KPSS`de İtiraz Edilen 13 Soru

ÖSYM`nin yaptığı KPSS sınavında 120 sorudan oluşan ve öğretmen adaylarını ilgilendiren bölümdeki 13 soruyla ilgili kriz çıktı. Bin dilekçeyle itiraz yapıldı. İşte o sorular.
28.06.08 tarihinde ÖSYM tarafından gerçekleştirilen ve yaklaşık 250.000 öğretmen adayını ilgilendiren KPSS soruları ile ilgili olarak bilimsel geçerliliğinden kaynaklanan sorunlardan dolayı ÖSYM`ye dilekçe yağmuru başladı.
120 sorudan oluşan KPSS’nin eğitim bilimleri sorularının 13 sorusunun güvenirliği ile ilgili itiraz dilekçesi gerekçeleriyle birlikte verildi.
ÖSYM ye ulaşan dilekçe sayısı bini aşarken, daha birçok insanın dilekçe vermesi bekleniyor.
İŞTE İPTAL EDİLMESİ İSTENEN SORULAR VE GEREKÇELER
ÖSYM 2008 KPSS EĞİTİM BİLİMLERİ
A KİTAPÇIĞI
SORU: 11
Posner beş tür eğitim programı olduğunu söylemektedir. Bunlar; resmi program, uygulamadaki program, örtük program, ekstra program ve ihmal edilen (geçersiz) programdır.
Posner’in eğitim programını bu şekilde ayırmasının uygulamadaki anlamı ya da katkısı ne olabilir?
A) Eğitim araştırmacılarının resmî programın önemini kavramalarına neden olur.
B) Eğitim reformlarının başarı ve başarısızlıklarının nedenlerini belirlemeye yardımcı olur.
C) Program geliştirme alanının ne kadar dinamik bir süreç olduğunun kavranmasına yardımcı olur.
D) Program değerlendirmenin sistematik olarak yapılması gerektiğini ortaya koymaya yardımcı olur.
E) Aynı programın farklı boyutlarını ve farklı akademik çıktılarını belirlemeye yardımcı olur.
GEREKÇE:
Yukarıdaki sorunun doğru cevabı ÖSYM tarafından B seçeneği olarak verilmiştir. Ancak sorunun C ve D seçeneğinin de doğru olduğu düşünülmektedir.
Kökte cevaba gotürecek yeterli bir açıklama olmadığı gibi seçeneklerin üçünün de doğru olduğu düşünülmektedir. Madde kökünde yer alan “Posner’in eğitim programını bu şekilde ayırmasının uygulamadaki anlamı ya da katkısı ne olabilir?” ifadesi doğrultusunda çıkarımda bulunulacak olan bu soruda doğru cevap dışındaki diğer 4 seçeneğin doğru olmaması gerekir. Seçenekler, kökte sorulan soruya cevap olduğu düşünülecek olan biri doğru, diğerleri doğru olmayan önerilerdir (Baykul, Y. (2000) Eğitimde ve Psikolojide Ölçme. Ankara: ÖSYM Yayınları. Sayfa: 302).
Bu tür maddelerde yalnızca bir tanesi kesinlikle doğru cevap olmalıdır. Doğru cevabın dışındaki seçeneklerin tümü ise kesinlikle yanlış olmalıdır (Tekin, H. (2004). Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme. Ankara: Yargı Yayınları. Sayfa: 154). Eğer hazırlanan çoktan seçmeli test maddesindeki seçeneklerde bütün ifadeler doğruysa soru kökünde en doğru cevabın istendiğini belirten bir ifadenin bulunması gerekmektedir. “En doğru cevap maddesinde, kökte en doğru cevabın istendiğini belirten kısmın altı çizilmeli ya da bu kısımlar büyük harfle yazılmalıdır.” (Tekin, H. (2004). Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme. Ankara: Yargı Yayınları. Sayfa: 154). Fakat bu maddede en doğru cevap istenmediği halde soru en doğru cevabı isteyen nitelikte bir sorudur. Soru teknik olarak hatalıdır. Buraya kadar yapılan açıklamalardan anlaşılmış olacağı gibi, en doğru cevabın bulunmasını gerektiren seçmeli soruların bütün seçenekleri bir dereceye kadar doğru olan cevaplardır. Fakat bunlardan biri en doğru olanıdır. Bu durumda, seçenekler arasında kökteki sorunun cevabı olamayacak, yani hiç doğru olmayan ifadeler yer almayacaktır. (Özçelik, D. A. (1998-8). Ölçme ve Değerlendirme. Ankara: ÖSYM Yayınları. Sayfa: 139). Ancak bu madde tek doğrusu olan bir madde gibi sorulmuştur. Bu soruda öğrencinin kestirimde bulunması gerektiği için seçeneklerin sadece biri bu açıklamadan çıkarılacak bir kestirim olmalıdır. Zaten sorudaki açıklama yeterince açık da değildir. Sorunun cevabı B olarak verilmiştir. Posner’ın eğitim programını beşe ayırmasının uygulamadaki anlamını ya da katkısının eğitim reformlarının başarı ve başarısızlıklarının nedenlerini belirlemeye yardımcı olabileceği doğru seçenek olarak verilmektedir. Sorudaki açıklamadan doğru seçenek çıkarılamamaktadır. Soru açık ve anlaşılır değildir. Çıkarımda bulunabilmek için programların değerlendirilmesi gerekir. Bu nedenle, D seçeneğinde yer alan “Program değerlendirmenin sistematik olarak yapılması gerektiğini ortaya koymaya yardımcı olur.” çıkarımında da bulunulabilir. Zaten programların değerlendirilmesiyle, başarı ve başarısızlıkların nedenleri belirlenerek program geliştirme sürecine dinamizm sağlanır. Bu gerekçeyle C seçeneğinde yer alan “Program geliştirme alanının ne kadar dinamik bir süreç olduğunun kavranmasına yardımcı olur.” ifadesi de doğrudur. Sıralanan nedenlerden dolayı bu soru iptal edilmelidir.
SORU: 24
Bir Türkçe öğretmeni bir okuma parçasını aşağıdaki basamakları izleyerek işlemektedir:
• Sınıfı küçük gruplara ayırır.
• Okudukları parçayı bireysel olarak özetledikten sonra özetlerini grup arkadaşlarının özetleriyle karşılaştırmalarını ister.
• Okuma parçası hakkında kitaptaki soruları önce bireysel olarak cevaplandırmalarını sonra, cevapları grup içinde tartışmalarını ister.
• Daha sonra, gruplardan parçanın içerdiği fikirlerin ilişkisini gösteren bir kavram haritası oluşturmalarını ister.
Bu öğretmenin dersinde yararlandığı öğretim yaklaşımı ya da kuramı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Aktif öğrenme B) Bireysel öğrenme
C) Çoklu zekâya dayalı öğrenme D) Yapılandırmacı öğrenme
E) Tam öğrenme
GEREKÇE:
Yukarıdaki sorunun doğru cevabı ÖSYM tarafından A seçeneği olarak verilmiştir. Ancak sorunun D seçeneğinin de doğru olduğu düşünülmektedir.
Aktif öğrenmede bireysel ve grupla çalışma vardır, bireysel ve grupla yapılan çalışmaların karşılaştırılması söz konusudur. Fakat soru iki doğru cevaplı olmuş, çeldirici yanlış belirlenmiştir. Çünkü bu noktalar yapılandırmacı öğrenmede de vardır. Hatta fikirlerin ilişkisini gösteren bir kavram haritasını öğrencilerin grupla oluşturması öğretmen tarafından istenmektedir. Öğrencinin kendi fikirlerini kavram haritaları ile ifade etmesi yapılandırmacı (oluşturmacı) öğrenmede yer alır. Konuyla ilgili kaynaklarda da açıklamalar şu şekilde yer almaktadır:” “Yapılandırmacı öğrenmede öğrenci etkindir ve grupla çalışır. Kendi algılama gücü ve daha önce öğrendikleri ile kaynaştırarak yeni bir yapı oluşturur. Öğrenen, öğretim sürecinde etkin rol oynar, görüşleri tartışır, sorgular, hipotezler kurar ve düşündüklerini başkaları ile paylaşır.” (Gözütok,F.D. (2007). Öğretim İlke ve Yöntemleri. Ankara: Ekinoks Kitapevi. Sayfa: 180). Ayrıca, yapılandırmacı öğrenmede, öğrencinin fikirlerini (düşüncelerini) kavram haritaları oluşturarak ortaya koyma söz konusudur. “Yapılandırmacı öğrenme yeni bilginin eskilerine entegre edilmesini öngörür. Kavramlar arasındaki ilişkilere dikkat çekilir. Deneyimlerle öğrenilen kavramlar kavram haritaları ile şekillenir. Ayrıca öğrenciler en iyi düşünme becerilerini burada geliştirecektir.” (Jonassen, D.H. ve Grabowski, B. (1993). Handbook of Individual Differences, Learning, and Instruction. Hillsdale, NJ: Lawrence Erlbaum & Associates.). En doğru cevabı olan madde olarak düşünülen bu soru ile ilgili olarak ölçme-değerlendirme açısından bir hata yapıldığı görülmektedir. Baykul’a göre, “Bazı davranışlar çeşitli yanıtlar arasında tartışmayı gerektirebilir veya bir işlemi birden fazla basamak devam ettirmeyi gerektirebilir. Bu gibi durumlarda maddenin bütün seçeneklerindeki cevaplar doğrudur, fakat seçeneklerden birindeki cevap en doğrudur; bu cevap anahtara konur. Böyle maddelere en doğru cevabı olan madde adı verilir.” (Baykul, Y. (2000). Eğitimde ve Psikolojide Ölçme. Ankara: ÖSYM Yayınları. Sayfa:314). Bu madde tek doğrulu bir madde olmadığı halde tek doğrulu madde gibi hazırlanmıştır. Özçelik’e göre, “Bazı seçmeli sorularda, kökte sorulan sorunun cevabı tek olmadığı gibi onun cevapları arasında kesin bir doğruluk sırası da yoktur. Bu gibi sorulardan yararlanarak seçmeli soru yapılmak istendiğinde, iki yoldan biri tutulabilir. Ya kökteki sorunun cevabı olamayacak ifadenin bulunması istenerek doğru cevaplar çeldirici duruma getirilir ya da kökteki sorunun cevapları, cevap olmayacak bazı ifadelerle birlikte sorunun kökünde verilerek bunlardan hangilerinin cevap olabileceği sorulur.” (Özçelik, D. A. (1998-8). Eğitim Programları ve Öğretim. Ankara: ÖSYM Yayınları. Sayfa:140).
Madde köküne bakıldığında bir sorun bulunmamakta ancak iki doğru cevabın seçeneklerde verildiği açıkça görülmektedir. “Sadece bir doğru cevabı olan seçmeli sorulara, kesin ve tek doğru cevaplı sorular denir. Bazen, kökteki sorunun cevabı tek olmasa bile bu cevaplardan sadece bir tanesini seçeneklerde vererek bu çeşit seçmeli sorular yapılmaya çalışıldığı görülür. Ancak, bu yol iyi bir yol değildir. Böyle bir soru karşısında, seçeneklerde verilmeyen doğru cevabı düşünen bir öğrenci, soruyla yoklanan davranışı öğrenmiş olduğu halde öğrenmemiş gibi görülebilir. Onun için, bir sorunun cevabı kesin ve tek ise böyle bir soru yapılmaktadır (Özçelik, D. A, (1998-8). Ölçme ve Değerlendirme. Ankara: ÖSYM Yayınları. Sayfa:139). En doğru cevap maddelerinde anahtar cevabın, gerçekten, seçeneklerin en doğrusu olduğu üzerinde konu uzmanları birleşmiş olmalıdır (Tekin, H.l (2004) Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme. Ankara: Yargı Yayınları. Sayfa:177).“Kökteki sorunun cevabı olan seçeneğe doğru cevap denir. Seçeneklerden geriye kalan dört tanesi, kökteki sorunun değil, başka soruların cevaplarıdır. Doğru cevabı gizleme amacıyla, doğru cevabın bulunduğu seçeneklerde şaşırtıcı ifadeler, maddenin birden çok cevaplı olmasına yol açabilir. Böyle durumlar, doğru cevabı bilenleri maddeyi cevaplamaktan uzaklaştırır (Özçelik, D. A. (1998-8). Ölçme ve Değerlendirme. Ankara: ÖSYM Yayınları. Sayfa: 138). Bu nedenle bu soru iptal edilmelidir.
SORU: 27
Bir öğretmen, dersinin belli bir bölümünü soru – yanıt yöntemini kullanarak işlemektedir. Soruları sorduğunda bütün çabalarına karşın öğrencilerden yanıt alamamış ya da yanlış yanıtlar almıştır.
Bu durumda, öğretmenin aşağıdakilerden hangisini yapması eğitsel olarak doğrudur?
A) Öğrencilere ders içinde zaman vermesi ve konuyu kitaptan okumalarını istemesi
B) Soru - yanıt yöntemi yerine sunuş ya da başka bir yöntemle dersi sürdürmesi
C) Öğrencilerin derse hazırlanmadan gelmelerinin nedenlerini araştırması
D) Öğrencilere gelecek ders konuyu çalışıp gelmelerini, kendilerinin sunuş yapacaklarını söylemesi
E) Konuyu öğrencilerin çeşitli kaynaklardan araştırmalarını istemesi
GEREKÇE:
Yukarıdaki sorunun doğru cevabı ÖSYM tarafından B seçeneği olarak verilmiştir. Ancak sorunun C seçeneğinin de doğru olduğu düşünülmektedir.
“Sınıf yönetiminde önce yapılması gereken, istenmeyen davranışı anlamak, nedenlerine ulaşmaktır. Ancak bundan sonra hangi eylem strateji ve türünün seçileceği, nasıl uygulanacağı açıklık kazanır.” (Başar, H. (2008). Sınıf Yönetimi. Ankara: Anı Yayıncılık. Sayfa:162). Bu soruda öğretmen, sınıfta bir sorun ile karşılaşmaktadır. Bir sorun karşısında öğretmenin yapacağı ilk iş, Başar’ın da açıkladığı gibi, sorunun nedenini belirlemektir. Bundan sonra hangi eylem strateji ve türünün seçileceği, nasıl uygulanacağı belirlenmelidir. Bu nedenle “C” seçeneğindeki “Öğrencilerin derse hazırlanmadan gelmelerinin nedenlerini araştırması” cevabı doğrudur. Soruda “öncelikle” ya da “en doğrudur” gibi bir ifade olmadığı için soru yanlıştır. Bu durumda sorunun iki cevabı vardır. Bu olumsuzluğu ortadan kaldırmak için soru köküne “öncelikle” ya da “en doğrudur” ifadesi eklenmelidir. En doğru cevabı olan madde olarak düşünülen bu soru ile ilgili olarak ölçme-değerlendirme açısından bir hata yapıldığı görülmektedir. Baykul’a göre, “Bazı davranışlar çeşitli yanıtlar arasında tartışmayı gerektirebilir veya bir işlemi birden fazla basamak devam ettirmeyi gerektirebilir. Bu gibi durumlarda maddenin bütün seçeneklerindeki cevaplar doğrudur, fakat seçeneklerden birindeki cevap en doğrudur; bu cevap anahtara konur. Böyle maddelere en doğru cevabı olan madde adı verilir” (Baykul, Y. (2000). Eğitimde ve Psikolojide Ölçme. Ankara: ÖSYM Yayınları. Sayfa:314). Bu madde tek doğrulu bir madde olmadığı halde tek doğrulu madde gibi hazırlanmıştır. Özçelik’e göre, “Bazı seçmeli sorularda, kökte sorulan sorunun cevabı tek olmadığı gibi onun cevapları arasında kesin bir doğruluk sırası da yoktur. Bu gibi sorulardan yararlanarak seçmeli soru yapılmak istendiğinde, iki yoldan biri tutulabilir. Ya kökteki sorunun cevabı olamayacak ifadenin bulunması istenerek doğru cevaplar çeldirici duruma getirilir ya da kökteki sorunun cevapları, cevap olmayacak bazı ifadelerle birlikte sorunun kökünde verilerek bunlardan hangilerinin cevap olabileceği sorulur.” (Özçelik, D. A. (1998-8). Eğitim Programları ve Öğretim. Ankara: ÖSYM Yayınları. Sayfa:140). Bu nedenle bu soru iptal edilmelidir.
SORU: 40
Türk eğitim sisteminde eğitim programları ve öğretmenlerin rolleriyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
A) Eğitim programları Millî Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanır, öğretmenler yalnızca uygulamaktan sorumludur.
B) Eğitim programlarının hazırlanmasından ve değerlendirilmesinden Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı, uygulanmasından ise öğretmenler sorumludur.
C) İl ya da ilçe Millî Eğitim Müdürlükleri eğitim programlarını hazırlar, öğretmenler programları uygular ve değerlendirir.
D) Öğretmenler, okul müdürlerinin ve müfettişlerin yönlendirmesiyle eğitim programlarını uygulamaktan sorumludur.
E) Öğretmenler, eğitim programlarının uygulanmasında ve değerlendirilmesinde sorumluluk taşırlar.
GEREKÇE:
Yukarıdaki sorunun doğru cevabı ÖSYM tarafından E seçeneği olarak verilmiştir. Ancak sorunun B seçeneğinin de doğru olduğu düşünülmektedir.
Çünkü; sorunun B seçeneği değerlendirildiğinde Talim Terbiye Kurulu’nun görevi Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı Yönetmeliği’nde; “Eğitim ve öğretim ile ilgili plan ve programları, ders araç ve gereçlerini hazırlamak, incelemek ve geliştirmek” (Resmi Gazete, 31.1.1993/21482, Dördüncü kısım, İkinci Bölüm, Madde 33, Eğitim Uzmanlarının Görevleri, “b” bendi) ifadesi yer almaktadır. Ayrıca programları geliştirmek değerlendirmeyi de içine alan geniş bir ifadedir.
Diğer bir maddede ise; “Sistem boyutunda uygulama sonuçlarını değerlendirmek ve bu sonuçlara göre program uygulamalarında düzenlemeler yapmak” ifadesi yer almaktadır (Resmi Gazete, 31.1.1993/21482, Eğitim-Öğretim ve Program Dairesi Başkanlığı, Görevleri, Madde 116, “e” bendi.) Bu iki maddeye dayanarak; B seçeneğindeki “Eğitim programlarının hazırlanmasından ve değerlendirilmesinden Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı, uygulanmasından ise öğretmenler sorumludur.” ifadesi içerisindeki “Eğitim programlarının hazırlanmasından ve değerlendirilmesinden Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı sorumludur.” kısmı doğru olur. Zaten ”E” seçeneğinde, öğretmenin programın uygulamasından sorumlu olduğu kabul edilmektedir. Bu nedenle ”B” seçeneğinde yer alan “Uygulanmasından ise öğretmenler sorumludur.” ifadesi de doğru kabul edilmiştir. Bu açıklamalar doğrultusunda sorunun iki doğru cevabı vardır. Hem B hem de E doğru seçeneklerdir.
En doğru cevabın bulunmasını gerektiren seçmeli soruların bütün seçenekleri bir dereceye kadar doğru olan cevaplardır. Fakat bunlardan biri en doğru olanıdır. Bu durumda, seçenekler arasında kökteki sorunun cevabı olamayacak, yani hiç doğru olmayan ifadeler yer almayacaktır (Özçelik, D. A. (1998-8). Ölçme ve Değerlendirme. Ankara: ÖSYM Yayınları. Sayfa: 139). En doğru cevabı olan madde olarak düşünülen bu soru ile ilgili olarak ölçme-değerlendirme açısından bir hata yapıldığı görülmektedir. Baykul’a göre, “Bazı davranışlar çeşitli yanıtlar arasında tartışmayı gerektirebilir veya bir işlemi birden fazla basamak devam ettirmeyi gerektirebilir. Bu gibi durumlarda maddenin bütün seçeneklerindeki cevaplar doğrudur, fakat seçeneklerden birindeki cevap en doğrudur; bu cevap anahtara konur. Böyle maddelere en doğru cevabı olan madde adı verilir.” (Baykul, Y. (2000). Eğitimde ve Psikolojide Ölçme. Ankara: ÖSYM Yayınları. Sayfa:314). Bu madde tek doğrulu bir madde olmadığı halde tek doğrulu madde gibi hazırlanmıştır. Sorudaki hatanın giderilmesi için doğru cevap dışındaki diğer 4 seçeneğin yanlış ifadelerden oluşturulması gerekmektedir. Bu nedenle bu soru iptal edilmelidir.