Öğretmenler Forumu
Ekim 06, 2008, 08:18:06 ÖS *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara GiriÅŸ Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: İÇ GÖÇLER  (Okunma Sayısı 2348 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
kimyaöğretmeni
Moderator
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 5719


kimya öğretmeni ;)


Üyelik Bilgileri
« : AÄŸustos 19, 2007, 09:23:41 ÖÖ »

İÇ GÖÇLER
    İç göçler 1950 'den sonra Ulaşımın  geliÅŸmesi ve sanayileÅŸme ile artış göstermiÅŸtir.
    İç Göçün (Köyden Kente) Sebepleri
1. Hızlı nüfus artışı,
2. Tarım alanlarının miras yoluyla küçük parçalara ayrılması,
3. Tarımda makineleşme ile işsizliğin oluşması (bu genelleme Karadeniz bölgesi için geçerliliğini yitirir.).
4. Eğitim hizmetleri, alt yapı hizmetlerinin yetersizliği,
5.  Kan davaları ve terör.
6.  İklim ve yer ÅŸekillerinin olumsuz etkileri.
7.  SaÄŸlık hizmetlerinin yetersizliÄŸi (en az etkili).
8.  İş imkanlarının sınırlı olması.
9.  Kentlerde sanayinin geliÅŸmiÅŸ olması.
Köyden Kente Göçün Sonuçları
1. Nüfusun dağılışında dengesizlik olur.
2.Yatırımların dağılışında dengesizlik olur.
3. İşsizlik ortaya çıkar.
4.Konut sıkıntısı olur. Sonuçta gecekondulaşma olur.
5.Sanayi tesisleri (fabrikalar) kent içinde kalır.
6. Çevre sorunları artar.
7.Trafik, eğitim-sağlık problemleri olur.
8.Alt yapı hizmetlerinin götürülmesi zorlaşır.
9.Kültür çatışması olur.
10.Kırsal kesimdeki yatırımlarda verimsizlik olur.
Köyden Kente Göçü Önlemek İçin
1.Sulamalı tarım yaygınlaştırılmalı,
2.Modern tarım yöntemleri yaygınlaştırılmalı.
3.Besi ve ahır hayvancılığı geliştirilmeli.
4.Eğitim -sağlık hizmetleri geliştirilmeli.
5.Tarıma dayalı sanayi kolları kırsal kesime  kaydırılmalı
6.Alt yapı hizmetleri geliştirilmeli (yol ,su, elektrik, haberleşme).
GÖÇ
    Waugh'a göre (1990: 301) "göç, devinim ve insanın yerleÅŸme yerinde, bazı dönemlerde, kalıcı deÄŸiÅŸimidir. Göçler itici ve çekici faktörlerin etkileri ile ortaya çıkmaktadır. İtici faktörler, insanları mevcut yerleÅŸmelerinden hoÅŸnutsuz eden baskılar nedeniyle uzaklaÅŸtırırken, çekici faktörler insanların  yeni bir yerleÅŸmesine etki eder". Göç, kısaca, insanların yaÅŸadıkları yerleri
herhangi bir amaçla uzun veya kısa süreli olarak değiştirmesi olayıdır.
Göçün Sebepleri
    Göç hareketinin çok sayıda sebebi bulunmaktadır. İnsanların yaÅŸamlarını devam ettirebilmeleri için ekonomik anlamda, içinde bulundukları devre göre, belirli standartlarda olanaklara sahip olmaları gerekmektedir. İnsanlar yaÅŸamak için öncelikle fizyolojik ihtiyaçlarını karşılamak zorunda olup, bunun için belirli bir gelire ihtiyaç duyarlar. Bu amaca yönelik insanlar, bir iÅŸte çalışarak kendisinin ve bakmak zorunda olduÄŸu kiÅŸilerin geçimini saÄŸlamaktadırlar. İnsanlar bulundukları ortamlarda iÅŸ bulamıyor ve geçimlerini saÄŸlayamıyorlarsa iÅŸ bulabilecekleri bir yere göçmek zorundadırlar. Bu nedenle de araÅŸtırma sahasında, göçün en önemli sebebi, iÅŸ bulmak amacını taşımaktadır (%78,1). GAP'ın faaliyete geçmeye baÅŸlaması ile beraber, bu neden ortadan kalkmaya baÅŸlamıştır Yukarıda deÄŸinilen göçün nedenlerini Gökçe'de (1996: 264) destekleyerek, 1981 verilerine göre %40 olan topraksız çiftçi ailelerinin oranının 1993'e gelindiÄŸinde de aynı olduÄŸunu belirtmiÅŸtir. Ayrıca, bu durumun topraktan yeterli geçim saÄŸlayamama, kentlere kitlesel göç ve iÅŸsizlik sorununu da beraberinde getirdiÄŸini vurgulamıştır. AraÅŸtırma sahasında göç olayının sebeplerinden bir diÄŸeri "kan davası"dır.  Kan davasının göç nedeni olması (%2,1), sahada kan davası olaylarının  hala devam ettiÄŸini göstermesi bakımından oldukça önemlidir. Bu çaÄŸdışı olayın hala yaÅŸanıyor olması sahadaki insanların geleneksel etkilerinden kopamıyor olmasının bir göstergesi olması yanında, eÄŸitim, ekonomik ve kültürel anlamdaki bazı eksikliklerin etkili olduÄŸu söylenebilir. F. DoÄŸanay
     (1997: 21-22), Harran'da 1970'li yıllarda, bazı aileler arasında kan davasının olduÄŸuna dikkat çekerek, bunun ailelerde huzursuzluk ve güvensizlik nedeni olduÄŸunu belirtmiÅŸtir.
     AraÅŸtırma sahasında, ankete katılan hane halkı reislerinden köyden "göçmek isteyenlerin" oranı azımsanmayacak kadar çoktur (%25,4), Ancak, bu sadece bir istek olup, kesinleÅŸmiÅŸ bir olay deÄŸildir. Köyden göçmek istemeyenler ise çoÄŸunluÄŸu oluÅŸturmaktadırlar (%74,6). Bu da, göçün durmaya baÅŸladığının göstergelerinden kabul edilebilir.
Ankete katılan hane halkı reislerinden yurt içine göçmek isteyenlerin önemli bir kısmı; Adana (%34,9) ve İstanbul'u (%21,7) tercih etmişlerdir. Göç isteği çoğunlukla yakın merkeze ve il içine doğru bir hareketlilik göstermiştir (%72,2), (Tablo 5). Bu oranlara bağlı olarak göç isteğinin, iş imkanı fazla olan gelişmiş uzak merkezlere ve yakın merkezlere şeklinde olduğu söylenebilir.
    Dış göç eÄŸilimine karşın, Åžanlıurfa'dan dışa göç eÄŸilimi son 15-20 yıl süresince sürekli düşüş göstermiÅŸtir. Buna karşın, bölge kentlerine olan göç;  nüfus yığılmasına sebep olmaktadır.
Araştırma sahasına, göç ederek gelenlerin çoğu iş imkanının artmış olduğunu belirtmişlerdir (%73,3). İş kurduğu için gelenlerde de artış vardır (%6,7) Bu durum, GAP'ın ve Şanlıurfa ilinin iş cazibesi bakımından önemli olmaya başladığını gösterdiği gibi gelecekte de önemli olacağının işaretlerindendir.
    Sahada 1995 yılından itibaren, Atatürk Barajı'ndan sulamanın baÅŸlaması ile beraber, önceleri Türkiye'nin diÄŸer bölgelerine çalışmaya giden insanların geriye dönmeye baÅŸlamış olmasına karşın, bu "tersine göç" nüfusun artış hızını etkiyecek kadar yüksek deÄŸildir. Çünkü, göç hareketinin etkileri kısa sürelerde görülmez. AraÅŸtırma sahasında yaÅŸayan insanlar, daha önceleri, Adana ve Çukurova gibi yerlere çalışmaya gitmiÅŸlerdir. 1995'te GAP'ın devreye girmesi ise, henüz yeni sayılabilecek bir olaydır. Bunun "tersine göç"gibi sosyal boyuttaki olaylara geç tesir etmesi de gayet doÄŸaldır. Bölge dışına göç eden insanlar göç ettikleri yerlerde ekonomik faaliyetlerini sürdürdüğü gibi buralardan genellikle geriye dönmek istemezler. Çünkü, geriye döndükleri zaman tekrar geldikleri yerlere uyum saÄŸlamaları da geç olacak ve buna baÄŸlı olarak da kurulu düzenleri bozulacaktır. Türkiye'de son yıllarda yaÅŸanan, ülke genelindeki ekonomik çıkmazın da tersine göçe olumsuz  etkisi olduÄŸu söylenebilir. Bu sebeple, son yıllarda artması beklenen tersinegöç, yukarıda belirtilen nedenlerle az gerçekleÅŸmiÅŸtir. Tersine göç olgusunun az da olsa baÅŸlamış olması, GAP'ın çekici özelliklerinden kaynaklanmaktadır.
      Yukarıda ortaya koymuÅŸ olduÄŸumuz görüş, bazı araÅŸtırmacılar tarafından da desteklenmektedir. GAP entegre bölgesel kalkınma projesi gerçekleÅŸtiÄŸinde, GüneydoÄŸu Anadolu, göç veren deÄŸil, yüksek oranda göçlerin yöneldiÄŸi bir bölge olacaktır. Gaziantep ve Åžanlıurfa bölgenin en büyük ve Türkiye'nin sayılı metropolleri arasına girecektir (H. DoÄŸanay, 1997: 448). Gökçe'de bu görüşü destekleyerek (1996: 265), 2005 Hedef Yılı'nda, bölgesel istihdamın 1985 yılına göre % 251 oranında artış kaydedeceÄŸini, buna karşılık, nüfus artış oranının ise % 240 olacağını belirtmiÅŸtir. Görüldüğü gibi, 2005 Hedef Yılı'nda bir istihdam fazlalığı dikkati çekmektedir. Bu istihdam fazlalığının bölge dışında çalışan nüfusu bölgeye çekme gücü vardır.
     Yukarıdaki araÅŸtırmacıları Özer'de destekleyerek (1997: 161), GAP ile birlikte bölgenin önemli oranda göç alacağını ve bu göçün en büyüğünün projenin baÅŸları ile (1990) sonları yani ürünlerin verileceÄŸi dönem (2010) olacağını belirtmiÅŸtir. Ayrıca, GAP bölgesine proje ile birlikte ve projeden sonra genellikle DoÄŸu Karadeniz, DoÄŸu Anadolu ve İç Anadolu'dan göç geleceÄŸini vurgulamıştır.
     Görüldüğü gibi, GAP'ın tamamlanmasıyla birlikte sadece daha önce araÅŸtırma sahasından Türkiye'nin diÄŸer bölgelerine göç eden insanlar sahaya göç etmeyecek, buna ilave olarak Ülkenin diÄŸer bazı bölgelerinden de araÅŸtırma sahasına göç hareketi gerçekleÅŸecektir. Çünkü, GAP tamamlandığında sahaya göç verme ihtimali olabilecek bölgelerde istihdam sorun olmaya devam ederken, GAP bölgesinde istihdam fazlalığı olacaktır. Bu da, sahaya diÄŸer bölgelerden göç hareketinin gerçekleÅŸmesi için yeterli bir nedendir.
   AraÅŸtırma sahasında "geni aile tipi"nde olan ailelerden iÅŸini ve kazancını ayıran bireyler daha sonra "çekirdek aile" kurarak toplumsal manada yaÅŸamlarını önceki geniÅŸ ailelerinden ayrı olarak devam ettirirler. Bu durum, göçe sebep olabilmektedir. Şöyle ki; evini ayırarak yeniden çekirdek aile oluÅŸturan bireyler bazen bulunduÄŸu yerden iÅŸ bulmak için ayrılarak göç ederler.
İç Göç
    Günümüzde, insanlar daha rahat ortamlarda yaÅŸamak istemektedirler. Bu istek aynı zamanda göç nedenlerinin en önemlilerindendir. Göç çoÄŸunlukla, insanların bölgeleri dışındaki sanayileÅŸmiÅŸ büyük ÅŸehirlere olurken, bazen kendi yaÅŸadıkları kırsal alanların baÄŸlı bulundukları il ve ilçe merkezlerine de olabilmektedir. Hatta, bazı insanlar yurt dışına bile göç ederler. AraÅŸtırma sahasında, son zamanlara gelinceye kadar ciddi düzeyde bir göç olayı söz konusu idi. Ancak, sulamalı tarıma geçilmesi nedeniyle böyle bir hareketlilik ortadan kalkmaya hatta tersine dönmeye baÅŸlamıştır. Bu tersine durum, yani "tersine göç" çok önemli oranlarda olmamakla birlikte böyle bir eÄŸilimden söz edilebilir. Åžanlıurfa ilinde göç 1990'lı yıllar ve öncesinde negatif iken; 1990'lı yıllarda durmaya günümüzde ise tersine dönmeye baÅŸlamıştır.
    AraÅŸtırma sahasında yurt içine göç; "il içi" ve "il dışı" olarak iki ÅŸekilde deÄŸerlendirilebilir. Ankete katılan hane halkı reislerinden il dışına göç eden hane bireylerinin olduÄŸunu belirtenler önemli bir oran oluÅŸturmaktadır. Hane halkı reislerinden önemli bir kısmı, haneden herhangi bir bireyin yurt içine göçtüğünü belirtmiÅŸlerdir. Göç eden hane halkı bireylerinin önemli bir kısmı (%45,5) Adana'yı tercih etmiÅŸtir. İl dışına göç edenlerin çoÄŸunluÄŸu ise çevre illeri tercih etmiÅŸlerdir (%55,8). Geriye kalanların önemli bir kısmı, Åžanlıurfa Merkez İlçe'ye göç ederken (%23,9), arta kalanlar ise uzaktaki illere göçmüşlerdir
Logged

Ayakta ölmek diz üstü yaşamaktan daha çok onur vericidir...!
Admin
Administrator
Sr. Member
*****
Online Online

Mesaj Sayısı: 415

Edebiyat Öğretmeni


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : AÄŸustos 20, 2007, 04:58:43 ÖS »

Çok teşekkürler hocam.
Logged

Senin ve benim birer altınımız olsa, birbirimize birer altın versek, sonuçta ikimizin de yine birer altını olur. Ama birer tane bilgimiz olsa ve bunları birbirimize verirsek; ikimizin de ikişer bilgisi olur.
kimyaöğretmeni
Moderator
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 5719


kimya öğretmeni ;)


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : AÄŸustos 20, 2007, 05:33:54 ÖS »

 Wink biÅŸey deÄŸil ne demek  Wink
Logged

Ayakta ölmek diz üstü yaşamaktan daha çok onur vericidir...!
üniversteli
Jr. Member
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 63



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : Eylül 25, 2007, 11:09:03 ÖS »

hocam coÄŸrafi konumu yazabilirseniz sevinirim
Logged
kimyaöğretmeni
Moderator
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 5719


kimya öğretmeni ;)


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #4 : Temmuz 11, 2008, 09:33:35 ÖS »

devamıı



 Sulamalı tarım henüz ildeki iÅŸ isteÄŸine yeterince cevap veremediÄŸi için Åžanlıurfa'da hala il dışına göç vardır. Sulamalı tarıma 1995'te geçildiÄŸi düşünülürse bu durum oldukça doÄŸaldır. Göç gibi toplumsal olayların sonuçlarının ortaya çıkması uzun sürebilir.
    Hane halkı reislerinden ülke içinden göç ederek geldiÄŸini belirtenler %3,2 orandadır. Bu da, GAP'ın bir çekim gücü oluÅŸturmaya baÅŸladığını göstermektedir. Ülke içinden göç ederek gelenlerin çoÄŸunluÄŸu Adana (%38,5) ve Gaziantep'ten gelmiÅŸtir (%30,8). Åžanlıurfa'dan göç ederek geldiÄŸini belirtenler de önemli bir orandadır (%15,4), (Tablo 9). Daha önceleri tarımda ve deÄŸiÅŸik iÅŸlerde çalışmak amacıyla Adana ve Gaziantep'e çalışmaya giden ailelerin geriye dönmeye baÅŸlamış olması iç göç içerisinde deÄŸerlendirilebilir.
    Toplam hane halkı reislerinin Åžanlıurfa il merkezinden Åžanlıurfa'nın deÄŸiÅŸik köylerine göçtüğünü belirtmesi dikkat çekicidir. Çok ciddi bir oranda olmamakla beraber Åžanlıurfa'da "kentten köye göç" olgusu baÅŸlamıştır. Bunun da baÅŸlıca sebebi, ilde sulamalı tarıma geçilmesi ile sulamalı tarım arazilerinde iÅŸgücüne ihtiyaç doÄŸmasıdır. Bu durum, aynı zamanda GAP'ın sonuçlarının alınmaya baÅŸlandığının da bir göstergesidir.
Araştırma sahasında "kırdan kente" göçün en önemli sebepleri şunlardır:
- Kırsal alanlarda yeterli iş imkanın olmaması,
- Miras yoluyla arazilerin bölünmesi veya çiftçilikle geçinen ailelerin toprak sahibi olamamaları,
- GAP kapsamında yer alan Atatürk, Birecik ve Hacı Hıdır Barajı'nın göl aynası altında kalan yerleşmelerdeki insanların kente göç etmesi en belirgin nedenlerdendir.
- Kırdan kente göçün bir başka sebebi de; kırsal kesimde doğurganlık oranın fazla olması dolayısıyla aşırı nüfus artışıdır.
     Zorunlu Göç AraÅŸtırma sahasında, GAP ile gerçekleÅŸtirilen baraj gölü aynasının altında kalan yerleÅŸmelerden baÅŸka yörelere önemli miktarda göç yaÅŸanmıştır. Ayrıca, kan davası ve terör zorunlulukları dahilinde de "zorunlu göç" olayı mevcuttur. Sahada zorunlu göç olayı, özellikle Atatürk, Birecik ve Hacı Hıdır barajlarının göl aynalarında kalan yerleÅŸme yerlerinde yaÅŸayan insanların göçmek zorunda kalması durumu ile daha da önem kazanmıştır (Tablo 10). Gerek araÅŸtırma sahasında, gerekse GAP Bölgesi'nde baraj göl aynalarının suları altında arazileri ya da ev ve dükkanları kalan insanların bu mülklerinin kamulaÅŸtırılması ve bu insanların yeniden yerleÅŸtirilmeleri birbirinden ayrılmayan konulardır. Sahada kamulaÅŸtırma ve yeniden yerleÅŸtirme sorunlu olmuÅŸtur. Bu sorun, ekonomik olduÄŸu kadar sosyolojik ve psikolojiktir. Bu sebeple, üzerinde özenle durulması gereken bir konu olup, hala devam eden bir problemdir.
   Yeniden yerleÅŸtirme zorunlu göçün bir çeÅŸidi olarak tanımlanabilir. AraÅŸtırma sahasında, devlet tarafından oluÅŸturulan tesisler sebebiyle kamulaÅŸtırmadan etkilenenlerin iskanı 2510 sayılı İskan Kanunun Ek-10 Maddesine göre isteÄŸe baÄŸlı olarak yapılmıştır. VatandaÅŸ devlet eliyle iskan istemediÄŸi takdirde kamulaÅŸtırma bedellerini alabildikleri gibi, diledikleri ÅŸekilde kullanmak için serbest bırakılmışlardır. İnsanların zorunlu olarak yeniden iskana tabi tutulmaları, hiçte istenecek bir durum deÄŸildir. Bu sebeple de
birtakım sorunlar ortaya çıkmıştır. Bu sorunlar bazen gerçek olurken bazen de spekülatif olmaktadır.
Sahada zorunlu göçe etki eden en önemli faktörlerden birisi PKK adlı yasadışı terörist örgütün ortaya koymuş olduğu terörist faaliyetlerle ortaya çıkan güvenlik sorunudur. PKK'nın bölgede göstermiş olduğu faaliyetlerden canını kurtarmak isteyen insanlar özellikle kırsal kesimden kent alanlarına göç etmişlerdir. Bu durum, son 5-6 yıldır bu örgütün faaliyetlerinin durdurulması ile oldukça az bir düzeye indirgenmiştir. PKK, sahada fazla etkili olmamakla beraber, Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinin bazı illerinde daha etkili olmuştur. Güvenlik sorunu, gerek Şanlıurfa'da, gerekse bölgedeki diğer illerden Şanlıurfa merkezine göç olaylarının yaşanmasına sebep olmuştur.
Göçün Sonuçları
Göç olgusu genellikle olumsuz olup, göç veren yeri olumlu ya da olumsuz etkilediği gibi göç alan yeri de aynı şekilde etkilemektedir. Bu sonuçları göçveren yerler ve göç alan yerler için ayırarak ele almak mümkündür.
Göç veren yerler için;
- Öncelikli olumsuzluğa sahip olan iş gücü göçüdür. İş gücü göçü o yerin iş yapma ve ürün üretme becerisinin azalması ya da yok olması demektir.
- Sermaye göçü ise, göç veren yeri sermaye açısından olumsuz etkileyerek, bu yerdeki toplam sermaye miktarını azaltır.
- Beyin göçü bir diğer olumsuz etki olup, belki de en olumsuzudur.
Çünkü, göç veren yerin beyin kadrosunun azalması demektir. Bu da, bir  yerin geliÅŸimi için en gerekli olan unsurunun yok olması manasını taşır.
- Göçün uzun vadeli etkisine bakıldığında, göç eden nüfus daha önce yaşadığı yere dönerse göçtüğü yerde kazanmış olduğu sermayeyi göç etmeden önceki yere taşıyabilmektedir. Bu yönüyle ortaya çıkan döngüsel durum, göç veren yerler için ancak uzun vadeli olarak, bir yarar sağlamaktadır. 1990'dan önceki yıllarda il dışına göçmüş olan nüfus, 1995'li yıllarda artık Şanlıurfa'ya göçmeye başlamıştır. Tersine göç eden bu nüfus daha önce göçmüş olduğu Adana, Mersin ve diğer bazı şehirlerde kazanmış oldukları bilgi, beceri ve sermayelerini il için kullanmaktadırlar. Araştırma sahasında, pamuk yetiştiriciliğinin fazla yapılma sebeplerinden birisi, yukarıda belirtilen bölgelerden, tersine göçle gelen nüfusun pamuk tarımını bilmesi ve yapmak istemesiyle az da olsa alakalıdır. Suruç ilçesindeki çiftçilerin önemli bir kısmı daha önce Mersin ve Adana'da pamuk işçiliğinde, özellikle pamuk sulamasında çalışmıştırlar. Bu sebeple, göçe katılan çiftçilerden, pamuk yetiştiriciliği konusunda diğer çiftçiler yararlanmaktadırlar.
Göçün, göç alan yerler içinde olumlu ve olumsuz etkileri vardır. Göç alan yerlere olan olumsuz etkileri şunlardır:
- Yerel yönetim boyutunda oldukça önemlidir. Göç ederek gelen insanların barınması, sosyal ve kültürel manada bir takım hizmetleri alması için en fazla iş yerel yönetimlere düşmektedir. Bir yere göç edilmesi eğer göç patlaması şeklinde ise bu durum çok daha ciddidir.
- Göç eden nüfusun göç ettikleri yere sosyal ve kültürel boyutta uyum saÄŸlaması ayrıca deÄŸerlendirilmesi gereken bir problemdir. Bu durumda bir  GüneydoÄŸu Anadolu Projesi'nin (GAP) Åžanlıurfa'daki Göçe Etkisi çok yerel yönetim çaba gösterse de yeterli olamamakta ve göç eden nüfusun bir takım sosyal ve psikolojik problemi ortaya çıkmaktadır. DoÄŸrudan insanların ruh saÄŸlığı ile alakalı olması dolayısıyla göç olgusu içerisinde belki de en önemli olumsuzluk budur. Göç olgusu, gerek nedensel açıdan gerekse sonuç açısından daha çok ekonomik bir boyut taşımaktadır. Bundan dolayı da göç olgusunun olumsuzluÄŸunu ortadan kaldırmak için göç eden insanların bulundukları yerlerde deÄŸerlendirilmesi göç probleminin çözümü için en kısa ve en ekonomik yoldur.
Göç alan yerler için göçün olumlu etkileri: Göç ederek gelen nüfusun beceri düzeyleri göç ettiği yeri olumlu etkiler. Göç eden nüfusun sermaye olanakları da gittiği yerde kullanılmaktadır. Dolayısıyla, göç eden insanların sahip olduğu bütün olumlu imkanlar göç ettiği yerde kullanılmakta ve buna bağlı olarak, göç veren yer kısa süre içerisinde bu nüfusun olumlu yönlerinden yararlanamamaktadır.
SONUÇ
    AraÅŸtırma sahasında göçün en önemli sebebi istihdam sorunudur. Daha iyi  yaÅŸam isteÄŸi, toprak mülkiyetinin olmaması ya da az olması, eÄŸitim ve kan davası diÄŸer göç nedenleridir. İtici faktörler nedeniyle 1990'lı yıllara kadar Åžanlıurfa'dan ülkenin bazı bölgelerine önemli miktarda göç yaÅŸanmıştır.
     Ãœlkenin farklı bölgelerine göç eden insanlar, 1995'te Atatürk Barajı'ndan sulamanın baÅŸlaması ile ortaya çıkan istihdam olanakları nedeniyle geriye dönmeye baÅŸlamışlardır. Bu "tersine göç", ilde son on yılda en önemli insan hareketi olmuÅŸtur. Önceleri göç hareketi, daha çok araÅŸtırma sahasından Türkiye'nin diÄŸer illerine doÄŸru görülürken, günümüzde GAP'ın faaliyete geçmesine baÄŸlı olarak, çevre illerden araÅŸtırma sahasına olmaktadır.
Araştırma sahasında kırsal kesim son zamanlarda, sulamalı tarım ile birlikte kentsel alanlara kıyasla daha fazla istihdam olanağı sağlamaktadır. Bu istihdam olanağı çoğunlukla tarımsal faaliyetlerde olmaktadır. Bu sebeple, sahada 1995 yılından itibaren özellikle Şanlıurfa'nın merkezinden Merkez İlçe'nin köylerine ve baraj sulamasının başladığı ova köylerine doğru "kentten köye göç" başlamıştır.
    "Zorunlu göç" içerisinde yer alan kamulaÅŸtırmaya dayalı yeniden yerleÅŸtirme hem sosyo-ekonomik hem de psikolojik bir olaydır. Yeniden yerleÅŸtirme çalışmalarına bu açılardan yaklaşılarak, bu durumdan etkilenenlere en uygun ortamlar hazırlanmalıdır.
    Åžanlıurfa'da "yarı-göçebe" toplulukların mevsimlik devinimi uzun yıllardan beri var olan bir mevsimlik göç olayı olup, ilde KaracadaÄŸ ve Tektek daÄŸlarında az da olsa devam etmektedir. Ayrıca, pamuk iÅŸinde çalışmak için Åžanlıurfa'ya pamuk çapalama ve toplama mevsiminde çevre illerden gelen işçi göçü de mevsimlik göç içerisinde deÄŸerlendirilebilir. AraÅŸtırma sahsında, göçün olumsuz tarafı "iÅŸ gücü, sermaye ve beyin göçü"dür. Göçün olumlu sonuçları ise uzun vade de gerçekleÅŸmekte olup, "sermaye ve kalifiye iÅŸ gücü" ÅŸeklindedir.
Logged

Ayakta ölmek diz üstü yaşamaktan daha çok onur vericidir...!
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediÄŸiniz yer:  

Gazeteler hosting

 

S   0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 

51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 

 

yıllık plan Edebiyat Edebiyat Edebiyat Edebiyat Okul Öncesi ÖSS KPSS SBS Yemek Tarifleri Yemek Tarifleri Türkçe Tarih Felsefe Coğrafya Matematik Geometri Biyoloji Kimya Sağlık ÖSSSS Fizik ingilizce Sbs Gebelik Matematik Weblopedi Oteller chat sağlık evden eve nakliyat evden eve nakliyat Haberler
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.6 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!