine uygun bir kompozisyon oluÅŸturulmaya çalışılmıştır.

         Ä°nsan elinde kikılıç korkutucudur. BaÅŸ baÅŸa çatılmış kılıçlar saÄŸlık, huzur ve barışın timsalidir. Ayrıca ülkenin, milletin savunma gücünü göstermektedir. Kılıçların keskin yerlerinin dışa yönelmesi, dışardan gelecek saldırılara karşı her zaman hazır olma anlamına gelmektedir.

         Dairevi müze salonu(temsili mezar), yukarıdan aydınlatan beÅŸ köşeli baca, kılıçlar arasındadır.Bacanın örtüsü küçük cam primat olup çadıra benzetilmiÅŸtir. Altın rengindeki çerçeveler ve renkli camlardan hazırlanmış bu çadır, Türk bozkır mimarisinin ÅŸaheseri olmuÅŸ Altın Çadırı simgelemektedir. Eski dönemlerde devlet hakimiyet simgesi olan Altın Çadır üzerinde, devlet bayrağı dalgalanırdı. Yürüyüşte olan ordu karargahının tam merkezinde dikilen Altın Çadır özel korunurdu. Altta da,tepesinde Türk Devleti'nin bayrağı dikilmiÅŸ Altın Çadırı beÅŸ kılıç korumaktadır.

         Kılıcın kutsallığı, onun güzel estetik yapısına da yansımaktadır. Oldukça kullanışlı olan Türk kılıcının kabzası, çoÄŸu zaman deÄŸerli metal ve nakışlarla süslenir,onlara özel bir estetik verilirdi. IÄŸdır Anıtında da kılıç kabzalarını, granit çerçeve içerisine alınmış tunç rölyefler, kabartmalar süslemektedir. Her kılıç kabzasında bozkurt, at ve çift baÅŸlı kartal kabartma figürleri tekrar edilmektedir.

         Bozkurt, eskiTürklerin baÅŸ totemi olup kutsal ve yol gösterici sayılmıştır. Hun İmparatorluÄŸundan baÅŸlayarak Osmanlılara kadar bozkurt, milli sembol olmuÅŸtur.Türklerin İslamiyeti kabulünden önce bozkut başı, Türk bayrak ve tuÄŸlarının ucuna alem olarak konurdu, sonraları alem hilal ve yıldız olmuÅŸtur.

         Güçlü,özgürlüğe düşkün ve akıllı hayvan olan bozkurta saygı ve sevgi, Altaylar'dan Anadolu'ya kadar bütün Türklerde vardır. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk döneminde, paraların, pulların, resmi binaların üzerine bozkurt tasviri basılmıştır. Kılıç kabzasında kurtuluÅŸ simgesi olan bozkurt rölyefinin olması milli deÄŸerlere saygı ve Atatürk ideallerine sadakat göstergesidir.

         "Kılıçdevri" tarihte, aynı zamanda "at devri" olmuÅŸtur. Türk tarihçilerinin yazdıklarına göre "Türklerin yaptıkları büyük fütuhatta en mühim roloynayan iki sanatları olmuÅŸtur: At yetiÅŸtirme ve madencilik, bilhassa demircilik."Demircilik silah yapmak özellikle kılıç düzeltmek için, at beslemek ise, uzak veönü alınamayan askeri seferler için mecburi idi. Türk askeri uzak seferlere atı,kılıcı ve çadırı ile çıkıyordu.

         At eski TürklerinbaÅŸ totemlerinden biri olup askerin ayrılmaz dostu ve yardımcısı idi. SavaÅŸ tarihinde kılıcı atsız, Türk'ü ise kılıçsız ve atsız tasavvur etmek olmaz. Bu sebeple kılıç kabzalarında, Türklerde yanı zamanda kahramanlık, mutluluk ve güneÅŸ sembolü olan ÅŸaha kalkmış çılgın at figürü kullanılmıştır. Bozkurt ve atrölyefleri kabzaların yan yüzlerine basılmıştır.

Kabzaların iç yüzlerinde çift başlı kartal figürü basılmıştır. Yükseklik, ululuk timsali olankartalın da Türklerde bir totem gibi kutsal sayılması, Altay kaya resimlerinden bellidir. Anadolu'da çift başlı kartal önce Hitit Devleti'nin sembolü olmuş, sonra Bizans İmparatorları da onu benimsemiştir. Daha sonra Anadolu Selçuklularının devlet simgesine dönüştürülen çift başlı kartal, bu çok asırlık geleneğin zirvesi,hem de Türklerin Anadolu topraklarında kökleşmesi ve Bizans İmparatorluğu'nu yıkılmasının sembolüdür.

         Kabzaların dış yüzlerinde, her kılıçta birer asker figürü ardır. Bozkurt, at, kartal kılıçlarda deÄŸiÅŸmez eski Türk sembolleri olarak tekrar olunmaktadır. Asker figürleri farklıdır. Her kılıç kabzasında bir tarihi devrin askeri tasvir edilmiÅŸtir. Bunlar, tarihçe sırasıyla, Hun, Göktürk, Selçuk, Osmanlı ve çaÄŸdaÅŸ Türkiye askerleridir.

        Zaman zaman birbirinden muhteÅŸem devletler kuran ve ÅŸerefli tarih oluÅŸturan Türk askerleri, en muazzam abideler layıktır. Anıt rölyeflerinde tunçlaÅŸmış askerler, tarih boyu devletçiliÄŸin, memleket içinde huzur ve barışın teminatı olan bütün Türk askernesillerinin simgeleridir.

         Anıtın temeli 1AÄŸustos 1997 tarihinde IÄŸdır Valisi Åžemsettin Uzun tarafından atılmıştır. Anıt külliyesinin çevre duvarları Ahlat taşından örülmüş ve duvarları üzeri dövme demirlerle süslenmiÅŸtir. Müzenin kapı, pencere ve dolapları kestane aÄŸacından hazırlanmıştır. Kılıçlar, İtalya'dan alınmış "Bianco Maris" adı ile tanınan boz Çin graniti, birkaç mimarlık detayı ise borda renkli "AfrikanRed" graniti ile kaplanmıştır.

       Anıt inÅŸaatında Türkiye'ninçeÅŸitli bölgelerinden alınmış mermerler; Kayseri'den "Toros siyah",İzmir'den "Teos yeÅŸili" ve "Ege füme", Diyarbakır'dan "Hazarpink", MuÄŸla'dan "Ege bordo", Denizli ve Kütahya'dan"Traversin", MuÄŸla'dan "Bodrum kayran" doÄŸal taşı, İzmir'den"Bergama granit" parke taşı, Antalya'dan "Imyra" doÄŸal taşıkullanılmıştır. Bu çeÅŸitli malzemeler, kullanıldığı yere ve birbirine uygunÅŸekle getirilmeye çalışılmıştır.

        Anıt ve Müze"IÄŸdır İli ve İlçelerini Kalkındırma Vakfı" tarafından yaptırılmıştır. Bu muhteÅŸem anıt ve müze, öncelikle toplu ÅŸekilde katledilmiÅŸ,mezarları olmayan ÅŸehitlerimizin yüce türbesidir. Bu kutsal türbeyi ziyaret edenherkes, zaman zaman unuttuÄŸumuz ÅŸehitleri hatırlayacak, soykırım seviyesine ulaÅŸan faciamızın nedenlerini araÅŸtırmaya çalışacaktır.

 KAYNAK:

Giyasi, Prof. Dr. Cafer A.-; Iğdır Soykırım Anıt ve Müzesi,Atatürk Araştırma Merkezi Yayını, Ankara 2000, s. 5-9.

Logged

K_U_P_A_K_I_Z_I
Jr. Member
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 53



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : Ekim 17, 2007, 04:13:05 ÖS »

TŞKÜRLER ÇOK GÜZEL PAYLAŞIMM
Logged

KUPAKIZI
*duygu*
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 745


anaokulu öğrt :)


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : Ekim 17, 2007, 09:40:44 ÖS »

asıl ben teşekkür ederim ilginizden ötürü Wink
Logged

Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediÄŸiniz yer:  

Gazeteler hosting

 

S   0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 

51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 

 

eğitim Edebiyat Edebiyat Edebiyat Edebiyat Okul Öncesi ÖSS KPSS SBS Yemek Tarifleri Yemek Tarifleri Türkçe Tarih Felsefe Coğrafya Matematik Geometri Biyoloji Kimya Sağlık ÖSSSS Fizik ingilizce Sbs Gebelik Matematik Weblopedi Oteller chat sağlık evden eve nakliyat evden eve nakliyat Haberler
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.6 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!