Öğretmenler Forumu
Ekim 13, 2008, 08:49:28 ÖS *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara GiriÅŸ Yap Kayıt  
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
Gönderen Konu: Felsefe dersi mi yoksa felsefe öğretmeni mi sıkıcıdır?  (Okunma Sayısı 3075 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
NiSa_Suu
Newbie
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 24



Üyelik Bilgileri
« : Ekim 03, 2007, 05:36:35 ÖS »

  sizce arkadaÅŸlarr bence ögretmen gıbıme gelıyo çunku ögretmen de bitiyo hersey tmm bız öfgrencılerd de bitiyor derse calısmalıyız ama derstee Sad uyukluyoruz bu alanda.. ? siz ne dersınız









Edit: BaÅŸlıktaki yazım hatası düzeltildi. (Gözüme çok batıyordu da Wink)  - LAGIMCI
« Son Düzenleme: Ekim 20, 2007, 06:33:27 ÖS Gönderen: LAGIMCI » Logged
fddarif
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 24


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : Ekim 04, 2007, 09:19:12 ÖÖ »

    Sevgili "NiSa_Suu"
    Dersi sevmede öğretmenin etkinliÄŸi tartışılmaz. Zira bir öğretmen isterse o dersi sevdirir, isterse de nefret ettirir. Bu tamam....
Ama sen, sevgili yavrucuğum....Şu yazdığın iletideki cümlelere, noktalama işaretlerine bir bakar mısın? 11.inci sınıfa giden bir öğrenciye uygun düşüyor mu bu ifade tarzı?
    Ne demek istediÄŸimi anladın deÄŸil mi?
    Hadi bakalım...Sen akıllı bir gençsin....Bundan böyle sana yakışanı yap....Yanaklarından öpüyorum ve çok güzel bir eleÅŸtiri getirdiÄŸin için de seni kutluyorum.....
Logged
afilli
Jr. Member
**
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 65


WELCOME TO GLEAM OF HOPE


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : Ekim 04, 2007, 09:43:13 ÖS »

felsefe eğlencelidir onu sıkıcı yapan kesinlikle öğretmendir
Logged

HAYAT ;SANA İNAT YOK PES ,ZARINI ATTIN VE YOLA DEVAM DEDİN BEN ŞİMDİ YOLUMU UMUDA ÇEVİRDİM
maitreya
Newbie
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 5


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : Ekim 04, 2007, 11:39:52 ÖS »

öğrenci ilk olarak felsefeyle 17-18 yaşında, hayatla ciddi anlamda belki de ilk boğuşmaya girmesine sebep olan, öss kaosunun içinde tanışmaktadır.bu yaşa kadar bilgi depolama yeri olarak görülen öğrenciden yaşamın bu kıyısında felsefeye dair düşünmesini beklemek saçma olabilir,çünkü öğrenci sınava pragmatik bakmaktadır.aslında öğretilmeye çalışılan bilgiler de gerçek anlamda felsefeye ait değildir.öğrencinin önyargısını kırmak kesinlikle biz öğretmenlerin işidir.kitaba bağlı kalmadan sunulan,günlük hayatla bağlantılar kurulan bir anlatım öğrenciyi o an olmasa bile üniversite yıllarında felsefeye çekecek ve bazı noktaları sorgulamasını sağlayacaktır.
Logged
herto
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 11


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #4 : Ekim 06, 2007, 10:03:10 ÖS »

ben kitabın son derece sıkıcı olduğunu ve felsefeye yakışmadığını söyleyeceğim.
lise felsefe kitabını kim yazarsa yazsın çerçeveye (başlıklara) sıkışıp kalacaktır ve sıkıcı, yorucu olmaktan kurtulamayacaktır. hiçbir güzel cümle talim terbiyenin belirlediği kapsamı, sınırları, konu başlıklarını, onların sıralamasını vs. aşıp ufuk açıcı, heyecan uyandırıcı olamayacaktır. boğulup gidecektir.
öğretmen de derse ('ders' sözcüğü bile felsefe için yaralayıcı bence. felsefe etkinliği falan olmalıydı belki...) bağlı kalınca sıkıcı olmaktan kurtulamıyor pek. bence kitabı tutup çöpe atmalı ve derse öyle başlamalı . bildiği gibi.
ayrıca konular da çok fazla. isimler çok fazla.
Logged
NiSa_Suu
Newbie
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 24



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : Ekim 07, 2007, 12:39:04 ÖÖ »

fddarif düşüncelerinize saygım sonsuz ama sizinde benim düşünceme saygı duymanızı isterdim ayrıca herşeyde yazı deyildir..neyse saolun yinede ve diyer arkadaslarım veya ögretmenlerim sanırım sizlerde hemen hemen benim düşünceme katılıyorsunuz yani bu yıl ki felsefenin çok alakasız fazla konular içerdiğini ayrıca sürekli kitaba bağlı kaldıgımızı hepimiz biliyoruzz t$k ederım düşüncelerinizi paylastığınız için...
Logged
fddarif
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 24


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #6 : Ekim 07, 2007, 11:04:07 ÖÖ »

   Sevgili "NiSa_Suu",
   Senin iletilerini büyük bir dikkatle okuyorum ve seninle iletiÅŸim kurmaktan da büyük bir zevk alıyorum. Özgür, sorgulacı bir öze sahip olman da beni çok memnun ediyor. Umarım hep böyle sorgulayıcı ve cesur olursun....
   Ancak küçük bir kaç noktada seninle anlaÅŸmamız lazım diye düşünüyorum. Ne dersin?
   1. Öncelikle birbirimizin iletilerini dikkatlice okumamız gerek. Zira birbirimizin ne demek istediÄŸini tam olarak anlayamazsak, o zaman farklı ÅŸeyleri konuÅŸmuÅŸ oluruz. DeÄŸil mi?
       Åžimdi benim bu sitede size gönderdiÄŸim ilk iletide (yani bir önceki), öğretmen konusundaki düşüncelerine katıldığımı çok açık bir ÅŸekilde ifade ettim (yukarıda okuyabilirsin); hatta orada şöyle dedim: "Bir öğretmen isterse bir dersi sevdirir, isterse de o dersten nefret ettirir". Kanımca burada bir sorun yok. DeÄŸil mi? Varsa lütfen bana söyleyin.
       O halde "öğretmen"konusunda düşüncelerimiz aynı....
    2. Sevgili "NiSa_Suu", iletinde bana şöyle diyorsun "duşüncelerinize saygım sonsuz ama sizinde benim düşünceme saygı duymanızı isterdim ayrıca herÅŸeyde yazı deÄŸildir".
       Åžimdi.....size yazdığım iletinin hangi yerinde "duÅŸuncelerinize" saygısız davrandım? Böyle bir cümle, iletinin neresinde geçiyor?
       Ben sana ÅŸunu söylüyorum; "Sen 11.nci sınıf öğrencisisin; dolayısıyla cümlelerini yazarken gramer (dil bilim) kurallarına uyarsan iyi olur. Zira, dilimizi bizim gibi insanlar da dikkatsiz bir ÅŸekilde kullanırsa o zaman halimiz ne olur?
       Evet....gençler ve hatta belli bir yaÅŸta bulunanlar ve hatta kimi öğretmenler bile bu sitelerde kendilerine hiç de uymayan bir yazı dili oluÅŸturuyorlar. Bu hiç de onaylanacak bir durum deÄŸildir. En azından ben böyle düşünüyorum.
       Sonuç, ben, senin "öğretmen" konusundaki eleÅŸtirine katılıyorum. Ama ifadelerini, düşüncelerini yazıya döktüğünda bunlar düzenli ve dil bilime uygun düşmeli.
       Senin gibi gençlere bu toplumun çok gereksinimi var.
        Sana baÅŸarılar diliyorum...

      Saygı, sevgi ve dostlukla...
Logged
sirlimen
Jr. Member
**
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 52


Sefil Sınıfçı


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #7 : Ekim 07, 2007, 11:05:32 ÖÖ »

Genellikle konular sıkıcı olduÄŸu gibi öğretmenleri de çok fazla bize uzak olan terimler kullanıyor biraz daha dersi  öğrenciye yaklaÅŸtırsa daha güzel olur
Logged

Özlemek Sevdiklerini Yüreğin Bir Çırpı da Yanarcasına
godlovesugly
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #8 : Ekim 11, 2007, 06:54:54 ÖS »

Kitap her M.E.B.' nın kitabı gibi fazlasıyla sıkıcı.Temel kavramlar öğretilirken, öğrencilere bu kadar işkence çektirmenin ne gereği var.Ben ki felsefe yumağı, ben bile katlanamıyorum bu saçmalıklara.Hele bir de kendi bünyesinde 'Cem Yılmaz' gören nadide bir hoca derse girince, çıldırıyor karadeniz.
Fen alanından da bu yüzden uzaklaştım.Yoksa genetik mühendisi olması gereken birisiydim.Eğitim dünyası nitekim.
Logged
fddarif
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 24


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #9 : Ekim 15, 2007, 08:45:42 ÖÖ »

    ArkadaÅŸlar,
    Bir dersin sevdirilmesinde bir çok etken vardır ve bunlar içerisinde özellikle öğretmen tartışılmaz olandır. Bu yargıya karşı çıkıp bunu eleÅŸtirecek olan var mı bilmiyorum.
    Dersin sevdirilmesinde en büyük sorun, o dersi verecek olan öğretmenin yöntemidir.
   --neyi, nasıl sunacak?
   --hangi örnekle baÅŸlayacak?
   --konuyu öğrencinin dikkatine çekebilmek için güncel bir örnek, bir malzeme var mı?
   --ders verilecek sınıfın hangi özelliÄŸi bu konunun anlatılmasında bir araç olarak kullanılabilir?
    İşte bu ve benzer sorulara yapılan hazırlık sonucunda sınıfa giren bir öğretmen daha baÅŸarılı olur.
    Felsefe dersi olsun, diÄŸer dersler olsun ÅŸurası unutulmamalıdır ki, tüm bu dersler ya da bilgiler HAYAT içindir. Zira tüm bilgilerin kaynağı hayattır. Bu nedenle sunuÅŸumuz hayattan kopuksa fazla bir ÅŸey yapamayız. Dolayısıyla tüm aktarımlarımız ya da iletiÅŸimimizde temel sorun hayatla kurduÄŸumuz baÄŸdır.
Logged
fddarif
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 24


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #10 : Ekim 15, 2007, 09:38:59 ÖÖ »

   ArkadaÅŸlar,
   Her bilimin kendine özgü kavramları, terimleri ve yargıları vardır. EÄŸer biz, bu bilimin bulgularını öğrenmek istiyorsak, bunları öğrenmek zorundayız. Sorun, bu kavramları, terimleri ya da yargıları öğrenciye sevdirerek öğretmektir. Yani, MOTİVASYON......
   "Ben felsefeyi seviyorum ama kitapta çok fazla terim var" gibi bir ifade doÄŸrusu bilinçsizliktir. Felsefeyi sevmek demek, onu kavramlarıyla, terimleriyle, tarihiyle sevmek demektir. Kavramları, terimleri  bilmeden felsefi tartışmalara katılmak; gülünç olmaktan öteye gitmez. Numen, fenomen, apriori, aposteriori, gneseoloji v.b terimleri bilmeden, felsefi konuÅŸmalarda yerimiz sade bir vatandaÅŸtan farksız olmaz. Üstelik bu durum sadece felsefe için deÄŸil, diÄŸer tüm bilim dalları için de geçerlidir. Åžunu unutmamak lazımdır ki, "bilim halk için deÄŸildir". Bilim, bilmek içindir; yani olaylar arasında neden-sonuç iliÅŸkilerini bilmektir.
   Kaynaklar, kitaplar konusuna gelince; her ülkede ders kitabı vardır. Bunların bazıları için iyi, bazıları içinde kötü denir. Bana göre müfredat önemlidir. ÖrneÄŸin felsefe kitapları içinde "epistemoloji-bilgi teorisi" diye bir ünite vardır. Bu ünitede bilgi sorunu tartışılır. Bu ünitede kitap ne derse desin, ne yazarsa yazsın; onu ÅŸekillendirecek ve kavratacak olan öğretmendir. Ve de öğretmen bu konuda özgürlüğünü kıvrak zekası ve yeteneÄŸiyle istediÄŸi gibi kullanabilir. Nitekim bu ülkede kitaplar aynı olmasına karşın felsefe dersini ya da diÄŸer dersleri sevdiren ya da nefret ettiren yeterli sayıda öğretmen örneÄŸi de vardır.
   Sonuç; felsefeyi ya da diÄŸer herhangi bir dersi seven öğrenci ya da kiÅŸi o bilimin kavramlarını, terimlerini de öğrenmek zorundadır. Tabii ki, bu sevgi emek ister, çaba ister yani "BURSA'DA ŞİİRİ NENEMDE YAZAR".
Logged
godlovesugly
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #11 : Ekim 15, 2007, 06:19:00 ÖS »

felsefede kavramları bir iki cümleyle açıklamak her zaman yetersizdir.o öğrendiğiniz bi iki cümleyle konuşmalara katılırsanız, gülünçten beter duruma düşersiniz.kavramların kuysuu çok derindir, su çekmek o kadar kolay değildir.maharet bunları ezberlemek öğrenmek değil, bunları sindirmektedir.

örneğin : materyalizm kavramı için kitap maddi demiş.hayır bu kadar basit değil, eğer felsefe yapcaksanız bir kavramı bu kadar basite indirgeyemezsiniz.

ayrıca felsefe öğrenilmez, felsefe yapmak öğrenilir, geliştirilir; ki felsefenin temelinde felsefe öğrenmeye çalışmak diye bi mantık yatmaz.bu, bazı vücut organlarının yanlış kullanılmasının istenmedik bir sonucudur.
Logged
yusufdal
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 47


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #12 : Ekim 20, 2007, 02:38:50 ÖS »

her ikiisi de denebilir.
 
fakat burada esas olan, arz-talep dengesidir.

hayatında ilk defa gördüğ ve hele de hiçbir birikiminin olmadığı bir alanda, okul hayatın sonunda bir dönemde öğrenciye felsefe öğretmeye çalışıyoruz.
 tabii ki burada amaç kimseyi filozof yapmak deÄŸil.
 
sistemin de dediği gibi; dersi tanıtmak ve birtakım temel kavramlarla buluşturmaktır.

gerisi arzuya kalmış...
Logged
fddarif
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 24


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #13 : Ekim 22, 2007, 08:52:16 ÖÖ »

  "Felsefe dersi mi yoksa felsefe öğretmeni mi sıkıcıdır?" gibi bir soruyu biraz daha genelleyerek, "DERS Mİ YOKSA ÖĞRETMEN Mİ DAHA SIKICIDIR?" ÅŸeklinde sormanın daha doÄŸru olduÄŸunu düşünüyorum. Çünkü bu sorun sadece FELSEFE  dersine iliÅŸkin çok cılız olur ve de doÄŸru olmaz. Dolayısıyla genel bir yanıttan sonra "felsefe ve öğretmen" baÄŸlantısına daha kolay girebiliriz.
  Böyle bir genel sorunun yanıtı ise çok kolay: BİR DERSİN SIKICILIÄžI DERSİN KENDİSİYLE DEĞİL, ÖĞRETMENİYLE İLGİLİDİR. Zira bir öğretmen; isterse ve becerebilirse o dersi çok zevkli yapabilir ama aynı zamanda isterse de bir İŞKENCE  ortamına da dönüştürebilir. Bu durumu hemen hemen hepimiz hem öğrencilik hem de öğretmenlik hayatımızda görmüşüzdür. Öyle deÄŸil mi?
  Ancak, sayın "yusufdal", son iletisinde "Sistemin de dediÄŸi gibi; dersi tanıtmak ve birtakım temel kavramlarla buluÅŸturmaktır" gibi bir yargısına katılmam olanaksız.
  Bir öğretmeni içinde bulunduÄŸu toplumdan ve sistemden tabii ki soyutlamamız olanaksız. Aman ÅŸurasıda bir gerçek ki, bir öğretmen koÅŸulların tüm olumsuzluÄŸuna karşın her zaman yapabileceÄŸi bir ÅŸeyler vardır. Bir dersin öğrenci tarafından sevilmesi ile öğrenme ve araÅŸtırma güdülenmesinin ortaya çıkmasında; müfredat, bulunulan toplum, okul, araç-gereç.....ne kadar olumsuz olursa olsun, öğretmenlerin yapabileceÄŸi çok ÅŸey vardır. ÖĞRETMENİN AMACI; SADECE DERSİ TANITMAK VE BİR TAKIM TEMEL KAVRAMLARI EZBERLETMEK DEĞİLDİR. ÖĞRETMENİN TEMEL AMACI; İLGİLİ DERSTE GEREKEN ÖĞRENME VE ARAÅžTIRMA GÜDÜSÜNÜ VERMEKTİR.
   Bu amaca ulaÅŸabilmede, her türlü olumsuzluÄŸu bir gerekçe olarak öne sürme, bir öğretmen için yakışmaz.

  Saygı, sevgi ve dostlukla...

   
Logged
freemad
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #14 : Ekim 28, 2007, 10:13:10 ÖS »

kesinlikle öğretmen sıkıcıdır hele de adı arzuysa Embarrassed
Logged
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
 
Gitmek istediÄŸiniz yer:  

hosting

 

S   0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 

51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 

 

eğitim Edebiyat Edebiyat Edebiyat Edebiyat Okul Öncesi ÖSS KPSS Yemek Tarifleri Yemek Tarifleri Tarih Matematik Geometri Biyoloji Kimya Sağlık ÖSSSS Fizik ingilizce Gebelik Matematik Weblopedi Oteller chat sağlık
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.6 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!