Öğretmenler Forumu | Eğitim
Mart 16, 2010, 01:24:51 ÖS *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
E-posta adresinize aktivasyon iletisi gelmediyse lütfen buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: 1 [2]
  Yazdır  
Gönderen Konu: bülten örneği  (Okunma Sayısı 10095 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
rabia makas
Newbie
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1


Üyelik Bilgileri

Saglik sorunlarinizi yazin doktorlarimiz cevap versin
« Yanıtla #15 : Şubat 18, 2009, 01:58:12 ÖÖ »


FAZLA “HAYIR” DEMEK

Hayır, birle üç yaş çocukları arasında büyük bir olasılıkla en fazla duyulan kelimedir çünkü bu çok büyük bir olasılıkla anne babasının en fazla kullandığı kelimedir. Küçük çocuklar, her şeyin altına, üstüne ve içine girerek anne babalarını ”Hayır, dokunma!”, “Hayır, açma!”, Hayır, bunu yapma” dedirtmekle ünlüdürler. İki ve üç yaşındakiler, neyi ve kimi kontrol edebileceklerini görmek için, ne zaman bir evet/hayır cevabı beklenen soruyla karşılaşsalar hemen hayır derler. Çocuğunuza hayır dedirtecek olasılıkları sınırlayın (evet/hayır cevabı alacağınız sorulardan kaçının) ve her istenene hayır dediğinde bunu hayır’ın gerçek anlamında görmeyin.

SORUNUN ÖNLENMESİ

Çocuğunuzun kişiliğini tanıyın.
Eğer çocuğunuzun isteklerini ve arzularını biliyorsanız, ne zaman hayır dediğinde bunun aslında evet demek olduğunu veya ne zaman gerçekten bir şeyi istemediğini bilirsiniz.

Hayır demeden önce düşünün.
Eğer çocuğunuzun o şeyi yapıp yapmamasını çok fazla umursamıyorsanız, böyle durumlarda hayır demeden kaçının.




Evet/hayır sorularını sınırlayın.
Hayır’la cevaplanabilecek sorular sormayın. Sözgelimi meyva suyu isteyip istemediğini sormak yerine, ne kadar meyva suyu istediğini sorun. Eğer arabaya binmesini istiyorsanız “Arabaya binmek istiyor musun?” diye sormayın, “Şimdi arabaya biniyoruz” deyin ve bunu yapın!

Kendi hayır’ınızı başka bir şeyle değiştirin.
Çocuğunuz, çiçeklere dokunmak gibi, sizin istemediğiniz bir şeyi yaparken hayır yerine örneğin “Dur” deyin.

Çocuğunuza başka bir şey yaptırarak istemediğiniz davranışını durdurun.
Genellikle bir şeyi yapmamasını istediğinizde çocuğunuza hayır dediğiniz için,yapmasını istemediğiniz şeyin yerine başka bir davranışı öğretin. Nötr bir zamanda çocuğunuzun ellerini tutun. “Buraya gel lütfen!” deyin ve onu kendinize çekin. Ona sarılın ve çocuğunuzla aranızda bulunan mesafeyi yavaş yavaş artırın, ta ki odanın veya alışveriş merkezinin bir ucundan size gelebilene kadar, bunu günde beş kere tekrarlayın.


SORUNUN ÇÖZÜMÜ

NE YAPMALI
Çocuğunuzun hayır’ına aldırmayın.
Olumlu yönden bakın ve çocuğunuzun aslında evet dediğini varsayın. Örneğin, hayır dediği meyva suyunu gerçekten istemiyorsa, onu içmeyecektir. Kısa bir süre sonra, hayır dediğinde, sizi yanıltıp yanıltmadığını anlarsınız.

Evet’e hayır’dan daha fazla ilgi gösterin.
Çocuğunuz kısa sürede, başını olumlu bir biçimde sallayarak evet demeyi veya evet demesinin sizi gülümsettiği ve ona övgü getirdiğini öğrenecektir. “Evet demen ne kadar güzel” veya “Teyzenin sorusuna evet dediğin için çok memnunum” gibi şeyler söyleyerek bu kelimeye olumlu yaklaşımlar gösterin.

Nasıl evet deneceğini öğretin.
Üç yaşın üzerindeki çocuklar sistemli bir biçimde gösterilirse evet demeyi öğrenebilirler. Şu planı deneyin: Çocuğunuza, onun evet dediğini duymak istediğinizi anlatın. Daha sonra da evet demesini, “Evet dediğini duymak çok hoş” veya “Ne güzel de evet diyorsun” gibi sözcüklerle övün. Sonra, “Senden benim için bir şey yapmanı  istiyorum.” Deyin. Eğer derse, ne kadar müthiş bir evet olduğunu söyleyin. Bunu beş gün boyunca beş kere deneyin ve çocuğunuz çok daha olumlu olacaktır.

Çocuğunuzun hayır demesine izin verin.
Çocuğunuzun sizin ondan yapmasını istediğiniz veya ihtiyacınızın olduğu şeyi yapmak zorunda olsa da hayır deme hakkı vardır. Çocuğunuzdan onun hayır demiş olduğu bir şeyi yapmasını istediğinizde, ona durumu açıklayın; örneğin, “Kalemleri toplamak istemediğini biliyorum, ama benim istediğimi yaptıktan sonra ve istersen yapabilirsin.” Deyin. Bu durum çocuğunuza, hâlâ patron siz olsanız da, onun duygularını ifade etmesine izin verdiğinizi ve onu dikkate aldığınızı gösterir.

NE YAPMAMALI
“Hayır” ın kullanımını teşvik etmeyin veya gülmeyin.
Çocuğunuzun fazlaca hayır demesine gülmek veya ilgi göstermek, onun, sizden salt bu tepkileri alabilmek için bu kelimeyi daha fazla kullanmasına yol açar.

Kızmayın.
Hayır evresinin okul öncesi çocuğunuzun  gelişiminin normal bir parçası olduğunu ve kısa sürede geçeceğini unutmayın. Kızgınlığınız,çocuğunuz tarafından, hayır dediğinde aldığı ilgi olarak yorumlanacaktır ve ilgi ve güç tam da onun istediği şeydir.
   
HUYSUZLUK KRİZİ
Normal ve sevimli milyonlarca okul öncesi çocuk, onların patron olduğunu dünyaya anlatmak için kızgınlıkla veya hayal kırıklığıyla baş etmenin duygusal, şiddetli bir yolu olan huysuzluk krizleri geçirirler. Tedavisi? Bu krizlerin sıklığı azalabilir ve oyuncuya bir izleyici topluluğu yaratmadan ve onun isteklerine boyun eğmeden engellenebilir. Çocuğunuz toplum içinde huysuzluk krizi geçirirken boyun eğmeyi veya sürünerek en uygun kasaya gitmeyi isteseniz bile bu kriz geçene kadar sabırlı olun ve çocuğunuz sakinleştikten sonra kontrolünü kazandığı için onu övün.

Not: Çok sık görülen düzenli ağlama huysuzluk krizi değildir ve değişik bir biçimde ele alınmalıdır. Eğer çocuğunuz bir günde iki veya üçten fazla huysuzluk krizi geçiriyorsa bir uzmandan yardım isteyin.

SORUNUN ÖNLENMESİ

Çocuğunuza kızgınlıkla ve hayal kırıklığıyla nasıl başa -çıkılacağını öğretin.
Çocuğunuza sizin gibi yetişkinlerin bir şeyin üstesinden gelirken bağırıp çağırmanın dışında yollar bulabileceğini gösterin. Sözgelimi yemeği yaktığınızda, yanmış tencereyi fırlatıp çöpe atmak yerine “Şu an çok sinirliyim tatlım, ama bununla baş edebilirim. Akşam yemeği için çabucak başka ne hazırlayacağıma bakarak bu sorunu halletmenin bir yolunu bulacağım.”deyin. Çocuğunuza, durum ne olursa olsun, şiddete başvurmak yerine sorunlarını çözmek için sahip olduğu seçeneklere bakmasını öğretin.

Sırtını sıvazlayın.
Çocuğunuzun uslu olduğu zamanı yakalamaya çalışın. Sözgelimi zor bir yap-boz için sizin yardımınızı istediğinde onu övün. “Bu yap-bozla çılgına dönmek yerine benim yardımımı istediğin için çok memnunum.” Deyin. Çocuğunuza kızgınlığı ve hayal kırıklığıyla başa-çıkmasına yardım etmek, onun kendi hakkında iyi şeyler hissetmesine yardım eder. Bunun için övüleceğini bildiği zaman, çocuğunuzun sakin sorun çözme tekniğini tekrarladığını göreceksiniz. “İşler kötü gittiği zaman kendini nasıl hissettiğini anlıyorum ve bunun üstesinden gelebildiğin için seninle gerçekten gurur duyuyorum.” diyerek, onun hayal kırıklığını anladığınızı ona anlatın.

Oyun zamanının her zaman yalnızlık zamanı olmasına izin vermeyin.
Uslu olmanın anne veya babanın gitmesi anlamına geldiğini bilmek, sadece sizi oyuna geri getirebilmek için çocuğunuzun yaramazlaşması şansını arttırır.

Davet beklemeyin.
Eğer çocuğunuzun yemek yemesinde veya oyun oynamasında bazı güçlüklerin mayalanmakta olduğunu fark ediyorsanız, bunların oluşumunu çok fazla beklemeyin. Onun kontrol edemeyeceği veya kolaylaştıramıyacağı bir durumu gördüğünüz zaman “Sanırım bu yap-boz parçası buraya konacak” veya “Hadi bu şekilde yapalım bunu” deyin. Ona oyuncağın nasıl işlediğini veya yiyeceğin nasıl yendiğini gösterin ve sonra onu o işi kendi kendine tamamlaması için bırakın ki başkalarından yardım alabilme yeteneği konusunda kendini iyi hissetsin.

SORUNUN ÇÖZÜMÜ

NE YAPMALI

Çocuğunuzun krizini görmezlikten gelin.
Çocuğunuzun gösterisi sırasında ona, onunla veya onun için hiçbir şey yapmayın. Ona, huysuzluk krizlerinin sizin dikkatinizi çekmenin veya istediklerini elde etmenin yolu olmadığını öğretin. Fakat oturma odasında esen bir fırtınayı nasıl görmezlikten gelebilirsiniz? Huysuzluk krizi sırasında ondan uzaklaşın, ona arkanızı dönün, onu odasına koyun veya kendinizi yalıtın. Eğer toplum içinde kendine veya başkalarına karşı tehlikeli veya yıkıcı oluyorsa, onu arabaya veya sınırlandırılmış bir yere koyun. Bu yalıtım sırasında ona hiç bakmayın. Her ne kadar bakmamak çok zor olsa da, başka odada bir şeylerle meşgul olmaya veya toplum içinde başka bir şey yapmaya çalışın.

Tutarlı Davranmaya Çalışın
Çocuğunuzun bağırma ve vurma gücüne rağmen konu hakkında koyduğunuz kurala bağlı kalarak duruma hakim olduğunuzdan emin olun. Kendi kendinize çocuğunuzun istediği her şeyi istediği zaman elde edemeyeceğini öğrenmesinin önemli olduğunu söyleyin. Çocuğunuz gerçekçi olmayı öğreniyor, siz de tutarlı olmayı ve çocuğunuza kabul edilebilir ve edilemez davranışların sınırlarını koymayı öğreniyorsunuz.

Olabildiğince sakin kalın.
Kendinize “Bu büyük bir şey değil, kendi kendini kontrol etmeyi öğretirken çocuğumu kontrol edebilirim. İstediğini elde edebilmek için beni sinirlendirmeye çalışıyor sadece …”deyin. Çocuğunuz sinirliyken onun izleyebileceği en iyi model onu görmezden gelirken sakin kalabilmenizdir. Sizin için de aynı şey geçerli.

Çocuğunuzu övün.
Bir huysuzluk krizi dindikten hemen sonra çocuğunuzu kontrolünü kazandığı için övün ve ikiniz için de hayal kırıklığı yaratmayacak çok sevilen bir oyunu oynayın veya etkinliği yapın. “Şimdi kendini daha iyi hissettiğin için memnunum. Seni seviyorum ama çığlıklarından ve bağırmalarından hoşlanmıyorum.” deyin. Bu sizin huysuzluk krizlerine yapacağınız tek yükleme olduğundan çocuğunuz sizin görmezden geldiğinizin kendisi değil huysuzluk nöbeti olduğunu bilmesinde yarar vardır.

Kural değişikliklerini açıklayın.
Eğer çocuğunuzla büyük bir mağazadaysanız ve daha önce ona yasaklanmış olan bir oyuncak arabayı almanızı istiyorsa belki fikrinizi değiştirebilirsiniz. “Hatırlıyor musun geçen sefer buraya geldiğimizde sen bir huysuzluk krizi geçirmiştin. Eğer şimdi yanımdan uzaklaşmadan uslu davranırsan, bu arabayı sana almaya karar verdim.” deyin. Bu onun, sizin fikrinizi değiştiren şeyin huysuzluk krizi olmadığını, arabayı başka bir nedenden dolayı aldığınızı anlamasına yardım eder. Eğer isterseniz, fikir değiştirmenizin nedenlerini özellikle iyi davranış için övgüleri içeriyorsa ona anlatın.

NE YAPMAMALI

İkna etmeyin veya açıklamayın.
Çocuğunuzun huysuzluk krizi sırasında onunla konuşmaya veya ikna etmeye çalışmak boşa nefes harcamaktır. Çünkü onun umrunda bile değildir. O kendisinin yıldız olduğu bir gösterinin ortasındadır ve o sırada yapılacak herhangi bir tartışma ona istediği izleyiciye vereceği için yalnızca onu cesaretlendirecektir.

Siz kendiniz bir krize girmeyin.
Kendinize, “Neden çılgın gibi davranmaya ihtiyaç duyuyorum? Hayır dediğim zaman bunun bir nedeni olduğunu biliyorum.” deyin. Sizin sakinliğinizi kaybetmeniz yalnızca çocuğunuzu daha da azdıracaktır.

Çocuğunuzu küçümsemeyin.
Çocuğunuzun huysuzluk geçirmesi onun kötü bir insan olduğu anlamına gelmez. “Kötü çocuk! Kendinden utanmıyor musun?” demeyin. Çocuğunuz kendine duyacağı saygıyı kaybedecektir ve istediği şeyi zaten hak etmediğini hissedecektir.

Geçmişi hatırlatmayın.
O gün daha sonra çocuğunuza huysuzluk krizini hatırlatmayın. Bu durumda o davranışa daha fazla ilgi gösterir ve çocuğunuzun sadece sizin konuşmalarınızın merkezi olması için yeniden huysuzluk  krizleri geçirme şansını arttırır.

Huysuzluk krizini çocuğunuza ödetmeyin.
Kriz geçtikten sonra çocuğunuzla hiç ilgilenmemek, sizin ilginizi çekebilmek için daha fazla kriz geçirmesine yol açar. Sadece davranışı beğenilmiyor diye ona kendisi istenmiyor ve sevilmiyor gibi bir duygu yaşatmayın.








[/quote]
Kayıtlı
megadayn
Newbie
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1


Üyelik Bilgileri

Saglik sorunlarinizi yazin doktorlarimiz cevap versin
« Yanıtla #16 : Mayıs 24, 2009, 04:07:21 ÖS »



UYKU SAATİNDE DİRENME

Uykudan kaçınan aktif, enerjik okul öncesi çocukları, ödlerini kopartan dinlenme durağını ertelemek için  gündüz veya gece uykusu saatini kovalamaca, ağlama veya okunacak başka bir kitap daha bulma saatine çevirebilir. Çocuğunuzun dinlenmek için seçtiği saat ne olursa olsun, siz kendi seçtiğiniz saatte direnin. Çocuğunuzu, uykuya geçme fikrine alıştırmak için ona gevşeme zamanı bırakın.
Not: Çocuğunuz büyüdükçe uykuya duyacağı ihtiyaç değişeceğinden, zamanla gündüz uykularını kısaltmak veya gece uykularını biraz daha geç bir saate aktarmak gibi yeni düzenlemelere ihtiyaç duyabilirsiniz. Hiçbir çocuk (aynı ailedekiler bile)  aynı miktarda uykuya ihtiyaç duymaz.  (İki yaşındaki çocuğun abisinin aynı yaştayken ihtiyaç duyduğu uyku saatlerine ihtiyaç duymayabilir.)


SORUNUN ÖNLENMESİ

Özel bir uyku saati sohbeti paylaşın.
Gündüz uykusuna başlarken veya geceyi bitirirken çocuğunuzla  aranızda özel bir duygu yaratmak için, yatağa gitme rutinin bir parçası olarak, ona bir şiir veya öykü okuyun. Bu olayı çocuğunuzun can atacağı bir şey haline getirin. ‘İyi geceler, öpsün seni yedi cüceler’ gibi tekerlemeler veya tek taraflı bir konuşma olsa bile o günün olaylarından söz etmeye çalışın.

Beden egzersizini günlük alışkanlık haline getirin.
Gündüz bedeninin, yatağa gitmeyi unutmaması için zihnine hatırlatma yapmasına yardımcı olması amacıyla, onun gün boyunca bir miktar beden egzersizi yapmış olduğundan emin olun.

Çocuğunuzun gündüz uykularını sınırlayın
Çocuğunuzun gündüz uykusunun akşama kadar sürmesine izin verip, uyandıktan bir saat sonra tekrar yatağa girmesini beklemeyin. Uyku ve uyanıklık sürelerini düzenlemek için, gerekiyorsa onu uyandırın.

Uyku öncesi deneyimlerini paylaşın
Uyku saatinin geldiğini açıklamadan önce çocuğunuzla oynayın ki sadece sizin ilginizi çekebilmek için mücadeleye girmesin.

Uyku saatinde düzeni elden bırakmayın
Çocuğunuzun gündüz uyuyup uyumadığını, yatağa saat 7’de veya 9’da gittiği durumlarda davranışlarını inceleyerek onun ne kadar uykuya ihtiyacı olduğunu bulun. Onun saatlerine uyacak bir biçimde aynı uyku programını uygulayın.


SORUNUN ÇÖZÜMÜ

NE YAPMALI
Saati yen oynayın.
Şöyle oynanıyor: Uyku saatinden (veya gündüz uykusundan) bir saat önce, saati beş dakika sonrası için kurun. Bu, çocuğunuzun olacak olan olaylara önceden hazırlanmasına olanak sağlar. Saat çaldığında onu tekrar on beş dakika sonraya kurun ve bu süre içinde siz ve çocuğunuz (eğer becerebiliyorsa çocuğunuz tek başına) uyku için hazırlanın (duş almak, pijamalarını giymek, dişlerini fırçalamak, bir şey içmek, tuvalete gitmek vs.). Eğer çocuğunuz saat çalmadan hazırlığını bitirip saati yenerse, bir saatten kalan kırk dakikayı da ayakta ve oynayarak geçirebilir. Eğer saati yenemezse, hiçbir ayrıcalığı geri almadan, sadece onu yatağa koyun.

Uyku saati rutinini zaman hiç aldırmadan uygulayın.
Uyku saati şu yada bu şekilde gecikmiş olsa bile, çocuğunuz yatağa gitme zamanı geldiğinde ondan neler beklendiğini öğrenmesine yardım etmek için her şeyi aynı sırada uygulayın. Ne kadar geç saate kadar ayakta kaldığına dikkat çekmeyin. Pijamalarını giymesi veya bir şey içmesi gibi konularda çocuğunuza yardım ederek hazırlanma süresini hızlandırın ve başlangıçta saati altmış dakikaya ayarlayarak, saati yen oyununu oynayın.

Düzene dikkat edin.
Okul öncesi çocukları düzen içinde kendilerini rahat hissettikleri için, her akşam aynı düzen içinde onu yıkayın, dişlerini fırçalayın ve pijamalarını giydirin. Çocuğunuzdan sıradaki bir sonraki adımı söylemesini isteyin, böylece uykuya hazırlığı bir oyun haline getirebilirsiniz.

Saati yendiği zaman ödüller verin.
Çocuğunuza iyi haberler vererek uyandırın ki saati yenmek yapmaya değer bir şey olsun. Ona, ‘Uykuya o kadar iyi hazırlandın ki sana en sevdiğin kahvaltıyı hazırlayacağım,’ veya ‘Uyku için bu denli güzel hazırlandığın için sana şimdi bir hikaye okuyacağım ‘ deyin.


NE YAPMAMALI
Çocuğunuzun uyku saatini kontrol etmesine izin vermeyin.
Çocuğunuzun bütün direnmelerine veya geciktirme çabalarına rağmen sizin seçtiğiniz uyku saatine bağlı kalın. Çocuğunuzun neden yatağa gitmek istemediğini ve neden gitmesi gerektiğini bildiğinizi hatırlayın. Kendinize, ‘O yalnızca oyunu bırakmak istemediği için ağlıyor ama şimdi uyursa daha sonra çok daha mutlu oynayacağını biliyorum.’ deyin.

Tehdit etmeyin veya vurmayın.
Çocuğunuzu yatağa yatırmak için onu tehdit etmek veya vurmak kabuslara ve korkulara yol açabilir dahası davranış üsteleyeceğinden sizi üzgün ve suçlu hissettirebilir. Suçluluk duygusunu üzerinizden atmak için uyku saatinin geldiğini belirtmede saati yansız bir otorite olarak kullanın.

Çocuğunuza, onun yerinde durmaz (hareketli) doğasını hatırlatmayın.
Çocuğunuzun uyandıktan sonra uykuya direnmiş olmasının acısını çıkartmayın. ‘Saati Yen’ oyununu çocuğunuzun doğallıkla oynamaya başlayıncaya kadar tekrarlayın.




Kayıtlı
masalevim
Ziyaretçi

Saglik sorunlarinizi yazin doktorlarimiz cevap versin
« Yanıtla #17 : Haziran 11, 2009, 10:36:26 ÖS »

teşekkürler
Kayıtlı
Sayfa: 1 [2]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Edebiyat hamilelik Edebiyat Sağlık Sağlık KPSS estetik sbs Yemek Tarifleri Yemek Tarifleri Yemek Tarifleri teknoloji, bilgisayar Teknoloji Sağlık Gebelik sarkı sozleri dekorasyon dantel, oya modelleri gebelik aktuelegitim evden eve nakliyat saglik kpss, ders Edebiyat diyet,zayiflama
MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!