|
aylin43
|
 |
« : AÄŸustos 11, 2007, 12:55:44 ÖÖ » |
|
AKLA GELMEYECEK HAZIR CEVAPLAR Sokrat Ölüme mahkum edildiğinde, eşi: - Haksız yere öldürülüyorsun, diye ağlamaya başlayınca, Sokrat: - Ne yani, demiş. Birde haklı yere mi öldürülseydim!
Sultan Alparslan 27 bin askeriyle Bizans topraklarında ilerlerken, keşfe gönderdiği askerlerden biri huzuruna gelip telaşla: - 300 bin kişilik düşman ordusu bize doğru yaklaşıyor, der. Alparslan hiç önemsemeyerek şöyle der: - Biz de onlara yaklaşıyoruz.
Bir filozofa sormuşlar: Şansa inanırmısınız? Filozof: Evet, yoksa sevmediğim insanların başarısını neyle açıklardım.
Yavuz Sultan Selim, birçok Osmanlı padişahı gibi sefere çıkacağı yerleri gizli tutarmış. Bir sefer hazırlığında, vezirlerinden biri ısrarla seferin yapılacağı ülkeyi sorunca, Yavuz ona: - Sen sır saklamayı bilir misin? diye sormuş. Vezir: - Evet hünkarım, bilirim dediğinde, Yavuz cevabı yapıştırmış: - Ben de bilirim.
Bir toplantıda bir genç, M. Akif'i küçük düsürmek için: - Afedersiniz, siz veteriner misiniz? demiş. M. Akif hiç istifini bozmadan şu cevabı vermiş: - Evet, biryeriniz mi ağrıyordu?
Bir doktor alkolsüz bira içilir mi? diye soran hastasına,N asreddin Hoca’nın şu fıkrası ile cevap vermiş: Adamın biri, Nasreddin Hoca’ya: --Tuvalette bir şey yemek caizmidir? diye sorunca, Hoca: --Caizdir, demiş. Ama içeride başka birşey yediğini zannederlerse, ne diyeceksin?
N.Fazıl Kısakürek,vapurla Kadıköy’e geçerken, yanına biri yaklaşıp: --Üstad, diye sormuş. Peygamberlere ne diye gerek duyuldu? Biz yolumuzu bulabilirdik. Necip Fazıl, okuduğu kitaptan başını kaldırmadan: --Ne diye vapura bindin ki, cevabını vermiş. Yüzerek karşıya geçebilirdin.
İmam-ı Azam hazretleri, üzerine doğru gelmekte olan bir hayvana yol vererek kenara çekildiğinde, yanındakiler neden böyle yaptığını sormuşlar. Hazret, düşünmeden cevap vermiş --Onun boynuzları var, benim ise aklım.
Öğrenci; --Hocam,diye sormuş.İnsan,maymunun gelişmiş şeklidir’’diyorlar.Ne dersiniz? Seyid Ahmet Arvasi cevap vermiş. --O mantığa göre çınar ağacı da maydonozun gelişmiş şeklidir.
Selçuk Sultanlarından biri,Mevlana’yı ziyaret ederek,saltanatları arasında ne fark olduğunu sorduğunda, o büyük zattan şu cevabı almış: --Senin saltanatın, gözlerin açık kaldığı müddetçe bakidir. Benim saltanatım ise, gözlerimi kapadığımda başlar.
Lokman Hekim’e: --Hastalarımıza ne yedirelim? diye sorduklarında, şu cevabı vermiş: --Acı söz yedirmeyin de, ne yedirirseniz olur.
Bir Fransız yazar,Mehmet Akif’e: --Kadınlarınızı evden çıkartmadığınız doğru mu? diye sorduğunda Akif: --Daha önceleri öyleydi, karşılığını vermiş. Fakat şimdi dışarı çıkarttık ve bir türlü içeri sokamıyoruz.
Alaaddin Başar’a: --Şeytan,niçin meyhaneye gidenlere vesvese vermiyor? diye sorduklarında: --Vermez tabi, demiş. Eğer verse kazayla camiye giderler.
|