Öğretmenler Forumu | Eğitim
Mart 19, 2010, 11:33:21 ÖS *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
E-posta adresinize aktivasyon iletisi gelmediyse lütfen buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Anemiler  (Okunma Sayısı 1422 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
badem20
Ziyaretçi

Saglik sorunlarinizi yazin doktorlarimiz cevap versin
« : Şubat 22, 2008, 05:19:10 ÖS »

Akdeniz anemisi, alyuvarlarda bulunan hemoglobin molekülünün kalıtsal bir hastalığıdır. Hemoglobin molekülünde, globin zincirlerinden bir ya da birkaçının sentez hızında azalma ya da tüm yokluk söz konusudur.

Türkiye'de en çok görülen, beta zincirlerinin sentez hızındaki azalmaya bağlı olan beta talasemidir. Beta zincirleriyle birleşmesi gereken alfa zincirleri, kararlı tetramer oluşturmadıklarından, kemik iliğinde, alyuvarların henüz olgunlaşmamış erken dönemlerinde, hücre içinde çöker ve kırmızı kürelerin parçalanmasına yolaçarlarlar. Bunun sonucuysa kansızlıktır.

Akdeniz anemisinde, alyuvarlar hemoglobin sentezi azaldığı için içleri boş görülür. Tanıda bu görünüm ilk basamak testi olarak önemlidir.

Bozulan dengeyi düzeltmek için öncelikle kemik iliği, normalin 10-15 katına kadar varabilen sayıda an hücreleri yapımına başlar fakat etkili olamaz. Hemoglobindeki genetik sorun halâ sürdüğü için bu hücreler de erkenden yıkılır.

Karaciğer ve dalak gibi kan yapan diğer organlarda da yeniden kan yapımı başlar. Kemik iliğinin çok çalışması ve genişlemesi sonucu özellikle yüz kemiklerinde değişiklikler olur ve yüzün görünümü bozulur.

Alyuvarların parçalanması ile açığa çıkan demire ek olarak tedavi amacıyla yapılan kan aktarımları sonucu, vücutta demir birikir. Ayrıca yeni eritrositler için demirin emilimi de artmaktadır. Bütün bu sayılan nedenlerle biriken demir, kalp kası, karaciğer, pankreas gibi çok önemli organlara çöker ve bu yeni sorunlar hastalık tablosunu daha da ağırlaştırır.

Belirtiler

Akdeniz anemisi olan çocuk, doğduğunda normaldir. 5-6 aydan sonra kansızlık belirtileri ortaya çıkar. Bu aylardaki çocuklarda kansızlık en çok demir eksikliğinden kaynaklandığı için, ilk akla gelen demir eksikliği anemisidir ve hatalı olarak demir tedavisi yapılır.

Akdeniz anemisi böyle bir tedaviyle düzeltilemeyeceğinden, belirtiler ağırlaşarak sürer. Karın büyür; çünkü dalak ve karaciğer büyümektedir. Çocuğun iştahı yoktur, gelişmesi yavaşlamıştır. Daha sonra iskelet sisteminde de değişiklik olur. Burun kökü çöker, elmacık kemikleri daha belirgin hale gelir. Eğer, henüz bu bulgular ortaya çıkmadan, doğru tanı konur ve erkenden uygun tedaviye başlanırsa, organ büyümesi olmaz, yüz görünümü değişmez ve gelişme de normale yakın olur.

Tedavi

Akdeniz anemisi, kan aktarımına bağımlı bir hastalıktır. Tedavinin esası 3-4 haftada bir yapılan konsantre alyuvar aktarımı ve düzenli demir bağlayıcı ilaçların kullanılmasıdır. Ancak birinci on yıldan sonra ortaya çıkan komplikasyonların önlenmesi ve tedavisi, çeşitli uzmanlık dallarından oluşan ekip çalışmasını zorunlu hale getirmektedir. İdeal bir tedavi için olaya çok yönlü yaklaşım gerekmektedir.

Medikal tedavi: Ekipte, çocuk hematoloğu ve kardiyolog, endokrinolog, ortodentist ve bu konuda deneyimli hemşireler bulunmalıdır.

Biyolojik yaklaşım: Genetik danışma, doğum öncesi tanı.

Psiko-sosyal yaklaşım: Psikolog, sosyal hizmet uzmanı ve sınıf öğretmenleri bu ekipte bulunmalıdır.

Akdeniz anemisi tedavisinde son yıllarda, üç yönde büyük gelişmeler görülmektedir.

Yeni ilaçlar: Akdeniz anemisinde, hücre içinde açıkta kalan ve alyuvarların parçalanmasına yol açan alfa zincirlerinin bağlanacağı başka bir zincir de gamma zincirleridir. Bazı ilaçların gamma zincir yapımını artırdığı gösterilmiştir. Akdeniz anemisinde de gamma zincir yapımını artıran ilaçlar kullanılmaya başlanmış ve oldukça yararlı sonuçlar alınmıştır.

Kemik iliği değiştirilmesi: Eğer hastanın yaşı küçükse, karaciğeri bozulmamışsa ve çok uygun bir verici varsa (ikizi ya da kardeşi) bu tedavi şekli çok başarılı olmaktadır. Ancak bu şansa sahip hasta sayısı çok azdır. Türkiye'de çok az sayıda hastaya bu tedavi şekli uygulanabilmiştir.

Gen Tedavisi: Henüz çalışmalar deneysel düzeydedir.
kaynak: Akdeniz Anemisi
    
« Son Düzenleme: Ağustos 14, 2009, 07:05:27 ÖS Gönderen: lili » Kayıtlı
Tuv@
Administrator
Hero Member
*****
Çevrimiçi Çevrimiçi

Mesaj Sayısı: 6227


Üyelik Bilgileri

Saglik sorunlarinizi yazin doktorlarimiz cevap versin
« Yanıtla #1 : Ağustos 14, 2009, 04:40:52 ÖS »

Orak Hücreli Anemi

Orak hücreli anemiye ilişkin gerçekler

Orak hücreli anemi kalıtsal bir kan bozukluğudur. Hem annenizden hem de babanızdan orak hücreli gen geçerse orak hücreli anemili olarak doğarsınız. Annebabanızın birinden orak hücreli, diğerinden normal gen geçerse orak hücre özelliğinizin olduğu söylenir. Bu durum, orak hemoglobin taşıyıcısı olduğunuz (bkz. Orak Hücreli Anemi Nedir?) ve orak hücre özelliğinizin çocuğunuza da geçebileceği anlamına gelir. Eşinizde orak hücre özelliği ya da orak hücreli anemi varsa, çocuğunuza orak hücreli anemi de geçirebilirsiniz. Orak hücreli anemi özellikle, ataları Güney ve Orta Amerika, Küba, Suudi Arabistan, Hindistan, Türkiye, Yunanistan ve Italya'dan göç edenler arasında sık görülür. Bu hastalık iyileşmez. Araştırmacılar, annebabalarda bulunan orak hücre özelliği ya da orak hücreli aneminin çocuklara geçmemesi için deneysel teknikleri araştırmaya devam ediyorlar.

ORAK HÜCRELİ ANEMİ NEDİR?

Anemiye ve belirli aralıklarla tekrarlanan ağrıya neden olan bir kan bozukluğudur. Orak hücreli anemili kişilerde hemoglobinin (alyuvarlarda [eritrosit] oksijeni akciğerlerden vücudun diğer bölümlerine taşıyan bir molekül) bir bölümü uygun biçimde iş göremez. Hemoglobinin bir bölümü alyuvarları sert ve orak şekline dönüştüren çubuk benzeri yapılar oluşturur. Bu hücreler küçük kan damarlarını tıkayarak bazı organların ya da dokuların yeterli oksijen almasını engeller. Bu durum, şiddetli ağrı ataklarına neden olabilir.

ORAK HÜCRELİ ANEMİYE İLİŞKİN BULGU VE BELİRTİLER:


* Kemiklerde, kaslarda ya da karında günlerce ya da haftalarca süren şiddetli ağrı (ağrılı krizler olarak adlandırılır).
* Halsizlik, solgunluk ve nefes darlığı. Tüm bunlar anemi ya da alyuvar eksikliği belirtileridir.
* Vücudun herhangi bir bölümünde ya da eklemde öngörülemeyen ağrı
* Retina (gözün görüntüyü alan arka bölümü) dolaşımdaki alyuvarlardan yeterince beslenemediğinde görme sorunları ya da körlük.
* Karaciğerde işlev bozukluğu (sarılık) nedeniyle derinin ve gözlerin sararması.
* Çocuklarda büyümenin ve pubertenin gecikmesi ve eriçkinlerde ince yapı.
* Enfeksiyonlara yüksek düzeyde yatkınlık.
* Beyindeki küçük kan damarlarının beynin bazı bölümlerinde hasara neden olabilecek biçimde daralması ya da tıkanması (inme)
* Enfeksiyonun ya da akciğerde sıkışıp kalan orak hücrelerin neden olduğu komplikasyonlar.

TANI:

Birçok eyalette yeni doğan tüm bebeklere diğer tarama testleriyle aynı anda, orak hücreli hastalık ya da orak hücre özelliği açısından basit bir kan testi de yapılması da öneriliyor. Orak hücreli anemiye erken evrede tanı konması önemlidir çünkü, bu bozukluğun bulunduğu çocuklar için uygun bir tedavi şekli bulunabilir. Çocuklara ve erişkinlere basit bir kan testiyle tanı konulabilmektedir.

TEDAVİ:

* Antibiyotikler bebeklerde enfeksiyonları önlemeye yardımcı olur ve ağrı kesiciler (ağızdan ya da damar yoluyla), damar yoluyla alınan sıvılar ve oksijen solumak ağrı ataklarının tedavisinde yararlı olur.
* Kan transfüzyonu, dolaşımdaki alyuvar sayısını artırarak aneminin düzeltilmesine yardımcı olur.
* Diğer ilaçlar ve işlemler halen araştırılıyor. Hidroksiüre bazı erişkinlerde yararlı olabilir, ancak çocuklarda tedaviye ilişkin araştırmalar devam ediyor.

« Son Düzenleme: Ağustos 14, 2009, 04:54:50 ÖS Gönderen: lili » Kayıtlı
Tuv@
Administrator
Hero Member
*****
Çevrimiçi Çevrimiçi

Mesaj Sayısı: 6227


Üyelik Bilgileri

Saglik sorunlarinizi yazin doktorlarimiz cevap versin
« Yanıtla #2 : Ağustos 14, 2009, 04:45:06 ÖS »


Demir Eksikliği Anemisi

Belirtiler

-  Bu rahatsızlığın başlangıç devresinde belirgin bir semptom olmayabilir.

- Solgunluk

- Yorgunluk

Demir eksikliği anemisi, vücuttaki demir miktarı gereken ölçüde hemoglobin yapılmasına imkân vermeyecek kadar yetersiz olduğu zaman meydana gelir. Bu eksikliğin birçok ana sebebi vardır; bunlar arasında demir ihtiva eden gıdaların yeteri kadar alınmaması, vücut tarafından demir emilmesinin az oluşu ve kan kaybı bulunur.

Teşhis

Demir eksikliği anemisinin semptomları öylesine tedricen meydana gelme eğilimindedir ki, sıklıkla, bunları fark etmek zordur. Diğer anemilerde olduğu gibi kendinizi yorgun hissedebilirsiniz ve harekete dayanıklılığınız azalabilir, cildiniz, dişetleriniz, tırnak yataklarınız ve gözkapağı cidarlanırsolgunlaşır.Snunda

anemi (kansızlık) kalp atışlarınız daha süratli ve fark edilebilir gibi hissedeceğiniz kadar şiddetli olabilir.

Ender olarak, bu durumdaki kişilerin yiye­cek olmayan şeylere karşı şiddetli bir yeme istekleri (aşerme) belirir. Bu duyguya “pica” denir. Bu kişiler kil, buz veya toprak yiyebilirler. Bu maddelerin bazıları bağırsak sisteminde de­mir emilmesini olumsuz yönde etkileyeceği için demir eksikliğini daha da kötüye götürebilir.

Doktorunuz demir eksikliği anemisini teşhis etmek için çeşitli kan tahlilleri yapabilir. Tek tek alyuvarların boyutu küçülmüştür, fakat sayıları normale yakın olabilir. Hücrelerdeki hemoglobin miktarı düşüktür ve mikroskop altında alyuvarlar soluk renkli görüneceklerdir.

Sindirim yolundan kan kaybı söz konusu olduğu zaman özel testler (dışkıda Gizli Kan incelemesi gibi) dışkıdaki kan miktarını tam olarak ölçebilir.

Demir Eksikliği Anemisi
Ne Kadar Ciddidir?

Bu, kronik bir durumdur. Demir eksikliği anemisi etki yapacak kadar şiddetli olduğunda iş performansını olumsuz yönde etkileyebilir. Fakat, bu ve diğer etkiler, demir telafi tedavisi ile süratle aksi yöne çevrilebilir. Demir eksikliği anemisi bulunduğunda eksikliğin nedeni ortaya çıkarılmalıdır. Bu durum kalınbağırsak kanseri gibi ciddi bir rahatsızlığın ilk belirtisi olabilir. Diğer ciddi rahatsızlıkların sonucu olabilir. Kesin sebep bulunup tedavi edilmeden tatmin olmayınız.

Tedavi

Hastalığa bağlı olmayan demir eksikliği anemisinin tedavisinde anahtar yeterli beslenmelidir.

Beslenme

Vücudunuzun kolayca emebilecei, demirden yana zengingıdalar arasında etler(özellikle ciğer),balıklar, tavuk eti, yumurta, sebze(bezelye ve fasülye), patetes ve pirinç vardır.

Birçok buğday ürünlerine, işlendikleri sırada demir ilave edilir, fakat bu demir vücudumuzun kolayca kullanabileceği bir biçimde değildir. Birçok sebzenin içindeki demir iyi emilmez. Gıda takviyesi yapıldığında (demir alarak) veya demir ihtiva eden bir gıda aldığınızda vücudu­nuzun demiri emmesini turunçgillerden bir meyve suyu içerek artırabilirsiniz. Bunun aksine, süt ve çay demir emilimini azaltır.

Çocuklar, hamile veya regl durumundaki kadınlar gibi yüksek demir ihtiyacı olan kimseler için demir ihtiva eden yiyeceklerden bol bol yemek, özellikle ömemlidir. Bu aynı zamanda vejetaryenler, zayıflama rejimi yapanlar ve bebekler gibi gıdalarında az demir bulunan kişiler için de büyük önem taşır.

Anne sütü, demiri vücudun kullanımı bakı­mından özel bir kolaylığı olan bir şekilde bulundurur. Fakat, 4 aylıktan daha küçük olan bebeklerin maksimal büyümesine imkân vermeye yetecek miktarda demir ihtiva etmez. Dolayısıyla, anne sütüyle beslenen bebekler bu yaşta takviye olarak demir damlaları veya demir takviyeleri, takip amacıyla, başlanmalıdırlar. Mamayla beslenen bebekler için demir takviyeli mamalar mevcuttur.

Çocuklarda büyümenin hızlandığı dönemler ve hamilelik gibi büyük ihtiyaç sıralarında demir takviyesi yardımcı olabilir. Fakat bu konuda aşırıya kaçmamaya dikkat ediniz.

İlaç

Demir eksikliğini tedavi etmek için dokto­runuz size takviye olarak demir tuzları verecektir (Demir sülfat). Bunlar genellikle ağız yoluyla alınır ve enjeksiyon olarak vermek sadece ender olarak gerekir.

Ameliyat

Eğer aneminin temelindeki neden sindirim yolundan kan kaybı ise, kalınbağırsak kanseri gibi, ameliyat gerekecektir.

Diğer Tedaviler

Doktorunuz size kan nakli şeklinde hazır al­yuvarlar vermeyi düşünebilir, fakat durumun derhal düzeltilmesi sadece son derece şiddetli aneminiz varsa gerekir.

Kayıtlı
Tuv@
Administrator
Hero Member
*****
Çevrimiçi Çevrimiçi

Mesaj Sayısı: 6227


Üyelik Bilgileri

Saglik sorunlarinizi yazin doktorlarimiz cevap versin
« Yanıtla #3 : Ağustos 14, 2009, 04:49:32 ÖS »

Pernisiyöz Anemi

B12 vitamini terminal ileumda, gastrik mukoza parietal hücrelerden salınan intrensek faktör olmadığında emilememektedir. Genellikle, yavaş ilerleyen bir hastalıktır.

B12 vitamini ; ette ve protein yapıda olan diğer hayvansal besinlerde bulunur. Bu vitamin barsakta terminal ileum bölgesinde emilir; ancak emilebilmesi için midenin fundus ve corpus kısımlarındaki parietal hücreler tarafından salgılanan özel bir faktör olan İntrensek Faktör’ün varlığı gerekir. Bu faktör ; vitaminin, barsak mukozasının bir yanından öbür yanına taşınması için kullanılır. Emilen vitamin karaciğerde ve vücudun beş yıllık ihtiyacını karşılayacak miktarlarda depolanır.

Belirtileri nelerdir ?

Anormal Refleksler
İştahsızlık , Kilo Kaybı
Ataksi
Atrofik glossit
Pozitif Babinski
Konfüzyon
Konjestif Kalp Yetmezliği
Demans
Depresyon
Efor dispnesi
Ekstremite uyuşukluğu
Ekstremite parestezisi
Hepatomegali
Solukluk
Çarpıntı
Kötü parmak koordinasyonu
Pozisyon duyumunda azalma
Erkensaç ağarması
Purpura
Pozitif Romberg belirtisi,
Deri pigmentasyon artışı
Hassas dil
Splenomegali
Taşikardi
Kulak çınlaması
Baş dönmesi
Vibrasyon duyumunda azalma
Vitilig
Halsizlik

Nedenleri nelerdir ?

Gastrik Mukoza Atrofisi
İntrinsik Faktör yetersizliği
Gastrik parietal hücrelere karşı otoimmünite
İntrinsik Faktöre karşı otoimmunite
Bakım ve öneriler nelerdir ?
Ayaktan takip edilebilir.
Tedavi yaşam boyu sürdürülmelidir.
Altta yatan hastalığın tanısı ve tedavisi
Aktivitede sınırlama yok.
Kontrendike olmadığı sürece; et, hayvansal proteinli yiyecekler, baklagiller önerilir.

Tedavi yolları nelerdir?


Parenteral siyanokobalamin (vitamin B2)
100 mcg deri altı, her doz için
İlk hafta için günlük uygulama
Bir ay için haftalık uygulama
Sonrası için hayat boyu ayda bir enjeksiyon ( Hastalar kendi başlarına enjeksiyon yapmayı öğrenebilirler )
Folik Asit Tedavisi, Pernisiyöz Anemili Hastalarda kontrendikedir.Fulminan
nörolojik defisite yol açar.
Vitamin B12'nin aylık enjeksiyonları
Gastrik karsinomayı ekarte etmek amacı her 5 yılda bir endoskopi
 
Kayıtlı
Tuv@
Administrator
Hero Member
*****
Çevrimiçi Çevrimiçi

Mesaj Sayısı: 6227


Üyelik Bilgileri

Saglik sorunlarinizi yazin doktorlarimiz cevap versin
« Yanıtla #4 : Ağustos 14, 2009, 04:53:42 ÖS »

Hemolitik Anemi

Tanım ve nedenler

Hemolitik anemiler, eritrosit yıkımının arttığı ve eritrositlerin ömrünün kısaldığı bir bozukluktur (eritrositlerin normal ömürleri yaklaşık olarak 120 gündür).
Hemolitik anemiler ya eritrosit kusuruna bağlı (herediter ya da kazanılmış olabilir) ya da eritrosit dışı nedenlerle bağlı kazanılmış olabilir.

Semptomlar

Hemolitik anemilerde semptomlar genellikle anemiye bağlıdır.
Sarılık ve gittikçe artan solukluk, bel ağrısı, koyu renkli idrar (he-
moglobinüri) çıkarma görülür.
Dalak büyümesi vardır.
Hemolitik kriz sırasında; titremeler, ateş yükselmesi, sırt ve karın
ağrısı, genel durumun bozulması ve şok gelişebilir.

Tedavi

Var olan hastalığa göre düzenlenir. Dalak cerrahi olarak çıkartılır.
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Edebiyat hamilelik Edebiyat Sağlık Sağlık KPSS estetik sbs Yemek Tarifleri Yemek Tarifleri Yemek Tarifleri teknoloji, bilgisayar Teknoloji Sağlık Gebelik sarkı sozleri dekorasyon dantel, oya modelleri gebelik aktuelegitim evden eve nakliyat saglik kpss, ders Edebiyat diyet,zayiflama
MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!