|
zelihaöğrt.
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #1 : Şubat 19, 2008, 12:14:53 ÖÖ » |
|
TERAZİ
Uyum - Terazi'nin hedefi budur.
Her sağlıklı Terazi davranışının altında -bilinçli veya bilinçsiz- sakinleşmek amacı yatar. Gerilimi atmak, ortayı bulmak, sinirleri yatıştırmak için Terazi adım adım hedefe doğru harekete geçer.
Terazi'nin kaynağı paradoks ve ikileme karşı yüksek toleransıdır. Tüm bütünlerin birbirini tamamlayan yarımlardan oluştuğunun bilincinde olmasıdır. Terazi her konunun iki yönünü de tartar. Karşıt felsefeler, karşıt seçenekler - hepsini kabul eder. Ortayı arar ve dengeyi orada bulur.
İlişkiler bu burcun kendisini geliştirdiği alanlardır. Bu alandaki stratejisi kibarlıktır. Kibarlık bir başkasını nasıl etkilediğimizin algısıyla kısmen hareketlerimizi ayarlama kabiliyetidir veTerazi bu hünerle doludur. Kaynaklarının ve stratejilerinin çarpıtılmasıyla Terazi'nin gölge yönü ortaya çıkar. Akıl uçsuz bucaksızdır, iki olasılığı barındırabilir. Ancak hayat daha dar kapsamlıdır. Terazi, günlük hayatta yol ayrımına geldiginde seçim yapmak zorunda kalır. İkileme olan hoşgörüsü renksizliğe ve kararsızlığa dönüşebilir. Nezaket sığ yüzeyselliğe ve gerçek çatışmalarla açıkça yüzleşmemeye doğru çözülebilir. Terazi ilişkide sahte bir tatlılık, sabır ve uysallık maskesi altında kendi bireyliğini tamamen bastırma pahasına, mutlu bir uyum görüntüsü yaratabilir. Kendi gereksinimlerinin izini kaybedecek kadar bir başkasının bakış açısını anlayıp benimseyebilir.
Öğrenmesi gereken; kendi özünden ödün vermeden kişisel özelliklerinden ödün vermektir.
AKREP
Bilinçsizi bilinçliden ayırmak - Akrep'in hedefi budur.
Bütün sahteciliği yok edip, korkunun duvarları arasında saklananları açığa çıkarmak.
En temel gerçeği veya hayatını dönüştürecek son kavrayışı aramak üzere bilincinin derinliklerine dalmak.
Rahatlatıcı her yalanı, yatıştırıcı her yarı-doğruyu, her sahte pembe tabloyu bozmaya, kendini tanımaya kesin bir şekilde kararlı ve keskin bir akıl. Bunlar Akrep'in kaynaklarıdır. İçgüdüsel olarak kuşkucudur. "Ne görürsem göreyim, gerçek bundan fazladır." Akrep bu içsel yolculukta gölgelerin kapanına düşmezse araştırarak, hissederek içsel araziyi algılayarak olgunlaşır ve derinleşir.
Stratejisi, sağlıklı şüphe ve kendinden bir adım uzaklaşıp perspektif kazanmaktır.
Akrep bu içe bakış sırasında iki gölge arasında sıkışır: kendini çok fazla tanımak veya çok az tanımak. Bunlardan birine yakalandığında bütün yoğunluğu zehire dönüşür.
Kendini tanıma perspektifi kaybedecek kadar hızlı gelişirse, Akrep'in buldukları bazen yüzleşebileceğinden çok fazla olur. Karmaşık, çözülemez bir ruhsal durumla çökebilir. Kendini az tanıma da aynı oranda olumsuzdur. Kendisi hakkında tatsız veya korkutucu bir şeyi kasıtlı olarak bilincinden uzak tutmaya çalışabilir. Bir süre sonra, bilinçdışına itilen fakat ortadan kaybolmamış kaygıların kaynağının izi silinip nedeni bilinmeyen bir doyumsuzluğa dönüşür. Ve Akrep yanlış hedefe yönelir: para, güç, bir toz taneciği barındırmayan ev.
Öğrenmesi gereken; yaşamın verdiği içsel vizyonu başkalarıyla mütevazi bir şekilde paylaşmak, kendini aşırı ciddiye almaktan biraz vazgeçip kendine gülebilmektir.
YAY
Hayatın anlamını keşfetmek - Yay'ın hedefi budur.
Yay’ın düşüncesi hayatımızın görünürdeki tüm gelişigüzelliğinin arkasında müthiş bir Düzen olduğuna güvenmektir. Bu düzenin anahtarını deneyimle, araştırmayla, günlük yaşamın akıl köreltici kalıplarını kırmaya istekli olmakla bulur. Değişik düşünce biçimlerine açık kalma ihtiyacında olan Yay'ın bunun için seçebileceği yöntemlerden biri yolculuktur. Böylelikle kendisininkinin dışında kalan kültürlerle gönüllü, açıkkalpli ilişkiler geliştirilebilir. Esas düşüncesi hem iç, hem de dış dünyanın ufuklarını genişletmektir.
Yay'ın stratejisi, hayatı bir serüven gibi, güvence düşünmeden yaşamak ve arkasına saklanmakta olduğunu farkettiği her fikir veya görüşü gönüllü olarak bir kenara bırakmaktır.
Bu stratejiler için özgürlük zorunludur. Coşku, maceracılık, neşeli bir ruh - bunlar Yay'ın kaynaklarıdır. Hemen uyum sağlayabilir, esnektir, sıkıntılardan kolay kurtulabilir.
Bu kaynaklar Yay'ın aynı zamanda gölge yönünü açığa çıkartırlar. Pembe gözlükleri, hevesleri ve tedbirsizliği ile bir çok bataklığa körlemesine yürüyebilir. Her şeyi bildiğini sanmak, kibir, lütufkarlık, aşırı iyimserlik, boyunu aşma ve yanlış değerlendirme yüzünden Yay bir anda trajedinin burcuna dönüşebilir. Diğer gölgesi insan ilişkilerinde yaşanan gerçek yakınlıktan kaçınmasında yatar. Bir göletin yüzeyinde sıçrayarak ilerleyen bir taş gibi yaşamda kayarcasına ilerler ve ancak o kadar öğrenir.
Öğrenmesi gereken; yoğunluğu ve odaklanmayı sağlamak, öğrendiklerini hazmetmek ve içselleştirmek, ilişkilerinde kendisini ortaya koymak, arayışın zenginliği ve derinliği için paylaşmaktır.
OĞLAK
İnsanın doğası ile toplumsal kimliğini birleştirmek - Oğlak'ın hedefi budur.
Oğlak bütünlüğün sembolüdür. Görülmez kişisel öz ile gözle görülür toplumsal tavrın birleşmesi Oğlak'ın gelişimsel hedefidir.
Oğlak toplum içindeki yerini oluşturabilmek için yenilgiler, belirsizlikler, küçük kazançlarla geçen uzun zamanlar ve engellerle karşılaşır. Baskılara dayanabilmek için iki kaynağa sahiptir: sabır ve öz disiplin. Diğer burçların aksine, o bekleyebilir. Kararını verdikten sonra, baskılara aldırmadan rotasını çizer. Hedefe erişmek için doğal duyguların kontrol edilmesi ve yönlendirilmesi gerekir. Sakıncalı olan bunların tümüyle bastırılabilir olmasıdır. Oğlak'ın diğer kaynağı içgüdüsel pratikliktir. Hayallerin hayatındaki yeri o hayallerin gerçekleşebilmesi olasılığına bağlıdır. En üstün anlamda zirveye tırmanmak ister. Kendisine saygısı zaten vardır ve kim olduğunu bilmektedir.
Stratejisi erken gelişim dönemlerinde yalnız başına zaman geçirmektir. Ardından toplumun var ettiği dünyaya girer. Tek hedefi vardır. Kendine doğal geleni yapmak. Aldığı toplumsal rolde kendi özbenliğini ifade edebilmek. Övgüye ve yergiye kayıtsız kalarak amacında ilerlemek.
Soğukkanlılığı ve duygularını kontrol altına alabilmesi aynı zamanda Oğlak'ın gölgesidir. Kendisiyle ve asıl duygularıyla bağlantısı kesilirse, kararlılığı duraksarsa, soğukkanlılığı çarpıtılır. Bu, dışarda olaylara ve hayatın gelişmelerine duygusal tepkilerin bastırılması olarak gözlenir. Oğlak buz gibi bir kayaya dönüşür. Bu gidişatın ilerisinde Oğlak diğer gölgesiyle karşılaşır. Bu da doğal yalnızlığının yozlaşmasıdır. Yani kimsesizlik. Hâlâ güçlüdür, ama artık kötü duyguları ve istekleri vardır. Kendi yolunu kaybettiği için başkalarının yolunu saptamaya çalışır. Güç peşine düşer. Tek amacı otoritesinin alanını genişletmektir. İçinde bulması gereken saygı ve onayı dışarıda bulmaya çalışır. Kalbinin isteklerine kulağını tıkar, ait olmadığı bir toplumsal rolün ve sorumlulukların kurbanı olarak ölür.
Öğrenmesi gereken; umutsuzluğa ve hayalkırıklığına kapılmadan, korku dolu düşünceleri bir tarafa bırakmaktır. Kendine özgü ve özel olan yolu bulup, bunun için kendine güvenmek, yani kaderini bulup, onu kabullenmektir.
KOVA
Bireyliğin geliştirilmesi - Kova'nın hedefi budur.
Kova toplumun kendisiyle ilgili beklenti ve planlarını kendi gerçek bireyliğinden ayırmak, kendi hayatını yaşama hakkını savunmak için hiç bir desteğe ihtiyaç duymadan dünyanın önünde durmak ister.
Kova'nın kaynağı dehası ve inatçılığıdır. Deha yeniyi öğretilmeyen yollarla düşünebilme yeteneğidir. Ve Kova bu yetenekle donatılmıştır. Farklı düşünür. Ana akım dışındaki düşünce alanları onu mıknatıs gibi çeker. En ölümcül düşmanı kabile içgüdüsüdür. Kova pederşahi hiyerarşilere karşı içgüdüsel bir güvensizlikle doğar.
Tek stratejisi taviz vermeden kişisel özgürlüğünü ve bireyliğini korumaktır. Kova kimse onunla aynı fikirde olmasa bile, seçimlerinin doğru olduğundan emindir. Kendisine doğru uzanmış suçlayıcı parmaklara inatçılığı ile karşı durur.
Aynı inatçılığı onun gölgesidir. Kendi hayatını biçimlendirmek konusunda direneceğine, geleneksel rolü izler. Ve mevcut özgürlük duygularını daha güvenli görünen arenalarda sergiler. Dahi yok olur. Diğer gölgesi olan sembolik isyan başlar. Bireyliğini ve olağandışı deneyimler yaşama hakkını savunacağına, bu enerjiyi anlamsız tuhaf davranışları savunarak harcar. Bireyliği gelişmeyince bu eksantrikliklerin arkasına gittikçe daha çok saklanır. Suni öz güvenine karşın, mesafeli, hatta belki soğuk gözlerin altında boşluk ve kayıp bir insan bulunur.
Öğrenmesi gereken; gerçek gereksinmelerini ve dünyadaki gerçek amacını belirlemek, kabul edilme arzusu ve sosyalleşme uğruna bireyliğinden taviz vermeden kendini ifade etmektir.
BALIK
Kendini aşmak, farkındalık - Balık'ın hedefi budur.
Balık yaşamın dramaları karşısında kendini aşma, esinlenme ve sükunet deneyimleme yönümüzü temsil eder. Balık burcu ruhsal deneyimler yaşamak, fizikötesi dünyalara ulaşmak veya bir hapishane gibi gördüğü bedeninin sınırlarından kurtulmak için büyük istek duyar.
Empati, duygudaşlık ve şefkat Balık'ın kaynaklarıdır. Balık'ta kişilik esnektir. Değişken koşullara göre eğilir, bükülür ve akar. Başka insanları anlamak, onlara şefkat duymak ona doğal gelir. Bu dünyanın değerlerine önem vermez. Balık, dinleyen ve yargılamadan düşünen büyük spiritüel danışmanların burcudur. Balık'ın amacına erişmek için yaşamımızın adımız, rütbemiz ve seri numaralarımızdan fazlasını içermesi gerekir. Balık üstün anlamda dünyayı gözlemlemek yerine, dünyayı gözlemleyen aklı gözlemler.
Balık'ın stratejisi dünyayı bırakmaktır. Yöntemi, objektif evrene inancı yıkmak üzerinde yoğunlaşmıştır. Balık, yaratmak için bu kesinlikten kurtulmalıdır. Balık "büyük kaçışın" burcudur. Dünyadan kaçışın değil, daha ziyade güçlendirdiğimiz egolarımızın zulmünden kaçışın. Rekabetten uzak durmak, yardıma hazır olmak, şefkat, merhamet - eğer Balık bu davranışları geliştirebilirse, dünyasal varlıklarının iniş çıkışlarını, kaygılarını olgunlukla, ağırbaşlılıkla izleyebilirse çok canlı ve uyarıcı bir hayat onun gelişimsel hedefini destekler. Sadece olayların ve nesnelerin zihinden bağımsız olduğu düşüncesinden kaçınması gerekir.
Balık objektif dünyadan subjektif dünyaya kaçtığında gölgesiyle karşılaşır. Zihni hayaller, etkilenmeler seliyle ve ürkütücü duygu dalgalarıyla dolar. Kendini aşma dürtüsünü ve bunu nasıl yapacağını şaşırır. Benliğinin derinliğinden gelen bu patlamalar yaratıcılığa yönlendirilmezse gücünü tüketir. Gerçeklerden kaçar. Bu kaçış bir ilham içermez. Sadece uyuşma ve hissizleşme içerir. Her zorlukta geri döner. Zevklerinin içinde kendini kaybeder. Ve kötü kaderinin kurbanı olduğu duygusu ile kendi zamanının geleceği günü bekler.
Öğrenmesi gereken; net bir kimlik duygusu geliştirmek, hayal dünyasında kaybolmadan, esinlerini objektif dünyada evrensel yaratıcılığa dönüştürmektir.
|