Öğretmenler Forumu
Eylül 06, 2008, 04:57:26 ÖÖ *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: KPSS`de İtiraz Edilen 13 Soru  (Okunma Sayısı 296 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
gamze-i nur
Sr. Member
****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 283


Men dakka dukka !


Üyelik Bilgileri
« : Temmuz 19, 2008, 02:13:04 ÖS »

KPSS`de İtiraz Edilen 13 Soru

ÖSYM`nin yaptığı KPSS sınavında 120 sorudan oluşan ve öğretmen adaylarını ilgilendiren bölümdeki 13 soruyla ilgili kriz çıktı. Bin dilekçeyle itiraz yapıldı. İşte o sorular.
 
28.06.08 tarihinde ÖSYM tarafından gerçekleştirilen ve yaklaşık 250.000 öğretmen adayını ilgilendiren KPSS soruları ile ilgili olarak bilimsel geçerliliğinden kaynaklanan sorunlardan dolayı ÖSYM`ye dilekçe yağmuru başladı.

120 sorudan oluşan KPSS’nin eğitim bilimleri sorularının 13 sorusunun güvenirliği ile ilgili itiraz dilekçesi gerekçeleriyle birlikte verildi.

ÖSYM ye ulaşan dilekçe sayısı bini aşarken, daha birçok insanın dilekçe vermesi bekleniyor.

İŞTE İPTAL EDİLMESİ İSTENEN SORULAR VE GEREKÇELER

 

ÖSYM 2008 KPSS EĞİTİM BİLİMLERİ

A KİTAPÇIĞI

 

 

SORU: 11

Posner beş tür eğitim programı olduğunu söylemektedir. Bunlar; resmi program, uygulamadaki program, örtük program, ekstra program ve ihmal edilen (geçersiz) programdır.

Posner’in eğitim programını bu şekilde ayırmasının uygulamadaki anlamı ya da katkısı ne olabilir?

 

A)    Eğitim araştırmacılarının resmî programın önemini kavramalarına neden olur.

B)    Eğitim reformlarının başarı ve başarısızlıklarının nedenlerini belirlemeye yardımcı olur.

C)    Program geliştirme alanının ne kadar dinamik bir süreç olduğunun kavranmasına yardımcı olur.

D)    Program değerlendirmenin sistematik olarak yapılması gerektiğini ortaya koymaya yardımcı olur.

E)     Aynı programın farklı boyutlarını ve farklı akademik çıktılarını belirlemeye yardımcı olur.

 

GEREKÇE:

Yukarıdaki sorunun doğru cevabı ÖSYM tarafından B seçeneği olarak verilmiştir. Ancak sorunun C ve D seçeneğinin de doğru olduğu düşünülmektedir.

Kökte cevaba gotürecek yeterli bir açıklama olmadığı gibi seçeneklerin üçünün de doğru olduğu düşünülmektedir. Madde kökünde yer alan “Posner’in eğitim programını bu şekilde ayırmasının uygulamadaki anlamı ya da katkısı ne olabilir?” ifadesi doğrultusunda çıkarımda bulunulacak olan bu soruda doğru cevap dışındaki diğer 4 seçeneğin doğru olmaması gerekir. Seçenekler, kökte sorulan soruya cevap olduğu düşünülecek olan biri doğru, diğerleri doğru olmayan önerilerdir (Baykul, Y. (2000) Eğitimde ve Psikolojide Ölçme. Ankara: ÖSYM Yayınları. Sayfa: 302).

Bu tür maddelerde yalnızca bir tanesi kesinlikle doğru cevap olmalıdır. Doğru cevabın dışındaki seçeneklerin tümü ise kesinlikle yanlış olmalıdır (Tekin, H. (2004). Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme. Ankara: Yargı Yayınları. Sayfa: 154). Eğer hazırlanan çoktan seçmeli test maddesindeki seçeneklerde bütün ifadeler doğruysa soru kökünde en doğru cevabın istendiğini belirten bir ifadenin bulunması gerekmektedir. “En doğru cevap maddesinde, kökte en doğru cevabın istendiğini belirten kısmın altı çizilmeli ya da bu kısımlar büyük harfle yazılmalıdır.” (Tekin, H. (2004). Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme. Ankara: Yargı Yayınları. Sayfa: 154). Fakat bu maddede en doğru cevap istenmediği halde soru en doğru cevabı isteyen nitelikte bir sorudur. Soru teknik olarak hatalıdır. Buraya kadar yapılan açıklamalardan anlaşılmış olacağı gibi, en doğru cevabın bulunmasını gerektiren seçmeli soruların bütün seçenekleri bir dereceye kadar doğru olan cevaplardır. Fakat bunlardan biri en doğru olanıdır. Bu durumda, seçenekler arasında kökteki sorunun cevabı olamayacak, yani hiç doğru olmayan ifadeler yer almayacaktır. (Özçelik, D. A. (1998-8). Ölçme ve Değerlendirme. Ankara: ÖSYM Yayınları. Sayfa: 139). Ancak bu madde tek doğrusu olan bir madde gibi sorulmuştur. Bu soruda öğrencinin kestirimde bulunması gerektiği için seçeneklerin sadece biri bu açıklamadan çıkarılacak bir kestirim olmalıdır. Zaten sorudaki açıklama yeterince açık da değildir. Sorunun cevabı B olarak verilmiştir. Posner’ın eğitim programını beşe ayırmasının uygulamadaki anlamını ya da katkısının eğitim reformlarının başarı ve başarısızlıklarının nedenlerini belirlemeye yardımcı olabileceği doğru seçenek olarak verilmektedir. Sorudaki açıklamadan doğru seçenek çıkarılamamaktadır. Soru açık ve anlaşılır değildir. Çıkarımda bulunabilmek için programların değerlendirilmesi gerekir. Bu nedenle, D seçeneğinde yer alan “Program değerlendirmenin sistematik olarak yapılması gerektiğini ortaya koymaya yardımcı olur.” çıkarımında da bulunulabilir. Zaten programların değerlendirilmesiyle, başarı ve başarısızlıkların nedenleri belirlenerek program geliştirme sürecine dinamizm sağlanır. Bu gerekçeyle C seçeneğinde yer alan “Program geliştirme alanının ne kadar dinamik bir süreç olduğunun kavranmasına yardımcı olur.” ifadesi de doğrudur. Sıralanan nedenlerden dolayı bu soru iptal edilmelidir.

SORU: 24

Bir Türkçe öğretmeni bir okuma parçasını aşağıdaki basamakları izleyerek işlemektedir:

•      Sınıfı küçük gruplara ayırır.

•      Okudukları parçayı bireysel olarak özetledikten sonra özetlerini grup arkadaşlarının özetleriyle karşılaştırmalarını ister.

•      Okuma parçası hakkında kitaptaki soruları önce bireysel olarak cevaplandırmalarını sonra, cevapları grup içinde tartışmalarını ister.

•      Daha sonra, gruplardan parçanın içerdiği fikirlerin ilişkisini gösteren bir kavram haritası oluşturmalarını ister.

Bu öğretmenin dersinde yararlandığı öğretim yaklaşımı ya da kuramı aşağıdakilerden hangisidir?

 

A) Aktif öğrenme                                                B) Bireysel öğrenme

C) Çoklu zekâya dayalı öğrenme                    D) Yapılandırmacı öğrenme

E) Tam öğrenme  

 

GEREKÇE:

Yukarıdaki sorunun doğru cevabı ÖSYM tarafından A seçeneği olarak verilmiştir. Ancak sorunun D seçeneğinin de doğru olduğu düşünülmektedir.

Aktif öğrenmede bireysel ve grupla çalışma vardır, bireysel ve grupla yapılan çalışmaların karşılaştırılması söz konusudur. Fakat soru iki doğru cevaplı olmuş, çeldirici yanlış belirlenmiştir. Çünkü bu noktalar yapılandırmacı öğrenmede de vardır. Hatta fikirlerin ilişkisini gösteren bir kavram haritasını öğrencilerin grupla oluşturması öğretmen tarafından istenmektedir. Öğrencinin kendi fikirlerini kavram haritaları ile ifade etmesi yapılandırmacı (oluşturmacı)  öğrenmede yer alır. Konuyla ilgili kaynaklarda da açıklamalar şu şekilde yer almaktadır:” “Yapılandırmacı öğrenmede öğrenci etkindir ve grupla çalışır. Kendi algılama gücü ve daha önce öğrendikleri ile kaynaştırarak yeni bir yapı oluşturur. Öğrenen, öğretim sürecinde etkin rol oynar, görüşleri tartışır, sorgular, hipotezler kurar ve düşündüklerini başkaları ile paylaşır.” (Gözütok,F.D. (2007). Öğretim İlke ve Yöntemleri. Ankara: Ekinoks Kitapevi. Sayfa: 180). Ayrıca, yapılandırmacı öğrenmede, öğrencinin fikirlerini (düşüncelerini) kavram haritaları oluşturarak ortaya koyma söz konusudur. “Yapılandırmacı öğrenme yeni bilginin eskilerine entegre edilmesini öngörür. Kavramlar arasındaki ilişkilere dikkat çekilir. Deneyimlerle öğrenilen kavramlar kavram haritaları ile şekillenir. Ayrıca öğrenciler en iyi düşünme becerilerini burada geliştirecektir.” (Jonassen, D.H. ve Grabowski, B. (1993). Handbook of Individual Differences, Learning, and Instruction. Hillsdale, NJ: Lawrence Erlbaum & Associates.). En doğru cevabı olan madde olarak düşünülen bu soru ile ilgili olarak ölçme-değerlendirme açısından bir hata yapıldığı görülmektedir. Baykul’a göre, “Bazı davranışlar çeşitli yanıtlar arasında tartışmayı gerektirebilir veya bir işlemi birden fazla basamak devam ettirmeyi gerektirebilir. Bu gibi durumlarda maddenin bütün seçeneklerindeki cevaplar doğrudur, fakat seçeneklerden birindeki cevap en doğrudur; bu cevap anahtara konur. Böyle maddelere en doğru cevabı olan madde adı verilir.” (Baykul, Y. (2000). Eğitimde ve Psikolojide Ölçme. Ankara: ÖSYM Yayınları. Sayfa:314). Bu madde tek doğrulu bir madde olmadığı halde tek doğrulu madde gibi hazırlanmıştır. Özçelik’e göre, “Bazı seçmeli sorularda, kökte sorulan sorunun cevabı tek olmadığı gibi onun cevapları arasında kesin bir doğruluk sırası da yoktur. Bu gibi sorulardan yararlanarak seçmeli soru yapılmak istendiğinde, iki yoldan biri tutulabilir. Ya kökteki sorunun cevabı olamayacak ifadenin bulunması istenerek doğru cevaplar çeldirici duruma getirilir ya da kökteki sorunun cevapları, cevap olmayacak bazı ifadelerle birlikte sorunun kökünde verilerek bunlardan hangilerinin cevap olabileceği sorulur.” (Özçelik, D. A. (1998-8). Eğitim Programları ve Öğretim. Ankara: ÖSYM Yayınları. Sayfa:140).

Madde köküne bakıldığında bir sorun bulunmamakta ancak iki doğru cevabın seçeneklerde verildiği açıkça görülmektedir. “Sadece bir doğru cevabı olan seçmeli sorulara, kesin ve tek doğru cevaplı sorular denir. Bazen, kökteki sorunun cevabı tek olmasa bile bu cevaplardan sadece bir tanesini seçeneklerde vererek bu çeşit seçmeli sorular yapılmaya çalışıldığı görülür. Ancak, bu yol iyi bir yol değildir. Böyle bir soru karşısında, seçeneklerde verilmeyen doğru cevabı düşünen bir öğrenci, soruyla yoklanan davranışı öğrenmiş olduğu halde öğrenmemiş gibi görülebilir. Onun için, bir sorunun cevabı kesin ve tek ise böyle bir soru yapılmaktadır (Özçelik, D. A, (1998-8). Ölçme ve Değerlendirme. Ankara: ÖSYM Yayınları. Sayfa:139). En doğru cevap maddelerinde anahtar cevabın, gerçekten, seçeneklerin en doğrusu olduğu üzerinde konu uzmanları birleşmiş olmalıdır (Tekin, H.l (2004) Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme. Ankara: Yargı Yayınları. Sayfa:177).“Kökteki sorunun cevabı olan seçeneğe doğru cevap denir. Seçeneklerden geriye kalan dört tanesi, kökteki sorunun değil, başka soruların cevaplarıdır. Doğru cevabı gizleme amacıyla, doğru cevabın bulunduğu seçeneklerde şaşırtıcı ifadeler, maddenin birden çok cevaplı olmasına yol açabilir. Böyle durumlar, doğru cevabı bilenleri maddeyi cevaplamaktan uzaklaştırır (Özçelik, D. A. (1998-8). Ölçme ve Değerlendirme. Ankara: ÖSYM Yayınları. Sayfa: 138). Bu nedenle bu soru iptal edilmelidir.

SORU: 27

Bir öğretmen, dersinin belli bir bölümünü soru – yanıt yöntemini kullanarak işlemektedir. Soruları sorduğunda bütün çabalarına karşın öğrencilerden yanıt alamamış ya da yanlış yanıtlar almıştır.

Bu durumda, öğretmenin aşağıdakilerden hangisini yapması eğitsel olarak doğrudur?

 

A)   Öğrencilere ders içinde zaman vermesi ve konuyu kitaptan okumalarını istemesi

B)   Soru - yanıt yöntemi yerine sunuş ya da başka bir yöntemle dersi sürdürmesi

C)   Öğrencilerin derse hazırlanmadan gelmelerinin nedenlerini araştırması

D)   Öğrencilere gelecek ders konuyu çalışıp gelmelerini, kendilerinin sunuş yapacaklarını söylemesi

E)   Konuyu öğrencilerin çeşitli kaynaklardan araştırmalarını istemesi

 

GEREKÇE:

Yukarıdaki sorunun doğru cevabı ÖSYM tarafından B seçeneği olarak verilmiştir. Ancak sorunun C seçeneğinin de doğru olduğu düşünülmektedir.

“Sınıf yönetiminde önce yapılması gereken, istenmeyen davranışı anlamak, nedenlerine ulaşmaktır. Ancak bundan sonra hangi eylem strateji ve türünün seçileceği, nasıl uygulanacağı açıklık kazanır.” (Başar, H. (2008). Sınıf Yönetimi. Ankara: Anı Yayıncılık. Sayfa:162). Bu soruda öğretmen, sınıfta bir sorun ile karşılaşmaktadır. Bir sorun karşısında öğretmenin yapacağı ilk iş, Başar’ın da açıkladığı gibi, sorunun nedenini belirlemektir. Bundan sonra hangi eylem strateji ve türünün seçileceği, nasıl uygulanacağı belirlenmelidir. Bu nedenle “C” seçeneğindeki “Öğrencilerin derse hazırlanmadan gelmelerinin nedenlerini araştırması” cevabı doğrudur. Soruda “öncelikle” ya da “en doğrudur” gibi bir ifade olmadığı için soru yanlıştır. Bu durumda sorunun iki cevabı vardır. Bu olumsuzluğu ortadan kaldırmak için soru köküne “öncelikle” ya da “en doğrudur” ifadesi eklenmelidir. En doğru cevabı olan madde olarak düşünülen bu soru ile ilgili olarak ölçme-değerlendirme açısından bir hata yapıldığı görülmektedir. Baykul’a göre, “Bazı davranışlar çeşitli yanıtlar arasında tartışmayı gerektirebilir veya bir işlemi birden fazla basamak devam ettirmeyi gerektirebilir. Bu gibi durumlarda maddenin bütün seçeneklerindeki cevaplar doğrudur, fakat seçeneklerden birindeki cevap en doğrudur; bu cevap anahtara konur. Böyle maddelere en doğru cevabı olan madde adı verilir” (Baykul, Y. (2000). Eğitimde ve Psikolojide Ölçme. Ankara: ÖSYM Yayınları. Sayfa:314). Bu madde tek doğrulu bir madde olmadığı halde tek doğrulu madde gibi hazırlanmıştır. Özçelik’e göre, “Bazı seçmeli sorularda, kökte sorulan sorunun cevabı tek olmadığı gibi onun cevapları arasında kesin bir doğruluk sırası da yoktur. Bu gibi sorulardan yararlanarak seçmeli soru yapılmak istendiğinde, iki yoldan biri tutulabilir. Ya kökteki sorunun cevabı olamayacak ifadenin bulunması istenerek doğru cevaplar çeldirici duruma getirilir ya da kökteki sorunun cevapları, cevap olmayacak bazı ifadelerle birlikte sorunun kökünde verilerek bunlardan hangilerinin cevap olabileceği sorulur.” (Özçelik, D. A. (1998-8). Eğitim Programları ve Öğretim. Ankara: ÖSYM Yayınları. Sayfa:140). Bu nedenle bu soru iptal edilmelidir.

 

 

 

 

 

 

SORU: 40

Türk eğitim sisteminde eğitim programları ve öğretmenlerin rolleriyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

 

A)   Eğitim programları Millî Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanır, öğretmenler yalnızca uygulamaktan sorumludur.

B)   Eğitim programlarının hazırlanmasından ve değerlendirilmesinden Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı, uygulanmasından ise öğretmenler sorumludur.

C)   İl ya da ilçe Millî Eğitim Müdürlükleri eğitim programlarını hazırlar, öğretmenler programları uygular ve değerlendirir.

D)   Öğretmenler, okul müdürlerinin ve müfettişlerin yönlendirmesiyle eğitim programlarını uygulamaktan sorumludur.

E)   Öğretmenler, eğitim programlarının uygulanmasında ve değerlendirilmesinde sorumluluk taşırlar.

 

GEREKÇE:

Yukarıdaki sorunun doğru cevabı ÖSYM tarafından E seçeneği olarak verilmiştir. Ancak sorunun B seçeneğinin de doğru olduğu düşünülmektedir.

Çünkü; sorunun B seçeneği değerlendirildiğinde Talim Terbiye Kurulu’nun görevi Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı Yönetmeliği’nde; “Eğitim ve öğretim ile ilgili plan ve programları, ders araç ve gereçlerini hazırlamak, incelemek ve geliştirmek” (Resmi Gazete, 31.1.1993/21482, Dördüncü kısım, İkinci Bölüm, Madde 33, Eğitim Uzmanlarının Görevleri, “b” bendi) ifadesi yer almaktadır. Ayrıca programları geliştirmek değerlendirmeyi de içine alan geniş bir ifadedir.

Diğer bir maddede ise; “Sistem boyutunda uygulama sonuçlarını değerlendirmek ve bu sonuçlara göre program uygulamalarında düzenlemeler yapmak” ifadesi yer almaktadır (Resmi Gazete, 31.1.1993/21482, Eğitim-Öğretim ve Program Dairesi Başkanlığı, Görevleri, Madde 116, “e” bendi.) Bu iki maddeye dayanarak; B seçeneğindeki “Eğitim programlarının hazırlanmasından ve değerlendirilmesinden Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı, uygulanmasından ise öğretmenler sorumludur.” ifadesi içerisindeki “Eğitim programlarının hazırlanmasından ve değerlendirilmesinden Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı sorumludur.” kısmı doğru olur. Zaten ”E” seçeneğinde, öğretmenin programın uygulamasından sorumlu olduğu kabul edilmektedir. Bu nedenle ”B” seçeneğinde yer alan “Uygulanmasından ise öğretmenler sorumludur.” ifadesi de doğru kabul edilmiştir. Bu açıklamalar doğrultusunda sorunun iki doğru cevabı vardır. Hem B hem de E doğru seçeneklerdir.

En doğru cevabın bulunmasını gerektiren seçmeli soruların bütün seçenekleri bir dereceye kadar doğru olan cevaplardır. Fakat bunlardan biri en doğru olanıdır. Bu durumda, seçenekler arasında kökteki sorunun cevabı olamayacak, yani hiç doğru olmayan ifadeler yer almayacaktır (Özçelik, D. A. (1998-8). Ölçme ve Değerlendirme. Ankara: ÖSYM Yayınları. Sayfa: 139). En doğru cevabı olan madde olarak düşünülen bu soru ile ilgili olarak ölçme-değerlendirme açısından bir hata yapıldığı görülmektedir. Baykul’a göre, “Bazı davranışlar çeşitli yanıtlar arasında tartışmayı gerektirebilir veya bir işlemi birden fazla basamak devam ettirmeyi gerektirebilir. Bu gibi durumlarda maddenin bütün seçeneklerindeki cevaplar doğrudur, fakat seçeneklerden birindeki cevap en doğrudur; bu cevap anahtara konur. Böyle maddelere en doğru cevabı olan madde adı verilir.” (Baykul, Y. (2000). Eğitimde ve Psikolojide Ölçme. Ankara: ÖSYM Yayınları. Sayfa:314). Bu madde tek doğrulu bir madde olmadığı halde tek doğrulu madde gibi hazırlanmıştır. Sorudaki hatanın giderilmesi için doğru cevap dışındaki diğer 4 seçeneğin yanlış ifadelerden oluşturulması gerekmektedir. Bu nedenle bu soru iptal edilmelidir.

 

 

Logged

gamze-i nur
Sr. Member
****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 283


Men dakka dukka !


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : Temmuz 19, 2008, 02:13:52 ÖS »

SORU: 64

Gelişim psikolojisine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

 

A)     Güvenli bağlanan çocuklar, anneleriyle aralarında kurulan sevgi bağı nedeniyle anaokuluna başlarken yaşıtlarına oranla daha yoğun ayrılık kaygısı yaşarlar.

B)     “Kimlik arayışı” statüsünde bulunan ve anne babalarıyla aralarında sorunlar olan gençler, olumlu bir kimlik statüsüne sahiptirler.

C)     Dili anlamak ve konuşmak bebeklik döneminde eş zamanlı ortaya çıkar.

D)     İlköğretim çağında gözlenen dikkat eksikliği - hiperaktivite bozukluğunun temelinde reddedici anne baba tutumu bulunmaktadır.

E)      İlk çocukluk döneminde ortaya çıkan döngüsel tepkiler oyun etkinliklerinin temelini oluşturur.

 

GEREKÇE:

Yukarıdaki sorunun doğru cevabı ÖSYM tarafından B seçeneği olarak kabul etmiştir. Söz konusu seçenekte “Kimlik arayışı” statüsünde bulunan ve anne babalarıyla aralarında sorunlar olan gençler, olumlu bir kimlik statüsüne sahiptirler.” ifadesi akademik açıdan doğru kabul etmiştir. Seçenek öncelikle kendi içinde bilimsel bir çelişki arz etmektedir. Zira kimlik arayışı içindeki bir gencin herhangi bir kimlik statüsünde olduğunu söylemek mümkün değildir. Adı üstünde “kimlik  arayışı” içindedir. Bu nedenle kimlik statüsünün olumlu kimlik olduğu söylenemez. Olumlu kimlik ancak kimlik arayışından sonra gerçekleşebilecek durağan bir sonuçtur. Ek olarak “Olumlu kimlik geliştirmiş bireyler anne babalarıyla çatışma yerine aile ile bağlarını güçlü tutmakta ancak, aileden bağımsız hareket edebilmektedirler” (Aydın, B., Akbağ, M., Tuzcuoğlu, S., Yaycı, L., Ağır, M. (2005), Gelişim ve Öğrenme, Ankara, Nobel Yayın Dağıtım,  Sayfa: 143).

Ayrıca seçenekteki yargı araştırma bulgularına dayanmayan kişisel yorumlara açık, çok genel bir ifadedir. Bu ifadenin tam tersinin geçerli olduğu durumlar da söz konusudur. Olumlu kimlik statüsüne sahip olmakla birlikte anne ve babalarıyla hiç sorun yaşamayan gençler de bulunmaktadır. Unutulmamalıdır ki anne-baba ve genç çatışmalarının taraflarından biri de ebeveynlerdir. Araştırma bulguları da göstermektedir ki ebeveyn tutumları olumlu kimlik statüstünde bulunan gençlerin anne-babalarıyla yaşadıkları sorunları açıklamak için kullanılabilecek daha iyi bir faktördür. “Örneğin, hoşgörülü ve demokratik ailelerde büyüyen çocuklar, arkadaşları ile ilişkilerinde daha etkin, daha girişken, yaratıcı fikirler ileri sürebilen ve fikirlerini söyleme eğiliminde görülen çocuklar olmaktadır ve bu çocuklar anne babalarıyla çatışmalar da yaşamamaktadırlar” (Bilal, G. (1984) “Demokratik” ve “Otoriter” olarak algılanan ana-baba tutumlarının uyum düzeylerine etkisi. Ankara: H.Ü. Sosyal bilimler Enstitüsü, Yayımlanmamış Doktora Tezi).

Bir çok akademisyene göre “Ergenlikte açığa çıkan değişimlerin çoğunun hem nedeni hem de sonucu kimliğin ya da benlik kavramının gelişmesidir. Aile ilişkileri, anne-baba-çocuk ilişkisinden yetişkin-yetişkin ilişkisine dönüşür ve çatışmalar ortaya çıkabilirse de, anne babalar ve ergenler, televizyon ve sinemanın verdiği izlenimden daha fazla uyum içerisindedir” (Gander, M. J., Gardiner, H. W. (2007), Çocuk ve Ergen Gelişimi. Ankara. İmge Kitabevi Yayınları. Sayfa:471). Bu durumda B seçeneğindeki ifadenin doğru olmadığı açıktır.

Sorunun ölçme ve değerlendirme teknikleri bakımından incelenmesi sonucunda ise soruda teknik problemler olduğu da görülmektedir. Güvenirliğin birinci şartı -ÖSYM’nin 2007 sınavında da doğru cevap olarak beklediği gibi- sorunun anlaşılırlığıdır. “Daha kapsamlı ifade edersek bir çoktan seçmeli maddenin madde kökünde, daha seçenekleri okumadan fark edilen tek ve temel bir fikir bulunmalıdır” (Tekin, H. (2002). Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme, Ankara. Yargı Yayınevi, Ankara. Sayfa: 157, 163). Konuyu bilen bir kişi tarafından maddenin seçeneklerini okumadan yalnızca kökü okunduğunda o maddeye bir cevap verilebilmelidir. “Gelişim psikolojisine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?” şeklinde bir soru kökünün seçenekleri okunmadan yanıtlanabilmesi gerekliliği kuralına aykırıdır. 66. soruda da olduğu gibi gelişim psikolojisine ilişkin binlerce doğru ifade vardır. Ayrıca bu sorunun seçenekleri kendi içlerinde homojen görünmemektedir. Yani seçeneklerin bir tanesi anne çocuk bağlanması ile ilgiliyken, bir diğeri kimlik gelişimi ile ilgilidir. Bir diğer seçenekte dil gelişiminden bahsedilirken, diğer seçenekte anne baba tutumları irdelenmekte, son seçenekte ise zihinsel gelişime ilişkin bir ifade bulunmaktadır. Oysa bir çoktan seçmeli sorunun taşıması gereken ilk niteliklerden birisi seçeneklerin homojenliğidir (Tekin, H. (2002). Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme. Ankara. Yargı Yayınevi, Sayfa: 157, 163; D. A., Özçelik (1998). Ölçme ve Değerlendirme. Ankara. ÖSYM Yayınları,  Sayfa: 133, 138). Bu soru yerine beş farklı doğru-yanlış sorusu sormak daha yerinde olacaktır. Bilindiği gibi doğru-yanlış soruları en fazla tanımı hatırlama (ezber) düzeyinden ölçme yapan sorulardır. Bu haliyle soruların üst düzey davranışları ölçme niteliği de oldukça düşüktür.

Yukarıda belirtilen akademik problemler ve ek olarak ölçme değerlendirme kurallarına aykırılıklar nedeniyle bu sorunun iptal edilmesi gerektiği düşünülmektedir.

 

SORU: 66

Geleneksel psikanalitik kurama ilişkin aşağıda verilen ifadelerden hangisi doğrudur?

 

A)     Davranışları yönlendiren güçler bilinç düzeyinde yer alır.

B)     Süperego, id’in isteklerini reddetmek için plan yapma, erteleme gibi ikincil süreçlere dayalı çalışır.

C)     Yön değiştirme savunma mekanizmasına bir örnek olarak “dedikodu yapmak” verilebilir.

D)     Cinsiyet farklılıklarının kavranması genital dönemde gerçekleşir.

E)      Savunma mekanizmaları, süperegonun yarattığı baskıdan korunmak amacıyla id’in kullandığı davranış örüntüleridir.

 

GEREKÇE:

Bu soruda psikanalitik kurama ilişkin doğru olan seçenek sorulmaktadır ve doğru cevap olarak da C seçeneğindeki “Yön değiştirme savunma mekanizmasına örnek olarak “dedikodu yapmak” verilebilir” denilmektedir. Dedikodu yapmanın yön değiştirme savunma mekanizmasına örnek olabileceği düşüncesi doğru olamaz. Çünkü yabancı literatürde yer (yön) değiştirme savunma mekanizması şöyle açıklanmaktadır: “In psychology, displacement is an unconscious defense mechanism whereby the mind redirects affects from an object felt to be dangerous or unacceptable to an object felt to be safe or acceptable. For instance, some people punch cushions when angry at friends; a college student may snap at his or her roommate when upset about an exam grade.” ifadeleri Wikipedia isimli elektronik kaynakta yer (yön) değiştirme savunma mekanizmasını açıklamak için kullanılmaktadır. Bu ifadeler Türkçeye şu şekilde çevrilebilir: “Bilinç dışı bir savunma mekanizmasıdır. Zihnin tehlikeli ya da kabul edilemez gördüğü bir obje yerine tehlikesiz olduğu düşünülen başka bir nesneye (objeye) yönelmesi (onu etkilemesi). Örneğin arkadaşına sinirlenip yastığı yumruklamak. Bir öğrencinin sınav sorularına sinirlenip oda arkadaşına çıkışması (ters davranması).” (Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap). Soruda dedikodu yapmanın yön değiştirme olduğu vurgulanmakta ancak, dedikodu yapmada tehlikesiz bir objeye yapılan bir çıkış, serzeniş ya da zarar verme söz konusu değildir. Dedikodu bir nesne olarak kabul edilemez. Türkçe kaynaklarda yön değiştirme ile ilgili benzer açıklamalar yapılmaktadır. Örneğin, Sirel Karakaş editörlüğünde çevrilerek basılan Psikolojiye Giriş isimli Clifford Morgan’a ait çeviri temel eserde “Yön değiştirmedeki güdü çoğunlukla kişinin rahatlıkla gösteremediği saldırganlıktır. Örneğin iş yerinde patronun kızan ve kovulacağı korkusuyla bu duygusunu dışarıya vuramayan bir adam, eve geldiğinde karısına kızar, ‘eşeği dövemediği için semeri döver’.” (Morgan, C. T. (1991), Psikolojiye Giriş, Çeviri Yayın Sorumlusu: Karakaş, S., Ankara: Hacettepe Üniversitesi Yayınları. Sayfa: 326-327). Örnekte de görüldüğü üzere kişinin patronuna kızdığı için karısı ile patronunun dedikodusunu yapması yer (yön) değiştirme savunma mekanizmasına örnek olamaz.

Bir başka bakış açısıyla düşünüldüğünde ise psikologların dahi altında yatan psikodinamik süreci açıklarken zorlanabilecekleri bir davranışı (dedikodu yapmayı) öğretmen adaylarından kritik bir davranış olduğunu varsayarak anlamalarını ve açıklamalarını beklemek öğretmenlik mesleğinin hedefleri açısından uygun değildir. Söz konusu örnek yoruma açıklığı nedeniyle de tartışma konusudur. Geleneksel psikanalitik kurama dayalı terapi yapan iki psikoloğun dahi dedikodunun dinamiklerini farklı açıklamaları mümkündür. Ülkemizde yayımlanmış ve sınırlı bir psikoloji okuyucu kitlesine hitap eden, bir tek kitapta bulunan, kitap yazarının kişisel yorumlarına dayalı örnekleri öğretmenler tarafından bilinmesi gereken genel geçer bilimsel verilermiş gibi sunmak da etik değildir.

Ayrıca soru ölçme ve değerlendirme açısından incelendiğinde çok ciddi üç teknik hatayı barındırdığı görünmektedir.  İlk teknik hata daha soru kökünde göze çarpmaktadır. Güvenirliğin birinci şartı -ÖSYM’nin 2007 sınavında da doğru cevap olarak beklediği gibi- sorunun anlaşılırlığıdır. “Daha kapsamlı ifade edersek birçoktan seçmeli maddenin madde kökünde, daha seçenekleri okumadan fark edilen tek ve temel bir fikir bulunmalıdır” (Tekin, H. (2002). Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme. Ankara. Yargı Yayınevi, s. 157, Sayfa: 163; Özçelik, D. A., (1998). Ölçme ve Değerlendirme. Ankara. ÖSYM Yayınları, Sayfa: 133, 138)  Konuyu bilen bir kişi tarafından maddenin seçeneklerini okumadan yalnızca kökü okunduğunda o maddeye bir cevap verilebilmelidir. Geleneksel psikanalitik kurama göre öylesine çok şey doğrudur ki seçeneklerde yer alacak ifadeler soruyu birçoktan seçmeli madde olmaktan çıkarıp bir doğru yanlış maddeleri grubuna çevirecektir. “Dahası bir çoktan seçmeli maddenin seçenekleri konu yönünden homojen bir grup oluşturmalıdır” (Tekin, H. (2002). Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme. Ankara. Yargı Yayınevi, Sayfa: 163; Özçelik, D. A., (1998). Ölçme ve Değerlendirme. Ankara. ÖSYM Yayınları, Sayfa: 133)  Oysa maddenin seçeneklerinde verilen ifadeler psikanalitik kuram gibi sanattan edebiyata, mimariden sinemaya, bilimden politikaya kadar hemen her alanı etkilemiş oldukça geniş bir alanın farklı boyutlarına ilişkindir. Seçenekler gerekli olan bu homojenliği barındırmamaktadır. Üçüncü olarak ise “Soru ile yoklanmaya çalışılan davranış önemli bir davranış olmalıdır” (Tekin, H. (2002). Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme. Ankara. Yargı Yayınevi, Sayfa 157; Özçelik, D. A., (1998). Ölçme ve Değerlendirme. Ankara. ÖSYM Yayınları, Sayfa: 133) yukarıdaki paragraflarda ayrıntılarıyla ifade edildiği gibi sadece psikologların bilmesi gereken bir davranışı öğretmen adaylarından bilmelerini beklemek testin kapsam geçerliliğini düşüren bir faktördür.

Bu üç  temel problem nedeniyle de bu soru ölçme ve değerlendirme ilkelerine terstir.
 
Logged

gamze-i nur
Sr. Member
****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 283


Men dakka dukka !


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : Temmuz 19, 2008, 02:14:16 ÖS »

Yüz binlerce kişinin katıldığı Kamu Personeli Seçme Sınavı’nda özellikle öğretmen adaylarını ilgilendiren Eğitim Bilimleri testinde 13 sorunun yanlış olduğu iddia edildi. Söz konusu 13 soruyu uzmanlara inceleten İhtiyaç Akademi, soruların “yanlış olma gerekçelerini” ÖSYM’ye dilekçeyle başvurarak bildirdi.

-İhtiyaç Akademi, ÖSYM’den konu ile ilgili hala bir cevap alınmadığını, gerekirse yargı yoluna gidileceğini bildirdi

– Yüz binlerce kişinin katıldığı Kamu Personeli Seçme Sınavı’nda (KPSS) özellikle öğretmen adaylarını ilgilendiren Eğitim Bilimleri testinde 13 sorunun yanlış olduğu iddia edildi. Söz konusu 13 soruyu uzmanlara inceleten İhtiyaç Akademi, soruların “yanlış olma gerekçelerini” ÖSYM’ye dilekçeyle başvurarak bildirdi.

Memur adaylarının katıldığı, 28-29 Haziran 2008 tarihinde yapılan ve 200 bin öğretmen adayının katıldığı KPSS’de sorulan sorular tartışılmaya devam ediliyor. İhtiyaç Akademi, Eğitim Bilimleri testindeki 13 sorunun yanlış olduğunu belirterek gerekçeleri ile birlikte ÖSYM’ye itiraz dilekçesi verdi. Gerekli düzeltmeler yapılmazsa mahkemeye gitmeyi planlayan İhtiyaç Akademi, internet sitelerinde ÖSYM’ye sunulmak üzere şikâyet dilekçeleri hazırlayarak soruların iptali için adaylardan da destek bekliyor.

-BAZI SORULAR ÇİFT YANITLI İDDİASI-

Soruların yanlış olduğu belirtilirken, soruların sınav kapsamına ve konu alanlarına uygun dağıtılmadığı, bazı derslerde yöneltilen soruların cevabının tartışılabilir olduğu, bazı soruların anlatımı ve ifadesindeki düzenlemeler, bazı soruların ise cevaplandırılmasında hazırlayıcısının kullandığı literatür ve öznel bakış açısı gibi nedenlerden dolayı iptal edilmesi gerektiği ifade ediliyor. Soruların bazılarında çift cevap olduğu, bazılarında ise doğru cevabın olmadığı ifade ediliyor. ÖSYM’ye gönderilen dilekçede her sorunun yanlış olma gerekçesine yer verilirken, bazı soruların zorlaştırılmak amacıyla içerisinde açık ve doğru olmayan maddelere yer verildiği savunuluyor.

-KPSS SORULARI ADLİYELİK OLABİLİR-

İhtiyaç Akademi yetkililerinin ANKA’ya yaptığı açıklamada, “İncelemeler sonucunda ölçme-değerlendirme ve bilimsel ölçütler açısından hata yapıldığını düşünmekteyiz. . İhtiyaç Akademi olarak ÖSYM’ye dilekçe gönderildi, ancak daha yanıt alınamadı. Söz konusu hatalarla ilgili açıklama yapılmaması ve yanlış soruların iptal edilmemesi halinde öğretmen adaylarının hakkını korumak amacıyla yasal yollara başvurmayı düşünüyoruz” denildi.
Logged

SOKAK_LAMBASI
Moderator
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2708

KONYA MATEMATİK


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : Temmuz 22, 2008, 11:16:39 ÖS »

açıklama yapılmış bugün bildiğim kadarıyla bazı soruların iptal olduğu hakkında... hangi soruların iptal olduğu ise puanların açıklanacağı gün belli olacakmış..!
Logged

Hiç bir şeyin değişmesini istemiyorsanız, daha çok devrim görürsünüz..!
aa_şş_kk
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 792


Türkçe Sevdalısı


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #4 : Temmuz 23, 2008, 03:03:51 ÖS »

NE BERBAT BİR  bir sınavdır bu

rezillik resmen
Logged

Deniz Feneri Derneği

KPSS hatırası

Güllerin kokusunda aradım seni , yoktun...

Türkçe Öğrt.

"Türkçem Sevdamdır"
SOKAK_LAMBASI
Moderator
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2708

KONYA MATEMATİK


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : Temmuz 23, 2008, 03:09:16 ÖS »

elimiz mahkum...
Logged

Hiç bir şeyin değişmesini istemiyorsanız, daha çok devrim görürsünüz..!
aa_şş_kk
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 792


Türkçe Sevdalısı


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #6 : Temmuz 23, 2008, 07:23:04 ÖS »

evet öyle malesef Sad
Logged

Deniz Feneri Derneği

KPSS hatırası

Güllerin kokusunda aradım seni , yoktun...

Türkçe Öğrt.

"Türkçem Sevdamdır"
mat_mazel
Jr. Member
**
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 55


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #7 : Temmuz 23, 2008, 08:15:34 ÖS »

neden adı birçok kitapta gecmeyen posner kpss de çıkıyor? artık iş çığrından çıkmış...
Logged

Aşk fizikle başlar, kimyayla olgunlaşır, matematikle sonuca varır...
SOKAK_LAMBASI
Moderator
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2708

KONYA MATEMATİK


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #8 : Temmuz 23, 2008, 08:23:02 ÖS »

ve yaşayan bir insandan soru geldi ilk defa... ilginç
Logged

Hiç bir şeyin değişmesini istemiyorsanız, daha çok devrim görürsünüz..!
mat_mazel
Jr. Member
**
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 55


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #9 : Temmuz 23, 2008, 08:57:55 ÖS »

ve yaşayan bir insandan soru geldi ilk defa... ilginç
Huh??
Logged

Aşk fizikle başlar, kimyayla olgunlaşır, matematikle sonuca varır...
SOKAK_LAMBASI
Moderator
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2708

KONYA MATEMATİK


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #10 : Temmuz 23, 2008, 09:14:23 ÖS »

ve yaşayan bir insandan soru geldi ilk defa... ilginç
Huh??

posner den bahsettim yani hocam..
Logged

Hiç bir şeyin değişmesini istemiyorsanız, daha çok devrim görürsünüz..!
mat_mazel
Jr. Member
**
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 55


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #11 : Temmuz 23, 2008, 10:15:30 ÖS »

kafam epey dalgındı onu bile algılayamadım kusura bakmayın acıklama için de saolun hocammm
Logged

Aşk fizikle başlar, kimyayla olgunlaşır, matematikle sonuca varır...
SOKAK_LAMBASI
Moderator
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2708

KONYA MATEMATİK


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #12 : Temmuz 23, 2008, 11:11:55 ÖS »

rica ederim
Logged

Hiç bir şeyin değişmesini istemiyorsanız, daha çok devrim görürsünüz..!
bengisunur
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 799


hazan mevsimi erken başladı....


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #13 : Temmuz 27, 2008, 03:45:03 ÖS »

yarın açıklansın artık yeterrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr    Huh?
Logged

Linkleri sadece uyelerimiz gorebilir.Daha kaliteli bir hizmet icin uye olun, zaten uyeyseniz giris yapin.
Uye ol yada Giris yap
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: