Öğretmenler Forumu
Kasım 18, 2008, 07:31:05 ÖS *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara GiriÅŸ Yap Kayıt  
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
Gönderen Konu: AÅŸkta Yarın Yoktur Sevgili  (Okunma Sayısı 606 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
jirm
Ziyaretçi
« : Haziran 18, 2008, 12:47:02 ÖS »

Yasamda bu da var bazen kör eder gözü bazende faltas1 gibi açar umar1m zevkle okursunuz.


Aşkta Yarın Yoktur Sevgili

Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur...
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...
İnsan bazen nedensiz yere umutsuzluğa kapılır. Kimselere veremez sevgisini, kimselere kendini anlatamaz, evlere kapanır... Bazen denizler, kıyılar çeker insanı. İnsan bu kapılmayı anlayamaz, oysa çok eski bir yerde yaşanmasından korkulup vazgeçilmez aşkların sızısıdır bu. Bu sızı, bu yenilgi mevsimlerle yıllarla devredilir başka insanlara... Bir insanın yaptığı bir hatanın tüm insanlara yayılması gibi...
İşte şimdi biz de sevgili, ya olmadık zamanlarda umutsuzluğa kapılıp, soluğu evlerde alacağız, ya da denizler, kıyılar çekecek bizi. Nasıl biz başkalarının korkaklığını taşıyorsak, başkaları da bizim korkaklığımızı taşıyacak, yenilgimizi, umutsuzluğumuzu...
Birazdan sabah olacak...
Para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular başlayacak... Bunlar varsa ve bizim için geçerliyse aşk yoktur ve hiç olmamıştır sevgili. Birbirimizi kandırmayalım...
Hadi güne hazırlan. Yaşadıklarımızı unutmaya çalış. Aşk bize güvenip verdiği büyüsünü, sırlarını, cesaretini, bilgeliğini ve o ilkel, o yaban ağrısını geri alacak. Bunlar olurken içimiz bir an çok üşüyecek, sonra geçecek...
Hadi, oyalanma birazdan yarın olacak...
Aşkta yarın yoktur sevgili...


Cezmi ERSÖZ
Logged
ziyaretçii
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 520



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : Haziran 18, 2008, 03:03:50 ÖS »

Evet zaman yok  Wink TeÅŸekkürler..
Logged

SÖZLERİMİN %95 İ ESPİRİDİR..HAYATTA ÇOK AZ KONUYU CİDDİYE ALIRIM..İNSANLARDA BU KONULARDAN BİRİDİR..
jirm
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : Haziran 24, 2008, 10:46:09 ÖS »

BİR SEVGİ İLETİSİ

Kadın sevdiği adama sorar: ' Neden Ağlıyorsun? '
Adam cevap verir: ' Seni sevemediğim için.'

İşte bu yüzden bir kez daha iyi ki varsın diyorum sana.

Senin de beni sevmeni elbette çok isterim.
Belki de inanmayacaksın ama, olmasa da olur.
Çünkü yıllarca sevgimin öyle çok düşmanı, öyle çok muhafızı vardı ki,
ben seninle onları aştım, inan varolman bile yeterli
ve seni seviyor olmak bile büyük bir nimet benim için.

Ve şunu bil ki bu sevgime asla çoklarının yaptığı gibi yeteneksizliklerimi, kusurlarımı, yalnızlık korkumu, başarısızlıklarımı yüklemiyorum. Eğer öyle olsaydı, yitirmekten ölesiye korkar,
seni kör bir tutkuyla sahiplenirdim.

Oysa seni bir dine bağlanır gibi değil,
kendi özgürlüğümü sever gibi seviyorum

Cezmi Ersöz
Logged
karprensesi
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 941


akdeniz:)


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : Haziran 24, 2008, 11:02:19 ÖS »

Yaredir sinede eski sevgili
Eski sevgili eski günler
Hayata baksana takmıyor kimseyi
Hiçbir şey diriltmez artık geçmişi
Yaredir yine de

Yaktın gemilerimi
Dönüş yok artık geri
Tak etti canıma bu maskeli balo
Bu maskeli balo
Ve onun sahte yüzleri

Yaredir sinede eski sevgili
Ne yapsan kolay unutulmaz
Ağlama geçmişe yaşadık bitti
Anılar bizi yalnız bırakmaz
Yalnızız yine de

Murathan Mungan
Logged

varlığımın kıymetini bilmeyeni,yokluğumla terbiye ederim:)
aktifim
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : Haziran 25, 2008, 12:45:20 ÖS »

Sana duygularımı nasıl anlatsam
Buna kelimeler yetmez ki.
Gökyüzünden yıldızları indirsem,
Sana ışık olamam ki.
Sevgi bahçelerinden güller toplasam,
Sana açtıklarını anlatamam ki.
Gönlünde bir gonca gül olsam,
Seninle açacağını anlatamam ki.
Sen bir kuş, ben bir ağaç olsam,
Dallarıma kon diyemem ki.
Çağlayanlar gibi akmak istiyorum,
Bunu yinede anlatamam ki.
Seviyorum diye dağlara haykırsam,
Sana sesimi duyuramam ki.
Başını kalbinin üstüne koysam,
Nasıl attığını anlatamam ki.
Seninle buluÅŸup el ele tutuÅŸsam,
Heyecandan öleceğimi anlatamam ki.
Hep seninle kalsam, yanında olsam,
Seni sevdiÄŸimi anlatamam ki.....


***************

(anlatamadım........)



Logged
jirm
Ziyaretçi
« Yanıtla #5 : Haziran 28, 2008, 03:16:58 ÖS »

AŞK KARARMAK ÜZEREDİR ODANDA

Eski bir Türkçe kitabında
rastladım sana.
Sırtın pencereye dönüktü,
odan kararmak üzereydi,
usulca öne düşmüştü başın
yorgun bir düşü taşıyordun omuzlarında.

Birini bekliyordun,
kendini bekler gibi...

Ne zaman aşkın adı geçse
sen gelirsin aklıma...
Sırtın pencereye dönük,
başın öne düşmüş,
bir inanç titreşir, yaralı, yorgun omuzlarında

Ne zaman adın geçse
eski bir Turkçe kitabında
aşk kararmak üzeredir odanda...

Cezmi Ersöz
Logged
jirm
Ziyaretçi
« Yanıtla #6 : Haziran 28, 2008, 03:24:56 ÖS »

BİLİYORUM BU YARA HİÇ KAPANMAYACAK

Telefonlarıma cevap vermeyeceksin…Cevap versen bile, öyle yorgun öyle
isteksiz çıkacak ki sesin, bir küfür gibi…

Sevmeyeceksin beni…Biliyorum bu şehri bana dar edeceksin…
Çünkü anladın; sevgimden tanıdın beni.O yanık, o hasta bakışımdan…Uçuruma
atlar gibi sevdalanışımdan…
Sevmek deyince, hemen ardından, ölüm, dememden anladın…
Anladın ve kardeşini bir kabustan uyandırır gibi çırılçıplak gerçeğe
uyandırdın beni; uyandırdın ve kaçtın…
Çünkü sen de benim gibiydin; sen de benim gibi seni sevmeyeni sevdin hep.Sana
acı çektireni…Seni aramayanı, telefonlarına çıkmayanı, çıkınca seninle bir küfür
gibi konuşanı sevdin…Sen de benim gibi seni incitip üzeni sevdin hep.
Bakışından hissettim bunu, kokundan, dokunuşundan…
Beni sevmeyecektin biliyorum ama…Ama, öyle susamıştımki kendim gibi birini
sevmeye…Öylesine muhtaçtımki gercekten incitilmeye, gercekten acı
çekmeye, kendim gibi birini özlemeye öylesine muhtaçtım ki, seni tanır tanımaz
çözüldüm…
Sana da olmuştur…Öylesine susamışsındır ki sevilmeye, kendin gibi birini
bulunca tutamaz kendini, herşeyi, belkide söylenmiycek her şeyi o an, garip bir
telaşla söylersin…
Hatta söylerken anlarsın, söylememen gereken şeyleri söylediğini
hissedersin, battığını, giderek çıkmaza girdiğini…Ama yine de engelleyemezsin
kendini tutamazsın.
Aleyhinde olabilecek herşeyi söylersin…Üstelik bunu anladıkca daha da
batırmak istersin kendini…Biraz daha zor duruma düşürmek…
Daha da kaybetmek, daha da dibe batmak istersin…Sanki bile isteye kendi
mutlulugunu kendi elinle bozmak istersin…Kendinden gizli bir öç alır gibi.
Sanki hiç mutlu olmak istemiyormuş gibi…Sanki hiç sevilmek istemiyormuş
gibi…
Bir tür gurur muydu bu?
Birgün nasılsa ve hiç olmadık bir anda alınıp kopartılmadan, kendi
ellerimizle onu yok etmek, bizim gibilerin mutluluğuna tahammül edemeyen bu
hayatta, bu hayatın zorba kurallarına bir tür başkaldırmak mıydı?
Bir şizofren çocuk tanımıştım bir gün.Tam karşımda
oturuyordu.gencecik, yakışıklı bir çocuktu.Şizofren olduğunu
biliyordu.Biliyordu iyileşemiyeceğini…İki de bir, önce kolunu uzatıp, sonra
avucunu açıyor; Mutluluk avuçlarımdaydı, yakalamıştım ama kaçtı
diyor, kaçtı, derken avuçlarını boşluğa kapatıyordu…
Hiç unutmuyorum, bu hareketi defalarca yapmıştı…
Yine hiç unutmuyorum; burjuvalara özenen bir ailede büyüdüm ben.Görgü kitabı
masanın üstünde dururdu hep.
Annem o kitabı defalarca ezberletirdi bize.Yemeğe nasıl oturulacak..çorba
nasıl içilir? Kaşık nerede, çatal nerede durmalı…Balık nasıl yenir? Peçete nasıl
katlanır…Sinemada nasıl oturulur…
Ben de eskiden senin gibi saftım.İnanırdım bu dünyada bile şölenler
olacağına…Bu dünyada anne, baba, kardeşler, bir sofrada lekesiz bir mutluluk
yaşayabilirler diye inanırdım…O kasvetli görgü kuralları kitabına rağmen
inanırdım…
Önce dilediğim gibi başlardı herşey.Herkes bir arada, sonsuz mutlu gibi…Sonra
birden hiç beklenmedik bişey olur, biri ağlayarak odaya kaçardı…İçerden, arka
odadan, ağlamaklı, sonsuz küskün sesler gelirdi; bıktım artık, bıktım, usandım
hepinizden, gideceğim buralardan, yetti artık! …
Ben de senin gibi saftım o zamanlar…Gidilecek neresi var dı ki derdim…İşte
hep birlikteyiz…Alemi var mı bu mutluluğu bozmanın? …
Sonraları çok sonraları anladım.Meğer biz, bizim aile, herkes, tesadüfen bir
araya gelmişiz tesadüften de öte…Biz…bizim aile, herkes, aslında hiç
istemeden, nedeni bilinmeyen bir zorunluluk sonucu bir araya gelmişiz…
Aslında biz bir araya gelmemek için yaratılmışız.
Hayatın en büyük yanlışıymış bizim bir arada olmamız! …
Evet cok geç anladım…
Bıraktım lekesiz mutlulukları; ben kavgasız, üzüntüsüz bir pazar sofrası
özlerken, aslında herkes…annem, babam, kardeşim o evden uzaklara, hiç dönmemek
üzere çok uzaklara gitmek istiyormuş…
Dünyanın en mutsuz otogarı…Dünyanın en imkansız istasyonuydu bizim
evimiz…Yıllarca uzaklara, cok uzaklara gitmek isteyip, bir türlü gidemeyenlerin
sonsuz bekleme durağıydı bizim evimiz…
İşte bu yüzden sevmek benim için bir tutsaklıktı, tuzaktı böylesi sevip
baÄŸlanmak.Uzaklara cok uzaklara gitmek isteyenleri engellemekti.
Sevgi yüzünden bizim ailedeki hiç kimse istediği yere
gidemiyordu…Birbirimize duyduğumuz sevgi, aynı zamanda bizi birbirimize düşman
ediyordu…
Hem biz, bizim aile…Güneşli bir günde ansızın başlayan sağanak yağmurlar
gibiydik…
Bu yüzden hep hırçın, hüzünlü, kırgındık…
Bu yüzdendi, her şeyi, çok iyi gidiyor sanırken, içimizde yükselmesine bir türlü
engel olamadığımız o felaket duygusu…
Anlamıştım senin ailen de böyleydi…
Üstelik öyle severlerdi ki sizi, birgün hiç olmadık bir anda, aslında
istenmeyen çocuklar olduğunuzu söylerlerdi size! …
Sana ya da kardeşine…Tesadüfen dünyaya geldiğinizi…Beklenmedik bir misafir
olduğunuzu! …Aksi gibi, istikbaliniz için hiçbir şeyi esirgemediklerini
söyledikten sonra söylerlerdi böyle sıradan şeyleri! …
Sizin için…Senin için hiçbir fedakarlıktan kaçınmadıklarını söyledikten
sonra…
Senin de ailen benimki gibiydi…Güneşli bir günde ansızın başlayan sağanak
yağmurlar gibiydi…Bu yüzden sen de benim gibi böyle hırçın, hüzünlü, kırgınsın
her şeye…
Yıllar önce tanıdığım o şizofren çocuk gibi; tam mutluluğu yakalamışken
kaybetmiş gibisin hep…
Ben beni istediğim gibi sevmemiş olan annemin hayaletini arıyorum imkansız
kadınlarda…
Sen, seni istediğin gibi sevmemiş olan babanın hayaletini arıyorsun imkansız
erkeklerde…
Biliyorum ne ben o kadını bulacağım ne de sen o erkeği bulacaksın…
Ve ne acı ki, hep bizi sevmemiş olanları seveceğiz ikimizde…Ne acıki, hep bizi
incitip üzenlere bağlanacağız…Telefonlarımıza çıkmayanlara… Çıksa bile küfür
gibi konuşanlara sevdalanacağız…
Bizden bir çift güzel laf esirgeyenleri özleyecegiz…
Ölesiye, amansız seveceğiz onları…
Biliyorum, bu yüzden odan böyle…Güncelerin ortalık yerde…Kitapların
orada, burada…Anıların saçılmış ortalık yere…Her şeyin darmadağın…
Biliyorum bu yüzden düzenden, adı düzen olan her şeyden nefret ediyorsun…Sen
de benim gibi; toparlayıp da ne yapacağım, düzenli olunca ne olacak; sonunda bir
gün biri gelip her şeyi, biriktirdiğim, düzenlediğim, üzerine özenle titrediğim
her şeyi daha önce hep olduğu gibi hiç beklemediğim bir anda savurup, bozup
gitmeyecek mi, diye düşünüyorsun…
Biliyorum, sen benim için hiç bir zaman ulaşamayacağım annemin
hayaletisin…Ailemdeki insanlar gibisin çok duygusal çok güçlü, çok yaralı…
Onlar da senin gibi seninkiler gibiydi…Aklı başında, mazbut insan rolünü
oynamaktan ve ertelenmiş düşleri yüzünden yorgun düşmüş, yarı çılgınlardı…Hepsi
yanlış evde ve yanlış bir yerde yaşadıklarını söylerlerdi…Düşleri çok
garipti…En kısa yolculuk bile onları yorduğu halde; okyanusları aşmayı ve başka
kıtalara gitmeyi düşlerlerdi…
Yine aradım seni, yoksun…bulsam, benimle küfür gibi konuşacaksın…
Bir kere çözüldüm sana…Bir kere sana senin gibi olduğumu hissettirdim…
Oysa baştan beri biliyordum; sen.seni sevmeyenleri seversin.Tıpkı benim
gibi…
Ama öyle özledim ki benim gibi birini sevmeyi…Öyle özledimki kendim gibi
biri tarafından incitilmeyi, üzülmeyi…
Yine aradım seni yoksun…Beni de birileri arıyor…Beni de kendi gibi birini
sevmeyi özleyenler arıyor…Kendi gibi biri tarafından incitilmeyi, üzülmeyi
özleyen birileri arıyor.
Hiç cevap vermiyorum…BEN SENİ İSTİYORUM, SENİ ARIYORUM…
Kayıtsızlığınla beni yok ediyorsun, geride sen kalıyorsun.Ama seni de biri
yok ediyor…
Aslında bu oyunda herkes birbirini yok ediyor…
Ben birilerini, o birileri başkalarını.Sen beni…Seni bir başkası…
Hem çok iyi biliyorum; beni sevsen bile hiç kapanmayacak bu yaram…Seni biri
sevse de hiç kapanmayacak bu yaran…
Hiç kapanmayacak! …Avuçların hep boşluğa kapanacak.Tıpkı o şizofren genç
gibi…

Cezmi Ersöz



Logged
kırçicegi
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 3728

burcu&beriÅŸ


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #7 : Haziran 28, 2008, 05:34:59 ÖS »

--------------------------------------------------------------------------------

SEN,BEN VE O


biliyorum
sen yine bu akÅŸam o bomboÅŸ odanda
onu düşüneceksin
onu arayacak titrek ellerin
deli yağmurlar gibi düşecek özlemi avuçlarına
gelmeyeceÄŸini bile bile

biliyorum
sen yine bu akÅŸam o bomboÅŸ odanda
onu bekleyeceksin
dudaklarında unutamadığın o isim
yanıbaşında yırtamadığın o resim
ve en paslı bıçaklar gibi umutlar yüreğinde
dönmeyeceğini bile bile

biliyorum
sen yine bu akÅŸam o bomboÅŸ odanda
onu arayacaksın
hasretin mum gibi eritecek seni
çarpacak yüreğinde dev boyu bir yalnızlık
ve bir batmış geminin kaptanı gibi bakışların ufukta
görmeyeceğini bile bile

biliyorum
sen yine bu akÅŸam o bomboÅŸ odanda
onu anacaksın
dilinde hüzünlü bir şarkının son satırı
bir gün gibi yaşayıp bütün yılları
özlem nöbetine tutulup ağlayacaksın
çaresizliğini bile bile

oysa ben
yine bu akÅŸam bekar odamda
seni düşüneceğim
seninle dolduracağım yalnızlığımı
sigara dumanlarında gözlerin yakacak gözlerimi
kırık kadehler gibi dökülüp kalacağım pencerelerden
o zehir şarkılara inat
yine seni bekleyeceÄŸim
onu sevdiÄŸini bile bile

ahmet selçuk ilkan
     
Logged

KALBİN AGLASADA GÜLÜMSE İNADINA

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
jirm
Ziyaretçi
« Yanıtla #8 : Haziran 30, 2008, 01:46:46 ÖÖ »

Logged
jirm
Ziyaretçi
« Yanıtla #9 : Temmuz 01, 2008, 10:41:45 ÖS »

Logged
jirm
Ziyaretçi
« Yanıtla #10 : Temmuz 01, 2008, 10:58:58 ÖS »

Logged
jirm
Ziyaretçi
« Yanıtla #11 : Temmuz 03, 2008, 01:27:50 ÖÖ »

Logged
kırçicegi
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 3728

burcu&beriÅŸ


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #12 : Temmuz 04, 2008, 02:37:43 ÖS »

 SANA AİT BU YANLIZLIK..!!


sana ait bu yanlızlık...
Gece,
Bugün bir başka sessiz sanki...

Yüreğime çarpan sesler mi çok yalnız?
Yoksa ben miyim her nefeste bu denli yalnızlığı soluyan!

Duyulması zor bir yokluğun ayak sesleri içimde…
Senin bu yalnızlık.
Senin bu yokluk.
Benim varlığına dair hiçbirşeyim yok ki,
Bir kuru sessizlikten başka…
‘’Hiç’’ olanlar bile sende tutuklu.
Oysa, kendime ait bir yalnızlığım bile yok!
Tüm yokluklar sana dair…
Varlığını ‘’ses’’ sayma, hiç olmadı ki konuşsun!

Anla yada anlama…
Unuttuğun bir çerçeve de silindi hayallerim!
Bir çizgi çektim gerçeklerin üzerine…
Karaladım kendimi, duygularım konuştu!
Sustu korkularım, seni ‘’hayat’’ bildi tüm çığlıklarım.
Oysa ki, ben duymak istememiÅŸim!
Onlar hiç susmamış…

Gece,
Bugün bir başka hüzne dayalı sanki…

Sensizlik koyu bir sessizlik bıraktı avuçlarıma.
Düz gittim, yoruldum…
EÄŸri gittim, yoruldun.
Bulamadım ben senin yolunu!
Savruldum sessizliğimin haklı/haksız savaşının içinde…

Ve gece, çok fazla ağladı bugün…
Biraz da ağlattı!
Korkma/düşünme…
Sana sığındım ama
Sen yine bilmedin!

'’Ah yüreğim’’ sus…
Bu gece de ölmedi ruhum…
 
 
 
Logged

KALBİN AGLASADA GÜLÜMSE İNADINA

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
jirm
Ziyaretçi
« Yanıtla #13 : Temmuz 07, 2008, 07:52:30 ÖS »

GEL...

Biliyorum, konuÅŸacak birÅŸeyimiz yok
Ama yine de gözlerini al gel
Elindeki yarayı, suskunluğunu, acemiliğini
Beni biri severse inanmam
Seni biri severse utanırsın
Bilmediğin bir hastalığa acımak gibi bile olsa gel
Biliyorum konuÅŸucak bir ÅŸeyimiz yok
Ama ızdırabım sende, mutlaka al da gel...
Cezmi Ersöz
Logged
kimyaöğretmeni
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 5728


kimya öğretmeni ;)


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #14 : Temmuz 09, 2008, 10:15:48 ÖÖ »

çokkk güzeller emeğinize sağlıkkk
Logged

Ayakta ölmek diz üstü yaşamaktan daha çok onur vericidir...!
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
 
Gitmek istediÄŸiniz yer:  

hosting

 

S   0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 

51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 

 

Sınav Kitapları Varto eğitim Edebiyat Kaplıcalar Edebiyat Edebiyat Okul Öncesi ÖSS Firmalar Yemek Tarifleri Yemek Tarifleri Tarih Matematik Geometri Biyoloji Teknoloji Sağlık ÖSSSS Fizik ingilizce Gebelik Matematik Weblopedi Eğitim sohbetsağlık Haberler
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!