Öğretmenler Forumu
Temmuz 09, 2008, 08:02:35 ÖÖ *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara GiriÅŸ Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: AHLÂK  (Okunma Sayısı 236 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
osman2536
Newbie
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 17



Üyelik Bilgileri
« : Aralık 04, 2007, 11:21:45 ÖS »

AHLÂK

AHLÂK      İnsanların toplum içerisindeki davranışlarını ve birbirleriyle iliÅŸkilerini düzenlemek gayesiyle ortaya konulan hükümlere ahlâk denilir. Dünyadaki bütün sistemlerin ve rejimlerin temelinde, ferdî ve toplumsal ahlâk anlayışını görmek mümkündür. Ahlâk kuralları, herhangi bir insanın toplumun diÄŸer ferdlerine karşı vazifelerini gündeme getirir. Tarih boyunca; üzerinde en çok durulan konulardan birisi de ahlâk felsefesidir. Åžimdi "ahlâk nedir?" sualine cevap arayalım.Ahlâk kelimesi Arapça olup, huy mânâsına gelen hulk (veya hulûk) kelimesinin çoÄŸuludur. Hulk; din, tabiat ve seciye mânâlarına gelir. Nefs diye adlandırılan manevî ve bâtınî özellikleri de ifade eder. (1) Nitekim Kur'ân-ı Kerim'de, Resûl-i Ekrem (sav)'e hitaben: "Şüphesiz ki sen, yüce bir ahlâk (hulûkul aziym) üzere bulunmaktasın."(2) hükmü beyan buyurulmuÅŸtur.Ahlâkın çeÅŸitli tarifleri vardır. İslâm âlimleri arasında yaygın olan tarifi ÅŸudur: "Ahlâk nefiste yerleÅŸen bir melekedir ki, fiil ve davranışlar fikri bir zorlamaya ihtiyaç olmadan, bu meleke sayesinde kolaylıkla ortaya çıkar."(3) Ahmet Rıfat; tarifte geçen "nefıste yerleÅŸen meleke" kısmını izah ederken: "Kâtibin birÅŸey yazarken harf harf düşünmediÄŸi, saz çalan kimsenin çaldığı sazın ahengini naÄŸme naÄŸme düşünmediÄŸi gibi, ahlâki fıilin de, kendiliÄŸinden meydana gelmesi icab eder."(4) demiÅŸtir. Dolayısıyla ahlâkın mühim bir özelliÄŸi, insan tabiatına iyice yerleÅŸmiÅŸ olmasıdır.İslâmî ahlâkın temelinde vahiy vardır. Kur'ân-ı Kerim'deki her emir ve nehiy, bir vazifeyi gündeme getirir. Dolayısıyla İslâmî ahlâkı bir "vazife ahlâkı" olarak nitelemek mümkündür. Bunun dışında bütün fiillerin, salih bir niyet ve ihlasla edâ edilmesi esastır. Zira Resûl-i Ekrem (sav)'in: "Muhakkak ki, ameller niyetlere göredir."(5) buyurduÄŸu bilinmektedir. Mesele bu açıdan ele alındığı zaman, İslâm ahlâkının diÄŸer bir unsurun da niyet ve ihlâs olduÄŸu kavranır.İslâm dinindeki iman ve ibadet esaslarıyla ahlâki emirleri, kesin çizgilerle birbirinden ayırmak mümkün deÄŸildir. Nitekim Resûl-i Ekrem (sav)'in nasıl bir ahlâka sahip olduÄŸunu soran Hz. Urve b. HiÅŸam a, Hz. AiÅŸe (r.anha) validemiz şöyle cevap vermiÅŸtir: "Resûl-i Ekrem (sav)'in ahlâkı Kur'ân'dan ibaretti."(6) İnsanların toplum içerisindeki davranışları ve birbirleriyle münasebetleri hususunda, muhtaç olduÄŸu ilimleri öğrenmeleri "farz-ı ayn" hükmündedir. İbn-i Abidin: "Kulun dinini icrâsı , Allah için amelinin ihlâsı ve kullan ile muaÅŸereti hususunda muhtaç olduÄŸu ilmi öğrenmesi İslâm'ın farzlarındandır."(7) diyerek, buna iÅŸaret etmiÅŸtir. Tahkiki mânâda iman etmiÅŸ olan bir mü'min, gerek Allahû Teâla (cc)'nın hukukuna, gerek insanların hukukuna, hassasiyetle riayet eder. Resûl-i Ekrem (sav): "Mü'minlerin iman yönünden en mükemmel olanı ahlâkı en güzel olanıdır."(8)  buyurmuÅŸtur. İman ile ahlâkı birbirinden ayırmak mümkün deÄŸildir.Ahlâk ile birlikte ele alınması gereken bir kavram da edebdir. Edeb lafzı, edb kelimesinin ismidir. Edb ise, insanlar. ziyafete davet etmek mânâsınadır. Bu itibarla edeb, insanların davet olunduÄŸu bütün hayır, fazilet ve mekârim-i ahlâkı içine alır. Seyyid Åžerif Cürcani: "Edeb ma'ruftan ibarettir. İnsanı her türlü hata ve fenalıktan koruyan bir melekedir."(9) tarifini esas almıştır. Kamus mütercimi Asım Efendi ise, edeb maddesinde ÅŸunları zikreder. Edeb; nezâket, incelik ve usluluktur. İnsanlara karşı sözü ve hareketi ile yumuÅŸak bir muamele ve güzel bir tavır üzere olmaktır. Bütün hatalı davranışlardan kendisiyle korunulan ÅŸeyleri bilmektir. KiÅŸinin benliÄŸinde (tabiatında, seciyesinde) yerleÅŸmiÅŸ bir meleke olup; ona sahip olanları, kötülenmeyi ve ayıplanmayı gerektirecek ÅŸeylerden korur. Âriflerin deyimi ile edeb `Dinin tesbit ve tayin ettiÄŸi ahlâkî sınırları korumak ve saygı gösterilmesi gereken yola girmektir.' Bu ise insanın gönlünde yer etmiÅŸ olan güzel ahlâktan ibarettir. İnsanı hakka götüren yolların hepsi edebtir. Fıkıh âlimlerine göre; Resûl-i Ekrem (sav)'in sünnetine dayanan hareketler mânâsına gelir."Åžair Mevlâna Celâleddün-i Rûmi: "İnsanın edebten nasibi yoksa, o insan deÄŸildir. İnsanla hayvanı birbirinden ayıran en bâriz fark edebtir. Kur'ân-ı Kerim'i iyice tetkik edersen, bütün âyetlerin mânâsının edeb olduÄŸunrı görürsün" diyerek, edebin önemini veciz bir ÅŸekilde ortaya koymuÅŸtur.İnsanların toplum içerisindeki davranışlarını ve birbirleriyle münasebetlerini düzenlemek gayesiyle konulan hükümleri, tekrar gözden geçirmeliyiz!.. Bu hükümleri kim ve hangi yetkiye dayanarak koymuÅŸtur? EÄŸer tâgûtî güçlerin koyduÄŸu veya çevre kültürünün getirdiÄŸi hükümlere göre insanlarla iliÅŸkilerimizi düzenliyorsak, bu düpedüz ahlâksızlık ve edepsizliktir. İslâm dininin tesbit ve tayin ettiÄŸi ahlâki hükümlere göre iliÅŸkilerimizi sürdürüyorsak, ruhlar âleminde verdiÄŸimiz misak'a sadakat gösteriyoruz demektir. Gerek nefsimize, gerek ailemize ve gerek içinde yaÅŸadığımız cemiyete karşı olan vazifelerimizi, İslâm'ın tayin ettiÄŸi ölçülere göre edâ etmek borcundayız. İnsanların hevâ ve heveslerinden kaynaklanan ahlâk anlayışı, baÅŸlı-başına bir faciadır ve sürekli deÄŸiÅŸir. Bu incelik asla unutulmamalıdır.

KAYNAKLAR

(1) İbn-i Manzur, Lisanû'I Araİı, Beyrut: 1355 c. XI, sh: 374 ("Hulûk" maddesi)

(2) Kalem Sûresi: 4.

(3) Kâtip Çelebi, Ke,sfu'z-Zunûıı, İst. 1947, c. 1, sh. 35. Ayrıca Seyyid Şerif Cürcani, eı-Tarifat, İst. ty. Kaynak Yay., sh.101

(4) Ahmed Rifat, Tasvir-i Ahlâk (Alılîık Sözlüğü) İst. ty. Tercüman 1001 Temel Eser, sh.129.

(5) Salıih-i Buhari, İst.1401, K. İman: 41 c. I, sh.19.

(6) Sahih-i Müslim, İst. 1401, Çağrı Yay., c. 1 sh. 512-513 K.Selâit'il Müsafirin:l8, Had. No:139 (746). (7) İbn-i Abidin, Reddü'l-Muhtar, İst. 1982, Şamil Yay., c. I, sh. 40

(8) Sünen-i Ebû Davud, İst. 1401, Çağrı Yay., K. Sünne:14.

(9) Seyyid Şerif Cürcani, a.g.e., sh.15.
« Son Düzenleme: Aralık 04, 2007, 11:24:10 ÖS Gönderen: osman2536 » Logged

canfeza
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1151


"Ne farkeder demişim, bilmeden farkı istemişim."


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : Aralık 05, 2007, 11:54:55 ÖS »

teşekkürler hocam
Logged

"TAÅžLARIN KALP ATIÅžLARINI DUYANLAR
 YALNIZ ONLAR OKUR BENİM SÖYLEDİKLERİMİ"
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediÄŸiniz yer:  

Gazeteler hosting

 

S   0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 

51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 

 

KPSS Edebiyat Edebiyat Videolar Gazeteler Gazeteler Okul Oncesi OSS KPSS OKS Rüya Tabirleri Rüya Tabirleri Yemek Tarifleri Yemek Tarifleri Türkce Konu Anlatimi Cilt Bakimi Yemek Tarifleri Hastaliklar Matematik Konu Anlatimi Geometri Konu Anlatimi Saglik OSS Fizik ingilizce Edebiyat Edebiyat Ogrenciler Dershane Oyunlar Gebelik Bedava Odev Ask Mesajlari Kitap özetleri Sevgi Mesajlari Sarki Sozleri Yemek Tarifleri Burclar ve Ozellikleri Biyografi Edebiyat Edebiyat Forumu
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!