|
jirm
Ziyaretçi
|
 |
« : Haziran 03, 2008, 11:21:34 ÖS » |
|
Yıllar var önünde doyasıya yaşa.. Her anına mutluluk, her anına emek harca ki gülebilesin. Karşına çıkan hiçbir engelden korkma; adım adım yaklaş. Kusursuz yapılan hiçbir plan boşa çıkmaz bil de yaşa..!! Elbette düşeceksin, kendin kalkmayı, yaralarını sarmayı öğreneceksin... Durduramasanda hiç bitmesini istemediğin zamanları; kabulleneceksin...! Hergün birer birer yok olup gidecek sevdiklerin, belki bir çoğunu toprağa gömüp yiteceksin..! Kalbin yalnızlık ne demek; Anlayacak, ruhun acı çekmek ne demek hissedecek...!
Yinede başını dik tutup, bu yalan dünyaya yenik düşmeyip
ACIYA GÜLECEKSİN...!
Tek tek saplanacak hayat yüreğine, kan revan olacaksın Yüzün buz kesecek hiçbir güzellik tat vermeyecek. Yürüdüğün yollar bitmeyecek Yorulacaksın.. Yağmur yağacak, fırtınalar kopacak, kendi kırıklarınla gözlerini kesip akan her damla gözyaşına adını yazacaksın...
Ama bu hayata inat
ACIYA GÜLECEKSİN...!
Mümkün olmasa da ayağa kalkmak, umudunu yitirmeyeceksin. Tek başına yapayalnız kalsanda, yaraların gün geçtikçe sarsada bedenini, ruhunu ve kalbini koruyacaksın...! Düşeceksin taşlar paramparça edecek dizlerin kanayacak..
Ama sen kendine inat
ACIYA GÜLECEKSİN...!
Burası bir oyun alanı, oyuncu benim, senarist benim, yönetmen benim diyebilecek, kurallarını kendin koyacaksın. İster kazanırım, ister kaybederim deyip
BU YALANA BU İHANETE BU RİYAKARLIĞA BU OYUNA BU KADERE
İNAT
ACIYA GÜLECEKSİN...!
Simdi Aciya gülme zamani... “
"Duru bir gökyüzü için acıya katlananlar, Acıyı bir silah gibi saklamalı yüreğinde"
gözlerimde nefret var bugün... kelimeler eksik sanki cümlelerimde.. herşey anlamsız boş ve karanlık... hem üşüyorum hem ağlıyorum.. kanıyo sanki bütün yaralarım.. tutarsızlık içinde kayboluyorum.. kaçmak istiyorum başka yerlere.. uzaklaşmak bu sahtelikten,saçmalıktan.. yüzümü ne tarafa çevirsem anlamsızlık önümde ne tutunacak bi el nede yürüyecek bi yol... kaçmalıyım biliyorum ama zaman bile önümü kesmiş.. gözlerimde ateş var bugün evet.. dilimde acı bi tat boğazımda dizilen hıçkırıklar... odamın soğuk yüzü bugün benimle.. kaybolmalıyım artık karışmalıyım gökyüzüne.. gözlerimde şimdi ölüm var.. sonsuzluk içinde sonsuzluğa karışma zamanı..
Ses sustu! Dizeler ağlıyor, Cümleler dağılıyor.. Yeni bir sabaha açıyor gözlerini dünya, Benim yüreğim parçalanıyor....
---------------------------------------------------------------- -----------------
Biliyorum sen yine parmak uçlarında üşüyorsun. aramızda kıvrılıp yatan uzaklığa inat, ayaklarınla kasıklarımın kasırgasını, ellerinle yüreğimde yaktığın ateşi düşlüyorsun. sularımız sızıp karışıyor ay karanlıkta ve çırılçıplak bir ırmağa dönüşüyoruz yatağımızda. apansız pencerende gülümsüyor güneş, ne güzel! bütün parmakların tıkır tıkır işliyor. iştahla biliyorsun, yaşamaktır aşk geceyle gündüzün sessiz geçişimidir bir uyku boyunda delice bir yangın parmaklarının buzulunda ah şahrud, her yerimiz nasıl da şaşırıp kalmaya istekli!
öpüyorsam ayrılığı gözünden söküyorsam yüreğimi göğsümden geçiyorsam gözlerinin içinden geçiyorsam bir çiçeğin özünden sana olan sevdamdandır bilesin
meğer ne yalnızız insan olmuşsak yaprak gibi dalda sessiz solmuşsak yeri gelmiş acıya da gülmüşsek yeri gelmiş ayrılığa gülmüşsek sana olan sevdamdandır bilesin
karşılıksız sevebilmekse sevda gerçek seven küle dönmüş her çağda elim kolum bağlanmışsa kıyında seydunayım gebermişsem kıyında sana olan sevdamdandır bilesin
|