NiSa_Suu
Newbie
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 24
|
 |
« : Ekim 03, 2007, 05:36:35 ÖS » |
|
sizce arkadaşlarr bence ögretmen gıbıme gelıyo çunku ögretmen de bitiyo hersey tmm bız öfgrencılerd de bitiyor derse calısmalıyız ama derstee  uyukluyoruz bu alanda.. ? siz ne dersınız Edit: Başlıktaki yazım hatası düzeltildi. (Gözüme çok batıyordu da  ) - LAGIMCI
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Ekim 20, 2007, 06:33:27 ÖS Gönderen: LAGIMCI »
|
Logged
|
|
|
|
fddarif
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 24
|
 |
« Yanıtla #1 : Ekim 04, 2007, 09:19:12 ÖÖ » |
|
Sevgili "NiSa_Suu" Dersi sevmede öğretmenin etkinliği tartışılmaz. Zira bir öğretmen isterse o dersi sevdirir, isterse de nefret ettirir. Bu tamam.... Ama sen, sevgili yavrucuğum....Şu yazdığın iletideki cümlelere, noktalama işaretlerine bir bakar mısın? 11.inci sınıfa giden bir öğrenciye uygun düşüyor mu bu ifade tarzı? Ne demek istediğimi anladın değil mi? Hadi bakalım...Sen akıllı bir gençsin....Bundan böyle sana yakışanı yap....Yanaklarından öpüyorum ve çok güzel bir eleştiri getirdiğin için de seni kutluyorum.....
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
afilli
Jr. Member

Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 65
WELCOME TO GLEAM OF HOPE
|
 |
« Yanıtla #2 : Ekim 04, 2007, 09:43:13 ÖS » |
|
felsefe eğlencelidir onu sıkıcı yapan kesinlikle öğretmendir
|
|
|
|
|
Logged
|
HAYAT ;SANA İNAT YOK PES ,ZARINI ATTIN VE YOLA DEVAM DEDİN BEN ŞİMDİ YOLUMU UMUDA ÇEVİRDİM
|
|
|
maitreya
Newbie
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 5
|
 |
« Yanıtla #3 : Ekim 04, 2007, 11:39:52 ÖS » |
|
öğrenci ilk olarak felsefeyle 17-18 yaşında, hayatla ciddi anlamda belki de ilk boğuşmaya girmesine sebep olan, öss kaosunun içinde tanışmaktadır.bu yaşa kadar bilgi depolama yeri olarak görülen öğrenciden yaşamın bu kıyısında felsefeye dair düşünmesini beklemek saçma olabilir,çünkü öğrenci sınava pragmatik bakmaktadır.aslında öğretilmeye çalışılan bilgiler de gerçek anlamda felsefeye ait değildir.öğrencinin önyargısını kırmak kesinlikle biz öğretmenlerin işidir.kitaba bağlı kalmadan sunulan,günlük hayatla bağlantılar kurulan bir anlatım öğrenciyi o an olmasa bile üniversite yıllarında felsefeye çekecek ve bazı noktaları sorgulamasını sağlayacaktır.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
herto
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 11
|
 |
« Yanıtla #4 : Ekim 06, 2007, 10:03:10 ÖS » |
|
ben kitabın son derece sıkıcı olduğunu ve felsefeye yakışmadığını söyleyeceğim. lise felsefe kitabını kim yazarsa yazsın çerçeveye (başlıklara) sıkışıp kalacaktır ve sıkıcı, yorucu olmaktan kurtulamayacaktır. hiçbir güzel cümle talim terbiyenin belirlediği kapsamı, sınırları, konu başlıklarını, onların sıralamasını vs. aşıp ufuk açıcı, heyecan uyandırıcı olamayacaktır. boğulup gidecektir. öğretmen de derse ('ders' sözcüğü bile felsefe için yaralayıcı bence. felsefe etkinliği falan olmalıydı belki...) bağlı kalınca sıkıcı olmaktan kurtulamıyor pek. bence kitabı tutup çöpe atmalı ve derse öyle başlamalı . bildiği gibi. ayrıca konular da çok fazla. isimler çok fazla.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
NiSa_Suu
Newbie
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 24
|
 |
« Yanıtla #5 : Ekim 07, 2007, 12:39:04 ÖÖ » |
|
fddarif düşüncelerinize saygım sonsuz ama sizinde benim düşünceme saygı duymanızı isterdim ayrıca herşeyde yazı deyildir..neyse saolun yinede ve diyer arkadaslarım veya ögretmenlerim sanırım sizlerde hemen hemen benim düşünceme katılıyorsunuz yani bu yıl ki felsefenin çok alakasız fazla konular içerdiğini ayrıca sürekli kitaba bağlı kaldıgımızı hepimiz biliyoruzz t$k ederım düşüncelerinizi paylastığınız için...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
fddarif
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 24
|
 |
« Yanıtla #6 : Ekim 07, 2007, 11:04:07 ÖÖ » |
|
Sevgili "NiSa_Suu", Senin iletilerini büyük bir dikkatle okuyorum ve seninle iletişim kurmaktan da büyük bir zevk alıyorum. Özgür, sorgulacı bir öze sahip olman da beni çok memnun ediyor. Umarım hep böyle sorgulayıcı ve cesur olursun.... Ancak küçük bir kaç noktada seninle anlaşmamız lazım diye düşünüyorum. Ne dersin? 1. Öncelikle birbirimizin iletilerini dikkatlice okumamız gerek. Zira birbirimizin ne demek istediğini tam olarak anlayamazsak, o zaman farklı şeyleri konuşmuş oluruz. Değil mi? Şimdi benim bu sitede size gönderdiğim ilk iletide (yani bir önceki), öğretmen konusundaki düşüncelerine katıldığımı çok açık bir şekilde ifade ettim (yukarıda okuyabilirsin); hatta orada şöyle dedim: "Bir öğretmen isterse bir dersi sevdirir, isterse de o dersten nefret ettirir". Kanımca burada bir sorun yok. Değil mi? Varsa lütfen bana söyleyin. O halde "öğretmen"konusunda düşüncelerimiz aynı.... 2. Sevgili "NiSa_Suu", iletinde bana şöyle diyorsun "duşüncelerinize saygım sonsuz ama sizinde benim düşünceme saygı duymanızı isterdim ayrıca herşeyde yazı değildir". Şimdi.....size yazdığım iletinin hangi yerinde "duşuncelerinize" saygısız davrandım? Böyle bir cümle, iletinin neresinde geçiyor? Ben sana şunu söylüyorum; "Sen 11.nci sınıf öğrencisisin; dolayısıyla cümlelerini yazarken gramer (dil bilim) kurallarına uyarsan iyi olur. Zira, dilimizi bizim gibi insanlar da dikkatsiz bir şekilde kullanırsa o zaman halimiz ne olur? Evet....gençler ve hatta belli bir yaşta bulunanlar ve hatta kimi öğretmenler bile bu sitelerde kendilerine hiç de uymayan bir yazı dili oluşturuyorlar. Bu hiç de onaylanacak bir durum değildir. En azından ben böyle düşünüyorum. Sonuç, ben, senin "öğretmen" konusundaki eleştirine katılıyorum. Ama ifadelerini, düşüncelerini yazıya döktüğünda bunlar düzenli ve dil bilime uygun düşmeli. Senin gibi gençlere bu toplumun çok gereksinimi var. Sana başarılar diliyorum...
Saygı, sevgi ve dostlukla...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
sirlimen
Jr. Member

Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 52
Sefil Sınıfçı
|
 |
« Yanıtla #7 : Ekim 07, 2007, 11:05:32 ÖÖ » |
|
Genellikle konular sıkıcı olduğu gibi öğretmenleri de çok fazla bize uzak olan terimler kullanıyor biraz daha dersi öğrenciye yaklaştırsa daha güzel olur
|
|
|
|
|
Logged
|
Özlemek Sevdiklerini Yüreğin Bir Çırpı da Yanarcasına
|
|
|
godlovesugly
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 7
|
 |
« Yanıtla #8 : Ekim 11, 2007, 06:54:54 ÖS » |
|
Kitap her M.E.B.' nın kitabı gibi fazlasıyla sıkıcı.Temel kavramlar öğretilirken, öğrencilere bu kadar işkence çektirmenin ne gereği var.Ben ki felsefe yumağı, ben bile katlanamıyorum bu saçmalıklara.Hele bir de kendi bünyesinde 'Cem Yılmaz' gören nadide bir hoca derse girince, çıldırıyor karadeniz. Fen alanından da bu yüzden uzaklaştım.Yoksa genetik mühendisi olması gereken birisiydim.Eğitim dünyası nitekim.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
fddarif
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 24
|
 |
« Yanıtla #9 : Ekim 15, 2007, 08:45:42 ÖÖ » |
|
Arkadaşlar, Bir dersin sevdirilmesinde bir çok etken vardır ve bunlar içerisinde özellikle öğretmen tartışılmaz olandır. Bu yargıya karşı çıkıp bunu eleştirecek olan var mı bilmiyorum. Dersin sevdirilmesinde en büyük sorun, o dersi verecek olan öğretmenin yöntemidir. --neyi, nasıl sunacak? --hangi örnekle başlayacak? --konuyu öğrencinin dikkatine çekebilmek için güncel bir örnek, bir malzeme var mı? --ders verilecek sınıfın hangi özelliği bu konunun anlatılmasında bir araç olarak kullanılabilir? İşte bu ve benzer sorulara yapılan hazırlık sonucunda sınıfa giren bir öğretmen daha başarılı olur. Felsefe dersi olsun, diğer dersler olsun şurası unutulmamalıdır ki, tüm bu dersler ya da bilgiler HAYAT içindir. Zira tüm bilgilerin kaynağı hayattır. Bu nedenle sunuşumuz hayattan kopuksa fazla bir şey yapamayız. Dolayısıyla tüm aktarımlarımız ya da iletişimimizde temel sorun hayatla kurduğumuz bağdır.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
fddarif
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 24
|
 |
« Yanıtla #10 : Ekim 15, 2007, 09:38:59 ÖÖ » |
|
Arkadaşlar, Her bilimin kendine özgü kavramları, terimleri ve yargıları vardır. Eğer biz, bu bilimin bulgularını öğrenmek istiyorsak, bunları öğrenmek zorundayız. Sorun, bu kavramları, terimleri ya da yargıları öğrenciye sevdirerek öğretmektir. Yani, MOTİVASYON...... "Ben felsefeyi seviyorum ama kitapta çok fazla terim var" gibi bir ifade doğrusu bilinçsizliktir. Felsefeyi sevmek demek, onu kavramlarıyla, terimleriyle, tarihiyle sevmek demektir. Kavramları, terimleri bilmeden felsefi tartışmalara katılmak; gülünç olmaktan öteye gitmez. Numen, fenomen, apriori, aposteriori, gneseoloji v.b terimleri bilmeden, felsefi konuşmalarda yerimiz sade bir vatandaştan farksız olmaz. Üstelik bu durum sadece felsefe için değil, diğer tüm bilim dalları için de geçerlidir. Şunu unutmamak lazımdır ki, "bilim halk için değildir". Bilim, bilmek içindir; yani olaylar arasında neden-sonuç ilişkilerini bilmektir. Kaynaklar, kitaplar konusuna gelince; her ülkede ders kitabı vardır. Bunların bazıları için iyi, bazıları içinde kötü denir. Bana göre müfredat önemlidir. Örneğin felsefe kitapları içinde "epistemoloji-bilgi teorisi" diye bir ünite vardır. Bu ünitede bilgi sorunu tartışılır. Bu ünitede kitap ne derse desin, ne yazarsa yazsın; onu şekillendirecek ve kavratacak olan öğretmendir. Ve de öğretmen bu konuda özgürlüğünü kıvrak zekası ve yeteneğiyle istediği gibi kullanabilir. Nitekim bu ülkede kitaplar aynı olmasına karşın felsefe dersini ya da diğer dersleri sevdiren ya da nefret ettiren yeterli sayıda öğretmen örneği de vardır. Sonuç; felsefeyi ya da diğer herhangi bir dersi seven öğrenci ya da kişi o bilimin kavramlarını, terimlerini de öğrenmek zorundadır. Tabii ki, bu sevgi emek ister, çaba ister yani "BURSA'DA ŞİİRİ NENEMDE YAZAR".
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
godlovesugly
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 7
|
 |
« Yanıtla #11 : Ekim 15, 2007, 06:19:00 ÖS » |
|
felsefede kavramları bir iki cümleyle açıklamak her zaman yetersizdir.o öğrendiğiniz bi iki cümleyle konuşmalara katılırsanız, gülünçten beter duruma düşersiniz.kavramların kuysuu çok derindir, su çekmek o kadar kolay değildir.maharet bunları ezberlemek öğrenmek değil, bunları sindirmektedir.
örneğin : materyalizm kavramı için kitap maddi demiş.hayır bu kadar basit değil, eğer felsefe yapcaksanız bir kavramı bu kadar basite indirgeyemezsiniz.
ayrıca felsefe öğrenilmez, felsefe yapmak öğrenilir, geliştirilir; ki felsefenin temelinde felsefe öğrenmeye çalışmak diye bi mantık yatmaz.bu, bazı vücut organlarının yanlış kullanılmasının istenmedik bir sonucudur.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
yusufdal
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 47
|
 |
« Yanıtla #12 : Ekim 20, 2007, 02:38:50 ÖS » |
|
her ikiisi de denebilir. fakat burada esas olan, arz-talep dengesidir.
hayatında ilk defa gördüğ ve hele de hiçbir birikiminin olmadığı bir alanda, okul hayatın sonunda bir dönemde öğrenciye felsefe öğretmeye çalışıyoruz. tabii ki burada amaç kimseyi filozof yapmak değil. sistemin de dediği gibi; dersi tanıtmak ve birtakım temel kavramlarla buluşturmaktır.
gerisi arzuya kalmış...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
fddarif
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 24
|
 |
« Yanıtla #13 : Ekim 22, 2007, 08:52:16 ÖÖ » |
|
"Felsefe dersi mi yoksa felsefe öğretmeni mi sıkıcıdır?" gibi bir soruyu biraz daha genelleyerek, "DERS Mİ YOKSA ÖĞRETMEN Mİ DAHA SIKICIDIR?" şeklinde sormanın daha doğru olduğunu düşünüyorum. Çünkü bu sorun sadece FELSEFE dersine ilişkin çok cılız olur ve de doğru olmaz. Dolayısıyla genel bir yanıttan sonra "felsefe ve öğretmen" bağlantısına daha kolay girebiliriz. Böyle bir genel sorunun yanıtı ise çok kolay: BİR DERSİN SIKICILIĞI DERSİN KENDİSİYLE DEĞİL, ÖĞRETMENİYLE İLGİLİDİR. Zira bir öğretmen; isterse ve becerebilirse o dersi çok zevkli yapabilir ama aynı zamanda isterse de bir İŞKENCE ortamına da dönüştürebilir. Bu durumu hemen hemen hepimiz hem öğrencilik hem de öğretmenlik hayatımızda görmüşüzdür. Öyle değil mi? Ancak, sayın "yusufdal", son iletisinde "Sistemin de dediği gibi; dersi tanıtmak ve birtakım temel kavramlarla buluşturmaktır" gibi bir yargısına katılmam olanaksız. Bir öğretmeni içinde bulunduğu toplumdan ve sistemden tabii ki soyutlamamız olanaksız. Aman şurasıda bir gerçek ki, bir öğretmen koşulların tüm olumsuzluğuna karşın her zaman yapabileceği bir şeyler vardır. Bir dersin öğrenci tarafından sevilmesi ile öğrenme ve araştırma güdülenmesinin ortaya çıkmasında; müfredat, bulunulan toplum, okul, araç-gereç.....ne kadar olumsuz olursa olsun, öğretmenlerin yapabileceği çok şey vardır. ÖĞRETMENİN AMACI; SADECE DERSİ TANITMAK VE BİR TAKIM TEMEL KAVRAMLARI EZBERLETMEK DEĞİLDİR. ÖĞRETMENİN TEMEL AMACI; İLGİLİ DERSTE GEREKEN ÖĞRENME VE ARAŞTIRMA GÜDÜSÜNÜ VERMEKTİR. Bu amaca ulaşabilmede, her türlü olumsuzluğu bir gerekçe olarak öne sürme, bir öğretmen için yakışmaz.
Saygı, sevgi ve dostlukla...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
freemad
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 1
|
 |
« Yanıtla #14 : Ekim 28, 2007, 10:13:10 ÖS » |
|
kesinlikle öğretmen sıkıcıdır hele de adı arzuysa 
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|