|
kimyaöğretmeni
|
 |
« : AÄŸustos 28, 2007, 01:55:39 ÖS » |
|
Pardon! Pardon, sizde akıl merdiveni satılıyor mu acaba, son günlerde aklımın ermediği pek çok şey var da!..
Pardon, ben sizin söylediklerinizi sonuna kadar dinledim, bu üç gün sürdü, şimdi nihayet susuyorsunuz ve heyhat, ben artık ne söyleyeceğimi hatırlamıyorum!
Pardon, bıyığınızın ucuyla oynamayı keser misiniz? Herkes sürekli size bakıyor; oysa ben bana baksınlar diye bir sürü giyinip kuşanmıştım!
Pardon, tespihimde otuz iki boncuk, ağzımda tam otuz üç diş var, söyleyin ben nerede yanlış yaptım doktor?
Pardon, gördüğüm kadarıyla tespihinizde çok sayıda çürük var, korkarım birkaç protez boncuk takmam gerekecek!
Pardon, sanırım pantolonumun cebinde bir kara delik var, az önce bozuk para çıkarmak üzere cebime soktuğum parmaklarımdan ikisi o delikte kayboldular, kendilerinden haber alamıyorum, lütfen bir şeyler yapın!
Pardon, benim niyetim olanca samimiyetimle hissiyatını paylaşmaktı, ama sen hissiyatını ikiye bölüp büyük parçayı kendinize ayırdın, acayip yadırgadım!
Pardon, ülkemizde ortalama insan ömrü ne kadar biliyor musunuz; pederden kalan parayı ona göre harcayacağım da!..
Pardon, az sonra çantamdan gazetemi çıkaracağım ve açıp okumaya başlayacağım, göz ucuyla bile olsa gazeteme bakan olursa halk otobüsüdür filan dinlemem, olay çıkarırım bilmiş olun!
Pardon, gazetenin ekonomi sayfasında takılıp kaldınız, neredeyse ineceğim durağa geldik, spor sayfasını açmayacak mısınız?
Pardon, bütün otobüsün spor sayfasını merak ettiğini bildiğiniz halde, siz kasıtlı olarak neredeyse bir saattir ilan sayfasına bakıyorsunuz, ne hakkınız var bir otobüs dolusu gazetesiz insanın gururuyla oynamaya canım!
Pardon, yaz boyunca her dilimleyip güneşe serdiğim domatesi ekmek arası yapıp mideye indirmeseydin, şimdi güvece mis gibi kurutulmuş domates koyabilirdim Rıfkı!
Pardon, bu küresel ısınma çağında önce domates büyüsün diye kovalarca su dök, sonra kurusun diye domatesleri güneşe ser, olacak iş mi Perihan!
Pardon, dün sizden aldığım bir kutu çikolatanın yarısı yerinde yoktu, çırağınızla bir konuşabilir miyim?
Pardon, şifresini hatırlayamadığım için ayakkabı bağcığımı bir türlü çözemiyorum, bana yardımcı olabilir misiniz?
Pardon, biraz uğraşırsam sizi sevebilirim, denememi ister misiniz?
Pardon, şu havai fişekleri idareli kullanın lütfen, bir sürü para verdik, hepsi havaya gidiyor!
Pardon, gece rüyamda kendimi abdest alırken gördüm, sizce bu seçimde oy kullanmama izin verirler mi?
Pardon, eğer halkı benim seçmeme izin verirlerse, ben de halkın Cumhurbaşkanı seçmesi meselesini düşünebilirim!
Pardon, bu Cumhuriyet balosu halka açık mı, o zaman biz gelmeyelim!
Gökhan Özcan / Yeni Şafak
|